- anneeeeeeeee birinci nesil bilgiç gelmiş sözlüğe bak!
+ o nasıl bişiymiş kızım?
- bilmem tanrı gibi bişi. o hep ordadır ama göremezsin!
+ tövbe de maymun!
+ o nasıl bişiymiş kızım?
- bilmem tanrı gibi bişi. o hep ordadır ama göremezsin!
+ tövbe de maymun!
___________________/\______/\
__________________/**\____/**\
_________________/****\__/****\
________________/******\/******\
_______________/********\*******\
______________/**********\*******\____toprağın üstü_______________________
___000_______/************\*******\_______________________________________
__00000____/_________________________toprağın altı________________________
_0000000_/________________________________________________________________ayak
00kafa0000______________________________________________________________
_0000000__\_______________________________________________________________ayak
__00000_____\_____________________________________________________________
___000________\__________________el
__________________/**\____/**\
_________________/****\__/****\
________________/******\/******\
_______________/********\*******\
______________/**********\*******\____toprağın üstü_______________________
___000_______/************\*******\_______________________________________
__00000____/_________________________toprağın altı________________________
_0000000_/________________________________________________________________ayak
00kafa0000______________________________________________________________
_0000000__\_______________________________________________________________ayak
__00000_____\_____________________________________________________________
___000________\__________________el
striptiz kulübü hediye almanın hiçbir esprisi olmadığı için yanlış açılmış bir başlıktır. kulüpte arka arkaya striptiz şovlar hediye edilmelidir.
(bkz: sözlükte olması gerekenler)
bugünkü programda bozkırın tezenesi neşet ertaş ı ağırlamakta..
büyük cihan padişahı kanuni sultan süleymanın ve büyük aşkı
hürrem sultanın bir kız çocukları gelir dünyaya. efsane bir aşkın
meyvesidir bu çocuk ve bu yüzden belki efsane aşkların en emeline nail
olanına, en masalsı olanına ithafen ismi mihrimah konur.
mihr-ü mah farsça da "güneş ve ay" demektir. zaman hızla geçmiş mihrimah sultan büyümüş 17 yaşına gelmiştir ki o zamanlar için evlendirilmesi uygun olan bir yaştadır. iki talibi olur, biri diyarbakır valisi rüstem paşadır, diğeri ise sarayın baş mimarı mimar sinan.
padişah biricik kızını rüstem paşa ile evlendirir. sinan evlidir ve 50 yaşındadır ama bilinen odur ki mihrimah sultana deliler gibi aşıktır. mimar sinan o derece derin bir tutku ile aşık olduğu mihrimah sultana kavuşamamıştır, fakat ona olan aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.
istanbulun en güzel yerlerinden birine, üsküdara, mihrimah sultan adına bir cami yapması istenir kendisinden. 1540 yılında inşa etmeye başladığı camiiyi 1548 yılında tamamlar. cami inşa edilirken bir yandan kendi aşkını anlatır hiç şüphesiz ve eserine sanki "eteklerini giymiş bir kadın" ın dış-çizgilerini verir.
bahsi geçen bu cami 2 minareli olup, padişah fermanı ile yaptırılan bir
eserdir, ama sinanın söyleyecekleri bununla bitmemiş olacak ki; bu
eserden 14 yıl sonra o güne kadar ilk defa, padişah fermanı olmaksızın,
edirnekapıda surların yakınına, pek kimsenin ilgilenmediği ıssız,
yalnız ama istanbulun en yüksek tepesi olan bir yere, sanki aşkının
gizli, ıssız ve yalnızlığını ama bir o kadar büyüklüğünü haykırmak
istermişcesine ikinci bir eser yapmaya koyulur.
derler ki; cami mihrimah sultanın o duru, gösterişsiz ve bir o kadar
asil güzelliğine istinaden küçücüktür ve sadece 38 mt bir minareye
sahiptir. bir adet incecik kubbesinin üzerindeki 161 pencere ise iç
güzelliğinin ne kadar aydınlık ve berrak olduğunu temsil eder; bu sayede
gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı bir edası vardır. (o tarihte bu açıklıktaki ve bu kalınlıktaki bir kubbeye o kadar pencere, dünya
üzerinde sadece mimar sinan tarafından yapılabilirdi. )
cami içindeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki upuzun işlemelerde de mihrimah sultanın o güzel ayak topuklarını döven, upuzun saçları tasvir
edilmiştir. ve yine denir ki, mihrimah sultanın toplumdaki konumu iki
minareli cami yaptırmaya yetmesine rağmen, yalnızlığını simgelemesi
anlamında tek minareli yapılmıştır bu cami. ama sinan aşkını öyle
sihirli bir tılsımla mühürlemiştir ki, bu sırra erene aşkolsun!
şaşırmamak, o sevdaların naifliğine imrenmemek elde değil. sinan
ustanın aşkının vesikasıdır sanki.
iki caminin de yerleri özenle seçilmiştir: güneşin doğum ve batım
yerleri tespit edilerek yapılmış camilerdir. edirnekapıdaki mihrimah sultan camiini ve üsküdardaki mihrimah camiini aynı anda görebileceğiniz bir yer seçin. günbatımında (elbette, yılın sadece bir gününde ki, o gün 21 mart (aytakvimi ile mart 9u) günüdür; yani gece ile gündüzün uzunluğunun birbirine eşit olduğu gündür. ve tabii daha
ilginç yanı, o günün mihrimah sultanın doğum günü olmasıdır! mihrimah
sultan bir nevruz günü doğmuştur.
göreceğiniz muhteşem manzara şudur: edirnekapı camiinin tek minaresinin
arkasından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, üsküdardaki camiin
minareleri arasından ay doğar!
hürrem sultanın bir kız çocukları gelir dünyaya. efsane bir aşkın
meyvesidir bu çocuk ve bu yüzden belki efsane aşkların en emeline nail
olanına, en masalsı olanına ithafen ismi mihrimah konur.
mihr-ü mah farsça da "güneş ve ay" demektir. zaman hızla geçmiş mihrimah sultan büyümüş 17 yaşına gelmiştir ki o zamanlar için evlendirilmesi uygun olan bir yaştadır. iki talibi olur, biri diyarbakır valisi rüstem paşadır, diğeri ise sarayın baş mimarı mimar sinan.
padişah biricik kızını rüstem paşa ile evlendirir. sinan evlidir ve 50 yaşındadır ama bilinen odur ki mihrimah sultana deliler gibi aşıktır. mimar sinan o derece derin bir tutku ile aşık olduğu mihrimah sultana kavuşamamıştır, fakat ona olan aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.
istanbulun en güzel yerlerinden birine, üsküdara, mihrimah sultan adına bir cami yapması istenir kendisinden. 1540 yılında inşa etmeye başladığı camiiyi 1548 yılında tamamlar. cami inşa edilirken bir yandan kendi aşkını anlatır hiç şüphesiz ve eserine sanki "eteklerini giymiş bir kadın" ın dış-çizgilerini verir.
bahsi geçen bu cami 2 minareli olup, padişah fermanı ile yaptırılan bir
eserdir, ama sinanın söyleyecekleri bununla bitmemiş olacak ki; bu
eserden 14 yıl sonra o güne kadar ilk defa, padişah fermanı olmaksızın,
edirnekapıda surların yakınına, pek kimsenin ilgilenmediği ıssız,
yalnız ama istanbulun en yüksek tepesi olan bir yere, sanki aşkının
gizli, ıssız ve yalnızlığını ama bir o kadar büyüklüğünü haykırmak
istermişcesine ikinci bir eser yapmaya koyulur.
derler ki; cami mihrimah sultanın o duru, gösterişsiz ve bir o kadar
asil güzelliğine istinaden küçücüktür ve sadece 38 mt bir minareye
sahiptir. bir adet incecik kubbesinin üzerindeki 161 pencere ise iç
güzelliğinin ne kadar aydınlık ve berrak olduğunu temsil eder; bu sayede
gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı bir edası vardır. (o tarihte bu açıklıktaki ve bu kalınlıktaki bir kubbeye o kadar pencere, dünya
üzerinde sadece mimar sinan tarafından yapılabilirdi. )
cami içindeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki upuzun işlemelerde de mihrimah sultanın o güzel ayak topuklarını döven, upuzun saçları tasvir
edilmiştir. ve yine denir ki, mihrimah sultanın toplumdaki konumu iki
minareli cami yaptırmaya yetmesine rağmen, yalnızlığını simgelemesi
anlamında tek minareli yapılmıştır bu cami. ama sinan aşkını öyle
sihirli bir tılsımla mühürlemiştir ki, bu sırra erene aşkolsun!
şaşırmamak, o sevdaların naifliğine imrenmemek elde değil. sinan
ustanın aşkının vesikasıdır sanki.
iki caminin de yerleri özenle seçilmiştir: güneşin doğum ve batım
yerleri tespit edilerek yapılmış camilerdir. edirnekapıdaki mihrimah sultan camiini ve üsküdardaki mihrimah camiini aynı anda görebileceğiniz bir yer seçin. günbatımında (elbette, yılın sadece bir gününde ki, o gün 21 mart (aytakvimi ile mart 9u) günüdür; yani gece ile gündüzün uzunluğunun birbirine eşit olduğu gündür. ve tabii daha
ilginç yanı, o günün mihrimah sultanın doğum günü olmasıdır! mihrimah
sultan bir nevruz günü doğmuştur.
göreceğiniz muhteşem manzara şudur: edirnekapı camiinin tek minaresinin
arkasından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, üsküdardaki camiin
minareleri arasından ay doğar!
kesildi. sesler kesildi. bilmemkaç watt gücündeki on yüz bin seçim arabası hoparlörü kadar gürültülüyken hayat. sinemada dolby stereodan en yüksek patlama sesinin ardından. tıs. hepsi bitti.
sessizliğe alışmak zor. yalnızlık ise tevekkül. iç organları eskir mi insanın. beynimde öyle bir yıpraşıklık hissi. doktor açsa içimi “ayy sizin içiniz çürümüş deyip kapatacak”. hani halk arasında bıçağı vurmuş geri dikmiş derler ya. öyle.
bir yerlerde küçük su döküyor birileri. bir yerlerde sevişme sonrası su dökünüyor başkaları. bir çocuk su çiçeği döküyor. duyamıyorum.
muz muydu karnı yarık yapılan sebze patlıcanlı süt müydü çocukken sınava giderken babamın bana bir tostçuda içirdiği.
serbest yüzüyorum fikirlerimde. dünya ismim gibi “upside down” oldu. köklerim dışarda kaldı. fotosentez yapamıyorum. “foto”(ışık)suz, “sen”siz, tez(acil)siz. herşey yavaş.
su altı kamerası gibiyim. görüntü var ses yok. sular altında kalmış gibi “hasan”ım “keyf”im. gerçekçi değil hiçbirşey hayatta. kendimi ekip yabancı birini biçiyorum alüvyonlu bir toprakta. ırmağın deltasından denize karışıyorum.
sessizliğe alışmak zor. yalnızlık ise tevekkül. iç organları eskir mi insanın. beynimde öyle bir yıpraşıklık hissi. doktor açsa içimi “ayy sizin içiniz çürümüş deyip kapatacak”. hani halk arasında bıçağı vurmuş geri dikmiş derler ya. öyle.
bir yerlerde küçük su döküyor birileri. bir yerlerde sevişme sonrası su dökünüyor başkaları. bir çocuk su çiçeği döküyor. duyamıyorum.
muz muydu karnı yarık yapılan sebze patlıcanlı süt müydü çocukken sınava giderken babamın bana bir tostçuda içirdiği.
serbest yüzüyorum fikirlerimde. dünya ismim gibi “upside down” oldu. köklerim dışarda kaldı. fotosentez yapamıyorum. “foto”(ışık)suz, “sen”siz, tez(acil)siz. herşey yavaş.
su altı kamerası gibiyim. görüntü var ses yok. sular altında kalmış gibi “hasan”ım “keyf”im. gerçekçi değil hiçbirşey hayatta. kendimi ekip yabancı birini biçiyorum alüvyonlu bir toprakta. ırmağın deltasından denize karışıyorum.
kalıcı makyaj ile gezerken tesadüf edilen sevgili de kalıcı olacaksa laf yok.
online uyeler
esrakesh (moderator) [msg] [kim]
atacamadesert (5. nesil bilgic) [msg] [kim]
elma sekeriiii (moderator) [msg] [kim]
$u anda yonetimden
jedi,
2 moderator,
1 bot(genelde gorunmez bu),
uyelerden ise
0 gammaz,
1 bilgic,
0 comez,
uyelerden toplam 3 ki$i sozlukte at ko$turuyorlar.
ayrica
$u anda bilgi sozluk’u 1 ki$i okuyor.
esrakesh (moderator) [msg] [kim]
atacamadesert (5. nesil bilgic) [msg] [kim]
elma sekeriiii (moderator) [msg] [kim]
$u anda yonetimden
jedi,
2 moderator,
1 bot(genelde gorunmez bu),
uyelerden ise
0 gammaz,
1 bilgic,
0 comez,
uyelerden toplam 3 ki$i sozlukte at ko$turuyorlar.
ayrica
$u anda bilgi sozluk’u 1 ki$i okuyor.
arabesque isimli bir albüm çıkarmış, ve albümünde bu tarz şarkılar okumuştur kendisi.
ışın karaca nın son albümü. içindeki şarkılar:
1. dert bende derman sende
2. tanrım beni baştan yarat
3. mavi mavi
4. ben sevdalı sen belalı
5. dilektaşı
6. hor görme garibi
7. diyemedim
8. kim bilir
9. yalan
10. ne duamsın ne de bedduam
1. dert bende derman sende
2. tanrım beni baştan yarat
3. mavi mavi
4. ben sevdalı sen belalı
5. dilektaşı
6. hor görme garibi
7. diyemedim
8. kim bilir
9. yalan
10. ne duamsın ne de bedduam
e kitap projesini destekleyen yayınevleri sıralaması aşağıdaki gibidir. idefix.com sitesindeki liste her gün yeni katılımcılarla güncellenmektedir.
altın bilek yayınları
april yayıncılık
aras yayıncılık
ataç yayınları
can yayınları
denizler kitabevi
helikopter yayınları
iz yayıncılık
kabalcı yayınevi
kırmızı kedi yayınevi
kitap yayınevi
kurtuba kitap
notos kitap
oğlak yayıncılık
optimist yayın dağıtım
özgür yayınları
pan yayıncılık
sel yayıncılık
siren yayınları
şema yayınevi
versus kitap yayınları
yeditepe yayınevi
yordam kitap
altın bilek yayınları
april yayıncılık
aras yayıncılık
ataç yayınları
can yayınları
denizler kitabevi
helikopter yayınları
iz yayıncılık
kabalcı yayınevi
kırmızı kedi yayınevi
kitap yayınevi
kurtuba kitap
notos kitap
oğlak yayıncılık
optimist yayın dağıtım
özgür yayınları
pan yayıncılık
sel yayıncılık
siren yayınları
şema yayınevi
versus kitap yayınları
yeditepe yayınevi
yordam kitap
idefix.com sitesi bir yenilik olarak 3 çeşit e kitap aletinden herhangi birini alana can yayınlarından 267tl değerinde 25 adet e kitabı da hediye olarak vermekte.
ayrıntılı bilgi için:
http://www.idefix.com/ekitap/
ayrıntılı bilgi için:
http://www.idefix.com/ekitap/
yanlış entry yoktur, kıskanç yazar vardır.
:-----------------------------------------komik bişi dicem-------------------------------------------------:
şu anda 41. bölüm yayınlanmakta. başroldeki çılgın profesörün oğlu yaralandı yerde yatıyor ve pilli bebek gibi göğsünden bir yuva çıktı. kıza ölüyorum dedi pilleri sinir uçlarına değmeden yerleştir dedi. kız da bişiler yaptı. sonra oğlan öldü gibi bişi oldu. sonra kız hollywood müzikali gibi şarkı söylemeye başladı. neyse oğlan canlandı.
dedim ki kendi kendime ya daha sık dizi seyretmeliyim ya da hiç seyretmemeliyim. ayda yılda seyredince oluşan gelişmeleri bünye kaldırmıyor artık!
:-----------------------------------------komik bişi dedim-------------------------------------------------:
şu anda 41. bölüm yayınlanmakta. başroldeki çılgın profesörün oğlu yaralandı yerde yatıyor ve pilli bebek gibi göğsünden bir yuva çıktı. kıza ölüyorum dedi pilleri sinir uçlarına değmeden yerleştir dedi. kız da bişiler yaptı. sonra oğlan öldü gibi bişi oldu. sonra kız hollywood müzikali gibi şarkı söylemeye başladı. neyse oğlan canlandı.
dedim ki kendi kendime ya daha sık dizi seyretmeliyim ya da hiç seyretmemeliyim. ayda yılda seyredince oluşan gelişmeleri bünye kaldırmıyor artık!
:-----------------------------------------komik bişi dedim-------------------------------------------------:
asansörde damacanayla cima etmediğiniz sürece nerenize dikerseniz dikiniz.
(bkz: 19 lt lik damacanaya kafayı dikmek)
(bkz: 19 lt lik damacanaya kafayı dikmek)
sevgili haydar ağabey; bu ve benzeri diziler konusunda hala bakireyim. geçen gün bir misafirlikte reklamını azıcık ucundan seyretmek zorunda kaldım ama hiç zevk almadım. bekaretim bozulmuş mudur?
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?