ks. digital video broadcasting.
teknik olarak, televizyon, radyo, çok kanallı ton, interaktif hizmetler (mhp, epg ve teleteks gibi)de dijital içerikleri aktarmaya yarayan yöntemdir.
dvb, mpeg-2 ve hdtv için h.264 veri sıkştırma yöntemleri sayesinde yayın kanalı (frekans) başına analog yayından daha çok programı barındırabilir.
yayın kalitesi dvbde analog yanına göre çok yüksektir. dvb, abonelik sistemi ile çalışan televizyon, pay-per-view, vidyo paylaşımı alanında sinyalleri şifreleme özelliği ile yayıncı için maliyeti düşürmekte ve güvenlik açısından birçok imkanlar sunmaktadır.
(bkz: dvb)
ingilizceden digital video broadcasting-handheld, mobil cihazlarda dijital televizyon yayınlarının izlenmesine olanak sağlayan yayın teknolojisi. dvb-hde 250 kbpslık mpeg-4 avc teknolojisi kullanılmaktadır. dvb-t altyapısı kullanılabileceği gibi ayrı bir altyapı da kurulabilir. yayın biçimi multicast olacaktır.
ingilizce şebeke anahtarlamalı veri anlamına gelmektedir. 2g gsm ağı üzerinden 9.6 kbit hızında veri transferi imkanı tanır.
(bkz: csd)
1g ilk nesil kablosuz telefon teknolojisidir. 1980li yıllarda yaratılan bu teknoloji, hücresel bir ağ sistemi kullanır.
gökbilim, meteoroloji ve yerbilim alanlarında çalışmıştır. kıta kayması kuramını ortaya koymuştur.
alman mercekçi.
1814 yılında tayfölçeri icat etmesiyle, fraunhofer, güneş tayfında 574 karanlık çizgi gözlemler. daha sonra, 1859 yılında kirchhoff ve bunsen tarafından gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bu çizgilerin güneşin soğurma çizgileri olduğu gösterilir, ve onun adına fraunhofer çizgileri olarak adlandırılırlar.
1814 yılında tayfölçeri icat etmesiyle, fraunhofer, güneş tayfında 574 karanlık çizgi gözlemler. daha sonra, 1859 yılında kirchhoff ve bunsen tarafından gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bu çizgilerin güneşin soğurma çizgileri olduğu gösterilir, ve onun adına fraunhofer çizgileri olarak adlandırılırlar.
alman-rus gökbilimci. struvenın adı özellikle çiftyıldızlar üzerine yaptığı araştırmalar ile duyulmuştur. her ne kadar aynı konu daha önce william herschel, john herschel ve sir james south tarafından incelenmiş olsa da, önemli katkılarda bulunmuştur. 768 struveana göktaşına adı verilmiştir.
alman doğabilimci ve gökbilimci, ayrıca astrofizikçi martin schwarzschildin babası.
daha 16 yaşında yayımlandığı yörünge yazısı ile zekasını erken yaşta kanıtlayan schwarzschild, doktora derecesini poincarenin kuramları üzerine olan çalışması ile edindi. birinci dünya savaşında alman ordusuna katıldı, ve 1915 yılında görecelilik ile nicem kuramları üzerine çalışmaya devam etti.
daha 16 yaşında yayımlandığı yörünge yazısı ile zekasını erken yaşta kanıtlayan schwarzschild, doktora derecesini poincarenin kuramları üzerine olan çalışması ile edindi. birinci dünya savaşında alman ordusuna katıldı, ve 1915 yılında görecelilik ile nicem kuramları üzerine çalışmaya devam etti.
amerikan fizikçi. 1978 yılında nobel fizik ödülünü kazandı.
ingiliz fizikçi, astrofizikçi, kozmolog ve matematikçidir. doğumu 8 ağustos 1931, colchester, essex, ingiltere.1970lerde roger penrose, o güne kadar imkansız olduğu düşünülen, "yüzeylerin beşli simetri ile katlanması"nı altın oran sayesinde bulmuştur.
hollandalı astronomi bilgini.
önce, groningen rasathanesinde (1921), sonra da yale üniversitesinde asistanlık yaptı. 1935te leiden üniversitesi profesörlüğüne ve 1945te aynı şehrin rasathane müdürlüğüne getirildi. özellikle, gökada ile ilgili çalışmalar yaptı. gökadanın genel dönme hareketini açıkladıktan (1927) sonra, yıldızların hareketlerini ve uzay içinde dağılışlarını inceleyerek (1932), gökadanın potansiyelini ve buradan hareket ederek kütlesini tanımlamaya çalıştı. 1952de, 21 sm dalgaboyunda hidrojen ışınları yayımından yararlanarak, gökadanın sarmal yapıda olduğunu keşfetti.
önce, groningen rasathanesinde (1921), sonra da yale üniversitesinde asistanlık yaptı. 1935te leiden üniversitesi profesörlüğüne ve 1945te aynı şehrin rasathane müdürlüğüne getirildi. özellikle, gökada ile ilgili çalışmalar yaptı. gökadanın genel dönme hareketini açıkladıktan (1927) sonra, yıldızların hareketlerini ve uzay içinde dağılışlarını inceleyerek (1932), gökadanın potansiyelini ve buradan hareket ederek kütlesini tanımlamaya çalıştı. 1952de, 21 sm dalgaboyunda hidrojen ışınları yayımından yararlanarak, gökadanın sarmal yapıda olduğunu keşfetti.
italyan gökbilimci, deneysel bilim savunucusu ve mercek yapımcısı.
montanari en çok 1667 yılında, kahraman takımyıldızında bulunan umacı adlı ikinci en parlak yıldızın değişken parlaklığa sahip olduğunu gözlemlemesi ile tanınır. her ne kadar bu olayın daha önce gözlemlendiğine inanılsa da, hristiyanlığın evrenin değişmezlik ilkesine ters düştüğünden yayımlanmadığı düşünülmektedir.
ayrıca aydaki bir dağağzı (krater) (45,8g, 20,6b) onun adını taşımaktadır.
montanari en çok 1667 yılında, kahraman takımyıldızında bulunan umacı adlı ikinci en parlak yıldızın değişken parlaklığa sahip olduğunu gözlemlemesi ile tanınır. her ne kadar bu olayın daha önce gözlemlendiğine inanılsa da, hristiyanlığın evrenin değişmezlik ilkesine ters düştüğünden yayımlanmadığı düşünülmektedir.
ayrıca aydaki bir dağağzı (krater) (45,8g, 20,6b) onun adını taşımaktadır.
fransız gökbilimci. 1774te bulutsular ve yıldız kümeleri gibi 45 derin uzay nesnesinden oluşan bir katalog yayımladı. bu kataloğun hazırlanma amacı, kendisi gibi kuyrukluyıldız avcılarına ve diğer gökyüzü gözlemcilerine, değişmeyen gökcisimleriyle hareketli gökcisimlerinin ayırt edilebilmesine yardım etmekti.
1781 yılında katalog 110 messier nesnesini kapsayacak şekilde genişletildi. m1den m110a kadar olan bu tanımlar, günümüzde hala büyük oranda kullanılmaktadır.
bu katalog, m1 olarak adlandırılmış yengeç bulutsusundan, andromedanın yanındaki küçük eliptik bir galaksi olan m110a kadar gökbilimsel olarak en önemli gökcisimlerinden çoğunu içermektedir. messier maratonlarında amatör astronomlar, genellikle şartların daha uygun olduğu mart ayında, bu 110 gökcismini günbatımından gündoğumuna kadar geçen bir gece içerisinde gözlemlemeye çalışırlar.
aydaki messier krateri ve 7359 messier göktaşı, onun şerefine isimlendirilmişlerdir.
1781 yılında katalog 110 messier nesnesini kapsayacak şekilde genişletildi. m1den m110a kadar olan bu tanımlar, günümüzde hala büyük oranda kullanılmaktadır.
bu katalog, m1 olarak adlandırılmış yengeç bulutsusundan, andromedanın yanındaki küçük eliptik bir galaksi olan m110a kadar gökbilimsel olarak en önemli gökcisimlerinden çoğunu içermektedir. messier maratonlarında amatör astronomlar, genellikle şartların daha uygun olduğu mart ayında, bu 110 gökcismini günbatımından gündoğumuna kadar geçen bir gece içerisinde gözlemlemeye çalışırlar.
aydaki messier krateri ve 7359 messier göktaşı, onun şerefine isimlendirilmişlerdir.
fransız aydınlanmasının 1698-1759 yılları arasında yaşamış olan ünlü düşünürü. sıkı bir bilimci olup, ilerleme fikrine yoğun bir bağlılık sergileyen maupertius, newton biliminin, özellikle de yerçekimi yasasının savunuculuğunu yapmıştır. bilgi kuramı bakımından deneyci, hatta pozitivist bir görüşü benimseyen filozof, bizim fizik biliminde fenomenler alanında kaldığımızı söylemiştir. ona göre, mekaniğin temel kavramları duyum yoluyla açıklanabilir. nitekim, maupertius, matematiksel ve mekanik ilkelerde söz konusu olan zorunlu bağlantının bile çağrışım ve alışkanlık aracılığıyla açıklanabileceğini öne sürmüştür. bununla birlikte o, doğada ortaya çıkan teleolojik sistemin onun bilgisi mutlak olan bir tanrının eseri olduğunu açıklıkla gösterdiğini söylemiştir.
abdli ünlü gök bilimci.
henrietta swan leavitt, galaksiler arasındaki mesafelerin ölçülmesinin yolunu açan buluşunu gerçekleştirdiğinde, harvard koleji gözlemevinde, fotoğrafları inceleyerek yıldız ların kadrini hesaplıyordu. parlakları düzenli aralıklarla değişen cepheid yıldızlar üstünde çalışırken, bir yıldızın parlak evreden sönük evreye geçme süresiyle yıldızın parlaklığı arasındaki ilişkiyi keşfetti. 1913te, ejnar hertzsprung, leavittin bu bağıntısına dayanarak, bazı cepheid yıldızların uzaklığını tam olarak hesaplamayı başardı. hubble da, evrenin samanyolundan ibaret olmadığını gösteren hesaplamalarını bu formüle borçluydu.
henrietta swan leavitt, galaksiler arasındaki mesafelerin ölçülmesinin yolunu açan buluşunu gerçekleştirdiğinde, harvard koleji gözlemevinde, fotoğrafları inceleyerek yıldız ların kadrini hesaplıyordu. parlakları düzenli aralıklarla değişen cepheid yıldızlar üstünde çalışırken, bir yıldızın parlak evreden sönük evreye geçme süresiyle yıldızın parlaklığı arasındaki ilişkiyi keşfetti. 1913te, ejnar hertzsprung, leavittin bu bağıntısına dayanarak, bazı cepheid yıldızların uzaklığını tam olarak hesaplamayı başardı. hubble da, evrenin samanyolundan ibaret olmadığını gösteren hesaplamalarını bu formüle borçluydu.
hollandalı gökbilimci, matematikçi ve fizikçi.
matematiğe çok küçük yaşta ilgi duymaya başlamıştır. 1656da yazdığı de ratiociniis in ludo aleae adını taşıyan ve olasılık hesabını detaylı bir şekilde kapsayan ilk yapıtını yazdı. açanlar ve açılanlar kuramını ortaya attı; burada eğrilik merkezlerini belirleyerek çevrim eğrisinin özelliklerini açıkladı, sarmaşık eğrisinde düzeltme yaptı ve zincir eğrisi problemini çözdü.
matematiğe çok küçük yaşta ilgi duymaya başlamıştır. 1656da yazdığı de ratiociniis in ludo aleae adını taşıyan ve olasılık hesabını detaylı bir şekilde kapsayan ilk yapıtını yazdı. açanlar ve açılanlar kuramını ortaya attı; burada eğrilik merkezlerini belirleyerek çevrim eğrisinin özelliklerini açıkladı, sarmaşık eğrisinde düzeltme yaptı ve zincir eğrisi problemini çözdü.
1974 yılında nobel fizik ödülüne lâyık görülmüş ingiliz fizikçi.
radyoastrofizik alanındaki öncü araştırmaları, ryle’ye özellikle apartür sentez tekniğini buluşu, hewish’e, pulsarların keşfindeki nihai rolü için nobel fizik ödülü verilmiştir.
radyoastrofizik alanındaki öncü araştırmaları, ryle’ye özellikle apartür sentez tekniğini buluşu, hewish’e, pulsarların keşfindeki nihai rolü için nobel fizik ödülü verilmiştir.
almanya doğumlu ingiliz astronom (gökbilimci) ve besteci. uranüs gezegenini keşfetmesiyle ünlenmiştir. bunun yanı sıra herschel oberon, titania, enceladus, mimas uydularını ve kızılötesi radyasyonu keşfetmiştir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?