portekizcede liman anlamına gelen kelime.
iç saha maçlarını 52,000 kişilik estadio do dragaoda oynayan portekiz ekibi.
iç saha maçlarını 41,700 kişilik stadio friuli stadyumunda oynayan serie a ekibi.
iç saha maçlarını 28,800 kişilik stadio ennio tardini stadyumunda oynayan serie a ekibi. bu sene küme düşmemek için mücadele vermektedirler.
iç saha maçlarını 40,100 kişilik stadio luigi ferraris stadyumunda oynayan serie a ekibi. bu sene uefa kupasına katılma mücadelesi vermektedir.
iç saha maçlarını 31,800 kişilik estadio balaidos stadyumunda oynayan la primera ekibi. bu sene küme düşmemek için oynamaktadır.
iç saha maçlarını 32,000 kişilik estadio anoeta stadyumunda oynayan la primera ekibi. kulup bu sene gerçekten çok kötü performans sergilemektedir ve küme düşmesine kesin gözüyle bakılmaktadır.
iç saha maçlarını 19,800 kişilik estadio el sadar stadyumunda oynayan la primera ekibi. takım bu sene uefada çeyrek finale kadar çıkmayı başarmış ve çeyrek final ilk maçında deplasmanda rakibini 3-0 yenerek yarı final için büyük avantaj yakalamıştır.
iç saha maçlarını 23,100 kişilik estadio son moix stadyumunda oynayan la primera kibi.
iç saha maçlarını 19,900 kişilik estadio nuevo colombino stadyumunda oyanayan la primera ekibi. lige bu sene çıkmalarına rağmen bu sene gösterdiği performansla tüm dikkatleri üzerine çekmiştir ve şu an ligte 6. dır.
iç saha maçlarını 14,400 kişilik coliseum alfonso perez stadyumunda oynaayan la primera ekibi. geçtiğimiz sene la primeraya çıkmayı başaran getafe başarılı sonuçlar alarak tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. takım şu anda ligte 10.dur.
iç saha maçlarını 56,000 kişilik estadi olimpic montjuic stadyumunda oynayan la primera ekibi. ezeli rakibi bir başka katalan ekibi olan barcelonadır. takım bu sene uefada çeyrek finale kadar çıkmayı başarmış ve çeyrek finalde benficayı 3-2 yenerek yarı final için büyük avantaj yakalamıştır.
hindistanda dinsel bayramlarda oynan ezgili, danslı halk oyunu.
brechtin epik tiyatrosunun estetik temellerinden biri. seyirci ile sahne arasına bir estetik uzaklık koyarak seyircinin oyun kişileriyle özdeşleşmesini engellemek ve ussal yoldan bir yargıya varmasını sağlamak düşüncesiyle geliştirilmiştir. bunun için oyunculukta, müzikte, sahne tasarımında estetik uzaklığı sağlayacak çeşitli yabancılaştırma etmenleri kullanılmıştır.
oyun içinde oyuna karşılık veren bir dramaturjik biçimlendirme aracı; bir tiyatro oyununda tiyatro sahnesinin yer alması. tiyatro içinde tiyatroya romantik tersinlemenen bir biçemleştirme aracı olarak, gerçekliğin tersinlemeli biçimde ikiye ayrılması, iki gerçeklik düzlemi biçiminde rastlanır. çağdaş tiyatroda, tiyatro içinde tiyatronun başlıca örnekleri, pirandellonun altı kişi yazarını arıyoru ile weissın marat/sadeıdır
1920-21de rusyada halk eğitim komiserliği tiyatro bölümü yöneticisi v.e. meyerhold tarafından tiyatronun ekim devrimi doğrultusunda dönüşüme uğratılacağının ilan edilmesi. tiyatro devrimini doğuran başlıca düşünceler şunlardır: 1- bütün ülkede yürürlüğe girecek bir tiyatro sisteminin kurulması, 2- tiyatro programının siyasallaştırılması; 3- yeni ideoloji biçimlerini işleyecek ve yaygınlaştıracak eğitim kurumlarının kurulması, 4- komünizm düşüncelerine düşmanca bir toplumsal düzenin propagandasını yapan profesyonel burjuva tiyatrosuna karşı savaş. tiyatro devrimi, aynı zamanda, rusya tiyatrosunun kurulmasının ilk aşaması olarak yer alan tiyatroda devrim hareketidir de. bu anlamda, stanislavskinin oyunculuk yasalarını sistemleştirmesi kadar, moskova sanat tiyatrosuna bağlı deneme stüdyolarının açması; tayrov tarafından tiyatronun natüralizmden ve yazarın egemenliğinden kurtarılarak yönetmenin egemenliğinde tiyatrosallaştırılması; meyerhold tarafından bütün bütüne devrimin hizmetine koşulduğu kadar, devrimci tiyatro ve sahneleme tekniklerinin de yaratılması, oklopkov tarafından kitlesel tiyatronun uygulanması, vaktangov tarafından "dördüncü duvar"ın kaldırılması, bütün bunlar, tiyatroda devrimler yaratarak çağdaş yönetmen tiyatrosunun kurulmasına ve çağdaş yeniliklerin tiyatroya getirilmesine yol açmıştır. öte yandan, mayakovski, erdmann, tretyakov gibi yazarların yaratımlarıyla bütünleşen tiyatro devrimi, simgeci, fantastik, grotesk, fütürist, kübo-fütürist, konstrüktivist tekniklerin uyarma ve propaganda tiyatrosu teknikleriyle birleştirilerek yeni devrimci anlatım, yöntem ve uygulamaların yaratılmasına neden olmuştur. öte yandan, yine tiyatro devrimi bağlamın işçi-kültür tiyatroları ile uyarma ve propaganda tiyatrosu hareketleri yanısıra, devrimci kitle oyunları ile yurt çapına yayılmış çok geniş amatör tiyatro hareketleri de yer almıştır. tiyatro devrimi, toplumcu tiyatro kültürü oluşturmaya, tiyatroyu gerek siyasal, gerek estetik yönden devrimci kılmaya yönelik bir hareket olmuş; ancak, 1930dan sonra dogmatik bir sanat politikasının uygulanması sonunda, bu yenilikçi devrimsel etkinlikler, "biçimcilik"le suçlanarak sona ermiştir.
gerçekçi akımın bu evresi içinde, bir bütün olarak toplumcu sanatı ve tiyatroyu kapsar; sanatçı ya da yazar, emekçi sınıfın ve toplumcu düzenin amaçlarıyla temelde anlaşmıştır. eleştirel gerçekçilik toplumculuğu benimserken, bu anlayışta olanlar toplumculuğu kurma savaşımı içindedir. ancak ilk başlarda, sovyet rusyada, bu akımın yazarları rejimin propagandasını yapmışlar ve bu anlayışın dünya görüşünü zayıflatmışlardır. doğal olarak, günümüze, bu görüşün yalnızca evrensel yapıtları kalmıştır.
reinhardtın doğrudan sanatsal ve mali yönetimini üstlendiği tiyatro etkinliklerini belirten kavram. aynı zamanda tiyatro örgütçüsü ve girişimcisi olan reinhardt, tiyatro etkinlikleri arasında sahne yapısı ve sahneleme olarak birçok yeniliklere önayak olmuştur. reinhardt tiyatroları şöyle gösterilebilir: schall und rauch kabare tiyatrosu (1902, berlin), neues theater (1903, berlin), deutsches theater (1905, berlin), volksbühne (1915- 18, berlin), grossen schauspielhaus (1919, berlin), reinhardtın bu dönemde berlinde etkili olduğu 11 tiyatro vardır. viyanada: theater in der josefstadt (1923), schönbrunner schlosstheater (1928).
oyuncu olarak insanın yerini mekanik olarak hareket eden nesnelerin aldığı ya da insanların mekanik hareketli oyunculuğuna dayanan tiyatro biçimi için kullanılan kavram. 20. yüzyılın başında tiyatro reformu hareketine bağlı olarak craig tarafından ortaya atılan "üstün kukla" oyunculuk anlayışıyla ortaya çıkmış olan mekanik tiyatro, tiyatroyu mekanik bir araç haline getirmeyi amaçlar. fütürüst tiyatro da "mekanik bale"ler gerçekleştirmiş; tiyatroyu "duyguları üretme makinesi" olarak görmüştür. fütürüst tiyatronun mekanik tiyatro anlayışından etkilenen konstrüktivist tiyatro, rusyada devrim sonrasında "fütürüst opera" örneğinde "elektronik gösteri"ler düzenlemiştir, f. legger, "insan merkezci gösteri"ler mekanik olarak yenileştirmeye yönelirken, bauhaus sanatçıları da mekanik tiyatroyla kuramsal ve pratik olarak uğraşmışlardır. bauhaus "sahne atölyesi"nin yöneticisi o. schlemmer, insan bedenin mekanik yönünü öne çıkarmaya, mekanik olarak hareket eden geometrik sanatfigürü haline getirmeye çalışmış; l. maholy-nagy ise, biçim, ışık, renk, ses ve hareket gibi canlandırma öğelerinin birleşmesinden "eylemsel olay" yaratmayı denemiş; kandinski soyut bireşimci sahneyi kurmayı istemiştir. laterna magica ile çokmedyalı tiyatrolar, mekanik tiyatronun günümüzdeki örnekleridir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?