(bkz: lys)
bir erkeğe örgü örmeyi anlatmaktan daha kolaydır.
nikahınıza davet ettiğiniz lost ekibinin davete icabet etmeleriyle sawyer ı en önde düşük bel pantolonu, kaslı vücuduna oturmuş tişörtü ve kirli sakalları ile size gülümserken görmekten tek farkı öss ye bir dahaki sene tekrar girebilmenizdir.
:-------------------------------------erobur dan alıntıdır---------------------------------------------:
bir erobur ile lost kuşağına daha hoş geldiniz
bakunin’i unutturuyorlar dedik, geldi çıktı bakunin..
brada bu kadar ortalıkta görünmüyorsa bir şey için hazırlanıyor dedik, widmore onu zorla geri getirdi adaya..
şimdi başka bir konuyla karşınıza çıkıyorum;
..ada ve hayvanlar..
adadaki hayvanlar sezonlardır değişik tavırlarda bulunmakta. bunun sebebini anlayamıyorduk. çünkü adada şekil değiştirebilen güçler olduğunu (shapeshifter) bilmiyorduk.
şimdiyse her şey daha da anlam kazanamaya başladı..
1- önem sırasına göre başlayalım; vincent !
bazı önemli olaylar hep onun aracılığıyla ortaya çıktı, kimi zaman kayboldu etraftan, kimi zamansa birden çıkageldi. peki neden? vincent’ın bu anormal davranışlarının arkasında ne olabilir?
öncelikle hatırlayalım, vincent ve adadaki önemli olayları..
- jack’ten sonra dizinin ikinci görünen karakteri.
- shannon ölmeden önce vincent kayboluyor, shannon ise onu ararken kazara hayatını kaybediyor.
- charlie kiliseyi yapmaya uğraşırken manidar bir şekilde vincent ona eko’nun kardeşi yemi’nin meryem heykelciklerinden getiriyor. bu da charlie’nin, sawyer’ın çadırında diğer heykelcikleri de bulmasına yol açıyor, charlie’nin tepkisi onların hepsini denize fırlatmak oluyor.
- buried secrets isimli bölümdeyse sun ve michael yakınlaşmasını havlayarak önlüyor. halbuki her şeye havlayan bir köpek değil kendisi, zira sun, charlie tarafından saldırıya uğradığında vincent paşa havlamıyor.
vincent’ı bitirdik. en azından hatırladığımız kadarıyla..
2- sırada ---> hurley bird
efendim şimdi bu kuş sesi çoğu yerde duyuldu dizi boyunca. kuşun gizemi de hala açıklanmadı.
kuş sürekli bir ses çıkarıyordu, bu sesin ne olduğu yönünde teoriler vardı, fakat official dvd altyazısında "hurley" dediği teyid edilince, hurley bird olarak isimlendirilmeye başlandı.
ilgili videolardan biri ve en derli toplu olanını buradan izleyebiliriz.
ilginç, değil mi?
3- peki ya domuz sorunsalı?..
s01e16 outlaws bölümünü hatırlayalım. sawyer’ın bir düşmanı vardı: bir domuz!
domuzumuz, sawyer’ın çadırındayken, sawyer tarafından saldırıya uğrayıp ormanın içine doğru kaçıyordu -çadırını götürerek-. tam o anda sawyer, fısıltıları duyuyor. fısıltılardan bir tanesi çok belirgin şekilde "it will come back around" (yaptığın şey -masum birini öldürmen- yanına kalmaz, aksine peşini hiç bırakmaz minvalli bir deyiş) duyuluyor. bu seslerin arasında bir de karadumanımızın çıkardığı sesler var.
sawyer çadırını bulur, fakat gene fısıltılar duyulur, tekrardan it’ll come back around sesi duyulur, sonra..! domuz çıkar gene, sawyer’a saldırır onu çamurun içine atar ve kaçar.
kate ile sawyer birlikte aramaya başlarlar, aynı gece dizinin en çok beğenilen sahnelerinden biri olan "i never" (ben hiç yapmadım../yaptım..) oyunu oynanır. ve uyurlar..
uyandıklarında ise domuzun, kamplarına gelip sawyer’ın gömleğini çantasından çıkarıp üstüne işediğini, sadece onun yiyeceklerini yediğini (kate’inkilere dokunmadan) fark eder.. çıldırır..
sonraysa john locke ortaya çıkar ve bir konuşma yapar:
sawyer: the thing’s got it in for me. /bu şeyin bana karşı bir garezi var.
kate: it’s a boar, sawyer. /yapma sawyer o sadece bir domuz.
locke: my sister, jeanie, died when i was a boy. fell off the monkey bars and broke her neck. and my mother, well, my foster mother, she blamed herself, of course. she thought she wasn’t watching close enough. so, she stopped eating, stopped sleeping. the neighbors started talking, afraid she might do something to herself, i guess. oh, that’s good. anyway, about 6 months after jeanie’s funeral, this golden retriever comes padding up our driveway, walks right into our house, sits down on the floor, and looks right at my mother, there on the couch. and my mother looks back at the dog. after about a minute of this, of them both staring at each other like that, my mother burst into tears. beautiful dog, no tags, no collar, healthy, and sweet. the dog slept in jeanie’s old room, on jeanie’s old bed and stayed with us until my mother passed 5 years later. then, disappeared back to wherever it was she came from in the first place.
/
kız kardeşim jeanie, ben küçükken öldü. oyun parkında demirlerden düşüp boynunu kırdı. annem, yani, koruyucu annem, kendini suçladı bunu için elbette. çünkü yeterince dikkatli olmadığını düşünüyordu. bu yüzden, yemeden, içmeden kesildi, uyuyamadı. komşular ise , sanırım onun kendisine bir şey yapmasından korkarak, kendi aralarında konuşmaya başladılar. oh, bu kahve şükelaymış. her neyse, jeanie’nin cenazesinden yaklaşık 6 ay sonra, bir golden retriever kapının önüne gelip, evimize girdi, yere oturup koltukta oturan anneme bakmaya başladı ve annem de ona bakmaya başladı. bir dakika boyunca böyle birbirlerine baktıktan sonra annem bir anda hıçkırıklara boğuldu. güzel bir köpek, ne tasması var ne isim etiketi, sağlık ve sevimliydi üstelik. köpek jeanie’nin eski odasındaki eski yatağında uyuyordu ve 5 yıl sonra annemizi kaybedene kadar bizimle kaldı. sonraysa, en başındaki gibi, bize gelmeden önce her neredeyse oraya kayboldu bir anda.
/
kate: so, you’re saying the dog was your sister? /yani, diyorsun ki o köpek senin kız kardeşindi?
locke: well, that would be silly. but my mother thought it was, thought that jeanie had come back to tell her the accident wasn’t her fault, let her off the hook. /eh, bunu söylemek biraz aptalca olurdu. ama annem gerçekten de öyle olduğunu düşünüyordu. kazanın, annemin suçu olmadığını söyleyip, onu bu suçluluk duygusundan kurtarmak için jeanie’nin geri geldiğini düşünüyordu
ilginç, değil mi?
4- peki ya favorilerimden olan gizemli adam bakunin’in gizemli kedisi nadia?
s03e011’de görülen ve bir daha görmediğimiz kedicik. fakat bu kedide bir şeylerin ters olduğuna eminim. ilgili bölümden üç tane ekran görüntüsü koyuyorum.
sayid, bakunin’in iletişim merkezine girerken kedinin bakışı
sonradan bulunan gizli deponun halının altında olduğunu ima edercesine halıyı patilemesi, üstüne bir de bakunin’den rusça "halıdan uzak dur" uyarısı alması.
ve bence en ilginci, haberleşme merkezini johnum lockeum bir şekilde gene patlattıktan sonra, o bölümün son karesinin, çalılıklar arasında birbiriyle bakışan sayid ve nadia olması.
daha bir çok ada-hayvan ikilemesi olabilir ancak hatırlayabildiklerim bu kadar.
şimdi; sizce nedir bu?
black smoke?
jacob?
belki başkası?
hepsi olabilir, tam olarak emin olabileceğimizi sanmıyorum. ancak jacob ve siyahlı abi’nin bizim lostieleri bir şekilde gözlerinin önünde bulundurmaları gerekiyordu en başından beri. fakat bunu nasıl yaptıklarını bilmiyorduk.
işte bu anomaliler bunun cevabı olabilir..
:-----------------------------------------erobur dan alıntıdır-----------------------------------------:
o değil de ben bu yukarıda yazılanların hiçbirini ne gördüm ne duydum desem?
hayır neremle seyrediyorsam diziyi?
bir erobur ile lost kuşağına daha hoş geldiniz
bakunin’i unutturuyorlar dedik, geldi çıktı bakunin..
brada bu kadar ortalıkta görünmüyorsa bir şey için hazırlanıyor dedik, widmore onu zorla geri getirdi adaya..
şimdi başka bir konuyla karşınıza çıkıyorum;
..ada ve hayvanlar..
adadaki hayvanlar sezonlardır değişik tavırlarda bulunmakta. bunun sebebini anlayamıyorduk. çünkü adada şekil değiştirebilen güçler olduğunu (shapeshifter) bilmiyorduk.
şimdiyse her şey daha da anlam kazanamaya başladı..
1- önem sırasına göre başlayalım; vincent !
bazı önemli olaylar hep onun aracılığıyla ortaya çıktı, kimi zaman kayboldu etraftan, kimi zamansa birden çıkageldi. peki neden? vincent’ın bu anormal davranışlarının arkasında ne olabilir?
öncelikle hatırlayalım, vincent ve adadaki önemli olayları..
- jack’ten sonra dizinin ikinci görünen karakteri.
- shannon ölmeden önce vincent kayboluyor, shannon ise onu ararken kazara hayatını kaybediyor.
- charlie kiliseyi yapmaya uğraşırken manidar bir şekilde vincent ona eko’nun kardeşi yemi’nin meryem heykelciklerinden getiriyor. bu da charlie’nin, sawyer’ın çadırında diğer heykelcikleri de bulmasına yol açıyor, charlie’nin tepkisi onların hepsini denize fırlatmak oluyor.
- buried secrets isimli bölümdeyse sun ve michael yakınlaşmasını havlayarak önlüyor. halbuki her şeye havlayan bir köpek değil kendisi, zira sun, charlie tarafından saldırıya uğradığında vincent paşa havlamıyor.
vincent’ı bitirdik. en azından hatırladığımız kadarıyla..
2- sırada ---> hurley bird
efendim şimdi bu kuş sesi çoğu yerde duyuldu dizi boyunca. kuşun gizemi de hala açıklanmadı.
kuş sürekli bir ses çıkarıyordu, bu sesin ne olduğu yönünde teoriler vardı, fakat official dvd altyazısında "hurley" dediği teyid edilince, hurley bird olarak isimlendirilmeye başlandı.
ilgili videolardan biri ve en derli toplu olanını buradan izleyebiliriz.
ilginç, değil mi?
3- peki ya domuz sorunsalı?..
s01e16 outlaws bölümünü hatırlayalım. sawyer’ın bir düşmanı vardı: bir domuz!
domuzumuz, sawyer’ın çadırındayken, sawyer tarafından saldırıya uğrayıp ormanın içine doğru kaçıyordu -çadırını götürerek-. tam o anda sawyer, fısıltıları duyuyor. fısıltılardan bir tanesi çok belirgin şekilde "it will come back around" (yaptığın şey -masum birini öldürmen- yanına kalmaz, aksine peşini hiç bırakmaz minvalli bir deyiş) duyuluyor. bu seslerin arasında bir de karadumanımızın çıkardığı sesler var.
sawyer çadırını bulur, fakat gene fısıltılar duyulur, tekrardan it’ll come back around sesi duyulur, sonra..! domuz çıkar gene, sawyer’a saldırır onu çamurun içine atar ve kaçar.
kate ile sawyer birlikte aramaya başlarlar, aynı gece dizinin en çok beğenilen sahnelerinden biri olan "i never" (ben hiç yapmadım../yaptım..) oyunu oynanır. ve uyurlar..
uyandıklarında ise domuzun, kamplarına gelip sawyer’ın gömleğini çantasından çıkarıp üstüne işediğini, sadece onun yiyeceklerini yediğini (kate’inkilere dokunmadan) fark eder.. çıldırır..
sonraysa john locke ortaya çıkar ve bir konuşma yapar:
sawyer: the thing’s got it in for me. /bu şeyin bana karşı bir garezi var.
kate: it’s a boar, sawyer. /yapma sawyer o sadece bir domuz.
locke: my sister, jeanie, died when i was a boy. fell off the monkey bars and broke her neck. and my mother, well, my foster mother, she blamed herself, of course. she thought she wasn’t watching close enough. so, she stopped eating, stopped sleeping. the neighbors started talking, afraid she might do something to herself, i guess. oh, that’s good. anyway, about 6 months after jeanie’s funeral, this golden retriever comes padding up our driveway, walks right into our house, sits down on the floor, and looks right at my mother, there on the couch. and my mother looks back at the dog. after about a minute of this, of them both staring at each other like that, my mother burst into tears. beautiful dog, no tags, no collar, healthy, and sweet. the dog slept in jeanie’s old room, on jeanie’s old bed and stayed with us until my mother passed 5 years later. then, disappeared back to wherever it was she came from in the first place.
/
kız kardeşim jeanie, ben küçükken öldü. oyun parkında demirlerden düşüp boynunu kırdı. annem, yani, koruyucu annem, kendini suçladı bunu için elbette. çünkü yeterince dikkatli olmadığını düşünüyordu. bu yüzden, yemeden, içmeden kesildi, uyuyamadı. komşular ise , sanırım onun kendisine bir şey yapmasından korkarak, kendi aralarında konuşmaya başladılar. oh, bu kahve şükelaymış. her neyse, jeanie’nin cenazesinden yaklaşık 6 ay sonra, bir golden retriever kapının önüne gelip, evimize girdi, yere oturup koltukta oturan anneme bakmaya başladı ve annem de ona bakmaya başladı. bir dakika boyunca böyle birbirlerine baktıktan sonra annem bir anda hıçkırıklara boğuldu. güzel bir köpek, ne tasması var ne isim etiketi, sağlık ve sevimliydi üstelik. köpek jeanie’nin eski odasındaki eski yatağında uyuyordu ve 5 yıl sonra annemizi kaybedene kadar bizimle kaldı. sonraysa, en başındaki gibi, bize gelmeden önce her neredeyse oraya kayboldu bir anda.
/
kate: so, you’re saying the dog was your sister? /yani, diyorsun ki o köpek senin kız kardeşindi?
locke: well, that would be silly. but my mother thought it was, thought that jeanie had come back to tell her the accident wasn’t her fault, let her off the hook. /eh, bunu söylemek biraz aptalca olurdu. ama annem gerçekten de öyle olduğunu düşünüyordu. kazanın, annemin suçu olmadığını söyleyip, onu bu suçluluk duygusundan kurtarmak için jeanie’nin geri geldiğini düşünüyordu
ilginç, değil mi?
4- peki ya favorilerimden olan gizemli adam bakunin’in gizemli kedisi nadia?
s03e011’de görülen ve bir daha görmediğimiz kedicik. fakat bu kedide bir şeylerin ters olduğuna eminim. ilgili bölümden üç tane ekran görüntüsü koyuyorum.
sayid, bakunin’in iletişim merkezine girerken kedinin bakışı
sonradan bulunan gizli deponun halının altında olduğunu ima edercesine halıyı patilemesi, üstüne bir de bakunin’den rusça "halıdan uzak dur" uyarısı alması.
ve bence en ilginci, haberleşme merkezini johnum lockeum bir şekilde gene patlattıktan sonra, o bölümün son karesinin, çalılıklar arasında birbiriyle bakışan sayid ve nadia olması.
daha bir çok ada-hayvan ikilemesi olabilir ancak hatırlayabildiklerim bu kadar.
şimdi; sizce nedir bu?
black smoke?
jacob?
belki başkası?
hepsi olabilir, tam olarak emin olabileceğimizi sanmıyorum. ancak jacob ve siyahlı abi’nin bizim lostieleri bir şekilde gözlerinin önünde bulundurmaları gerekiyordu en başından beri. fakat bunu nasıl yaptıklarını bilmiyorduk.
işte bu anomaliler bunun cevabı olabilir..
:-----------------------------------------erobur dan alıntıdır-----------------------------------------:
o değil de ben bu yukarıda yazılanların hiçbirini ne gördüm ne duydum desem?
hayır neremle seyrediyorsam diziyi?
2 nisan dünya otizm farkındalık günü olarak ilan edilmiştir. ve nisan ayı dünya insanlarını otizm hakkında bilgilendirmek için çeşitli etkinliklerin yapıldığı otizm farkındalık ayı olarak belirlenmiştir.
(bkz: rainer maria rilke)
(bkz: alexandre dumas)
ispanya da bir şehir. ispanyoların beyaz köy ismini verdikleri şehrin sokakları uçuruma açılmaktadır. nüfusu 35000 olan bu şehirdeki yaşamı, hemingway, ünlü romanı çanlar kimin için çalıyor da tutkuyla anlatmiştir. bu şehre dumas ve rilke de hayran kalmıştır. şehir efsanevi matadorlar yetiştirmiştir ve boğa güreşleri bugün de sürmektedir.
kısaca vö olarak da anılan 7 kasım 1968 doğumlu türk mizah yazarıdır.
i.u. iletişim fakültesi’ni bitirdi. yazarlığa gırgır, fırt ve çarşaf dergilerinde yayımlanan notları ve kısa öyküleriyle başladı. çeşitli gazete, radyo ve televizyon programlarında görev aldı. alamet-i farika ve grey gibi reklam ajanslarında kısa süreli çalıştı.
vedat özdemiroğlu, şu anda uykusuz’da yazarlık ve kanaltürk’de türkçe sözülü hafif komik programını yapmaktadır. manga’nın "dünyanın sonuna doğmuşum" klibinde başrol oynamıştır ve fanatik beşiktaş taraftarıdır.
eserleri:
1.kaldırım yazıları
2.t. chiller
3.gece tarifesi
4.vedat bey’in görkemli hayatı
5.vösym-1
6.vösym-2
7.selam dünyalı ben türküm
8.deniz tarafındaki kale
9.beşiktaş şiirleri
i.u. iletişim fakültesi’ni bitirdi. yazarlığa gırgır, fırt ve çarşaf dergilerinde yayımlanan notları ve kısa öyküleriyle başladı. çeşitli gazete, radyo ve televizyon programlarında görev aldı. alamet-i farika ve grey gibi reklam ajanslarında kısa süreli çalıştı.
vedat özdemiroğlu, şu anda uykusuz’da yazarlık ve kanaltürk’de türkçe sözülü hafif komik programını yapmaktadır. manga’nın "dünyanın sonuna doğmuşum" klibinde başrol oynamıştır ve fanatik beşiktaş taraftarıdır.
eserleri:
1.kaldırım yazıları
2.t. chiller
3.gece tarifesi
4.vedat bey’in görkemli hayatı
5.vösym-1
6.vösym-2
7.selam dünyalı ben türküm
8.deniz tarafındaki kale
9.beşiktaş şiirleri
kendisinin yazdığı masallar ve ninnileri çok beğendim desem yeridir. bir kaç tane daha okusaydım az daha klavye başında uyuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu
(bkz: vedat ozdemiroglu)
(bkz: vo)
sigma olomouts diye bir takim vardi. galatasaray in tanjulu zamanlarinda rakibiydi sanirim. nerden geldiyse aklima..
edit: sigma olomouc muş. takım da fenerbahçe imiş.
#941661
galatasaraylı sanırım çağrışan..
edit: sigma olomouc muş. takım da fenerbahçe imiş.
#941661
galatasaraylı sanırım çağrışan..
(bkz: aspirin içsen geçer mi)
herhangi bir ilacın mideye zarar vermemesi amacı ile barsakta çözünen formülasyonu.
+enterik kaplı olandan için ne olur ne olmaz!
-e meslekten ötürü mide falan kalmamıştır sizde şimdi!
-e meslekten ötürü mide falan kalmamıştır sizde şimdi!
en azından kağıt havlu almak için mutfağa kadar emeklediğinizde kimse görmez dedirten durumdur.
an itibariyle 80 yılların hair band inden kaçma detone ötesi bir ses kafamı elindeki gitarla sikmekte.
edit: of tamam bitti. şimdi de okan herkese sırayla zevk aldınız mı diye soruyor. demek tek sikilen kafa benimki değilmiş.
edit: of tamam bitti. şimdi de okan herkese sırayla zevk aldınız mı diye soruyor. demek tek sikilen kafa benimki değilmiş.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?