makina ve kimya endüstrisi kurumu türk silahlı kuvvetlerinin her türlü silah, mühimmat, roket, araç ve gereç ihtiyaçlarını karşılayan devlet kuruluşudur. uzun süre mke kısaltmasını kullanmıştır.
osmanlıda bu kurum tophanei hümayun adıyla hizmet vermekteydi. 1921 yılında "askeri fabrikaları umum müdürlüğü" haline dönüştürülmüştür daha sonra ise "makine kimya endüstrisi kurumu" adını almıştır.
(bkz: hk 33)
yapılan çalışmaların ardından 1960lı yılların sonunda 5,56 mmnin 7,62 mmye göre önemli avantajları olduğuna karar veren nato, piyade tüfeği haricinde 5,56 mmlik makineli tüfeklerin gelişimine neden olmuştur. uzmanlar tarafından büyük bir beğeni kazanan minimi, 1974 yılında fabrique nationale (fn) tarafından üretilmiştir. düşük kalibreli silah, 400 - 600 metrelik etkili menzili nedeniyle manga seviyesindeki birimlerin desteklenmesi amacıyla uygundur. minimi, daha önce kullanımda olan 7,62 mm makineli tüfekler ile piyade tüfekleri arasındaki boşluğu dolduran yeni bir silahtır. yine fn üretimi diğer bir silah olan 7,62 mm mag piyade tüfeği ile benzer bir namlu değiştirme sistemi ve gaz pistonuna sahip olsa da diğer tüm mekanizması farklı bir tasarıma sahiptir. minimi, geleneksel besleme sistemi olan şerit dışında aralarında piyade tüfeklerinde kullanılanlar da dâhil farklı birçok şarjörü kullanabilir. genel kullanımda ise besleme sistemi olarak 100 mermilik bir şerit kutusuyla birlikte kullanılarak personele büyük bir hareket serbestliği kazandırır. bu üstünlükleri dolayısıyla tüfek, manga seviyesindeki birliklerin kullanımı amacıyla abdde m-249 saw olarak üretiliyor. tüm nato üyeleri dışında dünya çapında 50nin üzerinde ülke tarafında kullanılan miniminın iki farklı uyarlaması bulunmaktadır. bunlardan ilki paraşütçü birimleri için üretilmiş olup, orijinal modele göre daha kısa bir namluya ve katlanabilir bir dipçiğe sahiptir. diğeri ise zırhlı personel taşıyıcılarının mazgallarından ateşlenmeye uygun dipçiksiz bir modeldir.
fallschirmjägergewehr 42 (fg42), ii. dünya savaşı sırasında nazi almanyasında üretilmiş otomatik tüfek. silah özellikle giritin işgali sonrasında yeni silahlara ihtiyaçları açığa çıkan paraşütçüler için geliştirildi. tek tek yarı otomatik biçimde veya hafif destek silahı oalrak kullanılabilmekteydi.
famas, fransız yapımı bir saldırı tüfeğidir. fusil dassaut de la manufacture darmes de st-etienne kelimelerinin kısaltılması ile oluşmuştur. bullpup tasarıma sahiptir. standart 5.56 x 45 mmlik nato mermisi kullanır. famas f1, famas g2 isimli iki modeli bulunur. famas g1 modeli ise çok büyük faklılıklar getirmesede 1994te üretilen g2 modeli oldukça geliştirilmiştir. famas f1 ilk üretilen modelidir, g2 isi daha sonra üretilen modelidir. famas f1 25 mermilik şarjörler kullanırken, daha yeni olan famas g2 ise 30 mermilik şarjörler kullanır. famas g2 nin ise commando, hafif makineli (mp5 gibi) ve keskin nişancı gibi özel versiyonlarıda bulunur.
fransız yapımı, kısa menzilli, tel güdümlü tanksavar silah.
besa makineli tüfek çekoslovakya tarafından tasarlanan zb 53 (model 37) makineli tüfeğin birleşik krallık tarafından üretilen modeliydi. bu silah tank silahı olarak kullanıldı.
bu silah pakistanda bulunan kahuta research laboratories (krl) adlı bir firmada üretilir. çinlilerin hj-8 güdümlü tanksavar füzelerinin bir kopyası olduğu söyleniyor. 24.5 kglık ağırlığı ile 4000mnin üzerinde bir atış olanağı sağlar. bu mesafelerden 80 cm kalınlığındaki zırhlara kolayca nüfuz eder. daha da geliştirilmiş arka arkaya yerleştirilmiş savaş başlıkları ile donatıldığında 1000-1200 mm kalınlığındaki zırhlara etki edebilir. füze fırlatıcısı bir personel tarafından kurulabilir ve ayrıca pakistanın cobra saldırı helikopterlerine ve zptlerine de takılabilir. baktar şikan bosna savaşında bosna ordusu tarafından kullanılarak m-84 tanklarını imha etmiştir ve bu sayede kendini kanıtlamıştır. son zamanlarda bangladeş baktar şikanı satın almıştır.
armalite ar-15, colt m 16’nın atası sayılır. otomatik bir silahtır, pekçok ülke colt m16 ile birlikte armalite ar-15 de kullanır.
arme automatique transformable modele 52 (genel kullanımlı makineli tüfek) ilk olarak 1952de hizmete alındı ve ardından üç versiyon daha üretildi. aa-52 silahın ağır namlulu modelidir. orjinal aat-52 ise eski fransız 7,5x54 mmlik m1929 mermilerini kullanmak üzere tasarlanmıştır. fakat nato 7,62x51 mmlik mühimmatı standartlaştırdığında, kullanımda olan silahların büyük çoğunluğu, aa-7.62 f1 olarak tanımlanan yeni mermileri kullanabilecek duruma getirilmiştir. namluda yapılacak bir değişimle 7.5 mmlik ve 7.62 mmlik mermilerin ikisi de aa-52 ve aat-52de kullanılabilir. silahın yaygın olarak kullanılan destek versiyonu ise hafif bir namluya ve iki ayağa sahiptir. bunun yanı sıra sonra geliştirilen modelde silahın durağan cephelerde ateş etmesine olanak tanıyan ve silahın arkasına monte edilebilen tekli ayağı da vardır. ikinci versiyon daha ağır namluya ve abdnin m2lerinde kullanılana benzer bir üçayağa sahiptir. hava soğutmalı olan silahın iki parçalı sürgü süstemi gecikmeli geri tepmeyi kullanarak çalışır. fişek yatağı, gazın düzgün bir şekilde dışarıya çıkarılmasına yardım etmek için olukludur. 7.62 mm versiyonu fransız ya da nato m13 şeritlerini kullanabilir. f1 versiyonu, arka kabzası çıkarılarak ve elektrikli ateşleme sistemi kullanılarak bir vasıta üzerine de monte edilebilir. değişikliğe uğramayan silahların hizmetten kaldırıldığı 1960larda ve 70lerde f1, her ne kadar 7.5 mmlik silahın yerini almış olsa da, 7.5 mmlik versiyon da fransız ordusu tarafından uzun yıllar kullanılmıştır ve her iki model de çok fazla sayıda ihraç edilmiştir.
üretici: fransa
silah uzunluğu: 1.245 mm
namlu uzunluğu: 600 mm
silah ağırlığı: 11,37 kg
üçayak ağırlığı: 10,6 kg
namlu çapı: 7,5 mm
tetik mekanizması: gaz
mermi yükleme: şerit
atış hızı: 700 mermi/dk
namlu çıkış hızı: 840 m/sn
üretici: fransa
silah uzunluğu: 1.245 mm
namlu uzunluğu: 600 mm
silah ağırlığı: 11,37 kg
üçayak ağırlığı: 10,6 kg
namlu çapı: 7,5 mm
tetik mekanizması: gaz
mermi yükleme: şerit
atış hızı: 700 mermi/dk
namlu çıkış hızı: 840 m/sn
madencilikte yaygın ve sıklıkla kullanılan bir karışım halinde hazırlanan bir patlayıcı türüdür.
guadalajara ispanya nın kastilya-la mancha özerk bölgesinde şehir.madrid in 60 km kuzeydoğusunda yer almaktadır.2001 nüfusu 68,000dir.şehir iberler tarafından arriaca adıyla kurulmuştur.araplar taşlar vadisi adını vermişlerdir.
iskila, hitit öncesi dönemde iç ve kuzey anadolu yaşayan hatti uygarlığının önemli bir kentidir. günümüzde bu kentin adı iskilip olarak halen yaşamaktadır. erken bizans dönemi kayıtlarına göre iskila, rodostan göçen esir kabilelerin konakladığı yerdir.
isinda, antalya ili kaş ilçesi yakınlarında bulunan antik kent.
isinda (belenli) kaşa 13 km. mesafede belenli köyünün hemen yakınındaki tepe üzerinde kurulmuştur. isinda küçük bir lykia şehridir ve etrafı surlarla çevrilidir. kentte yer alan akropolün ortasında lykia yazıtlı iki ev tipi mezar ilgi çekicidir. ayrıca birçok kaya mezarı ile roma devrine ait lykia tipi lahitler günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.
isinda (belenli) kaşa 13 km. mesafede belenli köyünün hemen yakınındaki tepe üzerinde kurulmuştur. isinda küçük bir lykia şehridir ve etrafı surlarla çevrilidir. kentte yer alan akropolün ortasında lykia yazıtlı iki ev tipi mezar ilgi çekicidir. ayrıca birçok kaya mezarı ile roma devrine ait lykia tipi lahitler günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.
çayönü, diyarbakırın ergani ilçesine bağlı sesverenpınar (hilar) yakınlarında bulunan eski adı kotaberçem (çayboyu) olan tarih öncesinden kalma bir höyüktür. çayönünde kazı çalışmaları 1964 yılında başlamıştır.
höyük çevresinde resimli resimsiz mağaralar mağra duvarları kullanılarak yapılmış evlerin izleri bulunmaktadır.arkeolojinin ilk ver tabanında tarıma ilk başlanılan yer olrak gösterilmiş olması açısından önemlidir mö.7500-6250 arasına verilen höyük en iyi neolitik ev yapılarını vermektedir. izgara planlı, yuvarlak planlı, taş tabanlı, kanallı, dikdötgen planlı yapıları oldukça ilginçtir. kullanım şekilleri spesifik bir yaklaşımla değerlendirilir. höyük şu an her türlü tahribata açık bir durumda bulunmaktadır.
höyük çevresinde resimli resimsiz mağaralar mağra duvarları kullanılarak yapılmış evlerin izleri bulunmaktadır.arkeolojinin ilk ver tabanında tarıma ilk başlanılan yer olrak gösterilmiş olması açısından önemlidir mö.7500-6250 arasına verilen höyük en iyi neolitik ev yapılarını vermektedir. izgara planlı, yuvarlak planlı, taş tabanlı, kanallı, dikdötgen planlı yapıları oldukça ilginçtir. kullanım şekilleri spesifik bir yaklaşımla değerlendirilir. höyük şu an her türlü tahribata açık bir durumda bulunmaktadır.
zilkale, çamlıhemşin, rize ilçesinin 12 km güneyinde, fırtına vadisindeki bir geçide hakim, yüksekçe bir tepe üzerinde (dere yatağından 100 m denizden 750 metre yükseklikte) konumlanmış (40° 55 0n, 40° 57 0e), 8 burç ve bir gözetleme kulesinden oluşan, savunma hendeği durumundaki zil deresine merdivenle inilen, bir kale olup, kesin yapım tarihi bilinmemektedir.
zeleia balıkesirin gönen ilçesinin bir beldesi olan şimdiki sarıköy yerleşim birimininde bulunmaktadır. ancak kentten günümüze pek bir şey kalmamıştır. truvaya asker göndermiş bir memlekettir. iskenderin savaş öncesi burada askerleriyle birlikte konakladığı söylenir. homerin ilyada destanında adı geçer.
yeşilova höyüğü izmir ili bornova ilçesi sınırları içinde, karacaoğlan mahallesinde, manda çayının güneyinde yer almaktadır. yerleşim yeri, henüz yapılaşmamış, çoğunlukla, bornova ovası’nda çimento fabrikasına sahip bir şirket olan çimentaş’a ait özel arazilerin bulunduğu ovalık arazide yer almaktadır (382629k-271251d). yerleşim mevkii bugünkü sahile kuş uçuşu 4 km. mesafededir.
izmir büyükşehir belediyesi ve bornova belediyesinin park ve bahçeler için çektiği toprak içinde ali beke özkan tarafından bazı eserler bulunup müzeye teslim edilmiştir. eserlerin geldiği yerde yapılan incelemeden sonra yeşilova höyüğü keşfedilmiş, arazi üzerindeki çalışmalar durdurulmuş ve olası yayılım alanı sit ilan edilmiştir. 28 temmuz 2005 tarihinde ege üniversitesi arkeoloji bölümünden yar.doç.dr. zafer derin tarafından kazı çalışmalarına başlanmıştır.
kazı ve civarda yapılan sondajlardan yerleşim yerinin; denizden 14 m. yükseklikte yer alan ince alüvyon tepesi üzerine kurulan üçbuçuk metre yüksekliğinde kültür tabakalarına sahip bir höyük olduğu, ancak höyüğün çevresinin ve üstünün zaman içinde alüvyonlarla dolarak örtüldüğü ortaya çıkmıştır. bu nedenle yüzeyde çok az miktarda geç roma keramiği dışında herhangi bir bulguya rastlanılmamaktadır. höyüğün kuzey-güney doğrultusundaki yayılımı yaklaşık 200-300 m.lik bir alanı kapsar.
izmir büyükşehir belediyesi ve bornova belediyesinin park ve bahçeler için çektiği toprak içinde ali beke özkan tarafından bazı eserler bulunup müzeye teslim edilmiştir. eserlerin geldiği yerde yapılan incelemeden sonra yeşilova höyüğü keşfedilmiş, arazi üzerindeki çalışmalar durdurulmuş ve olası yayılım alanı sit ilan edilmiştir. 28 temmuz 2005 tarihinde ege üniversitesi arkeoloji bölümünden yar.doç.dr. zafer derin tarafından kazı çalışmalarına başlanmıştır.
kazı ve civarda yapılan sondajlardan yerleşim yerinin; denizden 14 m. yükseklikte yer alan ince alüvyon tepesi üzerine kurulan üçbuçuk metre yüksekliğinde kültür tabakalarına sahip bir höyük olduğu, ancak höyüğün çevresinin ve üstünün zaman içinde alüvyonlarla dolarak örtüldüğü ortaya çıkmıştır. bu nedenle yüzeyde çok az miktarda geç roma keramiği dışında herhangi bir bulguya rastlanılmamaktadır. höyüğün kuzey-güney doğrultusundaki yayılımı yaklaşık 200-300 m.lik bir alanı kapsar.
fethiye yakınlarındaki antik kent.
fethiyeye 35 km. mesafede yaka köyünde bulunmaktadır. kent geniş bir alana yayılmasına karşın, kalıntılar akropol ve çevresinde odaklanmıştır. kente girişindeki akropolün hakim görüntüsü ziyaretçileri hayli etkilemektedir. yaklaşık 500 rakımlı dik yamaçlarla doğal açıdan korunaklı akropol tepesinin çevresi, yer yer sur duvarları ile tahkim edilmiştir. akropolün kuzeydoğu yönündeki erken döneme ait sur duvarları ile kaya mezarları likya kültürünün örneklerindendir. daha çok doğu ve güneydoğu kesimde izlenen sur duvarları ise roma döneminde inşa edilmiştir. bunların bizans döneminde de onarım gördüğü bilinmektedir. bu onarımda değişik yapı kalıntılarıyla lahit mezarların taşlarından yararlanılmıştır. en üstte devşirme taşlarla yapılan geç dönem yapı grubu 19. yüzyılda bölgeye hakim ali ağa isimli beyin yerleşimine ait kalıntılardır. akropolün eteğinde günümüze yalnızca birkaç oturma sırası kalmış stadyum, hamam, tiyatro ve kilise kalıntıları yer almaktadır.
fethiyeye 35 km. mesafede yaka köyünde bulunmaktadır. kent geniş bir alana yayılmasına karşın, kalıntılar akropol ve çevresinde odaklanmıştır. kente girişindeki akropolün hakim görüntüsü ziyaretçileri hayli etkilemektedir. yaklaşık 500 rakımlı dik yamaçlarla doğal açıdan korunaklı akropol tepesinin çevresi, yer yer sur duvarları ile tahkim edilmiştir. akropolün kuzeydoğu yönündeki erken döneme ait sur duvarları ile kaya mezarları likya kültürünün örneklerindendir. daha çok doğu ve güneydoğu kesimde izlenen sur duvarları ise roma döneminde inşa edilmiştir. bunların bizans döneminde de onarım gördüğü bilinmektedir. bu onarımda değişik yapı kalıntılarıyla lahit mezarların taşlarından yararlanılmıştır. en üstte devşirme taşlarla yapılan geç dönem yapı grubu 19. yüzyılda bölgeye hakim ali ağa isimli beyin yerleşimine ait kalıntılardır. akropolün eteğinde günümüze yalnızca birkaç oturma sırası kalmış stadyum, hamam, tiyatro ve kilise kalıntıları yer almaktadır.
bodrum yakınlarındaki antik kent.
diğer leleg şehirleri, akyarlar yakınındaki asarlık mevkiinde bulunan termeranın dışında ulaşılması zor yerlerdendir. bölgede bilimsel kazılar daha henüz yapılmadığından eldeki veriler antik yazarların anlattıklarına dayanmaktadır.
termeraya, turgutreis üzerinden toprak bir yolla ulaşılır. ya da mandıra köyüne kadar asfalt yolla gidilip oradan 15 dakikalık yürüyüşle ulaşılabilir. asarlık tepesi üzerinde bir iç kale bulunmaktadır. doğu ve batıda giriş kapıları vardır. iç kale içinde bazı yapı kalıntıları ve sarnıçlar görülmektedir. şehir halkı mausolos döneminde zorla halikarnassosa yerleştirildikten sonra burası mausolos ve kardeşleri tarafından bir nevi hapishane olarak kullanılmıştır.
diğer leleg şehirleri, akyarlar yakınındaki asarlık mevkiinde bulunan termeranın dışında ulaşılması zor yerlerdendir. bölgede bilimsel kazılar daha henüz yapılmadığından eldeki veriler antik yazarların anlattıklarına dayanmaktadır.
termeraya, turgutreis üzerinden toprak bir yolla ulaşılır. ya da mandıra köyüne kadar asfalt yolla gidilip oradan 15 dakikalık yürüyüşle ulaşılabilir. asarlık tepesi üzerinde bir iç kale bulunmaktadır. doğu ve batıda giriş kapıları vardır. iç kale içinde bazı yapı kalıntıları ve sarnıçlar görülmektedir. şehir halkı mausolos döneminde zorla halikarnassosa yerleştirildikten sonra burası mausolos ve kardeşleri tarafından bir nevi hapishane olarak kullanılmıştır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?