kuran ı kerimin 94. suresidir.
"inşirâh" açılmak, genişlemek, sevinmek manalarına gelir. duhâ sûresinden sonra mekkede inmiştir. 8 (sekiz) âyettir. bu sûrede peygamberimizin, çocukluğunda risalete hazırlamak üzere kalbinnin açılıp arıtılmasından söz edilmektedir. ayrıca, onun getirdiği dindeki kolaylıklara dikkat çekilerek allaha şükretmeye teşvik edilmektedir.
kuran ı kerimin 93. suresidir.
duhâ, kuşluk vakti demektir. sûre, adını ilk ayette geçen bu kelimeden alır. fecr sûresinden sonra mekkede inmiştir, 11 (onbir) âyettir. sûrede âhir zaman peygamberinin hususiyetlerinden biri yani yetim oluşu ele alınır ve kendisi teselli edilir.
duhâ, kuşluk vakti demektir. sûre, adını ilk ayette geçen bu kelimeden alır. fecr sûresinden sonra mekkede inmiştir, 11 (onbir) âyettir. sûrede âhir zaman peygamberinin hususiyetlerinden biri yani yetim oluşu ele alınır ve kendisi teselli edilir.
kuran ı kerimin 92. suresidir.
geceye yeminle başladığı için "leyl" denilmiştir. mekkede inmiştir, 21 (yirmibir) âyettir. bu sûrede insanoğlunun iki zıt davranışından, cömertlik ve cimrilikten bahsedilir. imanlı olmakla cömertlik, imansızlıkla cimrilik arasındaki ilişkiye dikkat çekilir.
geceye yeminle başladığı için "leyl" denilmiştir. mekkede inmiştir, 21 (yirmibir) âyettir. bu sûrede insanoğlunun iki zıt davranışından, cömertlik ve cimrilikten bahsedilir. imanlı olmakla cömertlik, imansızlıkla cimrilik arasındaki ilişkiye dikkat çekilir.
kuran ı kerimin 91. suresidir.
kadir sûresinden sonra mekkede inmiştir, 15 (onbeş) âyettir. adını, sûrenin ilk kelimesi olan ve "güneş" anlamına gelen "şems"ten alır. bu sûrede insanın yaratılışında var olan iki özellik ele alınır: iyilik ve kötülük. insanın yaratılışında, iyi olmak da kötü olmak da kabiliyet olarak vardır.
kadir sûresinden sonra mekkede inmiştir, 15 (onbeş) âyettir. adını, sûrenin ilk kelimesi olan ve "güneş" anlamına gelen "şems"ten alır. bu sûrede insanın yaratılışında var olan iki özellik ele alınır: iyilik ve kötülük. insanın yaratılışında, iyi olmak da kötü olmak da kabiliyet olarak vardır.
kuran ı kerimin 90. suresidir.
mekkede kaf sûresinden sonra inmiştir. 20 (yirmi) âyettir. adını, ilk âyette geçen, mekkeyi anlatan ve "şehir" anlamına gelen "beled" kelimesinden almaktadır. bu sûrede insanın yaratılışından, onun bazı davranışlarından, insana verilen üstün vasıflardan, o vasıfları iyiye kullanmayanın kötü âkıbetinden, iyiye kullananların da mutlu geleceklerinden söz edilir.
mekkede kaf sûresinden sonra inmiştir. 20 (yirmi) âyettir. adını, ilk âyette geçen, mekkeyi anlatan ve "şehir" anlamına gelen "beled" kelimesinden almaktadır. bu sûrede insanın yaratılışından, onun bazı davranışlarından, insana verilen üstün vasıflardan, o vasıfları iyiye kullanmayanın kötü âkıbetinden, iyiye kullananların da mutlu geleceklerinden söz edilir.
kuran ı kerimin 89. suresidir.
fecr, tan yerinin ağarması ve şafak manasına gelir. fecr sûresi, leyl sûresinden sonra mekkede inmiştir, 30 (otuz) âyettir. bu sûrede eski kavimlere ait kıssalar hatırlatılır. insanoğlunun kötülüğe yönelmekte olduğu belirtilerek bunun kötü sonucu, dünya hayatından sonraki hayat ve oradaki durumlar kısaca anlatılır.
fecr, tan yerinin ağarması ve şafak manasına gelir. fecr sûresi, leyl sûresinden sonra mekkede inmiştir, 30 (otuz) âyettir. bu sûrede eski kavimlere ait kıssalar hatırlatılır. insanoğlunun kötülüğe yönelmekte olduğu belirtilerek bunun kötü sonucu, dünya hayatından sonraki hayat ve oradaki durumlar kısaca anlatılır.
kuran ı kerimin 88. suresidir.
adını, ilk âyette geçen ve her şeyi saran, kaplayan, dehşeti her şeye ulaşan kıyamet günü anlamına gelen "ğâşiye" kelimesinden alır. ilk gelen sûrelerden olup, zâriyât sûresinden sonra mekkede inmiştir. bu sûrede kıyamet ve ahirete ait haberler vardır. ayrıca allahın varlığını anlamaya yardım edecek bazı kevnî deliller serdedilmiştir. hayatın bir plan ve program içinde akıp gittiği, bu akışın sonunda allaha varılacağı ve onun katında hesap verileceği anlatılır. 26 (yirmialtı) âyetti
adını, ilk âyette geçen ve her şeyi saran, kaplayan, dehşeti her şeye ulaşan kıyamet günü anlamına gelen "ğâşiye" kelimesinden alır. ilk gelen sûrelerden olup, zâriyât sûresinden sonra mekkede inmiştir. bu sûrede kıyamet ve ahirete ait haberler vardır. ayrıca allahın varlığını anlamaya yardım edecek bazı kevnî deliller serdedilmiştir. hayatın bir plan ve program içinde akıp gittiği, bu akışın sonunda allaha varılacağı ve onun katında hesap verileceği anlatılır. 26 (yirmialtı) âyetti
kuran ı kerimin 87. suresidir.
allahın "yüce" anlamındaki adıyla başladığı için "el-alâ" denilen bu sûre 19 (ondokuz) âyet olup, mekkede inen ilk sûrelerdendir. cenab-ı allah bu sûrede kâinatın esrarını, oluşunu, işleyişini özlü bir anlatımla ifade etmiştir.
allahın "yüce" anlamındaki adıyla başladığı için "el-alâ" denilen bu sûre 19 (ondokuz) âyet olup, mekkede inen ilk sûrelerdendir. cenab-ı allah bu sûrede kâinatın esrarını, oluşunu, işleyişini özlü bir anlatımla ifade etmiştir.
kuran ı kerimin 86. suresidir.
beled sûresinden sonra mekkede inmiştir, 17 (onyedi) âyettir. adını, 1. âyette geçen "târık" kelimesinden alır. târık, geceleyin gelen, şiddetlice vuran, kapı çalan demektir. sûrede geçen târık ise gece fazla ışık saçan yıldıza denir ki, bu, sabah yıldızıdır. mecâzî olarak da ünlü kişiye denir. bir edebî sanat olarak cahiliye devri geceye, o devirde gelen hz. peygamber de geceyi aydınlatan ve sabahı müjdeleyen sabah yıldızına benzetilmiş olabilir.
beled sûresinden sonra mekkede inmiştir, 17 (onyedi) âyettir. adını, 1. âyette geçen "târık" kelimesinden alır. târık, geceleyin gelen, şiddetlice vuran, kapı çalan demektir. sûrede geçen târık ise gece fazla ışık saçan yıldıza denir ki, bu, sabah yıldızıdır. mecâzî olarak da ünlü kişiye denir. bir edebî sanat olarak cahiliye devri geceye, o devirde gelen hz. peygamber de geceyi aydınlatan ve sabahı müjdeleyen sabah yıldızına benzetilmiş olabilir.
kuran ı kerimin 85. suresidir.
şems sûresinden sonra mekkede inmiştir; 22 (yirmiiki) âyettir. "bürûc", burc kelimesinin çoğuludur. sûrede burçları olan gökyüzüne, kıyamet gününe ve o güne tanıklık edecek olanlarla, yine o gün müşahede edilecek olaylara yemin edildikten sonra yemende geçmiş bir olaya temas edilir: yahudi zûnuvas ve adamları, yahudiliği kabul etmeyen necran hıristiyanlarını, hendek içinde yakılmış bir ateşe atarak yakarlar ve yanmakta olan insanları seyrederler. bu şekilde işkence ile yakılıp öldürülen kimseler inançları uğrunda ölmüşlerdir.
şems sûresinden sonra mekkede inmiştir; 22 (yirmiiki) âyettir. "bürûc", burc kelimesinin çoğuludur. sûrede burçları olan gökyüzüne, kıyamet gününe ve o güne tanıklık edecek olanlarla, yine o gün müşahede edilecek olaylara yemin edildikten sonra yemende geçmiş bir olaya temas edilir: yahudi zûnuvas ve adamları, yahudiliği kabul etmeyen necran hıristiyanlarını, hendek içinde yakılmış bir ateşe atarak yakarlar ve yanmakta olan insanları seyrederler. bu şekilde işkence ile yakılıp öldürülen kimseler inançları uğrunda ölmüşlerdir.
kuran ı kerimin 84. suresidir.
infitâr sûresinden sonra mekkede inmiştir, 25 (yirmibeş) âyettir. göğün yarılmasından söz ettiği için bu adı almıştır.
infitâr sûresinden sonra mekkede inmiştir, 25 (yirmibeş) âyettir. göğün yarılmasından söz ettiği için bu adı almıştır.
kuran ı kerimin 83. suresidir.
mekkede inmiştir, 36 (otuzaltı) âyettir. ölçü ve tartılarında hile yapanları kötüleyerek başladığı için bu adı almıştır.
mekkede inmiştir, 36 (otuzaltı) âyettir. ölçü ve tartılarında hile yapanları kötüleyerek başladığı için bu adı almıştır.
kuran ı kerimin 82. suresidir.
nâziât sûresinden sonra mekkede inmiştir. 19 (ondokuz) âyettir. manası "yarılmaktır"tır. göğün yarılmasından söz ederek başladığı için bu adı almıştır. konusu ahiret âlemidir.
nâziât sûresinden sonra mekkede inmiştir. 19 (ondokuz) âyettir. manası "yarılmaktır"tır. göğün yarılmasından söz ederek başladığı için bu adı almıştır. konusu ahiret âlemidir.
kuran ı kerimin 81. suresidir.
mekkede inmiştir, 29 (yirmidokuz) âyettir. sûrenin başında güneşin dürülmesinden söz edilmiş ve adını da buradan almıştır. sûrenin söz dizisinde, ihtiva ettiği konuya ilişkin anlamları yankılandıran ve güçlendiren mükemmel bir musikî taklit edilemez bir âhenk vardır.
mekkede inmiştir, 29 (yirmidokuz) âyettir. sûrenin başında güneşin dürülmesinden söz edilmiş ve adını da buradan almıştır. sûrenin söz dizisinde, ihtiva ettiği konuya ilişkin anlamları yankılandıran ve güçlendiren mükemmel bir musikî taklit edilemez bir âhenk vardır.
