erkeksi kadına verilen isimdir ve türkçeye ingilizceden aynen geçmiştir. genelde erkeksi lezbiyenleri tanımlamak için kullanılır.
anglo-sakson kültürde özellikle üniversite öğrencisi kadınlar için kullanılan ve eşcinsel ilişkiyi belli bir süre denemeyi ya da geçici bir süre eşcinsel veya biseksüel kimliğe sahip olmayı, buna karşın mezuniyetten sonra görüntüde katı bir heteroseksüel yaşantı sürdürmeyi ifade eden terimdir.
türkçeye "rujlu lezbiyen" olarak çevrilebilecek, cinsel kimlikle ilgili bir terimidir.
tüm dünyada "lipstick lesbian" olarak kullanılan bu terim, türkçede "lipstick" veya "lipstick lezbiyen" şeklinde kullanılmaktadır.
bu terim, lezbiyen bir kadının bakımlı olduğunu ifade eder. ilişkide illaki kadın rolü üstlenecek diye bir kaygısı olmayan ama ağırlıklı olarak olarak kadınsı özellikler taşıyan lezbiyenlerdir.
lipstic lezbiyen, yalnızca kişinin dışarıya yansıttığı görüntü ile ilgilidir. kişinin eşcinsel ilişki içerisinde üstlendiği cinsiyet rolünü (veya herhangi bir rol üstlenip üstlenmediğini) ortaya koymaz.
tüm dünyada "lipstick lesbian" olarak kullanılan bu terim, türkçede "lipstick" veya "lipstick lezbiyen" şeklinde kullanılmaktadır.
bu terim, lezbiyen bir kadının bakımlı olduğunu ifade eder. ilişkide illaki kadın rolü üstlenecek diye bir kaygısı olmayan ama ağırlıklı olarak olarak kadınsı özellikler taşıyan lezbiyenlerdir.
lipstic lezbiyen, yalnızca kişinin dışarıya yansıttığı görüntü ile ilgilidir. kişinin eşcinsel ilişki içerisinde üstlendiği cinsiyet rolünü (veya herhangi bir rol üstlenip üstlenmediğini) ortaya koymaz.
bir dönem lezbiyenliği tercih etmiş kadınların, heteroseksüel bir yaşam tarzına geçmelerini ifade eden ingilizce terimdir. ingilizce "has been" ve "lesbian" kelimelerinin birleşmesinden türetilmiştir ve aşagılayıcı ve argo bir kelimedir.
hasbian kelimesi olduğu gibi türkçeye de geçmiştir.
hasbian kelimesi olduğu gibi türkçeye de geçmiştir.
makyaj yapmayan ve/veya kadın güzellik ve stilinin sterotiplerini uygulamayan, hatta bu sterotipleri reddeden lezbiyenleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir.
chapstick, ingilizcede dudak koruyucusu anlamına gelir. chapstick lezbiyen lipstick lezbiyenin (rujlu lezbiyen) tersidir. ingilizcesi "chapstick lesbian" olan terim, türkçeye "chapstick" ve "chapstick lezbiyen" olarak geçmiştir.
chapstick lezbiyen tanımlaması, ellen degeneresin "ellen" isimli televizyon şovunun 1997 yılında yayınlanan bir bölümünde de kullanıldı ve bunu takiben kullanımı yaygınlık kazandı. bahse konu şovda ellen degeneresin canlandırdığı karaktere ailesi "dipstick lezbiyen"in anlamını sorar. ellen, kelimenin doğrusunun "lipstick lezbiyen" olduğunu söyler ve kendisini "chapstick lezbiyen" olarak tanımlar.
lezbiyen terminolojide kullanılan "butch" kelimesinin karşılığı olarak da bu terimin kullanıldığı görülmüş olmakla birlikte, bu anlamıyla yaygınlık kazanmamıştır.
chapstick, ingilizcede dudak koruyucusu anlamına gelir. chapstick lezbiyen lipstick lezbiyenin (rujlu lezbiyen) tersidir. ingilizcesi "chapstick lesbian" olan terim, türkçeye "chapstick" ve "chapstick lezbiyen" olarak geçmiştir.
chapstick lezbiyen tanımlaması, ellen degeneresin "ellen" isimli televizyon şovunun 1997 yılında yayınlanan bir bölümünde de kullanıldı ve bunu takiben kullanımı yaygınlık kazandı. bahse konu şovda ellen degeneresin canlandırdığı karaktere ailesi "dipstick lezbiyen"in anlamını sorar. ellen, kelimenin doğrusunun "lipstick lezbiyen" olduğunu söyler ve kendisini "chapstick lezbiyen" olarak tanımlar.
lezbiyen terminolojide kullanılan "butch" kelimesinin karşılığı olarak da bu terimin kullanıldığı görülmüş olmakla birlikte, bu anlamıyla yaygınlık kazanmamıştır.
köken
eski zamanlarda, yunanlı kadın şair sapphonun yaşadığı lesbos adasından gelir. midilli-lesbosda yaşamış şair, afrodite aşık olduğu için lezbiyen olduğu iddia edilmiştir. "lezbiyen" kelimesinin de "lesbos" kelimesinden geldiği varsayılır.
lezbiyenlik bir cinsel yönelimdir, inanılanın aksine iradi bir "tercih" değildir ve değiştirilemediği kabul edilir.
tercih kullanıldığı durumlarda gerçek bir cinsel kimlik olmanın ötesinde, cinsel deneyim durumu olmaktadır. bu kimliği değiştirmeye çalışmak, bireylere işkence etmekten farksızdır ve anksiyeteye yol açabilir.
lezbiyen kadınlar her yaştan, eğitimden, sosyal sınıftan, dini veya etnik kimlikten olabilir. sanılanın aksine (bütün) lezbiyenler erkeksi değildir. kadınsılık ve erkeksilik toplumun insanlara yüklediği erkek/kadın rolleriyle ilişkilidir. bir kadın, kendi cinsiyle kurduğu ilişkide, karşı cinsin rolünü üstlenebilir (butch lezbiyen), ancak başlı başına bu tavır ve hissiyatta olmak, transseksüel bir eğilim olarak nitelendirilmelidir.
edebiyat
türk edebiyatına "sevici" ve "sevicilik" sözcükleriyle yansıyan "lezbiyen" söcüğünün dilimize yerleşmesinde, günlük yaşamın içinde yer almasına neden olan, belgesel roman yazarı ümit oğuztanın rüya eser müstehar adıyla kaleme aldığı, "lezbiyen" adlı belgesel romanı olmuştur.
yaprak yayınları tarafından 1990da yayınlanan belgesel roman, kısa sürede toplatılmış, "müstehcen" (!) olduğu gerekçesiyle yargılanmış, mahkeme kararıyla yakılarak imha edilmiştir.
yazarı ise; açık ve gizli sansüre kurban edilirken, medya ve edebiyat dünyasının kalemşörleri "sessiz" kalmayı yeğlemeleriyle de dikkat çekici, bir başka tartışma konusunu gelecek kuşaklara "hediye" etmişlerdir.
