confessions

mad

- Yazar -

  1. toplam entry 6225
  2. takipçi 1
  3. puan 147863

aziz yıldırım

mad
yaptığı işler ortada olan büyük başkan. başkanlık boyunca şahit olduğu şeyler ise şöyledir;


1996-97 galatasaray
1997-98 galatasaray
1998-99 galatasaray
1999-00 galatasaray
2000-01 fenerbahçe
2001-02 galatasaray
2002-03 beşiktaş
2003-04 fenerbahçe
2004-05 fenerbahçe
2005-06 galatasaray
2006-07 fenerbahçe

ayrıca;

galatasaray’ın 4 türkiye kupasını
ve türkiye’de ilk ve tek, avrupada ise namağlup alınan uefa kupası
daha bitmedi bonus olarak ise real madrid’in müzesinde olmayan tek kupa olan süper kupayı görmüştür.

teşekkürler büyük başkan!

nevrotik sayıklamalar

mad
daha dün annemizin kollarında yürürken; dedim oğlum kalk herkes nevrotik sayıklıyor.heycan yaptı bir de bu beden.çicekli bahçemizin yollarında koşmaya başladım aniden; bir o yana bir bu yana koşuyordum üstelik.şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk; baktım aşık olmuşum sınıftaki kıza.sevinçliyiz hepimiz yaşasın okulumuz diye düşündüm hemen.aniden şimşek çarptı sanki beynimin her kıvrımına.niye hepimiz sevinçliyiz sorunsalı oldu; ben değil miydim aşık olan niye herkes seviniyor lan.

the god delusion

mad
ünlü etolog bilimadamı richard dawkins’in 2006 yılında ingiltere’de the god delusion ismi ile yayınladığı kitabın türkçe çevirisi. konusu tanrının neden varolmadığı, dinin toplum ve özellikle de çocuklar üzerinde zararları olduğunu söyleyen bilimsel kitaptır. türkiye’de kuzey yayınları tarafından temmuz 2007 yılında yayınlanmıştır.

yaratılişçilik

mad
insanlığın, yaşamın, dünya’nın ve evren’in, hepberaber ve tümlük içinde, varlığı önceden kabul edilmiş doğaüstü bir tanrı tarafından yaratıldığına olan inançtır . evren’in ve insanın yehova, tanrı veya allah tarafından yaratılışından tanah’ta, eski ahit’te ve kur’an’da bahsedilir.

tanah hemen hemen eski ahit’le aynı olduğu için hristiyanlıktaki ve musevilikteki yaratılış kavramı aynıdır. kitab-ı mukaddes’te yaratılıştan tekvin kısmında bahsedilir. bu terim tanrıcı evrime yer veren inanca sahip kişilerle iletişimde karışıklık yaşanmaması için zaman zaman dini yaratılış veya kitabi yaratılış olarak da ifade edilir . bu madde kapsamında yaratılış kelimesi "belli bir doğaüstü eylem sonucu yaratılış"ı ifade etmek için kullanılacaktır.

etolog

mad
hayvan davranışlarını inceleyen zooloji alt dalıdır.

etoloji, özellikle evrim, nöroanatomi ve ekoloji gibi bazı bilim dallarıyla sıkı bir işbirliği içinde yürütülen, laboratuvar ve alan çalışmalarını kapsar. etolojinin amacı belirli bir hayvan grubunu değil, onların davranışlarını incelemektir ve çoğu kez tek bir davranış kalıbının, örneğin saldırganlığın değişik hayvanlarda nasıl ortaya çıktığını araştırır. nöroetoloji olarak ayrılmış bir dalı daha bulunur. özellikle etoloji üzerine çalışan zoologlara etolog denir.

richard dawkins

mad
ingiliz uyruklu etolog, yazar, evrim kuramcısı. oxford üniversitesi’nde zooloji profesörüdür.

1976’da yayımlanan the selfish gene (gen bencildir) adlı kitabında doğal seçmenin bireyler ya da türler seviyesinde değil, genler seviyesinde incelenmesi gerektiğini savundu. aynı kitapta, mem kavramını ortaya atarak bugün memetik diye bilinen bilim dalının kurucusu oldu.

1982’de yayımladığı the extended phenotype (genişletilmiş fenotip) adlı kitabında, fenotipi vücutla eş anlamlı gören geleneksel görüşe karşı çıktı, bir organizmanın kendi vücudu dışında oluşturduğu yapıların da (kuş ve termit yuvaları gibi) o organizmanın genleri tarafından inşa edildiğini, dolayısıyla organizmanın fenotipine dahil edilmesi gerektiğini savundu.

evrim, yaradılışçılık ve din konularındaki fikirlerini açıklamak için pek çok popüler bilim kitabı yazmış ve pek çok televizyon programına katılmış olan dawkins, tutkulu bir ateizm savunucusu olarak da ünlenmiştir. 2006’da yayımladığı the god delusion (tanrı yanılgısı) adlı kitabında tanrının varlığı ve dinlerin gerekliliği için öne sürülen geleneksel savlara karşı çıkmış ve ateist bir dünya görüşünü savunmuştur.

kor saatci

mad
richard dawkins’in evrimsel gelişmeyi basit örneklerle modellendirerek anlattığı tübitak tarafından yayınlanan popüler-bilim alanında yer alan önemli ve kült kitabı.

ismi 18. yüzyıl tanrı bilimci william paley ’in o dönemde çok bilinen bir kitabına referans olarak kullanılmıştır, paley kitabında bu tür tartışmalarda sık kullanılan saat analojisine başvuruyor, çünkü saat complex (karmaşık) yapıları anlatmak için iyi bir model, paley eğer yürürken yerde bir saat görseydiniz bunun karmaşık bir mekanizma olduğunu ve bir tasarımcı tarafından önceden tasarlandığını düşünürdünüz ama insan gibi karmaşık yapıların neden önceden tasarlanıldığını düşünmüyorsunuz diyerek bu tasarımcının üstü kapalı bir biçimde tanrı olması gerektiğini iddia ediyor, dawkins’de buna cevap olarak mutasyon, birikimli seçilim gibi mekanizmalarla çalışan evrimin önceden planlanamayan bir süreç olduğuna dikkat çekerek bu saatçinin ileriyi göremeyeceği ve planlıyamayacağı için kör olması gerektiğini savunarak kitabına kör saatçi adını verir.

ve bunu da yaptığı bir programla açıklamaya çalışır ki kendisi yazıldığı gibi bir bilgisayar programcısıdır, bu program kendiliğinden biyomorph adı verilen şekiller oluşturan bir programdır, doğada binlerce gen kullanan canlılara karşın bu programda oluşan şekillerin kullandığı gen sayısını 9 la kısıtlar, her oluşan yeni biyomorfla bir önceki biyomorf arasında sadece +1 veya -1 gen farkı vardır, dawkins bilgisayarda tesadüfi olarak oluşan şekilleri incelerken ortaya çıkan bir şekli gözden kaçırır ve yeniden aynı şekle ulaşmak ister ama bunu bir türlü başaramaz. programı kendim yazdığım halde, nasıl çalıştığını bildiğim halde ben aynı şekle bir daha ulaşamıyorum diyerek, doğadaki gelişmelerin de böyle olduğunu bir sonraki adımın nasıl olacağının, evrimin ne yöne gideceğinin önceden asla kestirilemeyeceğini söylüyor.

dawkins bize doğadaki tüm her şeyin bir anda ve önceden tasarlanmış bir şekilde ortaya çıktığı, gelişime kapalı, durağan * bir modelin tersine her şeyin kerte kerte, adım adım, basit den karmaşığa doğru ilerlediği, sürekli gelişen, hareketli * bir gelişme modeli sunuyor. ona göre insanın evrimi tahayyül edememesinin en büyük nedeni beynimizin küçük niceliklerle çalışmak üzerine evrimleşmesi ve için işin içine milyonlarca yıllık süreçler girince affallayıp kalmasıdır.

huffman kodu

mad
bilgisayar biliminde, veri sıkıştırması için kullanılan, bir entropi kodlama algoritmasıdır. david a. huffman tarafından 1952 yılında geliştirilmiştir.

huffman’ın algoritması, her sembol (veya karakter) için özel bir kod üretir. bu kodlar (ikilik sistemdeki 1 ve 0’lardan oluşan) bit haritası şeklindedir. veri içerisinde en az kullanılan karakter için en uzun, en çok kullanılan karakter için ise en kısa kodu üretir.

huffman tekniği günümüzde tek başına kullanılmaz. lzw, rle gibi yöntemlerle birlikte kullanılır.

