confessions

ankakusu

- Yazar -

  1. toplam entry 7682
  2. takipçi 1
  3. puan 129495

ne söylerler ne bir haber verirler

ankakusu
yunus emre siiri.

yalancı dünyaya konup göçenler
ne söylerler ne bir haber verirler
üzerinde türlü otlar bitenler
ne söylerler ne bir haber verirler

kiminin başında biter ağaçlar
kiminin başında sararır otlar
kimi masum kimi güzel yiğitler
ne söylerler ne bir haber verirler

toprağa gark olmuş nazik tenleri
söylemeden kalmış tatlı dilleri
gelin duadan unutman bunları
ne söylerler ne bir haber verirler

kimisi dördünde kimi beşinde
kimisinin tâcı yoktur başında
kimi altı kimi yedi yaşında
ne söylerler ne bir haber verirler

kimisi bezirgân kimisi hoca
ecel şerbetini içmek de güç a
kimi ak sakallı kimi pir koca
ne söylerler ne bir haber verirler

yunus der ki gör takdirin işleri
dökülmüşler kirpikleri kaşları
başları ucunda hece taşları
ne söylerler ne bir haber verirler

söylememek harcısi söylemeğin hasidir

ankakusu
yunus emrenin guzel siiri.

söylememek harcısı söylemegin hasıdır
söylemegin harcısı gönüllerin pasıdır

gönüllerin pasını ger sileyim der isen
şol sözü söylegil kim sözün hulâsasıdır

cümle yaradılmışa bir göz ile bakmayan
halka müderris ise hakikatte âsidir

şer’ ile hakikatin şerhini eydem işit
şeriat bir gemidir hakikat deryasıdır

ol geminin tahtası her nice muhkem ise
deniz mevc urucağız onu uşadasıdır

bundan içeri haber işit eydeyim ey yâr
hakikatin kâfiri şer’in evliyasıdır

biz tâlib-i ilmleriz aşk kitabın okuruz
çalap müderris bize aşk hod medresesidir

kerem it bir beri rikab yüzünden bırak

ankakusu
yunus emre siiri.

kerem it bir beri bak rikab yüzünden bırak
ayun öndördi misin balkurur yüz ü yanak

sıratın arılığı bulgur u nohud gibi
iki kaşun ay alnun genç aya virür sabak

kangı bir nesneni ki dil nice şerh eylesün
ilâhî sen beklegil yavuz gözlerden ırak

boyun yuvuk boyından hiç fark eyleyemedüm
gümâna viren beni küpeli iki kulak

yunus hak tecellisin senün yüzünde gördi
çare yok ayrılmağa çün sende göründi hak

o can hacan oluşer

ankakusu
yunus emre siiri.

o can haçan olüser
sen ona can olasın
ölmüş gönül dirile
orda ki sen olasın

olmeklik dirlik ola
ölümsüz dirlik bula
ölmüş gönül dirile
dermanı sen olasın

sen olduğun gönüller
her dem canin yeniler
bunlardır ölmeyenler
hekimi sen olasın

sen olduğun makamda
adil, dad olur anda
güç olmaz o divanda
sultani sen olasın

can bedenden uçacak
menzilinden göçücek
o cihana geçicek
göze ayan olasın

tozunu yel almaya
bir zerre irilmaya
aşık cani ölmeye
meşuku sen olasın

yunus sen aşık isen
aşka muvafık isen
korkma ulaşık isen
ne olursan olasın

ben bu cani canana

ankakusu
yunus emre siiri.

ben bu cani canana
kurban etsem gerektir
dost aşkını sineme
mihman etsem gerektir.
mest ede askı beni
bırakıp akli cani
geçip kevn ü mekânı
seyran etsem gerektir.
yürüyem an’dan yana
zerre’yem kândan yana
yâni cânandan yana
cevlân etsem gerektir.
bulunca ben ol cani
nideyim adı sanı
aşk dârında ben beni
berdâr etsem gerektir.
sen ey yunus’un cani
olsun dost’un kurbânı
bilip sırrı nihâni
âyan etsem gerektir...

gel gidelim dosta gönül

ankakusu
yunus emre siiri.

bir karardan durmayalım
gel gidelim dosta gönül
hasretinden yanmayalım
gel gidelim dosta gönül

kılavuz ol gönül bana
gel gidelim yardan yana
canım kurbandır canana
gel gidelim dosta gönül

kara haberin almadan
can bedenden ayrılmadan
azrail bizi bulmadan
gel gidelim dosta gönül

gerçek murada varalım
yarin hatırın soralım
yunus emre’yi alalım
gel gidelim dosta gönül

bu dünyaya inanma

ankakusu
gonulleri piri, yunus emre siiri.

gelin bir nazar eylen
noldu cihan içinde
niceler toprak oldu
bu az zaman içinde

o taze güller soldu
bülbüller ötmez oldu
ata, ana zar oldu
kaldı zindan içinde

canları oda yandı
kuzuların kurt aldı
ardınca baka kaldı
zar-u figan içinde

ey nice yarenleri
hasret kaldı canları
meğer ki buluşalar
yarın cinan içinde

o ipek don geyenler
hiç toz kondurmayanlar
çürüyüp toprak olmuş
tenler kefen içinde

o gözler ve o kaslar
o inci gibi dişler
o tenler ve o saclar
yılan, çıyan içinde

kamu çürümüş eller
o dudak ve o diller
o sevgili oğullar
kalmış toprak içinde

bu dünyaya inanma
vefasın bulam sanma
ömrün veren ziyana
çoğu pişman içinde


dünyayı bi-vefa bil
aç gözünü yarağ kil
sen dahi olursun bil
kalma guman içinde

yunus söyle sözünü
yavi kil kendozunu
ağardı-gör yüzünü
koma firak içinde

niçin ağlarsin bülbülhey

ankakusu
yunus emre siiri.

sen burda garip mi geldin
niçin ağlarsın bülbül hey
yorulup iz mi yanıldın
niçin ağlarsın bülbül hey

karlı dağlardan mı aştın
derin irmekler mı geçtin
yarinden ayrı mı düştün
niçin ağlarsın bülbül hey

hey, ne yavuz inilersin
benim derdim yenilersin
dostu görmek mi dilersin
niçin ağlarsın bülbül hey

kal’ali şehir mi yıkıldı
ya nam-u arin mi kaldı
gurbette yarin mi kaldı
niçin ağlarsın bülbül hey

gülistanlarda yaylarsın
taze gülleri yiylarsın
yavlak zarilik eylersin
niçin ağlarsın bülbül hey

uykudan gözüm uyandı
uyandı kana boyandı
yandı sol yüreğim yandı
niçin ağlarsın bülbül hey

ne oldu şu yunus’a noldu
askın deryasına daldı
yine baharistan oldu
niçin ağlarsın bülbül hey

isbu gönül bir kaledir

ankakusu
yunus emre siiri.

işbu gönül bir kaledir
akıl içinde sultan
bu gönül bir hazinedir
aşkı tutmuş bekler anı
akıl bastan başa ürür
nazar gözden baka durur
akıl gönül icre durur
ol uc haslet bekler ani
akıl taht eyledi başı
söyle bilir her bir isi
dünya icre akıl kişi
kimseye değmez ziyanı

ben söylerem ben dinlerem

ankakusu
yunus emre siiri.

ben bir acep ile geldim
kimse halim bilmez benim
ben söylerem, ben dinlerem
kimse dilim bilmez benim

benim dilim kus dilidir
benim ilim dost ilidir
ben bülbülüm, dost gülümdür
bilin, gülüm solmaz benim

o dost, bana gelsin demiş
sundum kadeh, alsın demiş
aldım kadeh, içtim şerap
artık gönlüm ölmez benim

ne durum var, ne durağım
bir yerde yoktur kararım
hakk’a münacat etmeğe
belli yerim yoktur benim

sor durduğum yeri bana
gelirsen gösterem sana
bir zerrece hak’tan ayri
gözüm nesne görmez benim

tur dağında bir tecelli
gör musa’ya neler kildi
yunus eydur hak katında
sözüm geri kalmaz benim

gelin gidelim

ankakusu
gonullerin piri, yunus emre siiri.

gelin gidelim,
allah yoluna
feryat edelim,
allah yoluna

bir yılı bir gün
gelecek o gün
süregel yüzün,
allah yoluna

derdine düşme,
yolundan şaşma
hiç şerlik koşma,
allah yoluna

yunus’un sözü,
kul olmuş özü
kanalar gozu,
allah yoluna

hiç bilmezem kezek kimun

ankakusu
yunus emre siiri.

hiç bilmezem kezek kimün
aramuzda gezer ölüm
halkı bostan idinmişdür
diledüğin üzer ölüm

bir nicenün belin büker
bir nicenün yaşın döker
bir nicenün mülkin yıkar
var gücini üzer ölüm

yiğidi koca olınca
komaz kendüyi bilince
birini koyup gülince
gözlerini süzer ölüm

haber eylen aşıklara

ankakusu
yunus emre siiri.

haber eylen âşıklara
aşka gönül veren benem
aşk bahrisi olubanı
denizlere dalan benem

deniz yüzünden su alıp
sunuverirem göklere
bulutlayın seyran edip
arşa yakın varan benem

gördüm diyen değil gören
bildim diyen değil bilen
bilen oldur gösteren ol
aşka yesir olan benem

sekiz uçmak âşıklara
köşk ü saraydır bilene
musileyin hayran olup
tur dağında kalan benem

deli oldum adım yunus
aşk oldu bana kılavuz
hazrete değin yalınız
yüz sürüyü varan benem

gelin ey kardeşler gelin

ankakusu
yunus emre siiri.

gelin ey kardeşler gelin
bu menzil uzağa benzer
nazar kıldım şu dünyaya
kurulmuş tuzağa benzer

bir pir’in eteğin tuttum
"ana beni" deyip gittim
nice yüz bin günah ettim
her biri de bir dağa benzer

cağla derviş yunus cağla
sen özünü hakk’a bağla
ağlar isen haline ağla
erdem vefa yoğa benzer

herkime dervişlik bağışlana

ankakusu
yunus emre siiri.

herkime kim dervişlik bağışlana
kalpı gide pâk ola gümüşlene

nefesinden miskile anber düte
budağından il ü şar yimişlene

yaprağı hem dertlüye derman ola
gölgesinde çok hayırlar işlene

âşıkun gözi yaşı hem göl ova
ayağından saz bitüp kamışlana

cümle şair dost bağçesi bülbüli
yunus emre orada dürraçlana

yandi yuregum dutusdi

ankakusu
yunus emre siiri.

yandı yüreğüm dutuşdı
bağrum ciğerüm kebabdurur
aşıklarun şerbetleri
bu derdüme sebebdurur

bir niçeleri aşk düzer
bir niçeleri aşk bozar
bir niçeler esrük gezer
eyle kim var harabdurur

aşkıla çalındı kalem
aşka yesirdurur âlem
âşıklar arasında
cebreil dahı hicabdurur

medreseler müderrisi
okumadılar bu dersi
şöyle kaldılar âciz
bilmediler ne babdurur


azâzil dâ’vi kıldı
dâ’visi yalan oldı
yalan dâ’vi kılanun
pes cezası azabdurur

ölmez aşk bilişleri
esrük meclis hoşları
dâim bunlarun işi
çeng ü şeşte rebabdurur

yunus imdi miskin ol
hem miskinlere kul ol
zîre miskin olanları
arzulayan çalabdurur


isteridum allah i

ankakusu
yunus emre siiri.

isteridüm allah’ı
buldumısa ne oldı
ağlarıdum dün ü gün
güldümise ne oldı

erenler meydanında
yuvarlanur tup idüm
padişah çevgânında
kaldumısa ne oldı

erenler sohbetinde
deste kızıl gül idüm
açıldum ele geldüm
soldumısa ne oldı

alimler ulemalar
medresede buldıysa
ben harâbat içinde
buldumısa ne oldı

ben burda seyr eder iken

ankakusu
yunus emre siiri.

ben bunda seyr eder iken
aceb sırra erdim ahî
bir siz dahı sizde görün
dostu bende gördüm ahî

bende baktım bende gördüm
benim ile ben olanı
suretime can vereni
kimdiğini bildim ahî

isteyüben bulımazam
ol ben isem ya ben hani
seçemedim ondan beni
bir kezden ol oldum ahî

değme bir yol kandan bana
dağılmayam değme yana
kutlu oldu seferim
hoş menzile erdim ahî

münkir kişi duymaz bunu
dertlilerin sezer canı
ben aşk bağı bülbülüyem
ol bahçeden geldim ahî

mansur idim ben ezelde
onun için geldim bunda
yak külümü savur göğe
ben "ene’l-hak" oldum ahî

mun’im oldum yoksul iken
benüm oldu kevn ü mekan
yirden göğe mağrıp maşrık
yire göğe doldum ahî

nitekim ben beni buldum
bu oldu kim hakkı buldum
korkum anı buluncadı
korkudan kurtuldum ahî

ey yarenler ey kardeşler

ankakusu
gonullerin piri, yunus emre siiri.

ey yarenler, ey kardaşlar
ecel ere olum bir gün
islerime pişman olup
kendi özüme gelem bir gün

yanlarıma kona elim
söz söylemez ola dilim
karşıma gele amelim
nettim ise görem bir gün

oğlan diğer danişmana
seladır dosta düşmana
sol dört tekbir namaz ile
dahi tamam kılam bir gün

beş karış bezdurur donum
yılan çıyan yiye etim
yıl gece obrula sinim
unutulup kalam bir gün

basıma dikeler hece
ne erte bilem ne gece
alemler umudu hoca
sana ferman olam bir gün

yunus emre sen bu sözü
dahi tamam etmemişin
tek yürüyeyim neyleyim
üstadıma gelem bir gün

194 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol