confessions

ankakusu

- Yazar -

  1. toplam entry 7682
  2. takipçi 1
  3. puan 129495

yunus emre

ankakusu
(bkz: ilim ilim bilmektir)
(bkz: bana seni gerek seni)
(bkz: gel gör beni aşk neyledi)
(bkz: hak cihana doludur)
(bkz: aşkın ile aşıklar)
(bkz: taşdın yine deli gönül)
(bkz: ben dert ile ah ederdim)
(bkz: bir ben vardır bende)
(bkz: dolap)
(bkz: şöyle garib bencileyin)
(bkz: geldi geçti ömrüm benim)
(bkz: dost)
(bkz: erenler bir denizdür)
(bkz: bir nazarda kalmayalım)
(bkz: bir kez gönül yıkdın ise)
(bkz: aşk)
(bkz: benim bunda kararım yok)
(bkz: ol dost bize gelmez ise)
(bkz: gözüm seni görmek için)
(bkz: hak bir gönül verdi bana)
(bkz: miskinlikte buldular)
(bkz: iy dost aşkun denizine)
(bkz: yok yere geçirdim günü)
(bkz: niçe bir besleyesin)
(bkz: bir sakiden içdük sarab)
(bkz: mülk ü bekadan gelmişem)
(bkz: düşdi önüme hubbü l vatan)
(bkz: cümle vücudda bulduk)
(bkz: bu dem yüzüm süreduram)
(bkz: can bir ulu kimsedür)
(bkz: divaneler)
(bkz: dosttan yüzüm dönmez benim)
(bkz: gönüller yapmaya geldim)
(bkz: çıkdum erik dalına)
(bkz: yar yüreğüm yar)
(bkz: anma mısın şol günü sen)
(bkz: yer yüzünde gezer idim)
(bkz: ah nideyim ömrüm seni)
(bkz: ey yarenler ey kardaşlar)
(bkz: ben bunda seyr eder iken)
(bkz: isteridüm allah ı)
(bkz: yandı yüreğüm dutuşdı)
(bkz: herkime kim dervişlik bağışlana)
(bkz: gelin ey kardeşler gelin)
(bkz: haber eylen aşıklara)
(bkz: evvel benem ahir benem)
(bkz: hiç bilmezem kezek kimün)
(bkz: gelin gidelim)
(bkz: ben söylerem ben dinlerem)
(bkz: işbu gönül bir kaledir)
(bkz: niçin ağlarsın bülbül hey)
(bkz: bu dünyaya inanma)
(bkz: gel gidelim dosta gönül)
(bkz: ben bu cani canana)
(bkz: söylenilen bir kelamı)
(bkz: o can haçan olüser)
(bkz: kerem it bir beri bak rikab yüzünden bırak)
(bkz: söylememek harcısı söylemegin hasıdır)
(bkz: ne söylerler ne bir haber verirler)
(bkz: ey dervişler ey kardaşlar)
(bkz: biz kime aşıksavuz alemler ana aşık)
(bkz: işidin ey yarenler)
(bkz: adı güzel kendi güzel muhammed)
(bkz: eskere kıldum bugün pinhanumı)
(bkz: niçeler bu dünyada günahını yuyamaz)
(bkz: mana eri bu yolda melul olası değil)
(bkz: yarab bu ne derddür derman bulınmaz)
(bkz: ask imamdur bize gönül cemaat)
(bkz: ya ilahi ger sual etsen bana)
(bkz: hakikatün manisin serhile bilmediler)
(bkz: arayı arayı bulsam)
(bkz: agla gözüm agla gayri)
(bkz: bir gün maksadın bulur gerçeklik ile gelen)
(bkz: anun keremi çokdur sen etduğun ol etmez)
(bkz: askin odu ciğerimi yaka geldi yaka gider)
(bkz: selam olsun)
(bkz: ali almış sancagını eline)
(bkz: sol cennetin irmaklari)








şol cennetin ırmakları

ankakusu
bugune kadar baslik acilmadigina gercekten uzuldugum yunus emre siiri.

şol cennetin ırmakları
akar allah deyu deyu
çıkmış islam bülbülleri
öter allah deyu deyu

salınır tüba dalları
kur’an okur hem dilleri
cennet bağının gülleri
kokar allah deyu deyu

kimi yiyip kimi içer
hep melekler rahmet saçar
idris nebi hulle biçer
diker allah deyu deyu

altındandır direkleri
gümüştendir yaprakları
uzandıkça budakları
biter allah deyu deyu

aydan arıdır yüzleri
misk-ü amberdir sözleri
cennet’te huri kızları
gezer allah deyu deyu

hakka aşık olan kişi
akar gözlerinin yaşı
pür nur olur içi dışı
söyler allah deyu deyu

ne dilersen hak’tan dile
kılavuzla gir bu yola
bülbül aşık olmuş güle
öter allah deyu deyu

açıldı gökler kapısı
rahmetle dolu hepisi
sekiz cennet’in kapısı
açar allah deyu deyu

rıdvan-dürür kapı açan
idris-dürür hulle biçen
kevser şarabını içen
kanar allah deyu deyu

miskin yunus var dostuna
koma bu günü yarına
yarın hakk’ın divanına
varam allah deyu deyu


ali almış sançağıni eline

ankakusu
yunus emrenin bir siiri.

ali almış sancağını eline
çekilip giderler mahşer yerine
hasan’ı hüseyn’i almış yanına
ah ümmetim deyu ağlar muhammed

kıyamet kopıcak canlar uyanır
kamil derviş mürşidine dayanır
yüzün yere koymuş hak’ka yalvarır
ah ümmetim deyu ağlar muhammed

üryan olmuş yatar o zayıf tenler
sararmış benizler söylemez diller
mahşer yerine cem olmuş erenler
ah ümmetim deyu ağlar muhammed

yunus eder gelin kadrin bilelim
fırsat elde iken tevhid edelim
ruhu için salavat getirelim
ah ümmetim deyu ağlar muhammed

selam olsun

ankakusu
yunus emre siiri.

bu dünyadan gider olduk
kalanlara selam olsun
bizim için hayır dua
kılanlara, selam olsun

ecel büke belimizi
söyletmeye dilimizi
hasta iken halimizi
soranlara, selam olsun

tenim ortaya açıla
yakasız gömlek biçile
bizi bir asan vech-ile
yunanlara, selam olsun

azrail alır canimizi
kurur damarda kanımız
yuyacağın, kefenimiz
saranlara, selam olsun

sala verile kasdımıza
gider olduk dostumuza
namaz için üstümüze
duranlara, selam olsun

dünyaya gelenler gider
hergiz gelmez yola gider
bizim halimizden haber
soranlara, selam olsun

miskin yunus söyler sözün
yas doldurmuş iki gözün
bizi bilmeyen ne bilsin
bilenlere, selam olsun

yunus emre

aşkın odu ciğerimi yaka geldi yaka gider

ankakusu
yunus emre siiri.

aşkın odu ciğerimi yaka geldi, yaka gider
garip başım bu sevdayı çeke geldi, çeke gider

kar etti firak canıma, âşık oldum sultanıma
aşk zincirin dost boynuma taka geldi, taka gider

sadıklar durur sözüne, gayri görünmez gözüne
bu gözlerim dost yüzüne baka geldi, baka gider

bülbül eder âh ü figan, hasret ile yandı bu can
benim gönülcüğüm, ey can, çıka geldi, çıka gider

âşık yunus der sözleri, efgan eder bülbülleri
dost bağçesinde gülleri, koka geldi, koka gider

anun keremi çokdur sen etdüğün ol etmez

ankakusu
yunus emre siiri.

sufiyem halk içinde tesbih elimden gitmez
dilim ma’rifet söyler gönlüm hiç kabul etmez

hoş dervisem sabrum yok dilumde inkarum çok
kulağumdan gireni hergiz özüm işitmez

görenler elim öper taç u hırkama bakar
şöyle sanurlar beni zerrece günah etmez

dışım dervi icum boş tatlu gözüm hoş
illa ben etduğumi dinen densüren etmez

yunus eksukluğuni allah’una arz eyle
anun keremi çokdur sen etduğun ol etmez

bir gün maksadin bulur gerçeklik ile gelen

ankakusu
yunus emre siiri.

ey bana iyi deyen adımı sufi koyan
acep sufi mi olur hırka ile taç giyen

başıma taç urundum halka sufi göründüm
dışıma hırka giydim içim bir kuru kova

bu dilim zikir söyler gönlüm fesat fikreyler
git böyle mi zikreyler hakk’i aşk ile seven

gözüm yolun gözetmez kulak işidir tutmaz
dilim yerinde yatmaz da’viler kılar yalan

yunus gumansız bilir yalancı yolda kalır
bir gün maksadın bulur gerçeklik ile gelen

ağla gözüm ağla gayri

ankakusu
yunus emre siiri.

ağla gözüm ağla gayri
gönül dost gider gelmez gayri
ne gam bunda bana bin kez ölsem
orda ölüm olmaz ölmezem gayri
yansın canım yansın akin oduna
aksin kanlı yasım silmezem gayri
beni irsad eden murşid-i kamil
yeter bei el daha almazam gayri
varlığım yokluğa değişmişim ben
bu gün cana basa kalmazam gayri
fenadan bakiye göç eder olduk
yöneldim sol yola dönmezem gayri
muhabbet bahrinin gavvasi oldum
gerekmez ceyhun’a dalmazam gayri
dilerim fazlından ayrılmıyasın
tanrı’m senden özge sevmezem gayri
şöyle aşık dilinden bunu yunus
eğer aşık isem ölmezem gayri

dünya uğruna meyleni verme

ankakusu
(bkz: yunus emre) siiri.

dünya umruna meyleni verme
sen de kurtulmazsın ecel elinden
ben filanım diye göğsünü germe
sen de kurtulmazsın ecel elinden

iskender de geldi alemi gezdi
zaloğlu rustem’in tahtını bozdu
yunus balığıyla deryayı yüzdü
o da kurtulmadı ecel elinden

söyler derviş yunus serveti saman
tacı tahtı aldı gitti süleyman
lokmanlar derdine olmadı derman
o da kurtulmadı ecel elinden

arayi arayi bulsam

ankakusu
yunus emre siiri.

arayı arayı, bulsam izini
izinin tozuna, sürsem yüzümü
hak nasip eylese, görsem yüzünü
ey sevdiğim gönül arzular seni

yitirdim o dostu, bilmem ne yanda
sevgisi gönülde, muhabbet canda
yarin mahşer günü, ulu divanda
ey sevdiğim gönül arzular seni

yunus senin methin eder dillerde
sevilirsin bütün bu gönüllerde
ağlayı aglayı gurbet ellerde
ey sevdiğim gönül arzular seni

hakikatun manisin serhile bilmediler

ankakusu
yunus emre siiri.

hakikatün mâ’nîsin şerhile bilmediler
erenler by dirliği riya dirilmediler

hakikat bir denizdür şeriat anun gemisi
çoklar gemiden çıkup denize dalmadılar

bunlar geldi kapuya şeriat tutdı turur
içerü girübeni ne varın bilmediler

dört kitabı şerh iden âsidür hakikatde
zîre tefsir okuyup mâ’nîsin bilmediler

ya ilahi ger sual etsen bana

ankakusu
yunus emre siiri.

yâ ilâhî ger sual etsen bana
bu durur anda cevabım uş sana

ben bana zulm eyledim ettim günah
n’eyledim n’ettim sana ey padişah

ben mi düzdüm beni sen düzdün beni
pür ayıp nişe getirdin ey ganî

gözüm açıp gördüğüm zindan içi
nefs ü hevâ pür dolu şeytan içi

haps içinde ölmeyeyim deyü aç
mismil ü murdar yedim bir iki kaç

nesne eksildi mi mülkünden senin
geçti mi hükmüm ya hükmünden senin

rızkını yiyip seni aç mı kodum
ya yiyip öynünü muhtaç mı kodum

geçmedi mi intikamın öldürüp
çürütüp gözümü toprak doldurup

kıl gibi köprü yaparsın geç deyü
sen seni gel dûzahımdan seç deyü

kıl gibi köprüden âdem mi geçer
ya düşer ya dayanır yahud uçar

kulların köprü yaparlar hayr içün
hayrı budur kim geçeler seyr içün

tâ gerek bünyâdı muhkem ola ol
ol geçenler eydeler uş doğru yol

terzi kurarsın hevâset dartmağa
kasd idersin beni oda atmağa

terezî ana gerek bakkal ola
yâ bezirgân tâcir ü attar ola

çün günah murdarlarun murdarıdur
hazretinden yaramazlar kârıdur

sen basirsin hod bilürsün hâlimi
pes ne hâcet dartasın âmâlimi

değmedi hiç yunus’dan sana ziyan
sen bilürsün âşikâre vü nihan

bir avuç toprağa bunca kıyl ü kal
neye gerek iy kerim-i zül-celâl

aşk imamdur bize gönül cemaat

ankakusu
yunus emre siiri.

aşk imamdur bize gönül cemaat
kıblemüz dost yüzi dâimdür salât

dost yüzni göricek şirk yağmalandı
anunçün kapuda kaldı şeriat

gönül secde kılur dost mihrabında
yüzin yire urup kılur münâcat

biz kimse dinine hilâf dimezüz
din tamam olıcak toğar mahabbet

toğrulık bekleyen dost kapusında
gümansız ol bulur ilâhı devlet

yarab bu ne derddur derman bulinmaz

ankakusu
yunus emre siiri.

yârab bu ne derddür derman bulınmaz
ya bu ne yaradur zahmi belürmez

benüm garib gönlüm aşkdan usanmaz
varur aşka düşer hiç bana dönmez

döner gönlüm bana öğüt virür hoş
âşık olan gönül aşkdan usanmaz

âşık ki cana kaldı âşık olmaz
canın terk itmeyen mâşukı bulmaz

âşık bir kişidür bu dünya malın
âhıret korkusın bir pula saymaz

âşık öldi diyü salâ virürler
ölen hayvan durur âşıklar ölmez

bu dünya ol âhıretden içerü
âşıkun yiri var kimesne bilmez

erenler meydanı arşdan yücedür
salarlar çevgânı tup belürmez

yunus bu tevhide gark oldı gitti
girü gelmekliğe aklı dirilmez

mana eri bu yolda melul olası değil

ankakusu
gonullerin piri yunus emre siiri.

mânâ eri bu yolda melûl olası değil
mânâ duyan gönüller hergiz ölesi değil

ten fânidir can öimez gidenler geri gelmez
ölur ise ten ölur canlar ölesi değil

cevher seven gönüller yüz bin yol eder ise
hak’dan nasib olmasa nasib olası değil

sakıngıl yârin gönlün sırçadır sımayasın
sırça sındıktan geri bütün olası değil

yaratdı hak dünyayı muhammed dostluğuna
dünyaya gelen gider bâki kalası değil

niceler bu dünyada günahını yuyamaz

ankakusu
yunus emre siiri.

niçeler bu dünyada günâhını yuyamaz
ömrü geçer yok yire iy dirîgâ tuyamaz

bir niçe kişilerün gaflet gözin bağlamış
hak yolına dirisen bir yufkaya kıyamaz

bu dünya bir gelindür yeşil kızıl donanmış
kişi yeni geline bakubanı toyamaz

var imdi miskin yunus uryan olup gir yola
yüz çukallu gelürse yalıncağı soyamaz

eskere kildum bugün pinhanumi

ankakusu
yunus emre siiri.

eşkere kıldum bugün pinhânumı
can virüben buldum ol cânânumı

can gönül hayran kalupdur mâşuka
mâşukıla sürerem devranumı

kânı buldum n’iderem ben ayruğı
yağmaya virdüm bugün dükkânumı

yir benümdür gök benümdür arş benüm
gör nicesi germişem sayvânumı

yunus oldıysa adum pes ne aceb
okuyalar defter ü divanumı

adi güzel kendi güzel muhammed

ankakusu
yunus emre’ye ait oldugu söylenen siir.

bu siirin yunus emreye ait olup olmadigi tarismalidir, muhtemelen degildir.

canım feda olsun senin yoluna
adı güzel kendi güzel muhammed
şefaat eyle bu kemter kuluna
adı güzel kendi güzel muhammed

mumin olanları çoktur cefası
ahirette çıkar zevk-ü safası
onsekiz bin alemin mustafa’si
adı güzel kendi güzel muhammed

aşıkyunus n’eyler cihanı sensiz
sen hak peygambersin şüphesiz şeksiz
sana uymayanlar gider imansiz
adı güzel kendi güzel muhammed (sav)

isidin ey yarenler

ankakusu
yunus emre siiri.

işitin ey yarenler aşk bir güneşe benzer
askı olmayan kişi misali tasa benzer

taş gönülde ne biter dilinde ağu tüter
nice yumsak söylese sözü savaşa benzer

aşkı var gönlü yanar yumsanir muma döner
taş gönüller kararmış sarp katı kışa benzer

ol sultan kapısında hazreti tapisinda
asıkların yıldızı her dem çavuşa benzer

geç yunus endişeden gerekse bu piseden
ere aşk gerek evvel ondan dervişe benzer

biz kime aşıksavuz alemler ana aşık

ankakusu
yunus emre siiri.

biz kime âşıksavuz âlemler ana âşık
kime değül diyelüm bir kapudur bir tarik

biz neyi seversevüz maşûka anı sever
dostumuzun dostına yad endişe ne lâyık

sen gerçek âşıkısan dostun dostına dost ol
bu halde kalurısan dosta değül yaraşık

yetmiş iki millete kurban ol âşıkısan
tâ âşıklar safında tamam olasın sadık

sen hakk’a âşıkısan hak sana kapu açar
ko seni beğenmeği varlık evini bir yık

hâs u âm mutî asi dost kulıdur cümlesi
kime eydibilesin gel evünden taşra çık

yunus’un bu dânişi genc-i nihan sözidür
dosta âşık olanlar iki cihandan fârik
193 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol