confessions

ankakusu

- Yazar -

  1. toplam entry 7682
  2. takipçi 1
  3. puan 129495

gözüm seni görmek için

ankakusu
yunus emre siiri.

gözüm seni görmek için
elim sana ermek için
bugün canım yolda kodum
yarın seni bulmak için

bugün canım yolda koyam
yarın ivâzın veresin
arz eyleme uçmağını
hiç arzum yok uçmağ için

bana uçmak ne gerekmez
hergiz gönlüm ona bakmaz
işbu benim zârılığım
değüldürür bir bağ için

uçmağ uçmağım dediğin
müminleri yeltediğin
vardır ola birkaç hûri
hevesim yok uçmağ için

sûfilere ver sen onu
bana seni gerek seni
hâşâ ben terk edem seni
şol bir ala çardağ için

ol dost bize gelmez ise

ankakusu
yunus emre siiri.

ol dost bize gelmez ise
ben dosta girü varayın
çekeyin cevr ü cefâyı
dost yüzin görüvireyin

sermaye bir avuç toprak
anı dahı aldı bu aşk
ne sermaye var ne dükkân
bazara neye varayın

kurılmışdur dost dükkanı
dost içine girmiş gezer
günahum çok gönlüm sizer
ben dosta çok yalvarayın

gönlüm eydür dost benümdür
gözüm eydür dost benümdür
gönlüm eydür göze sabr it
bir dem haberin sorayın

hak nazar kılduğı cana
bir göz ile bakmak gerek
ana kim ol nazar kıla
ben anı nice yireyin

benim bunda kararım yok

ankakusu
yunus emre siiri.

benim bunda kararım yok
ben gine gitmeğe geldim
bezirgânım metâım çok
alana satmağa geldim

ben gelmedim dâv’i için
benim işim sevi için
dostun evi gönüllerdir
gönüller yapmağa geldim

dost esrüğü deliliğim
âşıklar bilir neliğim
değşürüben ikiliğim
birliğe yetmeğe geldim

aşk

ankakusu
yunus emre siiri.

işidin ey yârenler
kıymetli nesnedir aşk
değmelere bitinmez
hürmetli nesnedir aşk

dağa düşer kül eyler
gönüllere yol eyler
sultanları kul eyler
hikmetli nesnedir aşk

kime kim vurdu ok
gussa ile kaygu yok
feryad ile âhı çok
firkatli nesnedir aşk

denizleri kaynatır
mevce gelir oynatır
kayaları söyletir
kuvvetli nesnedir aşk

miskin yunus neylesin
derdin kime söylesin
varsın dostu toylasın
lezzetli nesnedir aşk

bir kez gönül yiktin ise

ankakusu
yunus emre siiri.

bir kez gönül yıkdın ise
bu kıldığın namaz değil
yetmiş iki millet dahi
elin yüzün yumaz değil

hani erenler geldi geçdi
bunlar yardu kaldı göçdü
pervaz urup hakk’a uçdu
hümâ kuşudur kaz değil

yol oldur ki doğru vara
er oldur alçakda dura
göz oldur ki hakk’ı göre
yüceden bakan göz değil

doğru yola gittin ise
er eteğin tuttun ise
bir hayır da ettin ise
birine bindir az değil

yunus bu sözleri çatar
sanki balı yağa katar
halka metâların satar
yükü cevrherdir tuz değil

bir nazar da kalmayalim

ankakusu
yunus emre siiri.

bir nazarda kalmayalım
gel dosta gidelim gönül
hasret ile ölmeyelim
gel dosta gidelim gönül

terk edelim il ü şarı
dost için kılalım zârı
ele getirelim yâri
gel dosta gidelim gönül

bu dünyaya kalmayalım
fânidir aldanmayalım
bir iken ayrılmayalım
gel dosta gidelim gönül

kılavuz olgıl sen bana
gönülelim dosttan yana
bakmayalım önden sona
gel dosta gidelim gönül

ölüm haberi gelmeden
ecel yakamız almadan
azrâil hamle kılmadan
gel dosta gidelim gönül

gerçek erene varalım
hakk’ın haberin soralım
yunus emre’yi alalım
gel dosta gidelim gönül

erenler bir denizdur

ankakusu
yunus emre siiri.

erenler bir denizdür
âşık gerek dalası
bahri gerek denizden
girüp gevher alası

gine biz bahri olduk
denizden gevher alduk
sarraf gerek gevherün
kıymetini bilesi

muhammed hakk’ı bildi
hakk’ı kendüde gördi
cümle yerde hak hâzır
göz gerekdür göresi

âlimler kitab düzer
karayı aka yazar
gönüllerde yazılur
bu kitabun sûresi

dost

ankakusu
yunus emre siiri.

ben dost ile dost olmuşsam
kimseler dost olmaz bana
münkirler bakar gülüşür
selam dahi vermez bana

ben dost ile dost olayım
ölmez evvel öleyim
canimi kurban vereyim
dünya baki kalmaz bana

ben aşıkı biçareyim
baştan aşağı yareyim
ben bir deli divaneyim
aklim da yar olmaz bana

kimseler bilmez halimi
aşk odu yaktı canimi
seçmezem soldan sağımı
namusu" ar olmaz bana

sanurlar ki ben deliyim
ben dost bağı bülbülüyem
mevla’nin kemter kuluyem
kimse baha saymaz bana

bülbül olu ben oterim
dost bahçesinde biterim
gül alırım satarım
bağu ban olmaz bana

dervis yunus nice diyem
ben bu cani terk idem
yan yana dosta gidem
perde hicap olmaz bana

geldi geçti omrum benim

ankakusu
yunus emre siiri.

geldi geçti ömrüm benim
şol yel esip geçmiş gibi
hele bana şöyle geldi
şol göz yumup açmış gibi

işbu söze hak tanıktır
bu can gövdeye konuktur
bir gün ola çıka gide
kafesten kuş uçmuş gibi

miskin âdem oğlanını
benzetmişler ekinciye
kimi biter kimi yiter
yere tohum saçmış gibi

bir hastaya vardın ise
bir içim su verdin ise
yarın orda karşı gele
hak şarabın içmiş gibi

dolap

ankakusu
yunus emre siiri.

dolap niçin inilersin
derdim vardir inilerim
ben mevlâya âsik oldum
anin için inilerim.

benim adim dertli dolap
suyum akar yalap yalap
böyle emreylemis çalap
derdim vardir inilerim.

beni bir dağda buldular
kolum kanadım yoldular
dolap’a lâyık gördüler
derdim vardır inilerim.

ben bir dağın ağacıyım
ne tatliyim ne acıyım
ben mevlâya duacıyım
derdim vardır inilerim.

dağdan kestiler hezenim
bozuldu türlü düzenim
ben bir usanmaz ozanım
derdim vardir inilerim.

dülgerler beni yondu
her âzam yerine kondu
bu iniltim hak’tan geldi
derdim vardır inilerim.

suyum alçaktan çekerim
dönüp yükseğe dökerim
görün su ben ne çekerim
derdim vardir inilerim.

yunus bunda gelen gülmez
kişi muradina ermez
bu fânide kimse kalmaz
derdim vardir inilerim...

bir ben vardır bende benden içeri

ankakusu
yunus emrenin saheseri.

severim ben seni candan içeri
yolum vardır bu erkândan içeri.

beni bende demen bende değilim
bir ben vardır bende benden içeri.

nereye bakar isem dopdolusun
seni nere koyam benden içeri.

o bir dilberdürür yoktur nisâni
nisan olur mu nisandan içeri.

beni sorma bana bende değilim
sûretim hoş yürür don’dan içeri.

beni benden alana ermez elim
kadem kimbasa sultandan içeri.

tecelliden nâsib erdi kimine
kiminin maksudu bundan içeri.

kime dîdar gününden sûle deyse
onun sû’lesi var günden içeri.

senin aşkın beni benden aliptir
ne sirin dert bu dermandan içeri.

seriat, tarikat yoldur varana
hakikat mârifet andan içeri..

süleyman kuş dilin bilir dediler
süleyman var süleyman’dan içeri..

unuttum din diyânet kaldı benden
bu ne mezhepdürür dinden içeri..

dinin terkedenin küfürdür işi
bu ne küfürdür îmandan içeri..

geçer iken yunus sas oldu dosta
ki kaldi kapida andan içeri....

ben dert ile ah ederim

ankakusu
yunus emre siiri.

ben dert ile ah ederdim
derdim bana derman imiş
ister idim hasret ile
dost yanımda pinhan imiş

nerde deyi fikrederdim
göğe bakıp şükrederdim
dost benim gönlüm evinde
tenim içinde can imiş

sanırdım kendim ayrıyım
dost ayrıdır, ben gayriyim
beni bu hayale salan
bu sıfat-i hayvan imiş

insan sıfatı, kendi hak
insan durur hak, doğru bak
bu insanin suretine
cümle alem hayran imiş

her kim o insani bile
hayvan ise insan ola
cümle yaratılmış kula
insan dahi sultan imiş

tevhit imiş cümle alem
tevhidi bilendir adem
bu tevhidi inkar eden
öz canına düşman imiş

insan olan buldu hak’i
meclis onun, odur saki
hemen bu biçare yunus
aşk ile bil ayan imiş

tasdin yine deli gönül

ankakusu
yunus emre siiri.

taşdın yine deli gönül

taşdın yine deli gönül
sular gibi cağlar mısın
aktın yine kanlı yaşım
yollarımı bağlar mısın

nidem elim ermez yare
bulunmaz, derdime çare
oldum ilimden avare
beni bunda eğler misin

yavi kıldım ben yoldaşı
onulmaz bağrımın başı
gözlerimin kanlı yaşı
irmak olup cağlar misin

ben toprak oldum yoluna
sen aşırı gözedirsin
su karşıma göğüs gerip
taş bağırlı dağlar mısın

harami gibi yoluma
arkuru inen karlı dağ
ben yarimden ayrı düştüm
sen yolumu bağlar mısın

karlı dağların başında
salkım salkım olan bulut
saçın çözüp benim içun
yaşın yaşın ağlar mısın

esridi yunus’un canı
yoldayım, illerim hani
yunus düşte gördü seni
sayru musun, sağlar mısın

aşkın ile aşıklar

ankakusu
yunus emre siiri.

aşkın ile aşıklar

aşkın ile aşıklar
yansın ya resulullah
içip aşkın şarabın
kansın ya resulullah

şol seni seven kişi
verir yoluna başı
iki cihan güneşi
sensin ya resulullah

şol seni sevdi subhan
oldun kamuya sultan
canım yoluna kurban
olsun ya resulullah

aşık yunus’un canı
hilm-u şefaatkanı
alemlerin sultanı
sensin ya resulullah

hak cihana doludur

ankakusu
yunus emre siiri.

hak cihana doludur
kimseler hakk’ı bilmez
onu sen senden iste
ol senden ayrı olmaz

dünyaya inanırsın
rızka benimdir dersin
niçin yalan soylersin
çün sen dedigin olmaz


ahret yavlak ırakdır
doğruluk key yarakdır
ayrılık sarp firakdır
hiç giden geri gelmez

dünyaya gelen göçer
bir bir şerbetin içer
bu bir köprüdür geçer
cahiller onu bilmez

gelin tanış olalım
işi kolay kılalım
sevelim sevilelim
dünya kimseye kalmaz

yunus sözün anlarsan
mânâsını dinlersen
sana iy(i) dirlik gerek
bur da kimsen kalmaz.

yunus emre

ilim ilim bilmektir

ankakusu
yunus emre siiri.

ilim ilim bilmektir


ilim ilim bilmektir
ilim kendin bilmektir
sen kendini bilmez isen
ya nice okumaktır

okumaktan mânâ ne
kişi hakk’ı bilmektir
çün okudun bilmez isen
ha bir kuru emektir

okudum bildim deme
çok tâat kıldım deme
eri hak bilmez isen
abes yere yelmektir

dört kitabın manası
bellidir bir elifde
sen elifi bilmez isen
bu nice okumaktır

yunus emre der hoca
gerekse var bin hacca
hepisinden eyice
bir gönüle girmektir

yunus emre

196 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol