radyasyon

sıradaki muhtemel korku pornosu

bu seferkine hazırlıksız yakalanmayalım. dikkatle izleyin derim


videoda konuşan kişi galen windsor. merak eden olursa galen windsor 82 yaşında doğal sebeplerden öldü.

https://www.physiciansforcivildefense.org/2014/06/11/the-nuclear-scare-scam-galen-winsor/

doğadaki uranyum durumu.


uranyum aşağı yukarı her yerde var.. şöyle söyleyeyim kurşun gördünüz mü? görmüşsünüzdür.. akülerin içinde var, balık oltalarının ucundaki ağırlıklar kurşundur, eskiden kurşun borular vardı. eski evlerde kablolar kurşun dış kılıfların içinde olurdu.. doğadaki kurşun miktarı uranyum miktarından azdır.




ellerinde geiger sayacı taşıyan koruyucu giysili adamlarla yeni bir korku pornosu dalgası başlatılabilir. bütün köyler boşaltılmaya çalışılabilir..

wuhan virüsü

şu linkte menzil bakanlığının raporu var.

http://www.tuba.gov.tr/files/yayinlar/raporlar/Covid-19%20Raporu-revize.pdf

67. sayfada geçen ifade
"Yoğun bakımdaki hastalarda erken entübasyondan (invaziv ventilasyondan) vazgeçildi."

hatırladınız mı bu kelimeyi.. zırcahil profesörlerimizin fışkırtmayı en çok sevdiği laflardandı.. mucize tedavi entübasyon.. içine bir boru sokup hava basıyorlar.. ve iyileşiyorsun.. otomobil lastikleri için konuşuyorum tabi..

her neyse .. çok cilalanmıştı bu entübasyon.. bilen bilmeyen herkesin ağzındaydı..

ama fakat raporda kibarca diyor ki önümüze gelen her hastaya zort diye boru sokmaktan vazgeçtik.. allah allah.. neden acaba? bir şey olmuş olmalı..


entübasyonla ilgili risklere bakınca zaten ne olmuş olabileceği tahmin edilebilir.

- infection
- injury to the throat or trachea.
- buildup of too much fluid in organs or tissues.
- bleeding.
- lung complications or injury.
- aspiration (stomach contents and acids that end up in the lungs)


muhittin böcek 40 günden uzun süredir yoğun bakımda


"....Koronavirüsü yenmesine rağmen tedavi sürecinde akciğerleri büyük hasar gören Başkan Böcek'in Memorial'daki tedavi sürecinde bağlı olduğu makineden 'mantar enfeksiyonu' kaptığı, hastanenin buna engel olamamakla tedaviyi zora soktuğu öğrenildi."

https://www.kemerhaber.com/antalya-haber/bocekin-tedavisinde-ihmal-iddialari.html

ama ölürse govik yüzünden ölmüş olacak unutmayın..

şu entiride de bir başka durumu anlatmaya çalıştım (bkz:#1164331)

9 gün saçma sapan tedavilerle uğraştıktan sonra nihayet antibiyotik deniyorlar ve cevap veriyor. 2 günde topluyor.. kabak gibi görülüyor ki problem zaten başından beri bakteriyel pnömoni.. fakat az kalsın nalları dikiyormuş. direkten dönmüş..


yanisi govikten ölmek sandığınız kadar da kolay değil.. anlatabiliyor muyum? neydi o kelime? praktis .. praktis.. ne praktisti o?

(bkz:#1164225)


15 ekim 2020 twitter olayları

şu linkte bahsedilen engellenen twit dr. scott atlas'a ait

https://www.newsweek.com/twitter-removes-mask-tweet-white-house-adviser-1540081

diğer tivitleri ve seksi fotoları için.. ilginç şeyler yazıyor..
https://twitter.com/swatlashoover

scott atlas demek stanford üniversitesi demek..

yale, harvard, john's hopkins vs. bir yana stanford bir yana..

biliyorum 21. yüzyılın vahşi dünyasında romantikliğe yer yok ama olsun stanford stanford'dur.. yani eğer insanlık olarak bir umudumuz kaldıysa.

initiative q

dijital para = polis devleti

bu denklem ne alaka gibi durabilir ama tek bir tuşla tırnak içinde "her yanlışınızın" cezalandırılması, kafanıza her gün cop yemekten daha etkilidir.


15 ekim 2020 twitter olayları

bu olayların artçıları 3 gündür sürmeye devam ediyor. twitter, ertesi gün yaptığı açıklamada, bu haberin engellenme sebebinin "hack ile ele geçirilmiş materyal" olduğunu söylüyor. buna göre eğer bir haerin ya da linkin içeriği hack ile edilmiş bir şeylere atıfta bulunuyorsa, bunu engelliyor.

diyorsunuz ki "wikileaks, fappening, vb. hack sonuçları ile ilgili olarak bu kuralı uygulamadılar" ve evet haklısınız.

neyse, 16'sı tsi gece, twitter apar topra gizlilik sözleşmesini değiştirdi, "hack ile elde edilmiş şeyler, doğrudan hackerlar tarafından paylaşılmışsa silinecek" - ve sonra habere olan engeli kaldırdılar. trump aynı gün facebook ve twitter'ı "tehdit etti" (lol) ki onu da tweet atarak yaptı.

neyse, twitter başkanı çıktı "evet ya bu biraz olmadı sanki" dedi, ve hayat devam etti. ta ki dün geceye kadar. dün, beyaz saray danışmanlarından biri "maske işe yarıyor mu? HAYIR" diye bir tweet attı. twitter hemen bu tweeti engelledi ve hala daha kaldırmadılar. adam bir sonraki tweetinde toparlamaya çalışıp "ya kullanım amacına uygun olarak demeye çalıştım" dese de, hala daha bu tweet ortada yok.

tamamen bonus bir olay olarak, twitter kendilerini siyahi trump destekçileri olarak gösteren bir grup hesabı kapattı. adamlar istiyor ki trump tweet atsın, bütün platform onu gömsün hiç destekçisi olmasın.

peki ama neden?

bütün bu olaylar üzerine, kendi kullandığım ve pek çok olayı yorumlamayı kolaylaştıran bir kural paylaşmak istiyorum. sektörün içinden biri olarak, bütün sosyal medyaların bir numaralı, en çok istedikleri şey etkileşimdir. retweetlesin, heşteg olsun, arkadaş eklesin vs vs. bunu da en çok:
- twitter'da muhalifler, ya da social justice warriorlar, ya da tweet atarak dünyayı kurtaranlar
- facebook'ta herkes
yapıyor. yani müşteri kitleleri az çok belli. pekiiii sosyal medyada konuşacak bir şey lazım değil mi?

işte trampından kadıköy belediyesine, bütün politikacıların yaptığı bu. halka konuşacak, tweet atacak şeyler vermek. twitter da işte tam bu yüzden bu kadar boktan bir durumda; müşterileri karşı taraftan nefret ediyor, ama o tarafı engellerlerse bu sefer de konuşacak bir şey kalmayacak.

donald trump, bir influencer'dır ve twitter'ın en önemli gelir kaynağıdır.


initiative q

ekşi sözlük'te dün gece 3-4 saat boyunca herkesin link paylaşıp, bu sabah link verenlerin tamamının uçurulduğu oluşum. hızlı hızlı bütün problemleri yazıyorum, sonda da ufak bir cevap olacak, "internette bedava bir şey var mıdır" sorusuna.

- kaç yıldır sessiz oluşum, gördüğüm kadarıyla son bir ayda orta-doğu ve hindistan pazarında patlamış. artık hintilerle birbirimize kü koin atarız.
- amaçları 30 milyon kullanıcı. eylül'de attıkları tweet: "hindistan 1 milyon kişiyi geçen ilk bölge oldu". ondan önceki tweette "yüzbinlerce kişi mobil uygulamamızı indirdi" diyor.
- bu bir crypto para değil.
- bu dağıtımlı bir sistem değil, adamların kontrol ettiği tek merkezli bir sistem.
- teknoloji olarak bir şey yok, websitesinde nasıl çalışacağı bile yazmıyor.

özetle söyledikleri şey şu; herkese patronumuzun katladığı kağıt parçalarından dağıtıyoruz. bütün dünya bunu kullansa ne güzel olur. bu ne mk, bir de sikik bir sayaç koymuşlar siteye "ilerde q coininiz ne kadar edecek" diye. bak bak bak andavallara bak sen?

şimdi girdim, gizlilik sözleşmesini cümle cümle gömecektim ama nereden tutsam elimde kalıyor. özetle verilerinizle istedikleri ülkede istedikleri boku yiyorlar, satıyorlar gönderiyorlar bilmemne.

mail adresinizi kimlere verdiğinize çok dikkat edin; hele mümkünse gerçek adınızı kaydolduğunuz yerlere vermeyin (banka vs. yasal süreçler hariç). ben daha önce hiç bir şirketin bedava para verdiğini görmedim; eğer bu adamlar bunu yapıcaksa kripto paradan daha orjinal bir iş olur.

yani bu bir "kumar"; oynamak içinse verdiğiniz şey şimdilik gizliliğiniz. ilerde para kazanmak için olması gerek ise, tüm dünyanın "evet bu adamların katladığı kağıtlar değerlidir" diye anlaşması gerekiyor.

buradaki reklamlar, o paraya kaydolan insanların toplam kazanacağı paradan daha fazla kazandırmıştır. onlar 0 kazanacak çünkü.

sevgiler, dikkat edin kendinize! korkmayın da ama, bu dingillerden bir zarar gelmeyecek büyük ihtimalle. uyarılarım ilerde başka biri tosuncuk ver.2 olmasın diye.

edit: aa bakın Q harfi deyince, bundan çok daha dünyamızı etkileyecek bir başka oluşum için: qanon

initiative q

yanlisim yoksa paypal'dan ayrilan bir grubun kurdugu şey. ilk uye olanlara belirli bir zaman sonra free qoin vereceklerini belirtiyorlar. simdilik grup olusturuyorlar. davetiye sistemi olarak calisiyor. sen birinin daveti ile gidiyorsun, sonra kendi davetiye kodunla 15 gun icerisinde 5 kisi topluyorsun, sonra alt grubundakiler topluyor. bildigin titan agi ama ilk etapta genel anlamda guzel kazanclar oluyor. bedava gelenleri alip geri cekilmekte fayda var.

davetiye kodum şudur, davetiye kodumla uye olan mesaj atarsa hemen onaylarim uyeligini, boylelikle o da kendi davetiye kodunu kullanabilir.

https://initiativeq.com/invite/sdpP1XZp2

bekir coşkun

bir süredir kanserle savaşan hayvan ve doğa aşığı gazeteci. son gorev aldigi gazete sözcü gazetesiydi ve ne yazik ki bu aksam saat 20:30 sularinda yasama veda etti. kalemini satmayan parmakla sayilabilecek azinlikta gazetecilerden biriydi. dik yürüdü, omurgasizların inadina eğilmedi, dik öldü.

topragi bol olsun, allah gunahlarini affetsin insallah.

wuhan virüsü

dün yasadigim sitede karantina aile sayisi 2 iken bugun gelen haberlere gore 6 ya yukseldi. dilerseniz bu virüse 5g ile ilintili diyin, dilerseniz dış minnaklarin oyunu diyin ancak boyle bir gercek var. bizi ilgilendiren simdilik menşei yerine sebebi yerine salt gercekler.

nedir onlar?

bu virüs gececek mi?
aşı bulunacak mı?
aşı bulunsa bile işe yarayacak mı?
en önemlisi;
tüm bunlar yaşanırken sevdiklerimizi kaybedecek miyiz yahut biz canimizdan olacak miyiz.

bizi simdilik ilgilendiren bunlar. olaylarin felsefi durumlarini psikolojik durumlarini yahut perde arkasi durumlarini incelemek simdilik hayatimizi kurtarmayacak. bu hastalik konusunda basta devletin yetkili kurumlari olmak üzere dsö ve diger hastalik ile alakali fikir beyan eden hicbir otoriteye guvenmiyorum. sadece kendi arastirmalarim, kendi analizlerimdir simdilik beni ve sevdiklerimi ilgilendiren ve koruyan. sizlere de önerim o dur.

baykar bayraktar tb2

baykar tarafindan uretilen siha. gerek suriye'de, gerek pkk ile mucadelede aktif olarak kullanildi ve buyuk basarilara imza atti. simdi de azerbaycan tarafindan ermenistan ordusuna karsi kök sokturmek icin kullaniliyor.

anka aksungur

tai tarafindan uretilen, üstelik tamami yerli yapim olan motor kullanan, 49 saat kesintisiz ucus rekoruna sahip olan siha. 40 bin feete kadar yukselebilen ve f16 larin tasidigi muhimmati tasiyabilen, tam otomatik inis ve kalkis sistemlerine sahip son derece gelismis bir arac. mühendislerini tebrik ederim.

wuhan virüsü

madem yakınlarımıza geldi hasta olan insanlara soralım

1) uzun süreli maske taktınız mı? çünkü neden? çünkü dişinizdeki bir çürüğü akciğerinize indirme riskiniz var. birazdan bir tivit atıcam.

2) hangi ilaçları aldınız? çin malı bir ilacı (favipiravir) günde 16 tane yuttunuz mu? 16 tane aspirin yutarsan feleğin şaşar.. günde 16 tane supradin içersen ölürsün. bu kadar ağır bir ilacı 16 tane yutmanın böbrekler üzerinde etkisi olmaması imkansız. vücudumuzda ilk biten organ böbreklerdir.. böbrekler tükenince akciğerler de bozulur, kan dolaşımı da bozulur.. yaşlı insanların çoğu kez asıl altta yatan ölüm sebebi budur.. benim babam beyin kanamasından öldü.. ama hastaneye gittiğinde anlaşıldı ki aslında biten şey böbreklermiş.

3) güneşe çıktılar mı? aylardır eve kapanmışlarsa kendi kendilerini hasta etmişlerdir.. geçmiş olsun..

şimdi şu tivite bakalım



bir hekim kişi iddia edilen virüsle ilgili macerasını anlatıyor.. dikkatli okuyalım.


https://i.ibb.co/H7mwS4p/Eki-Mbr-KX0-AMF9-L3.jpg

plaquenil (hidroksiklorokin, sıtma ilaci bir kinin türevi) kullanmış ve durumu kötüye gitmiş.. zatüre başlamış. sonra favipiravir kullanmış pek bir değişiklik olmamış. en son azitromisin kullanmış ve 14 gün sonunda iyileşmiş..

azitromisin nedir?

azitromisin antibiyotik.. bakterilere karşı kullanılır, virüslere değil..

çok muhtemeldir ki doktor kişinin hastalığı zaten başından beri bakteriyeldi. tabi eğer anlattıkları doğruysa. durum buysa da maske saçmalığı yüzünden akciğerlerine hiç gitmemesi gereken strep vs. gibi haşereleri kendi eliyle göndermiş olabilir.

peki doçent olmuş bir insan niye böyle yanıltıcı bilgiler veriyor, azitromisin'i yazıp sanki önemsiz bir noktaymış gibi geçiştiriyor.. bilmiyorum.

wuhan virüsü

bugun yasamini yitiren kisi sayisi 71, toplamda yasamini yitiren kisi sayisi 9224 kisi, agir hasta sayisi 1428 kisi. buyuk bir hizla en yakinlarimiza kadar geliyor. benim oturdugum sitede 3 aile karantinada, annemlerin oturdugu sitede 2 aile karantinada. site icerisinde cocuk parki ve hatta hatta banklar bile kapatilmis durumda.

aşı bulunana ve etkisi gorulene kadar sirf ulkemizde can kaybi sayisi 20 binleri bulacak sanirim allah korusun.

halil sezai paracıkoğlu

halil sezasi'nin yaptigi elbette yenilir yutulur bir lokma degil, hatta bir onceki entryimde de "insanligini yitirmis kisi" olarak yaftaladim kendisini kendi fikrimce.

peki ama hala tutuklu olmasi ve hakkinda hazirlanan iddianamede 13 yıl 10 ay hapis cezası istemi nedir? adam mi öldürdü bu kisi, cocuklara cinsel istismarda mi bulundu yoksa 15 temmuz da fetö leyhine faaliyetlerde mi bulundu?

kendinden yaşça hayli büyük birini darp etti. savunulacak tarafi yok ama 13 yil nedir, o gunden bugune tutuklu olmasi nedir? adalet dedigin sey herkese esit davranmayacak mi, illa oynak mi olmali? adam canli yayinda sevgilisini döverek bayiltiyor, daha sonra kiz intihar ediyor yahut yine sevgilisi tarafindan öldürülüyor ama disarida elini kolunu sallayarak gezip bir de kameralara demec veriyor. bir baskasi karisini dövüyor karakolda ifadesi alindiktan sonra hop disarida. bir digeri birini bicakliyor iki saat sonra disarida. halil sezasi sirf halil sezai oldugu icin kamuoyunun gazi alinsin diye o gun bugundur iceride ve 13 yilla yargilanacak.

adalet?

artik sadece bir kadin ismi.