confessions

atacamadesert

- Yazar -

  1. toplam entry 4909
  2. takipçi 1
  3. puan 102399

kapı

atacamadesert
bana kapılarını aç. benden önce kimse gelmesin evine. sevişmeden önce sohbet edelim senle. zaten çok konuşurum ben. hele misafirlikte.

belli olmuyor mu misafirliğe niye geliyim konuşmasam. televizyonu kendi evimde de seyrederim. biliyorum öyle misafirlerin olacak. susun ve açın izlediğimiz dizi var bu gece kaçırmayalım diyen. sen onları bir daha eve almazsın.

beni de almazdın aslında. ne olduysa. bilmiyorum. belki de hiçbişi olmadı. herşey halen aynı.

bana kapılarını açmadıysan ben nerdeyim. hangi boşlukta sallanıyorum. kim sallandırdı beni. kim astı beni boynumdan. kim okudu fermanımı.

sevişmeden az önce koyu bir muhabbete girişmiştik. konusu neydi hatırlamıyorum. mesele zaten oydu. konu olsa da olmasa da hatırlasam da hatırlamasam da ben seninle ağız dalaşına girmeyi seviyordum. sonra ağzımız dolaşıyordu birbirine. dillerimiz diken gibi batıyordu birbirimize. ama acı yok. haz vardı.

acı yok. az vardı. belki de. sen acı çekerken ben haz almayı sen haz alırken ben acı çekmeyi sen az alırken ben çoğu gelmeyi ben az çekerken sen otuzbir çekmeyi yeğlemiş olmaktan dolayı suçlu değildik ikimiz de.

bu iki kişilik bir oyundan çok seyircili bir horoz dövüşü gibi. birinin elinde kamera var belki de. herhangi bir “close up amateur” sayfasına göndermek üzere içiçe geçmiş sulaklarımızı çekiyor. arada bir de fazla kaba olmayan bir el giriyor gö/z/t/ümüze. kameramanın eli bu.

katılsana bize dediğimizde böyle daha güzel diyor. iyi sen bilirsin diyip devam ediyoruz koyu muhabbetimize. şimdi hatırladım neden kuru fasülyenin hala pişmediği idi konu. piraye ile de ancak bu kadar ortak noktamız olabilirdi zaten. iki dünya bir araya gelse.

sevişmeden az önce koyu bir muhabbete girişmiştik. hani nasıl insanlar boğulurken sevişmekten ya da sikilme anında boğulmaktan ya da onun gibi bişi işte zevk alabiliyorlar ki diye incir çekirdeği boyutunda bir konu. kimbilir benim o incir çekirdeğine çıkıp boynuma ilmiği geçirerek intihar edeceğimi.

sevişme süsü verilmiş intihar. yerde de katilin adı vücut sıvıları ile yazılmış. nasıl bir fışkırma ise. baş harfi ile son harfi arasında tam onüç harf var. uğursuz bir sayı. uğurlu bir güne tekabül etmiş.

bana perdelerini aç. sen de misafirlikte gibi konuş. ya da bana da uğra. perdeleri taktım. fena olmadı. beğendiler. ama açıkken daha çok beğeniyorlardı. sen gelirsen kapamam zaten.

gönülsüz

atacamadesert
ne anlatacaksın bana
hiç
pek gönülsüzsün bugün
evet
gönülsüzü torbaya koymuşlar bacakları dışarda kalmış
neden babamın laflarını ediyorsun
bilmem hoşuma gidiyor
hiç komik değil
sanki sen komiksin de surata bak
ya sana ne ya
derdin ne senin
bu akşam hayatımın en güzel oral sekslerinden birini yaşadım
eeee
ama zevk almadım
nasıl yani hem hayatının en_
ya öyle işte seyretsem bile boşalırdım ama yapılırken zevk almadım
manyaksın sen kızım erkekler ne yapmasa müstahak sana
iyi be sordun söyledik işte
tamam da neden
çünkü gündüz daha az birazı ile boşalmıştım
yani önemli olan nicelik değil nitelik anladığım kadarıyla
hayır sıralama akşamki gündüz olsaydı delirirdim ve gündüzki akşam olsaydı bi bokum olmazdı
sana yaranılmaz valla yaranılmaz iyi ki erkek değilim
ya nesin
sen’im sesinim seslen bak duyduğun ses benim
siktir git yaa akşam akşam
laf ebeliği yapmıyorum kendini haklı çıkarmak için sus istersen
sen de sus

ben hiç konuşmadım ki

hüznün orospulukları

atacamadesert
insan coğrafyasında hüzün duymanın çöldeki yalnızlığı yansıtması gereken anlarda dünyanın en yüksek dağına çıkmış ama kendi başına intihar etmeye korkuyormuşçasına insanı alt eden şımarıklıklarıdır.

"bugün gönlüm yine hüznün orospuluklarında gezdi.

telefonumdaki serbest anyonik maddeler geldi katyonuma yapıştı. hortlamışlar gibi dursalar da hayvan mezarlığına onları gömen benim.

gönülsüz bi gösterişle gökyüzünden yağan damlaları gözümle takip edip güzün artık bitmiş olması gerekliliğini yerleri ve gökleri yaratana onu pek de kızdırmadan kaş göz işaretleriyle anlatmaya çalışıyorum.

takmıyor. zaten ben de onu.

ringin iki çapraz köşesinde iki namağlup karşı karşıyayız. onun atacağı havlu pembe.

resmi internet sitelerinin kurumsal butonlarından hiçbişi elde edilmiyor. resmi olmayanlar ise neyi resmediyor bilemiyoruz?

bir sözlükte kendi sayfamı inşa ettim. bütün kelimeler oklarını bana fırlattılar. b ye bastım bi boka yaramayanlar düştü sözlükten.

yedi kez tavaf et çevremde. daha vücudumun etrafında dönmenden ve bana şiirler okumandan tatmin olmadım.

heykelimi dik. tapın bana. kitap yazıcam. her dile çevirt ve herkese okut anlamasalar da."

refahım/n için bu şart.

hiç görmediğiniz biriyle telefonda sabahlamak

atacamadesert
insanın sadece bir ses ve bir iç çekiş uğruna uykusundan vazgeçmesi ile biten ama aslında bitmeyen başlayan bir sabahlama olayıdır.

dünya gözüyle değil fakat seslerin titreşimiyle kafasında yarattığı bir görüntüyken hatta görüntü bile yaratmasına gerek kalmadan sadece hissederek hissetmek isteyerek geçirebileceği saatler sonunda uykusuz kalmanın açtığı yelkenle açık denizlerde seyrederken bir gece daha yorgun bedenimi dinlendiremeden geçti dememenin hazzı ve insanlık için küçük belki ama kendisi için büyük bir heyecan duymuş gündelik dertler ve sorunlardan bir geyşanın ılık banyosundan çıkmışçasına arınarak sıyrılmış uykudan daha hoş bir doyum yaşamış beyninin sabah evdeki nidalara tepki vermemesine aldırmayarak uyumaya devam eden bedenini severek yorganına bir kat daha sarılır insan.
133 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol