çoklu zekâ kuramını savunan en önemli bilim adamıdır. 1981de macarthur ödülü almıştır.
sosyal öğrenme ve öz yarar teorisi üstünde çalışmasıyla en ünlü psikolog.
ingiltere doğumlu abdli fizikçi ve mucittir.
shockley, john bardeen ve walter houser brattain ile birlikte transistörü icat etmiş ve bu icatları her üçünün de (yarı iletkenler üzerinde çalışmaları ve transistör etkisini buluşları için) 1956 nobel fizik ödülünü kazanmalarını sağlamıştır. shockleyin 1950-1960larda yeni bir transistör tasarımını ticarileştirme girişimleri kaliforniyadaki silikon vadisinin, elektronik yeniliklerin yuvası haline gelmesine yol açmıştır.
daha sonraki yıllarda, shockley stanford üniversitesinde profesör olarak ders vermiştir. shockley aynı zamanda öjeniğin sağlam destekçilerinden biri olmuştur.
shockley, john bardeen ve walter houser brattain ile birlikte transistörü icat etmiş ve bu icatları her üçünün de (yarı iletkenler üzerinde çalışmaları ve transistör etkisini buluşları için) 1956 nobel fizik ödülünü kazanmalarını sağlamıştır. shockleyin 1950-1960larda yeni bir transistör tasarımını ticarileştirme girişimleri kaliforniyadaki silikon vadisinin, elektronik yeniliklerin yuvası haline gelmesine yol açmıştır.
daha sonraki yıllarda, shockley stanford üniversitesinde profesör olarak ders vermiştir. shockley aynı zamanda öjeniğin sağlam destekçilerinden biri olmuştur.
televizyonun mucidi.
orta halli laboratuvarında 7 eylül 1927de bir görüntüyü bir odadan diğer bir odaya nakletmeyi başardı.
orta halli laboratuvarında 7 eylül 1927de bir görüntüyü bir odadan diğer bir odaya nakletmeyi başardı.
amerikalı felsefeci, mühendis, mimar, şair, yazar ve mucit.
fuller, hayatının tamamamında insanlığın dünya gezegeninde daha uzun ve başarılı yaşama şansının olup olmadığını ve varsa nasıl olacağını anlamaya çalışmıştır.
mimarlıkta bir mekanı en az gereçle örtme olanağı sağlayan "jeodezik kubbe"yi tasarlamıştır.
fuller, hayatının tamamamında insanlığın dünya gezegeninde daha uzun ve başarılı yaşama şansının olup olmadığını ve varsa nasıl olacağını anlamaya çalışmıştır.
mimarlıkta bir mekanı en az gereçle örtme olanağı sağlayan "jeodezik kubbe"yi tasarlamıştır.
(bkz: richard buckminster fuller)
asansör güvenlik cihazının mucidi.
amerikalı mucit ve sanayiciydi. standardizasyonu iş yönetimine ilk tanıtan kişi olarak bilinir.
bir çiftçinin oğlu olan whitney, 1792de yale üniversitesinden mezun oldu. ilk patentini pamuk ayrıştırma makinası için aldı.
bir çiftçinin oğlu olan whitney, 1792de yale üniversitesinden mezun oldu. ilk patentini pamuk ayrıştırma makinası için aldı.
kartonlu alçı levhaların mucidi , abdli mühendis.
ingiliz hekim ve fizikçi.
kraliçe i. elizabethin özel doktoru; 1600 yılında "de magnete, magnetisque corporibus, et de magno magnete tellure"yı yazdı ve yermanyetizmasının yerin içinden kaynaklandığını gösterdi. gilbert bu kitabında, dünyanın küresel bir mıknatıs olduğunu ve pusulanın ibresinin dünyanın magnetik kutbunu gösterdiğini ortaya koyarak jeomagnetizma teorisine çok büyük bir katkıda bulundu. pusula ibresinin, kuzey - güney doğrultusunun yanı sıra düşey yönde sapma gösterdiğini ilk kez söyleyen de gilbert olmuştur.
kraliçe i. elizabethin özel doktoru; 1600 yılında "de magnete, magnetisque corporibus, et de magno magnete tellure"yı yazdı ve yermanyetizmasının yerin içinden kaynaklandığını gösterdi. gilbert bu kitabında, dünyanın küresel bir mıknatıs olduğunu ve pusulanın ibresinin dünyanın magnetik kutbunu gösterdiğini ortaya koyarak jeomagnetizma teorisine çok büyük bir katkıda bulundu. pusula ibresinin, kuzey - güney doğrultusunun yanı sıra düşey yönde sapma gösterdiğini ilk kez söyleyen de gilbert olmuştur.
alman fizikçi. teoloji profesörü michael weber’in oğludur.
matematik, jeodezi ve astronomi alanlarında çalıştı. 1807 yılında yıldız gözlemevi direktörlüğü yapmaya başladı. 1831den sonra carl friedrich gauss ile bir ekip kurup, o günlerde büyük bir karmaşa yaratan elektromanyetizma teorisini yeniden ele aldı. manyetizmanın ölçülmesine yönelik çok hassas yeni birimler oluşturdu mutlak yer manyetik alanı ölçümleri yaptı elektromanyetik yüklerin etkileri hakkında çok önemli teoremlere ulaştı.
manyetik maddelerin molekülleri iki kutuplu birer küçük mıknatıs gibi oldukları ve mıknatıslanmamış bir maddede bu küçük mıknatıslar rast gele bulunduklarından birbirlerinin manyetik alanını yok ettiklerini ve böylece maddenin çevresinde herhangi bir alan meydana gelmediğini saptayarak bu manyetik madde mıknatıslandığında moleküler mıknatıslar zıt kutupları uç uca gelecek şekilde sıralanarak madde çevresinde manyetik alanı olan mıknatıs haline geldiğinden hareketle ; “bir çubuk mıknatısın moleküllerine kadar bölündüğünde yine iki kutuplu mıknatıs elde edileceği ve mıknatısların uçlarında manyetik alanın en büyük olduğu” anlamına gelen moleküler teoriyi ortaya atmıştır. 1833 yılında gauss ile birlikte göttingen’te ilk elektromanyetik telgrafı, buldular.
manyetik akı nın si birim sistemindeki karşılığı olanr weber wb, onun anısına, alman fizikçinin adını taşır.
matematik, jeodezi ve astronomi alanlarında çalıştı. 1807 yılında yıldız gözlemevi direktörlüğü yapmaya başladı. 1831den sonra carl friedrich gauss ile bir ekip kurup, o günlerde büyük bir karmaşa yaratan elektromanyetizma teorisini yeniden ele aldı. manyetizmanın ölçülmesine yönelik çok hassas yeni birimler oluşturdu mutlak yer manyetik alanı ölçümleri yaptı elektromanyetik yüklerin etkileri hakkında çok önemli teoremlere ulaştı.
manyetik maddelerin molekülleri iki kutuplu birer küçük mıknatıs gibi oldukları ve mıknatıslanmamış bir maddede bu küçük mıknatıslar rast gele bulunduklarından birbirlerinin manyetik alanını yok ettiklerini ve böylece maddenin çevresinde herhangi bir alan meydana gelmediğini saptayarak bu manyetik madde mıknatıslandığında moleküler mıknatıslar zıt kutupları uç uca gelecek şekilde sıralanarak madde çevresinde manyetik alanı olan mıknatıs haline geldiğinden hareketle ; “bir çubuk mıknatısın moleküllerine kadar bölündüğünde yine iki kutuplu mıknatıs elde edileceği ve mıknatısların uçlarında manyetik alanın en büyük olduğu” anlamına gelen moleküler teoriyi ortaya atmıştır. 1833 yılında gauss ile birlikte göttingen’te ilk elektromanyetik telgrafı, buldular.
manyetik akı nın si birim sistemindeki karşılığı olanr weber wb, onun anısına, alman fizikçinin adını taşır.
rus-amerikalı buluşçu, mühendis ve televizyon teknolojisinin önderi.
st. petersburg teknoloji enstitüsü’nde çalıştı. 1912 de mezun olduktan sonra paris’te profesör paul langevin altında x-ışınları konusunda çalışmalar yaptı.
1919 yılında abdye göç etti.
1923 yılında, televizyon kamerasının en önemli parçası olan ve ilk kez resim tarama yöntemini tümüyle elektronik olarak yapan ikonoskopu buldu. ertesi yıl da kineskop olarak adlandırılan resim tüpünün patentlerini aldı. bu iki buluş, tümüyle elektronik ilk televizyon sisteminin oluşturulmasını olanaklı kıldı.
1929 yılında ilk olarak kamu oyuna sundu. zworykin, televizyonda görüntü yaratma ve iletim işlevini gören katot ışın tübünü buldu. şarj depolama tübü, kızıl ötesi resim tübü ve elektron mikroskoptan oluşan bu parça, televizyonun pratikteki gelişiminin ilk 30 yılında önem arz ediyordu.
st. petersburg teknoloji enstitüsü’nde çalıştı. 1912 de mezun olduktan sonra paris’te profesör paul langevin altında x-ışınları konusunda çalışmalar yaptı.
1919 yılında abdye göç etti.
1923 yılında, televizyon kamerasının en önemli parçası olan ve ilk kez resim tarama yöntemini tümüyle elektronik olarak yapan ikonoskopu buldu. ertesi yıl da kineskop olarak adlandırılan resim tüpünün patentlerini aldı. bu iki buluş, tümüyle elektronik ilk televizyon sisteminin oluşturulmasını olanaklı kıldı.
1929 yılında ilk olarak kamu oyuna sundu. zworykin, televizyonda görüntü yaratma ve iletim işlevini gören katot ışın tübünü buldu. şarj depolama tübü, kızıl ötesi resim tübü ve elektron mikroskoptan oluşan bu parça, televizyonun pratikteki gelişiminin ilk 30 yılında önem arz ediyordu.
ingiliz boyacı amatör astronom (gökbilimci).
elektriğin iletilebileceğini kanıtlayan ilk deneyleri yapmıştır. elektriklendirilmiş bir şişede elektriğin, şişenin mantar kapağına da geçtiğini gören gray bu gözleminden kalkarak ipek, cam, metal, çubuk vb.(ve benzeri) cisimleri ardarda iliştirip elektriğin bu cisimler aracılığı ile iletilebileceğini kanıtladı.
1729 yılında bir arkadaşı ile yaptığı bir deneyde elektriği ardarda bağlı çeşitli cisimler aracılığı ile 255 metrelik bir uzaklığa kadar iletebilmeyi başardı. çalışmalarından elde ettiği bilgiler ile çeşitli maddeleri iletken ve yalıtkan olarak ilk kez sınıflandıran stephen gray olmuştur
elektriğin iletilebileceğini kanıtlayan ilk deneyleri yapmıştır. elektriklendirilmiş bir şişede elektriğin, şişenin mantar kapağına da geçtiğini gören gray bu gözleminden kalkarak ipek, cam, metal, çubuk vb.(ve benzeri) cisimleri ardarda iliştirip elektriğin bu cisimler aracılığı ile iletilebileceğini kanıtladı.
1729 yılında bir arkadaşı ile yaptığı bir deneyde elektriği ardarda bağlı çeşitli cisimler aracılığı ile 255 metrelik bir uzaklığa kadar iletebilmeyi başardı. çalışmalarından elde ettiği bilgiler ile çeşitli maddeleri iletken ve yalıtkan olarak ilk kez sınıflandıran stephen gray olmuştur
abdli bilim adamı.
1832 yılında amerikalı ressam samuel morse, bir yolculuk sırasında kendisine elektromıknatıstan söz eden bir yolcuyla tanışmıştı. telgraf üstünde zaten çalışmaları olan morse, bu sefer elektromıknatıslı telgraf için çalışmaya başladı. 1835 yılında, morse ilk elektromıknatıslı telgrafını yaptı. o telgrafta bulunan elektromıknatısa başlı bir kalem vardı. bu kalem kağıt bir şerit üzerine elektromıknatıstan aldığı hareketle zig zag çizgiler çiziyordu. bu sistem pek başarılı değildi.
1832 yılında amerikalı ressam samuel morse, bir yolculuk sırasında kendisine elektromıknatıstan söz eden bir yolcuyla tanışmıştı. telgraf üstünde zaten çalışmaları olan morse, bu sefer elektromıknatıslı telgraf için çalışmaya başladı. 1835 yılında, morse ilk elektromıknatıslı telgrafını yaptı. o telgrafta bulunan elektromıknatısa başlı bir kalem vardı. bu kalem kağıt bir şerit üzerine elektromıknatıstan aldığı hareketle zig zag çizgiler çiziyordu. bu sistem pek başarılı değildi.
hollandalı bilim adamı.
musschenbroek , leyden üniversitesinde tıp okudu, daha sonra elektrostatik ilgisini çekti.
leyden şişesi:
elektrik tarihinde adı geçen aygıtlardan biri leyden şişesidir. 18. yüzyılın en gözde buluşlarından biri olan leyden şişesinin mucidi alman deneycisi e.g. von kleist olmakla beraber, aynı buluşu bir yıl sonra, yani 1746 yılında kleistdan bağımsız olarak leyden (hollandanın bir kenti) üniversitesi profesörlerinden pieter van musschenbroekun da yapması ile buluş tarihine leyden şişesi olarak geçmiştir.
leyden şişesi içine metal bir çubuk batırılmış, yarısına kadar su veya cıva gibi bir sıvı ile dolu bir cam şişeden oluşmaktadır. dielektrik ortamını cam şişenin oluşturduğu bu tarihteki ilk bilinçli olarak yapılmış sığaç, elektriğin depolanarak çeşitli deneylerde bir kaynak olarak kullanılabilmesini sağlamaktaydı. leyden şişesi de kısa bir sürede aynen von guerickenin elektrik makinası gibi avrupada günün konusu haline geldi. şişedeki metal çubuğa el değdirilerek çarpılma olayı sarayların eğlence konusunu ve meydanlarda gösteri yapan birçok açıkgözün geçim kaynağını oluşturdu. leyden şişeleri kimyasal doğru akım bataryasının bulunuşuna dek her türlü elektriksel deneyde gerilim kaynağı olarak kullanıldı.
musschenbroek , leyden üniversitesinde tıp okudu, daha sonra elektrostatik ilgisini çekti.
leyden şişesi:
elektrik tarihinde adı geçen aygıtlardan biri leyden şişesidir. 18. yüzyılın en gözde buluşlarından biri olan leyden şişesinin mucidi alman deneycisi e.g. von kleist olmakla beraber, aynı buluşu bir yıl sonra, yani 1746 yılında kleistdan bağımsız olarak leyden (hollandanın bir kenti) üniversitesi profesörlerinden pieter van musschenbroekun da yapması ile buluş tarihine leyden şişesi olarak geçmiştir.
leyden şişesi içine metal bir çubuk batırılmış, yarısına kadar su veya cıva gibi bir sıvı ile dolu bir cam şişeden oluşmaktadır. dielektrik ortamını cam şişenin oluşturduğu bu tarihteki ilk bilinçli olarak yapılmış sığaç, elektriğin depolanarak çeşitli deneylerde bir kaynak olarak kullanılabilmesini sağlamaktaydı. leyden şişesi de kısa bir sürede aynen von guerickenin elektrik makinası gibi avrupada günün konusu haline geldi. şişedeki metal çubuğa el değdirilerek çarpılma olayı sarayların eğlence konusunu ve meydanlarda gösteri yapan birçok açıkgözün geçim kaynağını oluşturdu. leyden şişeleri kimyasal doğru akım bataryasının bulunuşuna dek her türlü elektriksel deneyde gerilim kaynağı olarak kullanıldı.
(bkz: pieter van musschenbroek)
buhar türbinini bulan ingiliz mühendis,buluşçu.
ünlü astronomer lord rosse un oğludur. eğitimini, dublin’de trinity kolej, ve cambridge’de st. johns kolej de tamamladı.
dinamo, türbin dizaynı ve güç generatörleri üzerine çalışan bir mühendistir. elektrik mühendisliği alanında ve denizcilik üzerinde etkisi vardı.
ünlü astronomer lord rosse un oğludur. eğitimini, dublin’de trinity kolej, ve cambridge’de st. johns kolej de tamamladı.
dinamo, türbin dizaynı ve güç generatörleri üzerine çalışan bir mühendistir. elektrik mühendisliği alanında ve denizcilik üzerinde etkisi vardı.
alman bilim adamı, bulucu ve politikacı. vakum fiziğinin kurucusudur. 1650de vakum pompasını buldu.
1646 - 1676yılları arasında doğduğu kent olan magdeburgun belediye başkanlığını yapmıştır.
durağan elektrik üreten makinalar
1660 yılında ilk statik (durağan) elektrik makinasını yaptı. bu makine , kayışlı bir makara düzeneği ile döndürülen kükürt bir küreden oluşmaktaydı. dönen kükürt topa çeşitli cisimlerin sürtülmesi ile o zamana göre büyük ölçülerde durağan elektrik üretilebilmekteydi.
guerickenin makinası çok kısa bir süre içinde büyük bir üne kavuştu. avrupanın birçok kentinde bu makinaların benzerleri yapıldı ve durağan elektrikli cisimlerin tüy ve benzeri hafif cisimleri çekmesi ve elektriğin yol açtığı çatırtılar ve kıvılcımlar gözlendi. ünlü bilim adamı isaac newtonun da durağan elektrik üreten makinalarla ilgilendiği ve 1629 yılında camdan bir küreyi elektriklendiren bir makinanın yapımı ile bizzat ilgilendiği bilinmektedir.
1646 - 1676yılları arasında doğduğu kent olan magdeburgun belediye başkanlığını yapmıştır.
durağan elektrik üreten makinalar
1660 yılında ilk statik (durağan) elektrik makinasını yaptı. bu makine , kayışlı bir makara düzeneği ile döndürülen kükürt bir küreden oluşmaktaydı. dönen kükürt topa çeşitli cisimlerin sürtülmesi ile o zamana göre büyük ölçülerde durağan elektrik üretilebilmekteydi.
guerickenin makinası çok kısa bir süre içinde büyük bir üne kavuştu. avrupanın birçok kentinde bu makinaların benzerleri yapıldı ve durağan elektrikli cisimlerin tüy ve benzeri hafif cisimleri çekmesi ve elektriğin yol açtığı çatırtılar ve kıvılcımlar gözlendi. ünlü bilim adamı isaac newtonun da durağan elektrik üreten makinalarla ilgilendiği ve 1629 yılında camdan bir küreyi elektriklendiren bir makinanın yapımı ile bizzat ilgilendiği bilinmektedir.
(bkz: georg ohm)
alman fizikçi. ohm kanunu olarak bilinen, bir telden geçen akımın, geçtiği alanla doğru orantılı ve uzunluğuyla ters orantılı olduğunu tesbit ederek gerilim, akım ve direnç arasında ki bağlantıyı buldu.
bir çilingirin oğlu olan ohm, bir süre babasının yanında çalıştıktan sonra köln’deki cizvitler koleji’nde ve berlin harp okulu’nda matematik ve fizik öğretmenliği yaptı. köln, nürnberg ve münih üniversitelerinde profesörlük görevi aldı.
lise öğretmenliği yaparken daha önceden alessandro volta tarafından bulunan elektrokimyasal hücreler üzerine çalışmaya ve araştırma yapmaya başladı. kendi ekipmanlarını kullanarak yaptığı araştırmalar sırasında, bir telden geçen akımın geçtiği alanla doğru orantılı ve uzunluğuyla ters orantılı olduğunu buldu. bu deney sonuçlarını kullanarak, gerilim akım ve direnç arasındaki bağlantıyı çözdü. bu denklem oldukça büyük bir gelişmeydi çünkü elektrik devrelerin analizlerinin yapılmasının başlangıcını ve temelini oluşturuyordu. fakat 1827de bu buluşunu yayınlayınca, kolejde hoş karşılanmadı ve lise öğretmenliğinden istifa etmeye zorlandı. bu onu yoksulluğa itti. 1833de nürnbergde profesörlük pozisyonuna kabul edilinceye kadar bu yoksul hayatı devam etti. üniversitedeki pozisyonu onun için çok iyi bir gelişme oldu.
elektrik akımını bir sıvının debisi, potansiyel farkını da bir seviye farkı gibi kabul ederek ve elektrik miktarını, şiddetini, elektromotor kuvveti kesin bir şekilde tanımlayarak, elektrokinetik olaylar için bilimsel terimler ortaya koydu. belirli kesit ve uzunluktaki, belirli bir madenden yapılmış bir teli standart seçerek, öbür teller için bugün ‘direnç’ denilen özelliği “indirgenmiş uzunluk” adıyla tanımladı ve ünlü yasasını, “akım şiddeti = elektroskopik kuvvet / indirgenmiş uzunluk” biçiminde açıkladı. 1826’da yayımladığı makalelerde, ohm’un bu yasaya tümüyle deneysel yoldan vardığı görülür.
direnç birimi ohma adını verdi.ohmun bulduğu ve bugün ohm kanunu olarak bilinen,
i = v / r
üç değişkenli formül, tüm elektrik devrelerinin temelini oluşturmaktadır. bu buluşundan sonra bir elektrik devresinde elektromotor gücünün dağılımını keşfetti. direnç, elektromotor kuvveti ve akım şidddeti arasındaki bağlantıyı buldu.
1830’da a.c. becguell’in çalışmalarından habersiz olarak pillerdeki kutuplama olayını açıkladı. 1843te insan kulağının çeşitli titreşimler arasında, sinüsoidal titreşimleri ayırt ederek algılayabileceğini ispatladı. ayrıca canavar düdüklerinin teorisini kurdu.
1854 yılında ölen fizikçinin yaşamı sırasında bilime yaptığı katkılarından dolayı, yaşarken takdir görmese de, ölümünden yaklaşık otuz yıl sonra adı direnç birimine verilerek onurlandırıldı.
bir çilingirin oğlu olan ohm, bir süre babasının yanında çalıştıktan sonra köln’deki cizvitler koleji’nde ve berlin harp okulu’nda matematik ve fizik öğretmenliği yaptı. köln, nürnberg ve münih üniversitelerinde profesörlük görevi aldı.
lise öğretmenliği yaparken daha önceden alessandro volta tarafından bulunan elektrokimyasal hücreler üzerine çalışmaya ve araştırma yapmaya başladı. kendi ekipmanlarını kullanarak yaptığı araştırmalar sırasında, bir telden geçen akımın geçtiği alanla doğru orantılı ve uzunluğuyla ters orantılı olduğunu buldu. bu deney sonuçlarını kullanarak, gerilim akım ve direnç arasındaki bağlantıyı çözdü. bu denklem oldukça büyük bir gelişmeydi çünkü elektrik devrelerin analizlerinin yapılmasının başlangıcını ve temelini oluşturuyordu. fakat 1827de bu buluşunu yayınlayınca, kolejde hoş karşılanmadı ve lise öğretmenliğinden istifa etmeye zorlandı. bu onu yoksulluğa itti. 1833de nürnbergde profesörlük pozisyonuna kabul edilinceye kadar bu yoksul hayatı devam etti. üniversitedeki pozisyonu onun için çok iyi bir gelişme oldu.
elektrik akımını bir sıvının debisi, potansiyel farkını da bir seviye farkı gibi kabul ederek ve elektrik miktarını, şiddetini, elektromotor kuvveti kesin bir şekilde tanımlayarak, elektrokinetik olaylar için bilimsel terimler ortaya koydu. belirli kesit ve uzunluktaki, belirli bir madenden yapılmış bir teli standart seçerek, öbür teller için bugün ‘direnç’ denilen özelliği “indirgenmiş uzunluk” adıyla tanımladı ve ünlü yasasını, “akım şiddeti = elektroskopik kuvvet / indirgenmiş uzunluk” biçiminde açıkladı. 1826’da yayımladığı makalelerde, ohm’un bu yasaya tümüyle deneysel yoldan vardığı görülür.
direnç birimi ohma adını verdi.ohmun bulduğu ve bugün ohm kanunu olarak bilinen,
i = v / r
üç değişkenli formül, tüm elektrik devrelerinin temelini oluşturmaktadır. bu buluşundan sonra bir elektrik devresinde elektromotor gücünün dağılımını keşfetti. direnç, elektromotor kuvveti ve akım şidddeti arasındaki bağlantıyı buldu.
1830’da a.c. becguell’in çalışmalarından habersiz olarak pillerdeki kutuplama olayını açıkladı. 1843te insan kulağının çeşitli titreşimler arasında, sinüsoidal titreşimleri ayırt ederek algılayabileceğini ispatladı. ayrıca canavar düdüklerinin teorisini kurdu.
1854 yılında ölen fizikçinin yaşamı sırasında bilime yaptığı katkılarından dolayı, yaşarken takdir görmese de, ölümünden yaklaşık otuz yıl sonra adı direnç birimine verilerek onurlandırıldı.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?