mekkede inmiştir, 42 (kırkiki) âyettir. adını, "yüzünü ekşitti, buruşturdu" anlamına gelen ilk kelimesinden almıştır. bu sûrenin iniş sebebiyle ilgili olarak şöyle bir hadise nakledilmiştir: efendimiz; velîd, ümeyye b. halef, utbe b. rabîa gibi kureyşin ileri gelenlerine islâmı anlattığı bir sırada âmâ olan abdullah b. ümmü mektum gelir ve "yâ resûlallah! allahın sana öğrettiklerinden bana da öğret" der. o esnada resûlullah (a. s.) cevap vermez. çünkü kureyşin bu ileri gelen kimseleri, zaten kendilerine özel muamele edilmesini istiyorlardı. efendimiz onları gücendirmek istemedi. abdullah tekrar seslenince elinde olmayarak yüz hatları değişti. bu esnada onlar kalkıp gittiler. biraz sonra bu âyetler geldi. resûlullahın bazı davranışlarını tenkit ve onu ikaz mahiyetinde gelen bu ve benzeri âyetler, onun hak peygamber olduğuna en büyük delildir. zira hiç kimse kendisini bu şekilde tenkit etmez.
kuran ı kerimin 79. suresidir.
nebe sûresinden sonra mekkede inmiştir; 46 (kırkaltı) âyettir. adını, "söküp çıkaranlar" manasına gelen "nâziât" kelimesinden alır. ana fikir olarak kıyameti konu edinir. cenab-ı allah, sûrenin başında, kendilerini, ilk beş âyette belirtilen güç ve melekelerle donattığı varlıklara yemin etmektedir.
nebe sûresinden sonra mekkede inmiştir; 46 (kırkaltı) âyettir. adını, "söküp çıkaranlar" manasına gelen "nâziât" kelimesinden alır. ana fikir olarak kıyameti konu edinir. cenab-ı allah, sûrenin başında, kendilerini, ilk beş âyette belirtilen güç ve melekelerle donattığı varlıklara yemin etmektedir.
kuran ı kerimin 78. suresidir.
meâricden sonra inmiştir; ilk mekkî sûrelerden olup 40 (kırk) âyettir. "nebe " haber demektir. kıyamet haberlerini ihtiva ettiği için bu ad verilmiştir.
meâricden sonra inmiştir; ilk mekkî sûrelerden olup 40 (kırk) âyettir. "nebe " haber demektir. kıyamet haberlerini ihtiva ettiği için bu ad verilmiştir.
kuran ı kerimin 77. suresidir.
mekkede inmiştir. 50 (elli) âyettir. "gönderilenler" anlamına gelen "el-mürselât" kelimesi ile başladığı için sûre bu adı almıştır. müfessirler, "gönderilenler"den maksadın, âlemin idaresi ile görevli bir kısım melekler veya rüzgârlar, yahut peygamberler, yahut da kuran âyetleri olabileceğini belirtmişlerdir.
mekkede inmiştir. 50 (elli) âyettir. "gönderilenler" anlamına gelen "el-mürselât" kelimesi ile başladığı için sûre bu adı almıştır. müfessirler, "gönderilenler"den maksadın, âlemin idaresi ile görevli bir kısım melekler veya rüzgârlar, yahut peygamberler, yahut da kuran âyetleri olabileceğini belirtmişlerdir.
kuran ı kerimin 76. suresidir.
mekkede veya medinede nâzil olduğuna dair rivayetler vardır; 31 (otuzbir) âyettir. adını ilk âyetinde geçen "el-insân" kelimesinden almıştır. "hel etâke", "ed-dehr", "el-ebrâr" ve "el-emşâc" isimleri ile de anılır.
mekkede veya medinede nâzil olduğuna dair rivayetler vardır; 31 (otuzbir) âyettir. adını ilk âyetinde geçen "el-insân" kelimesinden almıştır. "hel etâke", "ed-dehr", "el-ebrâr" ve "el-emşâc" isimleri ile de anılır.
kuran ı kerimin 75. suresidir.
mekkede nâzil olan bu sûre, 40 (kırk) âyettir. adını, ilk âyetinde geçen "el-kıyâme" kelimesinden almıştır.
mekkede nâzil olan bu sûre, 40 (kırk) âyettir. adını, ilk âyetinde geçen "el-kıyâme" kelimesinden almıştır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?