kuran ı kerimin 114. ve son suresidir.
(21/114.sure)nâs, insanlar demektir. medinede inmiştir, 6 (altı) âyettir.
kuran ı kerimin 113. suresidir.
felak, sabah manasına geldiği gibi yarmak manasına da gelir. bunndan sonra gelen nâs sûresiyle birlikte ikisine "iki koruyucu" anlamında "muavvizeteyn" denir. bu sûrelerin şifa maksadıyla okunduğuna dair hadisler vardır. medinede inmiştir. 5 (beş) âyettir.
felak, sabah manasına geldiği gibi yarmak manasına da gelir. bunndan sonra gelen nâs sûresiyle birlikte ikisine "iki koruyucu" anlamında "muavvizeteyn" denir. bu sûrelerin şifa maksadıyla okunduğuna dair hadisler vardır. medinede inmiştir. 5 (beş) âyettir.
kuran ı kerimin 112. suresidir.
ihlâs, samimi olmak, dine içtenlikle bağlanmak, esaslarını sırf allah rızası için uygulamak anlamınadır. mekkede inmiştir, 4 (dört) âyettir. islâmın tevhid akîdesinin en özlü ve anlamlı ifadesidir.
ihlâs, samimi olmak, dine içtenlikle bağlanmak, esaslarını sırf allah rızası için uygulamak anlamınadır. mekkede inmiştir, 4 (dört) âyettir. islâmın tevhid akîdesinin en özlü ve anlamlı ifadesidir.
kuran ı kerimin 111. suresidir.
tebbet, "kurusun" manasına bedduadır. ebu leheb hakkında inmiştir. zira o, eziyet etmek kasdıyla resûlullahın yoluna gizlice diken koymuş, bu işte kendisine karısı da yardım etmişti. sûre, "mesed sûresi" diye de anılır. fâtiha sûresinden sonra mekkede inmiştir, 5 (beş) âyettir. (bir rivayete göre şuarâ sûresinin 124. âyeti gereğince efendimiz yakın akrabasını çağırarak, onları islâma dâvet etmişti. amcası ebû leheb galiz sözler sarfederek, "bizi bunun için mi çağırdın?" demişti. bunun üzerine bu sûre indi.)
tebbet, "kurusun" manasına bedduadır. ebu leheb hakkında inmiştir. zira o, eziyet etmek kasdıyla resûlullahın yoluna gizlice diken koymuş, bu işte kendisine karısı da yardım etmişti. sûre, "mesed sûresi" diye de anılır. fâtiha sûresinden sonra mekkede inmiştir, 5 (beş) âyettir. (bir rivayete göre şuarâ sûresinin 124. âyeti gereğince efendimiz yakın akrabasını çağırarak, onları islâma dâvet etmişti. amcası ebû leheb galiz sözler sarfederek, "bizi bunun için mi çağırdın?" demişti. bunun üzerine bu sûre indi.)
kuran ı kerimin 110. suresidir.
nasr, yardım demektir. sûrede allahın hz. peygambere yardım ederek fetihlere kavuşturduğu ifade edildiği için bu adı almıştır. bu sûre, mekkenin fethi sırasında inmiş olmakla beraber medine devrinde yani hicretten sonra indiği için medenî (medinede inen) sûrelerdendir. 3 (üç) âyettir. islâm zaferini haber verir. ibn ömerden gelen rivayete göre bu sûre indikten sonra peygamberimiz seksen gün yaşamıştır.
nasr, yardım demektir. sûrede allahın hz. peygambere yardım ederek fetihlere kavuşturduğu ifade edildiği için bu adı almıştır. bu sûre, mekkenin fethi sırasında inmiş olmakla beraber medine devrinde yani hicretten sonra indiği için medenî (medinede inen) sûrelerdendir. 3 (üç) âyettir. islâm zaferini haber verir. ibn ömerden gelen rivayete göre bu sûre indikten sonra peygamberimiz seksen gün yaşamıştır.
kuran ı kerimin 108. suresidir.
kevser, çok nimet demektir; ayrıca cennette bir havuzun da adıdır. âdiyât sûresinden sonra mekkede inen bu sûre 3 (üç) âyettir. erkek çocukları yaşamadığı için peygamberimize müşrikler, nesli kesik manasına "ebter" dediler. sûrede buna cevap verilmiştir.
kevser, çok nimet demektir; ayrıca cennette bir havuzun da adıdır. âdiyât sûresinden sonra mekkede inen bu sûre 3 (üç) âyettir. erkek çocukları yaşamadığı için peygamberimize müşrikler, nesli kesik manasına "ebter" dediler. sûrede buna cevap verilmiştir.
kuran ı kerimin 107. suresidir.
mâûn, zekât vermek yahut bir şeyi geçici olarak kullanması için birine vermek şeklinde yardım demektir. âlimlerin çoğuna göre tamamı mekkede inmiştir, 7 (yedi) âyettir. dini yalanlayan, iyilikten uzak duran kimseler hakkında inmiştir.
mâûn, zekât vermek yahut bir şeyi geçici olarak kullanması için birine vermek şeklinde yardım demektir. âlimlerin çoğuna göre tamamı mekkede inmiştir, 7 (yedi) âyettir. dini yalanlayan, iyilikten uzak duran kimseler hakkında inmiştir.
kuran ı kerimin 106. suresidir.
kureyşe cahiliye devrinde verilen bazı imtiyazlardan bahsettiği için bu adı almıştır. tîn sûresinden sonra mekkede inmiştir, 4 (dört) âyettir.
kureyşe cahiliye devrinde verilen bazı imtiyazlardan bahsettiği için bu adı almıştır. tîn sûresinden sonra mekkede inmiştir, 4 (dört) âyettir.
kuran ı kerimin 105. suresidir.
kâbeyi yıkmak isteyen ebrehenin fillerle hücumunu konu edindiği için bu adı almıştır. kâfirûn sûresinden sonra mekkede inmiştir, 5 (beş) âyettir.
kâbeyi yıkmak isteyen ebrehenin fillerle hücumunu konu edindiği için bu adı almıştır. kâfirûn sûresinden sonra mekkede inmiştir, 5 (beş) âyettir.
kuran ı kerimin 104. suresidir.
hümeze, birini arkasından çekiştirmek, onunla alay etmek, kırmak ve incitmek manalarına gelir. kıyamet sûresinden sonra mekkede inmiştir, 9 (dokuz) âyettir.
hümeze, birini arkasından çekiştirmek, onunla alay etmek, kırmak ve incitmek manalarına gelir. kıyamet sûresinden sonra mekkede inmiştir, 9 (dokuz) âyettir.
kuran ı kerimin 103. suresidir.
asr, yüzyıl, ikindi vakti ve meyvenin suyunu çıkarmak gibi manalara gelir. "asr"a yemin ile söze başladığı için bu adı almıştır. inşirâh sûresinden sonra mekkede inmiştir. 3 (üç) âyettir. sûrede kurtuluşun imana, iyi işler yapmaya hakkı ve sabrı tavsiye etmeye bağlı olduğu anlatılmıştır.
asr, yüzyıl, ikindi vakti ve meyvenin suyunu çıkarmak gibi manalara gelir. "asr"a yemin ile söze başladığı için bu adı almıştır. inşirâh sûresinden sonra mekkede inmiştir. 3 (üç) âyettir. sûrede kurtuluşun imana, iyi işler yapmaya hakkı ve sabrı tavsiye etmeye bağlı olduğu anlatılmıştır.
kuran ı kerimin 102. suresidir.
tekâsür, çokluk yarışı ve çoklukla övünmek demektir. kevser sûresinden sonra mekkede inmiştir. 8 (sekiz) âyettir. cahiliye arapları, mal, evlât ve akrabalarının çokluğunu bir gurur ve şeref sebebi sayarlar, hatta bu hususta yaşayanlarla yetinmeyip kabilelerinin üstünlüğünü geçmişleriyle de isbat etmek için kabirlere gider, ölmüş akrabalarının çokluğuyla övünürlerdi. sûrede onların bu tutumu eleştirilmekte ve gerçek üstünlüğün ahirette ortaya çıkacağı belirtilmektedir.
tekâsür, çokluk yarışı ve çoklukla övünmek demektir. kevser sûresinden sonra mekkede inmiştir. 8 (sekiz) âyettir. cahiliye arapları, mal, evlât ve akrabalarının çokluğunu bir gurur ve şeref sebebi sayarlar, hatta bu hususta yaşayanlarla yetinmeyip kabilelerinin üstünlüğünü geçmişleriyle de isbat etmek için kabirlere gider, ölmüş akrabalarının çokluğuyla övünürlerdi. sûrede onların bu tutumu eleştirilmekte ve gerçek üstünlüğün ahirette ortaya çıkacağı belirtilmektedir.
kuran ı kerimin 101. suresidir.
kâria, kapı çalan demektir ve kıyamet kasdedilmiştir. kureyş sûresinden sonra mekkede inmiştir, 11 (onbir) âyettir. bu sûrede, kıyametin kopuşunda meydana gelecek olaylardan ve insanın âkıbetinden söz edilmiştir
kâria, kapı çalan demektir ve kıyamet kasdedilmiştir. kureyş sûresinden sonra mekkede inmiştir, 11 (onbir) âyettir. bu sûrede, kıyametin kopuşunda meydana gelecek olaylardan ve insanın âkıbetinden söz edilmiştir
kuran ı kerimin 100. suresidir.
âdiyât, koşan atlar demektir. asr sûresinden sonra mekkede inmiştir, 11 (onbir) âyettir. bu sûrede insanoğlunun nankörlüğünden, kıyamet günü ortaya çıkacak acıklı durumdan söz edilir.
âdiyât, koşan atlar demektir. asr sûresinden sonra mekkede inmiştir, 11 (onbir) âyettir. bu sûrede insanoğlunun nankörlüğünden, kıyamet günü ortaya çıkacak acıklı durumdan söz edilir.
kuran ı kerimin 99. suresidir.
deprem demek olan "zilzâl", sûrenin ilk âyetinde geçer. nisâ sûresinden sonra medinede inmiştir, 8 (sekiz) âyettir. kıyametin kopmasından, insanların yeniden dirilip hesap vermelerinden, herkesin -iyi ya da kötü- ettiğini bulacağından bahseder.
deprem demek olan "zilzâl", sûrenin ilk âyetinde geçer. nisâ sûresinden sonra medinede inmiştir, 8 (sekiz) âyettir. kıyametin kopmasından, insanların yeniden dirilip hesap vermelerinden, herkesin -iyi ya da kötü- ettiğini bulacağından bahseder.
kuran ı kerimin 98. suresidir.
açık delil manasına gelen ve birinci âyette geçen "beyyine" kelimesi sûreye ad olmuştur. talâk sûresinden sonra medinede inmiştir, 8 (sekiz) âyettir. bu sûrede kâfirlerden ve müşriklerden söz edilmiş, onların bazı davranışları anlatılmış, inanan ve iyi işler yapanların kurtuluşa ereceği ifade edilmiştir.
açık delil manasına gelen ve birinci âyette geçen "beyyine" kelimesi sûreye ad olmuştur. talâk sûresinden sonra medinede inmiştir, 8 (sekiz) âyettir. bu sûrede kâfirlerden ve müşriklerden söz edilmiş, onların bazı davranışları anlatılmış, inanan ve iyi işler yapanların kurtuluşa ereceği ifade edilmiştir.
kuran ı kerimin 97. suresidir.
kadir gecesinden söz ettiği için bu adı almıştır. abese sûresinden sonra mekkede inmiştir. 5 (beş) âyettir. sûrede, kadir gecesinden, onun faziletinden, o gecede meleklerin yeryüzüne inişinden bahsedilir.
kadir gecesinden söz ettiği için bu adı almıştır. abese sûresinden sonra mekkede inmiştir. 5 (beş) âyettir. sûrede, kadir gecesinden, onun faziletinden, o gecede meleklerin yeryüzüne inişinden bahsedilir.
kuran ı kerimin 96. suresidir.
alak, insanın yaratılış safhalarından olan aşılanmış yumurtayı ifade eder. bu sûreye "ikra sûresi" de denir. mekkede inmiştir; 19 âyettir. ilk 5 âyeti, kuranın ilk inen âyetleridir. bu sûrede okumanın, öğrenmenin üstünlüğü, insanın yaratılışı, kalemin özelliği, bunların insana allahın ihsanı olduğu, insanın bunları düşünmesi, rabbine itaat etmesi gerektiği, aksi halde azaba dûçar olacağı anlatılır.
alak, insanın yaratılış safhalarından olan aşılanmış yumurtayı ifade eder. bu sûreye "ikra sûresi" de denir. mekkede inmiştir; 19 âyettir. ilk 5 âyeti, kuranın ilk inen âyetleridir. bu sûrede okumanın, öğrenmenin üstünlüğü, insanın yaratılışı, kalemin özelliği, bunların insana allahın ihsanı olduğu, insanın bunları düşünmesi, rabbine itaat etmesi gerektiği, aksi halde azaba dûçar olacağı anlatılır.
kuran ı kerimin 95. suresidir.
"tîn", dağ adı veya incir demektir. bürûc sûresinden sonra mekkede inmiştir, 8 (sekiz) âyettir
"tîn", dağ adı veya incir demektir. bürûc sûresinden sonra mekkede inmiştir, 8 (sekiz) âyettir
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?