demografi

mad
dünyada veya bir ülkede bulunan nüfusun yapısını, durumunu, dinamik özelliklerini inceleyen bilim dalı. yunanca demos (halk) ve graphein (yazmak) kelimelerinden meydana gelmiştir. nüfusun coğrafyası veya nüfusbilim olarak da tanımlanır. mevcut nüfusun; yaş, cinsiyet, evlilik durumu, geçim durumu, tahsil durumu gibi çeşitli sosyal ve ekonomik yönlerini inceleyen demografi; ülkelere ve bölgelere göre nüfus dağılımını ve doğum, ölüm, göç hareketi gibi gelişmeleri inceler. niceliksel (sayılarla ilgili, kemiyet) ve niteliksel (hal ve durumlarla ilgili, keyfiyet) diye, iki kısma ayrılmıştır.

eski çağlardan beri gerek doğu islam ve türk dünyasında, gerekse batı hıristiyan dünyasında demografinin ilgi sahasını teşkil eden nüfus sayımları ve çeşitli istatistikler yapıldı. bu sayım ve istatistiklerin bir kısmının müşahhas (somut) neticeleri elde bulunmamakla birlikte, yapıldığı bilinmektedir. hazret-i ömer devrinde müslümanlardan ve gayri müslim ahaliden alınan uşr, cizye ve haracla ilgili olarak tutulan defterler, askerlere yapılan maaş ve diğer ödemelerle ilgili divanlar birer istatistik özelliği taşımaktadır.

hazret-i ömer islam ülkesinin her tarafına yaygınlaştırdığı divanlarla ilgili olarak çok sayıda memur vazifelendirdi. divanlardan maaş alacak olan memleketin bütün halkı defterlere yazıldığı gibi, vazife alan memurların adları da ayrıca tesbit edildi. uşurlu ve haraclı arazilerin ölçülüp devlete ödeyecekleri miktarlar bu ölçümlere göre hesaplanması sağlandı. emeviler, abbasiler, selçuklular ve diğer islam devletlerinde de devletin temel politikasını belirleyecek, bölgeler arası dengeleri muhafaza edecek çeşitli ölçüm yazım ve sayımlar yapılmıştır. yapılan bu çalışmalar demografi adıyla anılmamasına rağmen demografinin ilgi sahasına girmektedir.

batı dünyasında, demografi uzmanlarının temel vasıtasını teşkil den nüfus sayımının roma imparatorluğuna kadar uzadığı bilinmektedir. ortaçağ tarihiyle meşgul olan tarihçiler, hakiki manasiyle demografik diyebileceğimiz vesikaların avrupa’nın güneyindeki memleketler için 13. ve diğer kuzey avrupa memleketleri için ise 14. yüzyıldan itibaren mevcut sayılabileceğini ortaya koymuşlardır. bu sebeple 1086 senesinde ingiltere’nin, 1328’de fransa’nın umumi nüfusunu hesaplamaya yarayan tahrir (istatistik) vesikalarını birer istisna olarak bildirmektedirler. geniş ülkelere şamil belli bir metotla yapılmış oldukları için istisnai bir önem taşıyan bu gibi vesikalar yanında, ortaçağdaki feodal parçalanma ile uygun kısmi ve hususi daha birçok sayımların neticelerini bildiren vesikalar da pekçoktur. ortaçağ avrupa’sının elinde bulunan bu vesikalar hakiki manasıyla nüfus sayımları olmayıp ekseriya hususi ve fevkalade bir hal karşısında belli bir vergiyi toplayabilmek için yapılmış sayımların neticelerini bildirmeleri, onların işlenmesini ve değerlendirilmesini güçleştirmektedir. bu durumda bazan bir şehrin bütün nüfusu değil de, yalnız belli bir varlık derecesinde bulunan mülk sahipleri veya muayyen bir yaşın üstünde eli silah tutan vatandaşlar kaydedilmiştir. daha çok hıristiyan memleketlerinde ve bu arada bilhassa katoliklerde vaftiz, evlenmek, cenaze merasimi gibi vesilelerle hıristiyanların kiliselerdeki hususi defterlere kaydedilmiş olması ve bu defterlerden birçoğunun iyi muhafaza edilmiş olması da avrupa memleketleri için bu devirde nüfus tetkikleri bakımından zengin kaynaklardır.

ortaçağda kurulan ve yeniçağda dünyaya hakim olan osmanlı devleti zamanında bugünkü demografi çalışmalarına benzer sayım ve istatistikler yapılmıştır. belli usullerle ve düzenli aralıklarla tekrarlanan geniş sahalara şamil, sistematik nüfus sayımlarının neticelerini ihtiva eden, zaman ve mekan içinde mukayeseye müsait olan bu sayımlar yalnız şu veya bu vergiyi toplamak için fevkalade durumlarda veya tesadüfen ve hususi maksatlarla yapılmış sayımlar değildir. bu sayımlar osmanlı devletinin idari, mali bütün teşkilatının esasını teşkil edecek surette tasarlanmış ve yalnız vergi mükelleflerini değil türlü hizmetler ve imtiyazlar sebebiyle vergiden muaf olanları, ümera (idareciler) ve askerleri, kör, topal, müflis vs. bütün erkekleri ihtiva eden hakiki nüfus istatistikleri mahiyetinde bilgilerdir.

bugün elde bulunan türk arşivlerinin en kıymetli hazinesi, eski bir idari geleneğin otuz-kırk sene gibi aralarla yapılması emredilen büyük nüfus ve vergi tahrirlerinin neticelerini tesbit eden ana defterlerdir. halen çeşitli arşivlerde bin kadarı bulunan bu ana defterler (kütükler) sayesinde belli bir tarihte osmanlı ülkesi dahilinde her köy ve kasabada mevcut bulunan yetişkin erkek nüfusu, ellerindeki toprak miktarını gösteren işaretler ve her birinin tabi olduğu türlü vergi mükellefiyetlerini tesbit eden rakamlarla birlikte isimleri ve babalarının adlariyle ayrı ayrı kaydedilmiş olduğu görülmektedir. yine aynı defterler sayesinde her köyün kimin timarı veya mülk ve vakfı olduğunu, o köylerde yapılan ziraatin ve yetiştirilen hayvanların çeşitleriyle miktarlarını bildiren veya bu bilgileri çıkarmaya yarayan sarih (açık) kayıtlar uşr (öşür) ve rüsum miktarını tayin eden rakamlar bulunabilmektedir. bu rakamlar ve bilgiler osmanlı devlet çarkının düzenli bir şekilde işlediğini göstermektedir. bu suretle bundan dört-beş yüz sene önce osmanlı ülkesinin her köşesinde mevcut sipahi veya mülk ve vakıf sahibi ile toprağa bağlanmış olan köylüyü, ülkenin bir ucundan diğer ucuna uzanan yollar boyunca derbent bekleyen, yol ve köprü tamir eden ve kervansaraylara hizmet eden insanları, madenci, şapçı, tuzcu, taşçı ve yağcı gibi türlü vazifeleri olan halkı ve nihayet her türlü komisyon ve vergi toplanan geçit, pazar, gümrük mahallerini yerli yerinde ve vazife başında görmek, osmanlı devlet makinesinin çarklarının nasıl işlediğini anlamak ve rakamlarla ölçmenin bu defterler sayesinde olduğu söylenecek olursa, osmanlılar zamanında demografik çalışmaların bugünkünden daha değişmez ve gerçekçi usullerle yapıldığı ortaya çıkar.

sultan birinci selim han, sultan ii. bayezid han, fatih sultan mehmed han ve sultan ii. murat han devirlerinde yapılan çeşitli tahrirler ve istatistikler ilave olarak kanuni sultan süleyman hanın tahta geçişini takip eden ilk on sene içinde bütün osmanlı memleketlerine şamil olmak üzere yaptırılmış olan tahrirlerin neticelerini ihtiva eden defterlere dayanarak, o tarihlerde türkiye nüfusunu (mısır, irak ve tuna ötesi avrupa bölgeleri hariç) tesbit etmek mümkündür. daha sonraki osmanlı asırlarında yapılan çeşitli tahrir ve sayımlar devletin siyasi, ekonomik ve sosyal nizamına yönelik düzenlemelere kaynaklık etmiştir. (osmanlılar zamanında yapılan demografik çalışmalarla ilgili bilgi rakam ve değerlendirmeleri ord. prof. dr. ömer lütfi barkan tarafından neşredilen tarihi demografi araştırmaları ve osmanlı tarihi adlı makalede açık bir şekilde bulmak mümkündür.)

demografi, avrupa’da, ilk defa bilim olarak 17. yüzyılda ingiliz istatistikçi john graunt’un çalışmasıyla ortaya çıktı. graunt, 1662’de yayımladığı, natural and political observations... made upon the bills of mortality (ölüm kayıtları üzerine tabii ve siyasi gözlemler) de demografların temel vasıtalarından olan ölüm oranı tablolarının ilkini hazırladı. ölüm ve vaftiz kayıtları üzerine tedkik ve incelemelerinden yola çıkarak gerçekleştirdiği çalışmalarla avrupa’da demografi biliminin kurucusu sayıldı. demografik araştırma ve incelemelerdeki ilerlemeler 16 ve 17. yüzyıllar boyunca da sürdü. ölüm oranını tesbit eden tablolar daha gelişkin duruma getirildi. doğumda erkeklerin ağır bastığı, cinsiyet oranları gibi belli bazı demografik kanunlar ve eğilimler tesbit edildi. dünyanın pekçok yerinde bu sahadaki bilgilerden yola çıkılarak, ilk nüfus tahminleri yapıldı. 18. yüzyılda hayat sigortasının ve halk sağlığına verilen önemin artması neticesinde ölüm istatistiklerinin incelenmesine karşı ilgi uyandı. 19. yüzyıla kadar demografik istatistikler ve nüfus sayımları hızlı bir gelişme gösterdi. 19. yüzyılın ortalarında batı dünyasının büyük bölümünde nüfus sayımı ve hayat istatistikleri, doğumların ve ölümlerin sistemli olarak kayda geçirilmesi uygulamaları yerleşti. bu durum demografik araştırmaların sahasının genişlemesini sağladı.

demografi kelimesini ilk olarak fransız bilim adamı achille guillard 1855’te yayımladığı, éléments de statistique humaine ou demographie comparée (beşeri istatistiğin ilkeleri veya karşılaştırılmalı demografi) adlı eserinde kullandı. fransız akademik çevreleri demografi terimini özellikle sağlık ve ölüm oranını etkileyen hayat şartlarıyla alakalı istatistikler için kullandılar. terim kısa bir müddet içinde avrupalı araştırmacılar tarafından yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. abd’de ise daha geç kabul gördü. demografi 20. yüzyılda görülmedik biçimde genişleyip çeşitlendi. nüfus dinamikleri ile demografi dışı değişkenler arasındaki etkileşim daha geniş biçimde kabul gördü.

on dokuzuncu yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın ilk yarısında meydana gelen harpler, bilim ve teknolojinin ilerlemesiyle ortaya çıkan yeni sosyal meseleler de demografinin ilgi sahasını etkiledi. böylece demografi şumullü ve disiplinler arası bir hususiyet kazandı. gerek gelişmiş ülkelerdeki gerekse gelişmekte olan ülkelerdeki nüfus meseleleri de demografiye verilen önemin artmasını sağladı. yirminci yüzyılın ikinci yarısında görülen nüfus patlaması, nüfus ve kalkınma arasındaki karşılıklı ilişki, doğum kontrolü hareketi, plansız şehirleşme, kent nüfuslarının akıl almaz şekilde artması, kanunsuz göçler ve işgücü istatistikleri demografinin önemini giderek artırdı. başta birleşmiş milletlere bağlı kuruluşlar olmak üzere demografi sahasında daha şumullü ve daha çok sayıda meselelerle ilgilenen birçok araştırma kurumu, çeşitli milletlerarası kuruluş ve konferanslar, yalnızca demografi çalışmalarına ayrılmış olan yayınlar ortaya çıktı. bütün bu gelişmeler, demografi biliminin olgunlaşmasını, geniş bir ilgi sahasını kuşatan milletlerarası bir disiplin olarak ortaya çıkmasını sağladı. doğumlar ve ölümler, öğrenim gören nüfus, emekli maaşı alanların sayısı, hane halkı sayısı, işgücü piyasasının yapısı, sağlık, eğitim ve mesken (konut) ihtiyacıyla ilgili meseleler demografi bilimi tarafından incelenip değerlendirildi. günümüzde kısımlara ve şubelere ayrılan demografi bilimi, sayısal bilgilerin yanında sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel konuları araştırıp değerlendirmektedir.

sepulturk

mad
sayıklamam geldi yine
eskimeden yaziyim dedim
peh peh peh
ulan neymişim ben
lanlı lunlu konuşmıyim.

nevrotiğin olayım
erotiklik içermeyen
vurmalı çalgın olayim
ritim kaçırmayan
origamin olayim
tek taraflı katlanan
iletin olayım
kişisele yazılan.

sayıklasam entrymi okur musun başlığında
algılayabilir misin nevrotikleşmemi
yargılayabilir misin o halimle
ırgalayabilir misin
kurgulayabilir misin kelimeleri aklında
lan başka kelime bulamadım
anla yine sayıklıyorum ama
daha devam etcek bekle
ıkınıyorum zaten çıksın diye
matrix’te miyim yoksa lan.

sayık sayık sayıkladım
ahanda tam buraya yazdım
nevrotiğin hastasıymışsın
affet beni sepul lan.
167 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol