confessions

mad

- Yazar -

  1. toplam entry 6225
  2. takipçi 1
  3. puan 147844

filistin direniş örgütleri

mad
i. dünya savaşı’nın sonrasında meydana gelen iki gelişme filistin direnişinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. birincisi osmanlı imparatorluğu’nun dağılışı ve yeni kurulan türk devletinin ortadoğu politikalarına dahil olmaması, ikincisi ise şerif hüseyin’in büyük arap devleti hayalinin, sykes picot anlaşması ve balfour deklarasyonu ile sonuçsuz kalmasıdır. bu iki gelişme filistin sorununun tamamıyla ingiltere’nin inisiyatifine bırakılmasına ve filistin direnişinin başlamasına neden olmuştur.
başlangıcı 1920’li yıllara kadar giden filistin direnişinin 1950’li yıllara kadar sembol ismi hacı emin el-hüseyni’dir. hüseyni’nin liderliği siyasi boşluğun hakim olduğu bir ortamda ortaya çıkmıştır. filistin direnişinin başlamasında önemli rol oynayan hacı emin el-hüseyni kendinden sonra gelen filistin liderlerinin bilinçlenmesinde etkili olmuştur.
1960’lı yıllar, filistinlilerin bir şeyler yapacaklarına inandıkları, arap ülkeleri ve uluslararası kuruluşlara karşı olan güvenlerinin iyice azaldığı yıllardır. bu nedenle kendi sorunlarını ancak kendi güçleriyle çözebileceklerine inanan filistinliler, özellikle 1967 savaşı ve sonrasında örgütlü filistin direniş hareketine ağırlık verdiler.
sürgünde yaşayan filistinlilerin arap yönetimlerinden bir şeyler beklemeyi bırakıp kendi çabalarıyla silahlı mücadeleyi başlatmalarının ilk örneği 1952 yılında beyrut’ta george habbaş liderliğinde bir grup üniversite öğrencisinin başlattığı harekettir. önceleri bir komite olarak ortaya çıkmış olan bu grubun bazı üyeleri daha sonra özellikle suriye baas partisi’ne rakip olarak kurulacak olan „arap milliyetçi hareketi“ni ortaya çıkardılar. bu hareket pan-arap bir karaktere sahip olmasına rağmen 1948 savaşı ve sonuçlarından arap yönetimlerini sorumlu tuttu ve filistin’in kurtuluşu için silahlı mücadeleyi esas aldı. bu özelliği nedeniyle 1960’lı yılların sonlarında arap birlik hareketinden bağımsız olarak ortaya çıkan filistin direniş hareketinin ruhuna yaklaşmaktaydı. ancak yine de 1950’li yıllarda başlatılan filistinli hareketleri o yıllarda yükselen arap milliyetçiliğinden bütünüyle soyutlanamaz.

alıntı:http://home.arcor.de/filistin/filistindirenis/orgutleri.html

el fetih

mad
1960’lı yılların başında sürgünde kurulmuş kırk civarında filistin teşkilatı içinde en önemli grup el-fetih’dir. filistin sorununun gerçek anlamda filistinlileştirilmesi el-fetih örgütünün kurulmasıyla başlar. filistin direniş hareketinin en önemli kilometre taşlarından biri olan el–fetih, yaser arafat’ın (ebu ammar) önderliğinde 1959’da kuruldu. teşkilatın kurucuları arasında bu dönemde arafat’ın en yakın arkadaşları olan ebu iyad (salah halef) ve ebu cihad (halil el-vezir) da bulunmaktadır. arafat ve arkadaşları süveyş kanalı bölgesinde ingilizlerle çatışmaya giren filistinlilerin başında yer aldılar. silahlı mücadele ile ilk defa burada tanışan arafat ve arkadaşları 1955’de israil’in giriştiği gazze harekatından sonra, silahlı mücadelenin başarıya ulaşmak için tek çıkar yol olduğu fikrinde birleştiler. 1957’de mısır’dan ayrılarak mühendis olarak çalışacakları kuveyt’e gittiler ve burada gizli faaliyetlerin yanı sıra, filistinuna (filistinimiz) adlı dergiyi çıkarmaya başladılar. el-fetih 1950’li yılların sonunda israilli hedeflere karşı küçük çaplı hareketleriyle birlikte direniş yolunda silahlı mücadeleyi başlatan en dikkat çekici gruplardan biri oldu. en belirgin niteliği ise filistin direnişini, öncelikle arap hükümetlerinden bağımsızlaştırma yolunu seçmiş olmasıydı.
el-fetih 1968 yılındaki ünlü karameh direnişiyle öne çıktı ve filistin kurtuluş örgütü (fkö) içinde etkin olmaya başladı. 21 mart 1968 tarihinde saldırıya geçen israilliler karameh’te hiç beklemedikleri bir direnişle karşılaştılar. arap ordularının başaramadığını küçük bir gerilla grubu başarmıştı. karameh zaferiyle büyük prestij kazanan arafat ve el-fetih bu tarihten sonra filistinlilerin umut kaynağı oldu. 1971 yılında ebu ali eyad’ın öldürülmesi üzerine el-fetih’in içinden kopan kara eylül adındaki grup 1972 yılında yapılan münih olimpiyatları’nda 11 israilli sporcuyu öldürerek adını duyurdu. el-fetih’in diğer kurucularından ebu cihad ise 1988’de tunus’ta silahlı bir saldırıda hayatını kaybetti.
1982 yılına kadar lübnan’da kalan el-fetih karargahı israil’in güney lübnan’ı işgal etmesiyle buradan taşındı. bu dönemde el-fetih içinde arafat’ı uzlaşmacı olarak suçlayan bazı gruplar ortaya çıktı, fakat 1987 yılında yapılan fkö konseyi toplantısında arafat’ın önderliği teyit edildi.

alıntı:http://home.arcor.de/filistin/filistindirenis/elfetih/yaserarafat.html

filistin kurtuluş örgütü

mad
fkö’nün temelleri ocak 1964’te kahire’de toplanan arap zirvesi ile atıldı. fkö’nün kurulmasına filistinli mücadeleci örgütler değil arap hükümetleri öncülük etmiş oldu. fkö’nün kurumsallaşması aşamasında arap devletleri filistinlileri mücadele yönünde yetiştirmek amacıyla askeri okullarına alma talebinde bulundular, ayrıca teşkilatın finansmanı için bir filistin milli fonu oluşturuldu. arap devletlerinde fkö’nün ofisleri açıldı ve o sıralarda gazze ve sina’da üslenecek bir filistin kurtuluş ordusu kuruldu.
bir anlamda filistin davasının siyasal temsilcisi olan ve çok sayıda filistinli örgütü bir çatı altında toplayan fkö, 1967 arap-israil savaşı’nda etkinliğini artırdı. 1968 yılında yapılan filistin ulusal konseyi’nin dördüncü toplantısında fkö yeniden örgütlendi. komando grupları üye yapılırken, sözleşme yeniden gözden geçirildi ve filistin kurtuluş ordusu’nun komando kanadı kuruldu.
fkö’nün en önemli organı filistin parlamentosuna eş değer olan ulusal konsey’dir. üyeler, konsey’in mevcut kurulu, komando grupları, filistin birlikleri, meslek örgütleri ve önde gelen filistinlilerin görüşmeleriyle belirlenmektedir. konsey, fkö’nün siyasetini ve programlarını oluşturan en üst kuruldur.
fkö şemsiyesi altında bulunan gruplar içindeki en büyük örgüt olan el-fetih’in lideri arafat 1969’da fkö yürütme kurulu başkanlığı’na getirildi. arafat yönetimi 1973 yılından itibaren diplomasiye ağırlık vererek fkö’ye sürgün hükümeti niteliği kazandırdı. 1974 yılında örgüt, arap birliği, islam konferansı örgütü (ikö) ve bm tarafından filistinlilerin tek meşru temsilcisi olarak tanındı. 1980’li yılların başlarına kadar fkö pek çok değişik grubu bünyesinde taşıyor olmasına rağmen filistinlilerin önde gelen örgütü olma özelliğini korudu. örgütün merkezi 1967 savaşından sonra ürdün’e, 1970’te lübnan’a ve 1982 yılında israil’in lübnan’ı işgaliyle tunus’a taşındı.
fkö başkanı arafat, aralık 1988’de fkö adına terörizmi kınadığını açıklayan bir konuşma yaptı. bunun üzerine abd bu açıklamanın, fkö içinde yer alan el-fetih, güç 17, havari grubu, fkhc ve fdhkc gibi örgütleri de bağladığını düşündü. fakat abd ile fkö arasındaki diyalog fkhc’nin 30 mayıs 1990’da israil kıyılarına saldırmasıyla bozuldu.
1994 yılında yapılan gazze-eriha anlaşması ve eylül 1995‘te yapılan ii. oslo anlaşması’yla israil gazze şeridi’nin tamamına yakınının, batı şeria’nın ise bazı bölgelerinin yönetimini filistin otoritesi’ne bıraktı. 1996 yılının ocak ayında yapılan seçimlerin sonucunda 88 üyeli filistin otoritesi konseyi oluşturuldu. ayrıca seçimlerin sonunda arafat filistin otoritesi’nin başkanı olarak göreve başladı. filistin otoritesi kabinesi 23 bakanlıktan oluşuyordu fakat önemli kararları alma yetkisi arafat’a aitti. ayrıca hükümette önemli pozisyonlar el-fetih üyelerine verildi. fkö, bugün devam eden varlığı ile filistin ulusal otoritesi’ni yürüten siyasal bir parti gibi işlev görmektedir.

alıntı:http://home.arcor.de/filistin/filistindirenis/filistinkurtulus/orgutu.html

el saika

mad
1966 yılında kurulan ve suriye tarafından desteklenen el-saika ya da diğer adıyla halk özgürlük mücadelesi’nin öncüleri grubu, daha çok suriyelilerden oluşmakta ve suriye’nin bölgesel politikalarıyla uyumlu eylemler düzenlemektedir. lübnan iç savaşı sırasında suriye güçleri ile birlikte el-fetih’e karşı savaşmıştır. merkezi şam’da bulunan örgütün eylemci potansiyeli diğer örgütleri göre düşüktür. halen 1.500 civarında üyesi olduğu bilinmektedir. 1990’lı yıllarda madrid, oslo ve washington’da yapılan tüm barış görüşmelerine muhalefet etmiştir. günümüzde yaygın biçimde eylemleri yoktur.

alıntı:http://home.arcor.de/filistin/filistindirenis/elsaika/halkmucadelesi.html

filistin demokratik halk kurtuluş cephesi

mad
george habbaş tarafından kurulan fhkc’den ayrılan ortodoks hıristiyan asıllı sol görüşlü nayef havatme’nin şubat 1969’da ayrılmasıyla filistin demokratik halk kurtuluş cephesi kuruldu. 1974 yılında örgütün ismi filistin demokratik kurtuluş cephesi (fdkc) olarak değiştirildi. 1969 ile 1970 yılları arasında fhkc ile benzer bir tavır geliştiren fdkc, siyasi düzlemde fhkc’den ayrılıyordu. fhkc’nin daha solunda bir siyasi çizgiye sahip olan örgüt bugüne kadar çok sayıda silahlı saldırının sorumluluğunu üstlendi. 1969 yılında „yahudilerin denize dökülmesi“ sloganını sıklıkla kullanan fdkc, 1970 yılında israil radikal solu ile diyalog başlattı. 1973 yılında el-fetih ve filistinli komünistlerle bir araya gelen fdkc „iki devletli çözüm“ü kabul ederek önemli bir aşama kaydetti. 22 mart 1974 tarihinde havatme, israil gazetesi yedioth ahranot’a yaptığı açıklamada iki tarafın önde gelen güçleri arasında diyaloğun başlatılması gerektiği yönünde ifadeler kullandı.
1977 yılında fdkc el-fetih’ten uzaklaştı. bu dönemde havatme arafat ile arafat karşıtlarına eşit uzaklıkta bir pozisyon almaya özen gösterdi. havatme 1982 yılında gerçekleşen lübnan işgalinden sonra şam’daki filistinli muhalif gruplara katılmayı reddetti. fdkc iki devletli çözümü kabul etmesine rağmen madrid konferansı’na katılmadı. 1993 yılında oslo anlaşması’nın imzalanması fdkc’yi de fkö içinde yer alan diğer fraksiyonları olduğu gibi radikalleştirdi. 1999 yılında fdkc (fhkc’de bu uzlaşma içinde yer aldı), kudüs’ün statüsü, mültecilerin geri dönüşü ve bağımsız bir filistin devletinin kurulması konularında taviz verilmemesi gerektiği yönünde arafat’la kahire’de uzlaşmaya vardı. bu uzlaşma sırasında fdkc’nin nihai statü görüşmelerinin fkö liderliğinde yapılması ve israil ile nihai bir anlaşmaya varmadan önce filistin halkı arasında referandum yapılması şeklindeki talepleri kabul edildi.

alıntı:http://home.arcor.de/filistin/filistindirenis/filistindemokratik/halkkurtuluscephesi.html

filistin halk kurtuluş cephesi

mad
arap milliyetçi hareketi’nin filistin kolu fkö’den ayrılarak filistin ulusal kurtuluş cephesi’ni oluşturdu ve 1964 yılının kasım ayından itibaren israil’e karşı çeşitli saldırılar gerçekleştirdi. 1967 yılının sonunda bu grup adını „filistin halk kurtuluş cephesi“ (fhkc) olarak değiştirdi. marksist nitelikli bir örgüt olan fhkc, kudüslü ortodoks bir aileden gelen george habbaş tarafından kuruldu. fhkc uçak kaçırma eylemiyle adını uluslararası alanda duyurdu. 1969 yılının şubat ayında nayef havatme liderliğinde yaşanan bölünme sonucunda zayıfladı. 1970 yılında ürdün’deki haşimi krallığı’nın filistinlilere yaşattığı bozgunun (kara eylül olayları) ardından fhkc bakış açısını değiştirdi. 1971 yılında fkö’ye katıldı. fkö’nün marksist kanadını oluşturan örgüt, fkö içindeki „red cephesi“nin liderliğini üstlendi.
1972 yılından itibaren israil hedeflerine sivil ve askeri ayırım yapmaksızın saldırılar gerçekleştirdi. 1973 yılından sonra fkö’nün ılımlı tavrına karşı en büyük tepki fhkc’den geldi. camp david anlaşması’nın imzalanmasının ardından filistin birliği yeniden sağlandı, fakat 1974 yılında fhkc, yürütme kurulu’ndan çıkarıldı. 1981 yılında ise yeniden dahil edildi. el-fetih ile fhkc arasında varolan ayrılıklar 1982 yılında lübnan’ın işgali sırasında arttı. fhkc ürdün’le yapılan görüşmelere karşı çıkarak kendisini yeniden arafat karşıtı koalisyonun merkezi haline getirdi. bu sırada en çok destek aldığı bölge muhalif filistinlilerin yaşadığı şam’dı. bununla birlikte fhkc „paralel bir fkö“nün ortaya çıkması fikrine filistin hareketini zayıflatır gerekçesiyle karşı çıktı. madrid konferansı ve oslo barış anlaşmaları diğer pek çok filistinli grubu olduğu gibi fkhc’yi de daha marjinal hale getirdi. 1999 yılının ağustos ayında fhkc ile arafat ve el-fetih arasında nihai statü görüşmeleri yapılmadan önce kahire’de bir uzlaşmaya varıldı. suriye, lübnan, israil ve işgal altındaki topraklarda faaliyet gösteren fhkc, suriye ve libya’dan aldığı mali ve askeri yardımlarla varlığını devam ettirdi.

alıntı:http://home.arcor.de/filistin/filistindirenis/filistinhalk/kurtuluscephesi.html

islami cihad

mad
islami cihad, iran’daki islam devriminden hemen sonra, 1980 yılında fethi şikaki ve abdülaziz avde tarafından kuruldu. aslen öğretmen olan şikaki, 1967 yılında girdiği müslüman kardeşler grubundan 1975’ten sonra ayrılmış ve islam devriminden etkilenerek silahlı bir hareket oluşturmuştur. örgütün adı ilk olarak 24 mayıs 1982’de fransız sefareti’ne yapılan bombalı saldırıyı üstlenmesiyle duyulmuştur. fkö ve hamas’tan sonra filistin topraklarında en güçlü üçüncü örgüt olan islami cihad, fikri yapısı ve eylemleriyle diğer islami direniş örgütleri ve cemaatlerinden ayrılmaktadır. örgütün fikri oluşumunda cemaleddin afgani’den, seyyid kutub’a kadar çok sayıda müslüman düşünürün fikirleri etkili olmuştur.
düşünce itibariyle köklü bir yapıya sahip olan örgüt, fiili eylemleriyle de oldukça etkindir. örgüt eylemlerini daha çok intihar komandoları ile patlayıcı madde yüklü araçları kullanmak suretiyle gerçekleştirmektedir.
islami cihad, hedef olarak hamas’la yakın düşünceler taşısa da, arap rejimleriyle ilişkiler ve islami metodoloji konusunda ciddi anlamda ayrışmaktadır. islami cihad, israil ve arap rejimlerini bir madalyonun ikiyüzü olarak görürken, devrimci bir yöntemi savunmaktadır. islami cihad lideri fethi şikaki ekim 1995 tarihinde, israil gizli servisi’nin düzenlediği bir saldırı sonucu malta’da öldürülmüştür.

alıntı:http://home.arcor.de/filistin/filistindirenis/islamicihad/fethisikaki.html

aldatılma korkusuyla yaşayan kadın

mad
ilk olarak kadınlarda paranoyaklık olgusu erkeklerden daha fazladır. nerde biliyorsun lan ibiş diyeceksiniz, kaynak götüm olarak ortaya atılıcam. bu paranoyaklık durumlarının fazlalığıyla bireyde korku oluşumu hat safhada gözlenir.

aldatılma korkusuna sahip kadınlar çok ilginçtir. niçün ilginçtir, daha önce fena bir şekilde bu olayla karşı karşıya gelirse artık hayatında herkesin kendisini aldatacağı düşüncesine kapılıp genellemeye gider. eğer erkek bireyimiz bu korkuya sahip bir bayan ile bir birliktelik yaşamak istiyor ise erkek için çok zor günler olacaktır ilişkiyi başlatmak için. bayan kısmı otu boku mazaret gösterip ilişki başlatmayı istemez, size karşı bir şeyler hissetse dahi korkularından mütevellit buna göz yumamaz ve konuyu her daim kapatmaya çalışır. erkek kısmı da daha fazla uzatmaması lazımdır, bırakın gitsin korkularıyla yaşasın şeklinde ortadan kaybolmalıdır.

bir ihtimal bu tip kadınlarla ilişkiye sahipseniz, sürekli sorgu halinde günler geçirmeniz olasıdır. "nerdeydin, bu gece de mi arkadaşlarınla dışarda olucaksın, kim o arkadaşların, beni gerçekten seviyor musun, ay ne kadar seviyorsun ..." gibi sorular ile karşı karşıya gelebilirsiniz.

kadın için bu korku gerçekten zordur. o hisse kapılıp aldatıldığını hissettiğinde, kendisi de erkeği boynuzlama girişimine girer. öyle göte böyle pipi hesabı bir olaya girişir. zaten böyle bir olguya sahip biriyle birlikteyseniz, kaçıp gidin oradan, daha güzel paylaşımlar sağlayacağınız kimseler olacaktır.

önemli olan sevdiceğinize gereken güveni ve sevgiyi vererek bu korkudan onu arındırmak en güzeli olacaktır. böylelikle ne kadın aldatılmış, ne erkek boynuzlanmış ne de değişik girişimlere dalınmış olur.

edit: grup seven çiftler konu dahiline alınmamıştır.
104 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol