acikli, kotucul bir ruhun adi. bazi inani$lara gore yeni dogum yapmi$ lohusa kadinlari korkutan ve cigerlerini alip goturdugune inanilan ruh, hayali yaratik. insanlara korkulu kabuslari ve karabasanlari gonderen odur.
(bkz: huma)
yakındoğu ve akdeniz mitolojinde yer alan, zamanla türk mitolojisine de geçen aslan gövdeli, kanatlı ve kartal başlı; göğü, tan ağarışını, gücü ve bilimi simgeleyen düşsel varlık. bir kaç çeşit betimlemesi daha olan mitolojik yaratık.
en çok bilineni; kuş ve aslan birleşimi şeklindeki biçimidir. bazı efsanelerde kuşun türü söylenmezken, diğerlerinde kartal sözcüğü geçer, ender olarak da kanatları olmayan, salt kartal kafası ve aslan bedeninden oluşmuş bir yaratık olarak anlatılır. yine anlatılara göre, son derece cesur ve gururlu hayvanlardır. bunlar pençelerinde insan, at, hatta fil taşıyabilecek kadar büyüktürler. aynı şekilde, pençe tırnaklarının kupa olarak kullanılabileceği söylenir. hatta köprücük kemiklerinden de yay yapılabildiği ifade edilir. isveçli tarihçi olaus magnusa göre bu yaratıklar, kuzey dağlarında yaşamış bir kuş cinsidir. rivayetlere göreyse erkek bir griffon ile dişi bir at çiftleştiği zaman ortaya çıkan yaratıklara hipogrif denir. ingilizce gryphon diye de yazılır.
çin efsanelerinde de gecen bir griffon türü ise geyik gibi boynuzları olan, pullarla örtülü başa ve bedene sahip ve aynı zamanda kartal pençeli ve kanatlı bir ejder olarak tasvir edilir. bu kutsal hayvanın görülmesi, zafer ve barışın müjdecisi olarak yorumlanır.
en çok bilineni; kuş ve aslan birleşimi şeklindeki biçimidir. bazı efsanelerde kuşun türü söylenmezken, diğerlerinde kartal sözcüğü geçer, ender olarak da kanatları olmayan, salt kartal kafası ve aslan bedeninden oluşmuş bir yaratık olarak anlatılır. yine anlatılara göre, son derece cesur ve gururlu hayvanlardır. bunlar pençelerinde insan, at, hatta fil taşıyabilecek kadar büyüktürler. aynı şekilde, pençe tırnaklarının kupa olarak kullanılabileceği söylenir. hatta köprücük kemiklerinden de yay yapılabildiği ifade edilir. isveçli tarihçi olaus magnusa göre bu yaratıklar, kuzey dağlarında yaşamış bir kuş cinsidir. rivayetlere göreyse erkek bir griffon ile dişi bir at çiftleştiği zaman ortaya çıkan yaratıklara hipogrif denir. ingilizce gryphon diye de yazılır.
çin efsanelerinde de gecen bir griffon türü ise geyik gibi boynuzları olan, pullarla örtülü başa ve bedene sahip ve aynı zamanda kartal pençeli ve kanatlı bir ejder olarak tasvir edilir. bu kutsal hayvanın görülmesi, zafer ve barışın müjdecisi olarak yorumlanır.
altay mitolojisinde, govdesi, kol ve bacaklari insan bicimli, kartal ba$li, kartal gagali ve kartal penceli karaku$.
http://tinyurl.com/23ynd8
http://tinyurl.com/23ynd8
çarşamba karısı, türkçede saçı başı karmakarışık, üstü başı özensiz kadın anlamında kullanılır, zaman zaman alkarısına tekabül eder.
çarşamba gecesi işe başlanırsa, kızan ve o eve kötülük yapan kötücül çirkin bir kadın olarak tanımlanan çarşamba karısı, gelip -genelde- evin çocuğunu kaçırır. yine anadolu inançlarında haftanın belirli bir günü, yarım kalan işlerin olduğu evlere gelerek işleri karıştıran, insanlara kötülük yapan dişi varlık olarak tanımlanır.
mitolojik bir yaratıktan ziyade hortlak, hayalet, -genel anlamda- cin, peri, öcü türünde bir memorat unsurudur.
çarşamba gecesi işe başlanırsa, kızan ve o eve kötülük yapan kötücül çirkin bir kadın olarak tanımlanan çarşamba karısı, gelip -genelde- evin çocuğunu kaçırır. yine anadolu inançlarında haftanın belirli bir günü, yarım kalan işlerin olduğu evlere gelerek işleri karıştıran, insanlara kötülük yapan dişi varlık olarak tanımlanır.
mitolojik bir yaratıktan ziyade hortlak, hayalet, -genel anlamda- cin, peri, öcü türünde bir memorat unsurudur.
altay şamanlığında, yeraltındaki büyük denizde yaşadığına inanılan, erlik hizmetlisi, timsah biçimli efsane yaratığı. abura diye bir söylenişi de vardır. yeşil bir kumaştan yapılmış ve örgülerle süslenmiş abranın tasviri, şamanın giysisine asılır. abranın başı puhu tüyleri ile süslenir. gözü, parlak bakır düğmelerden, ayakları da genellikle kırmızı kumaşlardan seçilmiş yamalardan yapılır. bunlara, örülmüş dokuz püskül eklenir.
efsaneye göre julius sezar’ın son sözleridir. türkçe’ye "sen de mi brutus?" veya "sen bile mi brutus?" olarak çevrilmiştir.
15 mart m.ö. 44’te julius sezar, marcus junius brutus liderliğindeki kızgın bir grup senatör tarafından sırtından hançerlenmiştir. brutus sezar’ın en yakın arkadaşıydı. sezar’ın önce saldırganlara karşı koymaya çalıştığı, fakat brutus’u görünce, bu sözleri (et tu, brutus?) söylediği ve kendisini kadere bıraktığı (karşı koymayı bıraktığı) rivayet edilir.
sezar’ın aslında bu sözleri söylemediğine neredeyse kesin gözüyle bakılmaktadır. antik kaynakların onun ya hiçbir söz söylemeden sessizca öldüğünü ya da (kai su, teknon?), yani yunanca "sen de mi, oğlum?" (suetonius, de vita caesarum, lxxxii) dediğini belirtirler. latince hâli william shakespeare tarafından oyunu julius sezar’da kullanılmış ve ünlenmiştir.
insanlar bu özdeyişi ihanete uğradıklarını hissetikleri zaman söylerler.
ayrıca kalıp sıklıkla yanlış bir şekilde "et tu, brutus?" olarak kullanılır. oysa, latince brutus’un hitap hâli (vokatif) brute`dir. bir soruda geçen bireye direkt olarak hitap edildiğinde bu hitap hâli kullanılır. brutus, yani yalın hâli (nominatif) ise "brutus beni öldürdü" benzeri bir cümlede kullanılabilir.
15 mart m.ö. 44’te julius sezar, marcus junius brutus liderliğindeki kızgın bir grup senatör tarafından sırtından hançerlenmiştir. brutus sezar’ın en yakın arkadaşıydı. sezar’ın önce saldırganlara karşı koymaya çalıştığı, fakat brutus’u görünce, bu sözleri (et tu, brutus?) söylediği ve kendisini kadere bıraktığı (karşı koymayı bıraktığı) rivayet edilir.
sezar’ın aslında bu sözleri söylemediğine neredeyse kesin gözüyle bakılmaktadır. antik kaynakların onun ya hiçbir söz söylemeden sessizca öldüğünü ya da (kai su, teknon?), yani yunanca "sen de mi, oğlum?" (suetonius, de vita caesarum, lxxxii) dediğini belirtirler. latince hâli william shakespeare tarafından oyunu julius sezar’da kullanılmış ve ünlenmiştir.
insanlar bu özdeyişi ihanete uğradıklarını hissetikleri zaman söylerler.
ayrıca kalıp sıklıkla yanlış bir şekilde "et tu, brutus?" olarak kullanılır. oysa, latince brutus’un hitap hâli (vokatif) brute`dir. bir soruda geçen bireye direkt olarak hitap edildiğinde bu hitap hâli kullanılır. brutus, yani yalın hâli (nominatif) ise "brutus beni öldürdü" benzeri bir cümlede kullanılabilir.
(bkz: yahel)
(bkz: lucasarts)
(bkz: rapunzel)
naberin orijinal hali.
ne haberden tureyen ama nasilsin sorusunun daha samimi versiyonu olarak kullanilan soru $eysidir. tabi, "naaber" $eklinde okunursa. "nabeeeer" denildiginde ortada got olan biri var demektir cunku.
bilinmeyen herhangi bir $ey icin kullanilan sifatimsi.
$arkilari guzel, sahne performanslari ayri guzeldir.
(bkz: bilgi sozluk albumu)
(bkz: nemfoman)
(bkz: herhangi)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?