çağdaş türk romanında lezbiyen ilişkileri cesurca dile getiren bir roman imha edilirken, lezbiyenliğin insan ruhunda ve toplumsal yaşamdaki izleri ile etkilerinin karanlıkta kalması sağlanmıştır.
türk edebiyatı eşcinsel olgunun varlığını gereğince irdeleme ve otopsi masasına yatırma şansına sahip olamamıştır. bunun nedeni de yukarıdaki örnekte açıklanmıştır.
toplumsal konum
genelde eşcinsellik hakkında birçok önyargı vardır. konu kadın eşcinselliği olduğunda da bu önyargılar değişmemekte, ancak toplum tutumu, erkek eşcinsellere göre daha farklı gelişmektedir. erkek egemen toplumlarda, erkek eşcinseller doğrudan bir dışlanmaya veya aşağılanmaya maruz kalırken, kadın eşcinseller cinsel obje olarak görülmektedirler. erkek eşcinsellere karşı fiziksel şiddet girişimleri, kadınlara karşı olanlardan çok daha fazladır. bu da kadın eşcinselliğinin, toplum mentalitesinde bir tehlike unsuru değil, eğlence ürünü olarak görüldüğünün örneğidir. aynı şekilde, bu örnekler cinsel tercih/yönelimlerin saygı görmediğinin de altını çizmektedir.
eşcinsellik pek çok toplumda kabul edilen bir yönelim olmadığı için, çoğu eşcinsel kadın kendini karşı cinsten hoşlanmaya zorlamaktadır. kimi eşcinseller ise bazen aileleri tarafından, bazen de kafalarında bir eşcinsel olarak gelecek kuramadıklarından karşı cinsten kişilerle evlilikler yapmaktadırlar. bu evliliklerinden çocukları da olabilir.
eşcinselliğin bir patoloji olmadığı kabul edilmiştir. sosyolojik açıdan da, eşcinsel bireylerin, heteroseksüel bireylerden farksız oldukları görülmüştür. ancak toplumun çeşitli şekillerde güdümlenmiş önyargısı, eşcinsellerin hayatta pek çok zorluk yaşamasına sebep olmuştur. özellikle son 20 yılda, eşcinsellik medya tarafından hem hedef olarak gösterilmiş, hem de her bireyin kendine entegre edebileceği bir üstkimlik olarak "sunulmuştur". buna karşın, bu süreç içerisinde pek çok sivil örgüt, bu önyargı ve kampanyalara karşı mücadele etmiştir.
ülkemize lambdaistanbul ve kaos gl eşcinsel, biseksüel, transseksüel ve travesti haklarını koruma ve bu gruplar arasında dayanışma amaçlı çalışmakta, seminerler, toplantılar, yürüyüşler ve film gösterimleri düzenlemektedir.
sinema
ilk lezbiyen içerikli film 1931 yapımı mädchen in uniform isimli edebiyat uyarlaması filmdir.film okula giden bir kızın öğretmenine duyduğu aşkı anlatır.bunun ardından lezbiyen göndermesi yapılan birkaç film daha çekildi.ardından 1961 yılında çekilen ve yine bir edebiyat uyarlaması olan the childrens hour geldi.bu film de yine bir okulda geçmekte ve oradaki iki kadın öğretmenin aşkını anlatmaktadır.filmde audrey hepburn ve shirley maclaine başrolleri oynamaktadır.bu filmlerin hepsinde karakterler depresiftir ve filmler genel olarak karanlıktır.
lezbiyenlerin neşeli ve sevimli karakterler olarak sinemada gösterimi 1990larda başlamıştır.özellikler 1990ların ikinci yarısından sonra ardarda birçok lezbiyen içerikli film çekilmiştir.bunlardan en bilinenleri bound (1996), chasing amy (1997), fucking åmål (1998), kissing jessica stein (2001) ve rent (2005) adli filmlerdir.ayrıca bir de 2004 yılından itibaren birçok ülkede de gösterilen the l word isimli televizyon dizisi de başlamıştır.
eski zamanlarda, yunanlı kadın şair sapphonun yaşadığı lesbos adasından gelir. midilli-lesbosda yaşamış şair, afrodite aşık olduğu için lezbiyen olduğu iddia edilmiştir. "lezbiyen" kelimesinin de "lesbos" kelimesinden geldiği varsayılır.
lezbiyenlik bir cinsel yönelimdir, inanılanın aksine iradi bir "tercih" değildir ve değiştirilemediği kabul edilir.
tercih kullanıldığı durumlarda gerçek bir cinsel kimlik olmanın ötesinde, cinsel deneyim durumu olmaktadır. bu kimliği değiştirmeye çalışmak, bireylere işkence etmekten farksızdır ve anksiyeteye yol açabilir.
lezbiyen kadınlar her yaştan, eğitimden, sosyal sınıftan, dini veya etnik kimlikten olabilir. sanılanın aksine (bütün) lezbiyenler erkeksi değildir. kadınsılık ve erkeksilik toplumun insanlara yüklediği erkek/kadın rolleriyle ilişkilidir. bir kadın, kendi cinsiyle kurduğu ilişkide, karşı cinsin rolünü üstlenebilir (butch lezbiyen), ancak başlı başına bu tavır ve hissiyatta olmak, transseksüel bir eğilim olarak nitelendirilmelidir.
edebiyat
türk edebiyatına "sevici" ve "sevicilik" sözcükleriyle yansıyan "lezbiyen" söcüğünün dilimize yerleşmesinde, günlük yaşamın içinde yer almasına neden olan, belgesel roman yazarı ümit oğuztanın rüya eser müstehar adıyla kaleme aldığı, "lezbiyen" adlı belgesel romanı olmuştur.
yaprak yayınları tarafından 1990da yayınlanan belgesel roman, kısa sürede toplatılmış, "müstehcen" (!) olduğu gerekçesiyle yargılanmış, mahkeme kararıyla yakılarak imha edilmiştir.
yazarı ise; açık ve gizli sansüre kurban edilirken, medya ve edebiyat dünyasının kalemşörleri "sessiz" kalmayı yeğlemeleriyle de dikkat çekici, bir başka tartışma konusunu gelecek kuşaklara "hediye" etmişlerdir.
çağdaş türk romanında lezbiyen ilişkileri cesurca dile getiren bir roman imha edilirken, lezbiyenliğin insan ruhunda ve toplumsal yaşamdaki izleri ile etkilerinin karanlıkta kalması sağlanmıştır.
türk edebiyatı eşcinsel olgunun varlığını gereğince irdeleme ve otopsi masasına yatırma şansına sahip olamamıştır. bunun nedeni de yukarıdaki örnekte açıklanmıştır.
toplumsal konum
genelde eşcinsellik hakkında birçok önyargı vardır. konu kadın eşcinselliği olduğunda da bu önyargılar değişmemekte, ancak toplum tutumu, erkek eşcinsellere göre daha farklı gelişmektedir. erkek egemen toplumlarda, erkek eşcinseller doğrudan bir dışlanmaya veya aşağılanmaya maruz kalırken, kadın eşcinseller cinsel obje olarak görülmektedirler. erkek eşcinsellere karşı fiziksel şiddet girişimleri, kadınlara karşı olanlardan çok daha fazladır. bu da kadın eşcinselliğinin, toplum mentalitesinde bir tehlike unsuru değil, eğlence ürünü olarak görüldüğünün örneğidir. aynı şekilde, bu örnekler cinsel tercih/yönelimlerin saygı görmediğinin de altını çizmektedir.
eşcinsellik pek çok toplumda kabul edilen bir yönelim olmadığı için, çoğu eşcinsel kadın kendini karşı cinsten hoşlanmaya zorlamaktadır. kimi eşcinseller ise bazen aileleri tarafından, bazen de kafalarında bir eşcinsel olarak gelecek kuramadıklarından karşı cinsten kişilerle evlilikler yapmaktadırlar. bu evliliklerinden çocukları da olabilir.
eşcinselliğin bir patoloji olmadığı kabul edilmiştir. sosyolojik açıdan da, eşcinsel bireylerin, heteroseksüel bireylerden farksız oldukları görülmüştür. ancak toplumun çeşitli şekillerde güdümlenmiş önyargısı, eşcinsellerin hayatta pek çok zorluk yaşamasına sebep olmuştur. özellikle son 20 yılda, eşcinsellik medya tarafından hem hedef olarak gösterilmiş, hem de her bireyin kendine entegre edebileceği bir üstkimlik olarak "sunulmuştur". buna karşın, bu süreç içerisinde pek çok sivil örgüt, bu önyargı ve kampanyalara karşı mücadele etmiştir.
ülkemize lambdaistanbul ve kaos gl eşcinsel, biseksüel, transseksüel ve travesti haklarını koruma ve bu gruplar arasında dayanışma amaçlı çalışmakta, seminerler, toplantılar, yürüyüşler ve film gösterimleri düzenlemektedir.
sinema
ilk lezbiyen içerikli film 1931 yapımı mädchen in uniform isimli edebiyat uyarlaması filmdir.film okula giden bir kızın öğretmenine duyduğu aşkı anlatır.bunun ardından lezbiyen göndermesi yapılan birkaç film daha çekildi.ardından 1961 yılında çekilen ve yine bir edebiyat uyarlaması olan the childrens hour geldi.bu film de yine bir okulda geçmekte ve oradaki iki kadın öğretmenin aşkını anlatmaktadır.filmde audrey hepburn ve shirley maclaine başrolleri oynamaktadır.bu filmlerin hepsinde karakterler depresiftir ve filmler genel olarak karanlıktır.
lezbiyenlerin neşeli ve sevimli karakterler olarak sinemada gösterimi 1990larda başlamıştır.özellikler 1990ların ikinci yarısından sonra ardarda birçok lezbiyen içerikli film çekilmiştir.bunlardan en bilinenleri bound (1996), chasing amy (1997), fucking åmål (1998), kissing jessica stein (2001) ve rent (2005) adli filmlerdir.ayrıca bir de 2004 yılından itibaren birçok ülkede de gösterilen the l word isimli televizyon dizisi de başlamıştır.
eşcinsellik sembolleri
gökkuşağı bayrağı
aids’e karşı zafer bayrağı
leather bayrağı
bear pride bayrağı
pembe üçgen
siyah üçgen
şarabî üçgen
aids kurdelesi
cinsiyet simgeleri
lambda
labris
mor el
eflatun gergedan
not: eşcinsel değilim.ayrıca sözlük bayanlarına selam ederim.
gökkuşağı bayrağı
aids’e karşı zafer bayrağı
leather bayrağı
bear pride bayrağı
pembe üçgen
siyah üçgen
şarabî üçgen
aids kurdelesi
cinsiyet simgeleri
lambda
labris
mor el
eflatun gergedan
not: eşcinsel değilim.ayrıca sözlük bayanlarına selam ederim.
cinsel birleşme insan soyunun üremesinin temel metodudur. genelde erkekte orgazm ile aynı anda gerçekleşen boşalma işlemi ile birlikte, sperm ya da spermatozoit adları ile bilinen erkek gametlerini içeren meni, ilgili adalelerin kasılması ile vajinanın içine bırakılır. buraya boşaltılan spermlerin bir sonraki rotası sırasıyla rahim ağzı, uterus (rahim) ve son olarak da fallop tüpleridir. her bir boşalma ile birlikte, döllenme şansının yüksek olması için milyonlarca sperm hücresi ortaya çıkar. kadının orgazm olup olmaması gebe kalmak için bir zorunluluk değil ise de, erkeğin boşalması sırasında ya da sonrasında kadının da orgazm olması ile dişi cinsel organının geçici küçülmesi, vajina içerisine boşaltılmış olan spermlerin fallop tüplerine ulaşmasını hızlandırarak gebeliğe yardımcı olur. eğer fallop tüplerinde verimli bir yumurta hücresi var ise, erkeğin gametleri ile birleşir ve döllenmenin gerçekleşmesi ile sonuçlanır. döllenmiş yumurta hücresi uterusa ulaştığında ise rahimin içyüzeyine tutunur ve gebelik başlamış olur. kısır olmayan bireylerin gerçekleştirdiği birleşmelerin, doğum kontrol yöntemleri kullanılmadığı sürece gebelik ile sonuçlanması beklenir.
cinsel ilişkinin amaçları;
insanlar, yunuslar ve bonobolar cinsel ilişkiye sadece üreme amacı ile girmezler. cinsel zevk ve tatmin genelde bu ilişkilerin ana nedenidir. bu nedenle dişi yumurtlama yeteneğini kaybetmiş ya da hiç sahip değilse bile bu çiftlerin ilişkiye girmesine engel değildir. insanlar da, yunuslar da, bonobolar da, grup hâlinde sürdürdükleri yaşam bireysel olarak yapabileceklerinden çok daha başarılı olan sosyal ve zeki varlıklardır. bu canlılarda seksin yapılış amacı üremeden çok bazı sosyal ihtiyaçlar ile bazı diğer kişisel gereksinimlerdir. seks daha geniş sosyal yapılar oluşturmak ve sosyal hayatta bir yere sahip olmak için bireyler arasındaki samimiyet bağını güçlendirir.
birçok araştırmacı, seksin insan yaşamında üç önemli avantajı olduğunu düşünür: üreme, gönül bağının kuvvetlenmesi ve eğlence.20. yüzyıl ortalarında başlayarak doğum kontrol yöntemlerinin gelişmesi ile insanlar bu üç ögenin ayrımını daha kolay yapabilir hâle gelmişleridir. örneğin korundukları hâlde ilişkiye girmekte olan yeni evli bir çiftin amacı sadece cinsel tatmin değil, aynı zamanda da ilişkilerini sağlamlaştırmak, aralarındaki güven duygusunu arttırarak gelecekte bir çocuk sahibi olmaya ön hazırlık yapmaktır.
insanlar, yunuslar ve bonobolar cinsel ilişkiye sadece üreme amacı ile girmezler. cinsel zevk ve tatmin genelde bu ilişkilerin ana nedenidir. bu nedenle dişi yumurtlama yeteneğini kaybetmiş ya da hiç sahip değilse bile bu çiftlerin ilişkiye girmesine engel değildir. insanlar da, yunuslar da, bonobolar da, grup hâlinde sürdürdükleri yaşam bireysel olarak yapabileceklerinden çok daha başarılı olan sosyal ve zeki varlıklardır. bu canlılarda seksin yapılış amacı üremeden çok bazı sosyal ihtiyaçlar ile bazı diğer kişisel gereksinimlerdir. seks daha geniş sosyal yapılar oluşturmak ve sosyal hayatta bir yere sahip olmak için bireyler arasındaki samimiyet bağını güçlendirir.
birçok araştırmacı, seksin insan yaşamında üç önemli avantajı olduğunu düşünür: üreme, gönül bağının kuvvetlenmesi ve eğlence.20. yüzyıl ortalarında başlayarak doğum kontrol yöntemlerinin gelişmesi ile insanlar bu üç ögenin ayrımını daha kolay yapabilir hâle gelmişleridir. örneğin korundukları hâlde ilişkiye girmekte olan yeni evli bir çiftin amacı sadece cinsel tatmin değil, aynı zamanda da ilişkilerini sağlamlaştırmak, aralarındaki güven duygusunu arttırarak gelecekte bir çocuk sahibi olmaya ön hazırlık yapmaktır.
musevilik
yahudilerin kutsal kitaplarında zina, putperestlik ile bir tutulmuştur. tanrıya edilen kutsal evlilik yeminini bozulmuş sayılır. musevîlike göre bir başka tapıya ibadet etmek tanrıyı aldatmaktır, ve dolayısıyla zina ederek tanrı aldatılmış sayılır ve bu olgu on emire aykırıdır. yahudilikte evlilik dolayısı ile cinsel ilişki sadece bir yahudi bay ve bayan arasında yapılabilir. başka dinden eş seçilemez. bunun haricinde yahudi inançlarına göre aralarında nikâh bağı bulunmayan bir kadın ile erkeğin kapalı bir ortamda yalnız kalması yasaktır. yahudi inancını benimsemiş olan kişiler karşı cinsten birisine temasta bulunmaktan kaçınır. eğer kişi karısı ise, yani nikâhlılar ise bu sorun ortadan kalkar.
hıristiyanlık
cinsellik, hıristiyanlıkta kilisede edilen kutsal evlilik yemininin gerekli bir parçası olarak, çiftin çocuk yapma niyetlerini ortaya koyar. cinsellik birinin eşine verebileceği en özel fakat pahasız hediyedir. hıristiyan inançlarında evlilik dışı cinsel yaşam iffet olarak adlandırılır ve cinsel ilişkinin bir meyvesi olarak dünyaya gelen çocuk tanrının bereketini, büyüklüğünü ve cömertliğini gösterir. yeni ahitte: "zina edenler, putperestler, aldatanlar... tanrının krallığının güzelliklerinden yararlanamayacaklardır" denir. koine yunancası zinayı porneia olarak adlandırmıştır, günümüzde ahlâk dışı kabul edilen her türlü yazı, çizi ve band kaydının yapılması işine verilen pornografi sözcüğü buradan doğmuştur.
islamiyet
islâm dinine göre, dinî nikâhtan önce cinsel ilişki kesinlikle yasaklanmıştır. islâm inancına göre kişi kendini nikâh olmadığı takdirde cinsel şeylerden sakınmalıdır fakat nikâhtan sonra karı koca arasında olacak cinsî münasebetlere âdet dönemlerinde olduğu gibi ufak yasaklar dışında sınırlamalar getirilmez. buna göre bir eşin görevi eşini diğer yönlerde olduğu gibi cinsel yaşamda da mutlu etmektir. islâm dininin bazı mezheplerinde bir kadına eğer kocası cinsel yönden yeterli gelmiyorsa boşanma hakkı verilir. hem aldatma hem de nikâh öncesi ilişki kuran da yasaklanmış olduğu gibi şii mezhebinde mutta nikâhı adı verilen yöntem ile para karşılığı sözleşmeli evlilik yapılır. tam bir nikâhın kıyılmadığı bu yöntem ile kişiler dinen helâl hâle gelen cinsel birleşmeyi yaparlar ve sözleşmenin öngördüğü tarihte birbirlerinden ayrılırlar ve birbirlerinden nafaka, tazminat vb. talep etmezler. fakat mutta nikahı birçok alimce yanlış olarak görülmektedir.
budizm
budist inancına göre sekiz katlı asil yolun beşinci maddesinin gerekleri altında bir kişi ne cinsellikten kopuk olmalıdır, ne de cinselliğe köle olmalıdır. kişilerin ruhsal gelişmesine aykırı olmadığı sürece cinsellik ile alâkadar olmaları kötü bir davranış olarak kabul edilmez. evlilikten önce birlikte olmak yasak değildir fakat eşini aldatmak iyi bir davranış olarak kabul görmez. üstelik cinsellik kişinin daha yüksek bir ruhsal gelişmeye ulaşması için son derece gerekli olduğu öğretilir.
hinduizm
hinduizm insanın tüm sorunlarının maddî dünyadan kaynaklandığını söyler. cinsel tutku ve istekler bir kişiyi ruhsal bilgelikten uzaklaştıran şeylerdir. doğru yerde ve doğru zamanda olan cinsellik kişiyi nirvanaya ulaştırmak için bir basamak olabilir. bunun yanında kama sutra kişinin cinsel arzularını bastırmaması, cinsel yaşamını mükemmelleştirerek ilâhi seksi tatması için ortaya çıkmıştır.
yahudilerin kutsal kitaplarında zina, putperestlik ile bir tutulmuştur. tanrıya edilen kutsal evlilik yeminini bozulmuş sayılır. musevîlike göre bir başka tapıya ibadet etmek tanrıyı aldatmaktır, ve dolayısıyla zina ederek tanrı aldatılmış sayılır ve bu olgu on emire aykırıdır. yahudilikte evlilik dolayısı ile cinsel ilişki sadece bir yahudi bay ve bayan arasında yapılabilir. başka dinden eş seçilemez. bunun haricinde yahudi inançlarına göre aralarında nikâh bağı bulunmayan bir kadın ile erkeğin kapalı bir ortamda yalnız kalması yasaktır. yahudi inancını benimsemiş olan kişiler karşı cinsten birisine temasta bulunmaktan kaçınır. eğer kişi karısı ise, yani nikâhlılar ise bu sorun ortadan kalkar.
hıristiyanlık
cinsellik, hıristiyanlıkta kilisede edilen kutsal evlilik yemininin gerekli bir parçası olarak, çiftin çocuk yapma niyetlerini ortaya koyar. cinsellik birinin eşine verebileceği en özel fakat pahasız hediyedir. hıristiyan inançlarında evlilik dışı cinsel yaşam iffet olarak adlandırılır ve cinsel ilişkinin bir meyvesi olarak dünyaya gelen çocuk tanrının bereketini, büyüklüğünü ve cömertliğini gösterir. yeni ahitte: "zina edenler, putperestler, aldatanlar... tanrının krallığının güzelliklerinden yararlanamayacaklardır" denir. koine yunancası zinayı porneia olarak adlandırmıştır, günümüzde ahlâk dışı kabul edilen her türlü yazı, çizi ve band kaydının yapılması işine verilen pornografi sözcüğü buradan doğmuştur.
islamiyet
islâm dinine göre, dinî nikâhtan önce cinsel ilişki kesinlikle yasaklanmıştır. islâm inancına göre kişi kendini nikâh olmadığı takdirde cinsel şeylerden sakınmalıdır fakat nikâhtan sonra karı koca arasında olacak cinsî münasebetlere âdet dönemlerinde olduğu gibi ufak yasaklar dışında sınırlamalar getirilmez. buna göre bir eşin görevi eşini diğer yönlerde olduğu gibi cinsel yaşamda da mutlu etmektir. islâm dininin bazı mezheplerinde bir kadına eğer kocası cinsel yönden yeterli gelmiyorsa boşanma hakkı verilir. hem aldatma hem de nikâh öncesi ilişki kuran da yasaklanmış olduğu gibi şii mezhebinde mutta nikâhı adı verilen yöntem ile para karşılığı sözleşmeli evlilik yapılır. tam bir nikâhın kıyılmadığı bu yöntem ile kişiler dinen helâl hâle gelen cinsel birleşmeyi yaparlar ve sözleşmenin öngördüğü tarihte birbirlerinden ayrılırlar ve birbirlerinden nafaka, tazminat vb. talep etmezler. fakat mutta nikahı birçok alimce yanlış olarak görülmektedir.
budizm
budist inancına göre sekiz katlı asil yolun beşinci maddesinin gerekleri altında bir kişi ne cinsellikten kopuk olmalıdır, ne de cinselliğe köle olmalıdır. kişilerin ruhsal gelişmesine aykırı olmadığı sürece cinsellik ile alâkadar olmaları kötü bir davranış olarak kabul edilmez. evlilikten önce birlikte olmak yasak değildir fakat eşini aldatmak iyi bir davranış olarak kabul görmez. üstelik cinsellik kişinin daha yüksek bir ruhsal gelişmeye ulaşması için son derece gerekli olduğu öğretilir.
hinduizm
hinduizm insanın tüm sorunlarının maddî dünyadan kaynaklandığını söyler. cinsel tutku ve istekler bir kişiyi ruhsal bilgelikten uzaklaştıran şeylerdir. doğru yerde ve doğru zamanda olan cinsellik kişiyi nirvanaya ulaştırmak için bir basamak olabilir. bunun yanında kama sutra kişinin cinsel arzularını bastırmaması, cinsel yaşamını mükemmelleştirerek ilâhi seksi tatması için ortaya çıkmıştır.
türk kadın doğum uzmanı doktor ve seksologdur.
doğum tarihlerine göre önde gelen seksologlar sırasıyla şunlardır.
richard freiherr von krafft-ebing (1840–1902)
sigmund freud (1856-1939)
wilhelm fliess (1858-1928)
havelock ellis (1859-1939)
albert moll (1862-1939)
edward westermarck (1862-1939)
magnus hirschfeld (1868-1935)
iwan bloch (1872-1922)
theodor hendrik van de velde (1873-1937)
max marcuse (1877-1963)[1]
otto gross (1877-1920)
ernst gräfenberg (1881-1957)
harry benjamin (1885-1986)
theodor reik (1888-1969)
alfred kinsey (1894-1956)
wilhelm reich (1897-1957)
wardell pomeroy (1913-2001)
albert ellis (born 1913)
kurt freund (1914-1996)
ernest borneman (1915-1995)
william masters (1915-2001) and virginia johnson (born 1925) - see masters and johnson
paul h. gebhard {born 1917)
john money (1921-2006)
preben hertoft (born 1928)
oswalt kolle (born 1928)
william e. simon (1930-2000)
john h. gagnon [2] (born 1931)
fritz klein (1932–2006)
milton diamond (born 1934)
erwin j. haeberle (born 1936)
rolf gindorf (born 1939)
simon levay (born 1943)
volkmar sigusch (born 1943)
shere hite (born 1943)
anne fausto-sterling (born 1944)
gilbert herdt (born 1949)
dr dega narayana reddy (born 1953)
edward o. laumann
türk seksologlar
haydar dümen
akif poroy
richard freiherr von krafft-ebing (1840–1902)
sigmund freud (1856-1939)
wilhelm fliess (1858-1928)
havelock ellis (1859-1939)
albert moll (1862-1939)
edward westermarck (1862-1939)
magnus hirschfeld (1868-1935)
iwan bloch (1872-1922)
theodor hendrik van de velde (1873-1937)
max marcuse (1877-1963)[1]
otto gross (1877-1920)
ernst gräfenberg (1881-1957)
harry benjamin (1885-1986)
theodor reik (1888-1969)
alfred kinsey (1894-1956)
wilhelm reich (1897-1957)
wardell pomeroy (1913-2001)
albert ellis (born 1913)
kurt freund (1914-1996)
ernest borneman (1915-1995)
william masters (1915-2001) and virginia johnson (born 1925) - see masters and johnson
paul h. gebhard {born 1917)
john money (1921-2006)
preben hertoft (born 1928)
oswalt kolle (born 1928)
william e. simon (1930-2000)
john h. gagnon [2] (born 1931)
fritz klein (1932–2006)
milton diamond (born 1934)
erwin j. haeberle (born 1936)
rolf gindorf (born 1939)
simon levay (born 1943)
volkmar sigusch (born 1943)
shere hite (born 1943)
anne fausto-sterling (born 1944)
gilbert herdt (born 1949)
dr dega narayana reddy (born 1953)
edward o. laumann
türk seksologlar
haydar dümen
akif poroy
20.yüzyılın ilk seks araştırıcılarından biri richard freiherr von krafft-ebingdir. kitabı psychopathia sexualis 1886 yılında basılmıştır. kitapta bir dizi seksüel anomali durumu hakkında bilgi verilir.
20.yüzyılın başlarında ünlü psikolog sigmund freud seksüellik teorisi geliştirmiştir. freudun iki öğrencisi wilhelm reich ve otto gross benzeri alanlarda çalışmalar yapmışlardır.
magnus hirschfeld 1919da berlinde institut für sexualwissenschaft (institute for sexology) kurmuştur. naziler iktidarları döneminde enstütüyü yok etmiş ve enstitünün kütüphanesini yakmışlardır.
1947de alfred kinsey abd, bloomingtonda indiana üniversitesinde seks araştırmalarını başlatmıştır. bu araştırmalar daha sonra seks, cinsiyet gibi konularda araştırmalar yayınlayan kinsey enstitüsünün kurulmasına yol açmıştır.
masters ve johnson 1966da human sexual response ve 1970de human sexual inadequacy adlı kitaplarını yayınlamışlardır. kitapları çok satanlar listesine girmiştir. 1978de masters & johnson enstitü kurulması için de ön ayak olmuştur bu başarı.
1990da dünya seksoloji kongresinde cinsel sapıklıkların sapma olarak değiştirilmesine karar verildi.
tıp doktoru fritz klein seksüel yönelimle ilgili daha karmaşık ve çok boyutlu bir sistem geliştirmiştir. biseksüel seçenek adlı kitabını 1978de yayınlayan klein 1998de biseksüellik hakkında araştırmaları desteklemek amacıyla the american institute of bisexuality (aib) kurmuştur.
20.yüzyılın başlarında ünlü psikolog sigmund freud seksüellik teorisi geliştirmiştir. freudun iki öğrencisi wilhelm reich ve otto gross benzeri alanlarda çalışmalar yapmışlardır.
magnus hirschfeld 1919da berlinde institut für sexualwissenschaft (institute for sexology) kurmuştur. naziler iktidarları döneminde enstütüyü yok etmiş ve enstitünün kütüphanesini yakmışlardır.
1947de alfred kinsey abd, bloomingtonda indiana üniversitesinde seks araştırmalarını başlatmıştır. bu araştırmalar daha sonra seks, cinsiyet gibi konularda araştırmalar yayınlayan kinsey enstitüsünün kurulmasına yol açmıştır.
masters ve johnson 1966da human sexual response ve 1970de human sexual inadequacy adlı kitaplarını yayınlamışlardır. kitapları çok satanlar listesine girmiştir. 1978de masters & johnson enstitü kurulması için de ön ayak olmuştur bu başarı.
1990da dünya seksoloji kongresinde cinsel sapıklıkların sapma olarak değiştirilmesine karar verildi.
tıp doktoru fritz klein seksüel yönelimle ilgili daha karmaşık ve çok boyutlu bir sistem geliştirmiştir. biseksüel seçenek adlı kitabını 1978de yayınlayan klein 1998de biseksüellik hakkında araştırmaları desteklemek amacıyla the american institute of bisexuality (aib) kurmuştur.
insan türünün cinsellikle ilgili yönünün sistematik şekilde araştıran bilim dalıdır.
modern seksoloji; biyoloji, tıp, psikoloji, sosyoloji, antropoloji gibi bilim dallarından faydalanan çoklu bir disipliner yapıya sahiptir.
modern seksoloji; biyoloji, tıp, psikoloji, sosyoloji, antropoloji gibi bilim dallarından faydalanan çoklu bir disipliner yapıya sahiptir.
(bkz: seksoloji)
erkek cinselliği ile kadın cinselliği arasında olan farklardır.
- erkeklerde görsel cinsel uyaranlarla uyarılma daha kolaydır.
- erkeklerde cinsel sapkınlıklara daha sık karşılaşılır.
- cinsel ilişki isteği (cinsel istek) ve cinsel ilişki erkeklerce daha çok önemsenir.
- cinsel davranışların nihai amacı erkeklerde orgazmla eşanlama gelen boşalmadır. (ejakülasyon)
- erkeklerde görsel cinsel uyaranlarla uyarılma daha kolaydır.
- erkeklerde cinsel sapkınlıklara daha sık karşılaşılır.
- cinsel ilişki isteği (cinsel istek) ve cinsel ilişki erkeklerce daha çok önemsenir.
- cinsel davranışların nihai amacı erkeklerde orgazmla eşanlama gelen boşalmadır. (ejakülasyon)
insan cinselliğinin bir bölümünü oluşturur.
erkeklerin cinsel organı penistir. çünkü cinsel ilişki onunla gerçekleştirilmekte, boşalma/orgazm onunla olmakta, cinsel haz onun sayesinde duyulmaktadır.
erkek cinsel organının toplumsal yaşamda ve dilde yansımaları bulunur. erkeklik imgesi penisle özdeşleştirilir, penis bir erk simgesi olarak düşünülür. penis ve onun işlevi toplumsal belleğin argo ifadelerinde yerini alır.
penis boyu erkekler arasında erkek cinselliğinin, daha doğrusu erkeğin cinsel gücünün (cinsel güç) göstergesi olarak düşünülür.
erkek cinsel uyarılmanın başlamasıyla oluşan cinsel duygulanımı onu cinsel ilişkili ya da cinsel ilişkisiz (örneğin mastürbasyon) boşalma (ejakülasyon) olana kadar yani cinsel hazzı tadıp cinsel dinginlik evresine girene kadar onun zihnini meşgul eder.
erkeklerin cinsel organı penistir. çünkü cinsel ilişki onunla gerçekleştirilmekte, boşalma/orgazm onunla olmakta, cinsel haz onun sayesinde duyulmaktadır.
erkek cinsel organının toplumsal yaşamda ve dilde yansımaları bulunur. erkeklik imgesi penisle özdeşleştirilir, penis bir erk simgesi olarak düşünülür. penis ve onun işlevi toplumsal belleğin argo ifadelerinde yerini alır.
penis boyu erkekler arasında erkek cinselliğinin, daha doğrusu erkeğin cinsel gücünün (cinsel güç) göstergesi olarak düşünülür.
erkek cinsel uyarılmanın başlamasıyla oluşan cinsel duygulanımı onu cinsel ilişkili ya da cinsel ilişkisiz (örneğin mastürbasyon) boşalma (ejakülasyon) olana kadar yani cinsel hazzı tadıp cinsel dinginlik evresine girene kadar onun zihnini meşgul eder.
insan cinselliği; başlıca, erkek cinselliği ve kadın cinselliği iki alt alan olmak üzere cinsel davranışı konu alan cinsel yönelim, cinsel kimlik, cinsel sapkınlıklar, cinsel suçlar, cinsel organları, cinsel ilişkiyi, ruhsal-cinsel gelişim (psikoseksüel gelişim) evrelerini, cinsel yolla bulaşan hastalıkları içeren bir şemsiye kavramdır.
cinsellik denildiğinde ilk akla gelen karşı cinsler (erkek ve kadın) arasında yukarıda sözü edilen türden her türlü ilinti anlatılmak istenir.
cinselliği konu alan bilim dalı cinsellikbilim (seksoloji)dir.
cinselliğin fizyolojik, psikolojik, toplumsal, kültürel, siyasal, manevi-dinsel yönleri bulunmaktadır.
cinsellik denildiğinde ilk akla gelen karşı cinsler (erkek ve kadın) arasında yukarıda sözü edilen türden her türlü ilinti anlatılmak istenir.
cinselliği konu alan bilim dalı cinsellikbilim (seksoloji)dir.
cinselliğin fizyolojik, psikolojik, toplumsal, kültürel, siyasal, manevi-dinsel yönleri bulunmaktadır.
sovyetler birliği millî futbol takımının çok ünlü bir kalecisidir. çok atletik bir vücuda ve müthiş reflekslere sahip olduğu için çok güzel kurtarışlar yapmıştır. 189 cm. boyundadır. iffhs tarafından 20. yüzyılın en iyi kalecisi seçilmiştir.
yashin, moskovada endüstri işçisi bir ailenin oğlu olarak 1929 yılında dünyaya geldi. 20 yaşına kadar 2. dünya savaşı sırasında metal atölyelerinde çırak olarak çalıştı.
başarılı file bekçisi, kariyerine dinamo moskova kulübünde başladı ve 1949 ile 1971 yılları arasında bu kulüpte top koşturdu. bu kulüple 5 tane sovyet ligi şampiyonluğunu ve 3 tane sovyet kupası kazandı. ayrıca 1953 yılında sovyet buz hokeyi şampiyonasını kazandı. bu şampiyonada yine kaleci olarak görev yaptı ve kendi takımının buz hokeyi takımında oynadı. yashinin takım arkadaşı, rakibi ve akıl hocası; sovyetler birliği millî futbol takımının o zamanlar kalesini koruyan tiger khomichti. khomich, dinamo moskovanın britanya turu sırasında meşhur olmuştu.
1954 yılında lev yashin, ilk kez sovyetler birliği millî futbol takımına çağrıldı. sovyetler birliği millî futbol takımına son kez çağırıldığında, 78 kere milli olmuş, 1956 olimpiyat oyunları ve 1960 avrupa futbol şampiyonasını kazanmıştı. sovyetler birliği millî futbol takımı ile 1958, 1962 ve 1966 fifa dünya kupalarında da oynadı. yashin dünya kupalarında oynadığı 13 maçın 4ünde gol yemedi. 1971 yılında moskovada son maçını dinamo moskova ile dünya karmasına karşı oynadı.
yashin en iyi performanslarından birini 1963 dünya karması formasıyla ingiltere milli futbol takımı karşısında sergiledi. wembley onun inanılmaz kurtarışlarına tanıklık etti. tüm dünyada "kara örümcek" olarak tanındı. kendine özgü siyah giyimiyle ve herşeyi kurtardığı için sekiz kollu olarak nitelendirilmesinden dolayı bu lakap takılmıştır. ama onun taraftarları için o hep "kara panter" olmuştur. genellikle bordo renkli bir kasket ile maçlara çıkardı.
lev yashin, avrupada yılın futbolcusu ödülünü kazanabilen tek kalecidir ve bu ödülü 1963 yılında kazanmıştır. ayrıca kariyerinde toplam 150 penaltı kurtarmıştır ki bu sayı, dünya tarihinde bir rekordur. sırrı sorulduğunda ise, numarasının "sakinleşmek için bir sigara içmek , sonra da kaslarını ayarlamak için kuvvetli bir içki içmek olduğunu söylerdi."
insanlığa ve ülkesine yaptığı katkılardan ötürü kendisine 1967 yılında lenin nişanı verilmiştir. bu nişan sovyetler birliğinin en büyük ikinci nişanıdır. fifanın onun adına düzenlediği bir maçta moskovadaki luzhniki stadına 100.000 kişi gelmiştir. bu 100.000 kişinin arasında pele, eusebio ve franz beckenbauer de vardır. bir süreliğine finladiyalı amatör lig takımlarını ve yıldız takımları çalıştırmıştır. yaşinin onuruna dinamo stadında dikili bir heykel vardır. 2000 yılında fifa yaşini 21.yüzyıl takımına eklemiş ve onu yüzyılın en iyi kalecisi seçmiştir.
lev yashin 1990 yılında öldü. ölüm sebebi ise bir diz sakatlığı sonrası bir bacağının kesilmesiydi.
iyi bir kaleci ve iyi bir spor adamıydı. fifa, dünya kupasında oynayan en iyi kaleciye yashin ödülü veriyor.
yashin, moskovada endüstri işçisi bir ailenin oğlu olarak 1929 yılında dünyaya geldi. 20 yaşına kadar 2. dünya savaşı sırasında metal atölyelerinde çırak olarak çalıştı.
başarılı file bekçisi, kariyerine dinamo moskova kulübünde başladı ve 1949 ile 1971 yılları arasında bu kulüpte top koşturdu. bu kulüple 5 tane sovyet ligi şampiyonluğunu ve 3 tane sovyet kupası kazandı. ayrıca 1953 yılında sovyet buz hokeyi şampiyonasını kazandı. bu şampiyonada yine kaleci olarak görev yaptı ve kendi takımının buz hokeyi takımında oynadı. yashinin takım arkadaşı, rakibi ve akıl hocası; sovyetler birliği millî futbol takımının o zamanlar kalesini koruyan tiger khomichti. khomich, dinamo moskovanın britanya turu sırasında meşhur olmuştu.
1954 yılında lev yashin, ilk kez sovyetler birliği millî futbol takımına çağrıldı. sovyetler birliği millî futbol takımına son kez çağırıldığında, 78 kere milli olmuş, 1956 olimpiyat oyunları ve 1960 avrupa futbol şampiyonasını kazanmıştı. sovyetler birliği millî futbol takımı ile 1958, 1962 ve 1966 fifa dünya kupalarında da oynadı. yashin dünya kupalarında oynadığı 13 maçın 4ünde gol yemedi. 1971 yılında moskovada son maçını dinamo moskova ile dünya karmasına karşı oynadı.
yashin en iyi performanslarından birini 1963 dünya karması formasıyla ingiltere milli futbol takımı karşısında sergiledi. wembley onun inanılmaz kurtarışlarına tanıklık etti. tüm dünyada "kara örümcek" olarak tanındı. kendine özgü siyah giyimiyle ve herşeyi kurtardığı için sekiz kollu olarak nitelendirilmesinden dolayı bu lakap takılmıştır. ama onun taraftarları için o hep "kara panter" olmuştur. genellikle bordo renkli bir kasket ile maçlara çıkardı.
lev yashin, avrupada yılın futbolcusu ödülünü kazanabilen tek kalecidir ve bu ödülü 1963 yılında kazanmıştır. ayrıca kariyerinde toplam 150 penaltı kurtarmıştır ki bu sayı, dünya tarihinde bir rekordur. sırrı sorulduğunda ise, numarasının "sakinleşmek için bir sigara içmek , sonra da kaslarını ayarlamak için kuvvetli bir içki içmek olduğunu söylerdi."
insanlığa ve ülkesine yaptığı katkılardan ötürü kendisine 1967 yılında lenin nişanı verilmiştir. bu nişan sovyetler birliğinin en büyük ikinci nişanıdır. fifanın onun adına düzenlediği bir maçta moskovadaki luzhniki stadına 100.000 kişi gelmiştir. bu 100.000 kişinin arasında pele, eusebio ve franz beckenbauer de vardır. bir süreliğine finladiyalı amatör lig takımlarını ve yıldız takımları çalıştırmıştır. yaşinin onuruna dinamo stadında dikili bir heykel vardır. 2000 yılında fifa yaşini 21.yüzyıl takımına eklemiş ve onu yüzyılın en iyi kalecisi seçmiştir.
lev yashin 1990 yılında öldü. ölüm sebebi ise bir diz sakatlığı sonrası bir bacağının kesilmesiydi.
iyi bir kaleci ve iyi bir spor adamıydı. fifa, dünya kupasında oynayan en iyi kaleciye yashin ödülü veriyor.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?