confessions

mitili

- Yazar -

  1. toplam entry 12923
  2. takipçi 2
  3. puan 307400

efendi kapısı

mitili
yeniçeri kâtibinin dairesine verilen ad.
yeniçeri kâtibine “yeniçeri efendisi” de denildiği için dairesine efendi kapısı ismi verilmiştir.yeniçeri kâtibi “kütük” ve “esâme” denilen ana defterini bizzat tutmakla görevliydi. buna kimse kalem karıştıramazdı. kalem heyeti, ancak maaş defterinin düzenlenmesinde ve yazılacak işlerde yardım ederdi. ulûfe defteri, üç ayda bir hazırlanırdı ve işi biten eski evraklar, dış hazinede muhafaza edilirdi.

bu tabir, azad edilen köle ve cariyelerin eski sahiplerinin evleri için de kullanılırdı. ayrıca yüksek mevki sahibi kimselerin evlerine de efendi kapısı denilirdi.

donmeler

mitili
on yedinci yüzyıldan itibaren, muhtelif osmanlı şehirlerinde, bilhassa selânik’te, müslüman adı ve kıyafeti altında yaşayan musevî cemaati fertlerine verilen ad.

cevgan

mitili
eski bir türk oyunu. milattan önceki orta asya türklerinde, iranlılarda, araplarda yunanlılarda, bizanslılarda ve uzak doğu’da değişik türleri görülür. türkler tarafından hindistan’a götürüldü. ingilizler bu oyunu, hindistan’da görerek öğrendiler ve golf adını verdiler.

babıali yangınları

mitili
osmanlı devletinin idari merkezi olan babıali’nin; 1740, 1755, 1808, 1826 ve 1839 senelerinde tamamen, 1878 ve 1911 senelerinde ise kısmen yanmasına sebep olan yangınlar.
1740 yangını: bu yangın, sadrazam mehmed paşanın devrinde vuku bulmuştur. harem ağalarının oturdukları kısımda başlayan yangın, kısa bir sürede binayı sarmış, havanın rüzgârlı olması yüzünden arz odası, hasır odası ve bitişik daireler tamamen yok olmuştur. devrin padişahı sultan birinci mahmud, söndürme çalışmalarına bizzat nezaret etmiştir. ancak kısmen kurtarılan kısımlar da, birkaç gün sonra çıkan bir yangınla kül olmuştur.

1755 yangını: silahdar tevkii ali paşanın sadrazamlığı sırasında meydana gelen yangın esnasında, babıali binası da tamamen yanmıştır. demirkapı semtinde çıkan yangın, kısa bir sürede bütün semti sarmış ve yangında ev eşyalarını kurtaranlar, mallarını sultan üçüncü osman’ın emriyle gülhane parkına koymuşlardır. babıali binası inşa edilinceye kadar, işler esma sultan’ın kadırga semtindeki konağına nakledilmiştir.

1808 yangını: sadrazam alemdar mustafa paşa’ya karşı ayaklanan yeniçerilerin, kasten çıkardıkları yangındır. 1808 yangınında da tamamen kül olan babıali’nin, bir sene sonra yeniden inşasına başlanmış, bilahare binanın tamamlanmasıyla buraya taşınılmıştır.

1826 yangını: büyük hocapaşa yangını sırasında babıali de yanmıştır. 36 saat süren bu yangın esnasında, babıali, çifte saraylar, büyük çarşı semtlerinde sayısız bina kül olmuştur. babıali dairesi, yangın neticesi geçici olarak şeyhülislamın dairesine taşınmıştır. babıali, tekrar, 1828’de yeniden inşa edilen binasında hizmet vermeye başlamıştır.

1839 yangını: dahiliye dairesi ahırlarından çıkan yangın, binayı tamamen kül etmiştir. devlet işlerinin gecikmesini önlemek için, memurlar, önce necip efendi konağına, oradan da defterdarlık binasına taşındılar. 1844’te inşaatı bitince merasimle açıldı ve çalışmalar kârgir olarak yapılan binada devam etti.

1878 yangını: rivayete göre yangın, odacıların ihmali neticesi şura-yı devlet dairesinde çıkmış ve altı saat devam etmiştir. ahkam-ı adliye dairesi, dahiliye ve hariciye nezaretleri tamamen kül olmuştur. sadrazamlık dairesi ise büyük gayret sonucu kurtarılabilmiştir.

1911 yangını: sabaha karşı çıkan bu yangında, sadrazamlık ile hariciye nezareti daireleri kurtulmuştur. şura-yı devlet, dahiliye nezareti, mektubcu, teşrifatçı, beylikçi, sadaret kalemi daireleri ile vakanüvis daireleri tamamen yanmıştır.

çeşitli tarihlerde kısmen veya tamamen olmak üzere vuku bulan babıali yangınları sırasında, evrak ve vesikalara hiçbir şey olmaması, osmanlı devleti’nin mükemmel işleyen bir arşiv teşkilatı olduğunu göstermektedir. babıali hazine-i evrakı, orada özel olarak yapılmış mahzene konur, her gün o evraktan lazım olanlar kalem dairelerine getirilir ve işi bitsin bitmesin, akşamları tekrar mahzene konur, sabahları yine getirilirdi. bazen bu hususa riayet edilmemesi yüzünden, babıali yangınlarında odalarda bulunup mahzene konmayan evrakların yandığı görülmüştür.

babıali baskını

mitili
ittihat ve terakki cemiyetinin, hükümeti ele geçirmek için, 23 ocak 1913’te yaptıkları kanlı baskın.
ittihat ve terakki komitesi, ikinci meşrutiyet’in ilanından ve 31 mart vakası’ndan sonra, orduya dayanarak, hükümeti ele geçirmişlerdi. yalnız, kısa bir zaman sonra, asker ocağını siyasetle uğraştırmanın cezasını çekerek “halaskâr zabitan grubu”nun tazyikiyle yıkıldılar. fakat, tekrar orduyu elde etmek suretiyle yeniden iş başına gelmek için gizli bir faaliyete giriştiler.

nitekim balkan savaşı’nın şiddetle cereyan ettiği ve düşman ordularının istanbul kapılarına dayandığı sırada, ittihatçılar, kâmil paşa hükümetini devirmek ve çeşitli entrikalarla hükümeti elde etmek için çalışıyorlardı.

önce, balkan savaşının neticeleri ne olursa olsun, büyük devletlerin, sınır değişikliğine müsaade etmeyecekleri, bu sebepten türkiye’nin zararı olmayacağı propagandasını yaptılar. 81 yaşındaki kâmil paşa, bir ara istifa edip yeni bir kabine kurmayı düşündü. sonra bu fikrinden vazgeçince, ittihatçılar bu sefer, kâmil paşanın edirne’yi bulgarlara bıraktığı şeklinde, akıl almaz ve yıkıcı bir propagandaya giriştiler. bu arada başkumandan vekili nazım paşa, sadrazamın muhalefetine rağmen, orduda bozgunculuk yaptıkları için tevkif edilen ittihatçıları serbest bıraktı. nazım paşa, daha önce kurmay albay cemal beyi, menzil müfettişi umumisi, kurmay yarbay enver beyi de kolordu kurmay başkanı yapmıştı. böylece en stratejik merkezlere ittihatçılar getirilmişti. bütün bu işler, balkan savaşının en acıklı günlerinde cereyan ediyordu.

23 ocak 1913 günü bulgarlar, edirne ve çatalca önlerindeyken, kurmay albay enver bey (paşa), sabıkalılardan müteşekkil 20-50 kişilik bir çete ile babıali’yi bastı. babıali’yi muhafaza ile ilgili muhafız bölüğü, dahiliye nazırının haberi olmadan cemal bey (paşa) tarafından yerlerinden alınmış ve başka bir yere götürülmüştü. böylece baskıncılar rahatça içeri girdiler. baskının kanlı safhaları, dış sofada cereyan etmiştir. dış sofa mücadelesinde 11 kişi öldürüldükten sonra, başlarında enver ve talat beylerin bulunduğu çeteciler, iç sofaya daldılar. kendilerini engellemek isteyen sivil polis komiserini öldürdükleri sırada, harbiye nazırı nazım paşa ile karşılaştılar. nazım paşa, enver’e; “beni aldattın, hani siyasetle uğraşmayacağına dair namus sözü vermiştin!” deyince, fedaisi yakub cemil’in tabancasından çıkan kurşunla, alnından vurularak öldürüldü.

bundan sonra talat ve enver, sadrazam kâmil paşanın odasına girerek, onu istifaya zorladılar. ancak kâmil paşa, devletin içinde bulunduğu durumu izah ederek, böyle bir darbeyle hükümetten çekilmesinin, felaketi arttıracağını söyledi. fakat, silahla tehdit edilmesi üzerine istifa etti. böylece, yaşlı sadrazamın siyasî hayatı sona erdi. bu sırada babıali baskınını duyanlar, mahşerî bir kalabalık meydana getirmişlerdi. toplanan kalabalığa, ittihatçıların meşhur hatibi teğmen ömer naci nutuk çekiyordu. sokaktaki kalabalık arasında, almanya büyükelçiliği baştercümanı da vardı. baskın planı için, almanya büyükelçiliğinde yapılan toplantı sonunda, berlin’in izni alındığı açıkça görülüyordu. 1876 ve 1909 darbelerinin arkasında ingiltere vardı. almanya ise türkiye’de ilk defa bir darbeye karışıyor ve destekliyordu.

sadrazamın istifa mektubunu alan enver bey, saraya gitti. babıali’de kalan talat bey, kendini “dahiliye nazır vekili” tayin ederek, bu unvanla valilere emirler gönderdi. kâmil paşa hükümetinin, adalarla edirne’yi düşmana verdiği için millet ve ordu tarafından ıskat edildiğini bildirdi. halbuki ne edirne, ne de adalar, kâmil paşa tarafından düşmana asla verilmiş değildi. edirne’yi güya kurtarmak iddiasıyla babıali’yi basıp hükümeti zaptetmiş olan ittihat ve terakki komitesi, kâmil paşanın kabul etmediği bu yerlerin teslim şartını hiç sıkılmadan kabul ederek, bütün rumeli topraklarıyla beraber edirne’yi de düşmana terk etti. bu tarihi ihanetlerini de ters-yüz ederek millete anlattılar.

bu hükümet darbesinden sonra sadrazamlığa mahmud şevket paşa getirildi. babıali baskını neticesinde ittihatçılar, fiilen yeniden iktidara geldiler.

avrupa tuccari

mitili
avrupa ile, anlaşmalı tüccar statüsünde ticaret yapma müsaadesi verilen, osmanlı tebaası gayrimüslim tüccarlara verilen ad. osmanlı ülkesi sınırları içinde, ahitnameli devletler tüccarı ile müslüman ve gayrimüslim tebaadan olan tüccar, farklı şartlarda ticaret yapardı.
409 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol