gaz deposu hırslı insan, bir kıvılcımda alev alacak gibi duruyor aman diyim..
(bkz: olur öyle)
(bkz: dünyanın eni)
(bkz: sevgi pıtırcığı metal)
(bkz: ayar almak)
(bkz: maracana stadyumu)
(bkz: grand princess )
işte böyle bir şeydir :
http://www.bernd-nebel.de/bruecken/3_bedeutend/akashi/bilder/akashi3_g.jpg
http://www.hyogobcc.org/image_gallery/images/akashi_bridge3lg.jpg
http://www.bernd-nebel.de/bruecken/3_bedeutend/akashi/bilder/akashi3_g.jpg
http://www.hyogobcc.org/image_gallery/images/akashi_bridge3lg.jpg
rusyanın en doğusundaki şehirdir..
denizin buz gibi sularindan gelen şahin k amcamızın geldiği yerdir..
budur efendim : (bkz: houston 620)
hiç bir şeyden nefret etmedim senden nefret edememekten nefret ettiğim kadar..
içimde yanan bir şehir, kocaman bir enkaz var.
intihar ediyor sevgi sözcükleri,
kelimeler sıraya girmiş, terketmek için bu şehri..
kaçıyorlar...
anneler canavar olmuş çocuklarını yerken,
dönmek için geç, ölmek için çok erken..
depremlerin ardı arkası kesilmez, dinmez yağmur, üşür içimdeki çocuk, ağlar..
gözyaşlarım koluma akar, yakar...
uyanırım gecenin bir yarısı, hıçkırıklar içinde;
bir mum yakarım, bir şarkı açarım, sarılırım tek dostuma, masamda resmin,
şarabım azaldıkça yankılanır odamda ismin..
içten içe düşlerim sıcak nefesini..
dokunmak isterim saçların alel alev yakar parmaklarımı,
gözlerin öldürür bakışlarımı,
"özledim" der akan tek damla gözyaşım,
özledim der ellerim,
özledim der gece,
yıldızlar sana yanıp söner..
ismini sayıklarım, hece hece...
ağlarım, çok ağlarım...
geceyi geceye bağlarım da düşünmem seni.
gündüzleri çıkamam sokağa sana benzeyen birini görürüm diye..
alışırım elbet bu uzağa. hatta giderim ben de bir gün iyiden iyiye.
buralardan..
bir şarkı söylerim giderken,
içinde sen olmayan.
kimsenin kimseye söz vermediği bir dünyaya.
sadece rüyalarımda dalarım artık o hülyaya..
giderim arkama bile bakmadan.
bari bu şehir daha fazla ağlamasın.
dalları düşmüş her gün altında seni beklediğim ağacın.
sökülmüş kaldırımları o sokağın.
yokluğunda yağmur eskisi gibi yağmaz olmuş,
bulutlar gölge etmiyormuş artık aşıklara,
güneş bile öfke dolmuş...
içimde yanan bir şehir, kocaman bir enkaz var.
intihar ediyor sevgi sözcükleri,
kelimeler sıraya girmiş, terketmek için bu şehri..
kaçıyorlar...
anneler canavar olmuş çocuklarını yerken,
dönmek için geç, ölmek için çok erken..
depremlerin ardı arkası kesilmez, dinmez yağmur, üşür içimdeki çocuk, ağlar..
gözyaşlarım koluma akar, yakar...
uyanırım gecenin bir yarısı, hıçkırıklar içinde;
bir mum yakarım, bir şarkı açarım, sarılırım tek dostuma, masamda resmin,
şarabım azaldıkça yankılanır odamda ismin..
içten içe düşlerim sıcak nefesini..
dokunmak isterim saçların alel alev yakar parmaklarımı,
gözlerin öldürür bakışlarımı,
"özledim" der akan tek damla gözyaşım,
özledim der ellerim,
özledim der gece,
yıldızlar sana yanıp söner..
ismini sayıklarım, hece hece...
ağlarım, çok ağlarım...
geceyi geceye bağlarım da düşünmem seni.
gündüzleri çıkamam sokağa sana benzeyen birini görürüm diye..
alışırım elbet bu uzağa. hatta giderim ben de bir gün iyiden iyiye.
buralardan..
bir şarkı söylerim giderken,
içinde sen olmayan.
kimsenin kimseye söz vermediği bir dünyaya.
sadece rüyalarımda dalarım artık o hülyaya..
giderim arkama bile bakmadan.
bari bu şehir daha fazla ağlamasın.
dalları düşmüş her gün altında seni beklediğim ağacın.
sökülmüş kaldırımları o sokağın.
yokluğunda yağmur eskisi gibi yağmaz olmuş,
bulutlar gölge etmiyormuş artık aşıklara,
güneş bile öfke dolmuş...
bilgi sözlüğün kanayan bir yarasıdır efendim bu.. "smiley"in aceleyle yalan yanlış yazılmış halidir, içler acısıdır, yürek burkar. yapmayın efendim böyle şeyler, lütfen biraz daha dikkatli olun o smiley’i koyarken, dönün bir daha bakın smiley ne durumda. smiley’le şaka olmaz çarpılırsınız alimallah...
(bkz: smiley)
(bkz: smiley)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?