duvar pasi

ufakken park içinde yapılan mahalle maçlarında , taç kuralı kullanılmayan halı saha maçlarında ve salon futbolunda deyim olmaktan çıkan harbiden duvardan yapılan pasa verilen isimdir.

mit in bizi izleme ihtimali

bir çeşit komplo teorisidir.

oysa bizi kimler kimler izliyor.. mit kadar uzağa gitmeye ne gerek var.. youtube’da yüksek rütbeli ordu komutanlarımızın ses kayıtları var şimdi. kendi kendimizi telekulakla taciz ederken, gizli gizli toplantılara sokulan köstebeklerle bbg evine dönmüş bakanlıklarımız..

..duvara bardak dayayıp yan daireyi dinlemeye benzemiyor olan bitenler.

eksisozlukkapatilsin

dun twitter’da pek bir ses getiren hashtag. millet begenmedigi bir sitenin kapatilmasina o kadar yakin ki, demokrasi bu insanlar icin zerre anlam ifade etmiyor olsa gerek.

+ ek$i sozluk’te begenmedigimiz kimi yazilar var efendim.
- twitter’a salin cengaverleri #eksisozlukkapatilsin hashtag’ini yaysinlar saga sola. kapattiralim siteyi.

lan? bu nasil zihniyet bu nasil demeokrasi? kanuna aykiri bir yazi mi gordun ek$i sozluk’te, yerinden bile kalkmana gerek olmaksizin ihbaret.web mi ne oyle bir yerden direk online $ikayette bulunabilirsin "alakali entryi" ve eger gerekli ise o entry sildirilir. koskoca siteyi kapattirmaya cali$mak ne demek?

emperyal oteli

nefis bir attila ilhan siiri, tekrar tekrar okumaya doyamadigim,okudukca huzunlendigim,yine de bende guzel anilari olan siir;

ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
sımsıcak bir merhaba diyecektim
başımı usulca dizine koyacaktım
dört gün dört gece susacaktım
yağmur sönecekti yanacaktı
sameland seferden dönecekti
duvardaki saat duracaktı
kalbim kendiliğinden duracaktı
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var

emperyal otelinde bu sonbahar
bu camların nokta nokta hüznü
bu bizim berheva olmuşluğumuz
bir nokta bir hat kalmışlığımız
bu rezil bu çarşamba günü
intihar etmiş kötümser yapraklar
öksürüklü aksırıklı bu takvim
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var

sesleri liman sislerinde boğulur
gemiler yorgun ve uykuludur
sabahtır saat beş buçuktur
sen kollarımın arasındasın
onlar gibi değilsin sen başkasın
bu senin gözlerin gibisi yoktur
adamın rüyasına rüyasına sokulur
aklının içinde siyah bir vapur
kıvranır insaf nedir bilmez

otelin penceresinde duracaktın
şehri karanlıkta görecektin
karanlıkta yağmuru görecektin
saçların ıslanacak ıslanacaktı
kış geceleri gibi uzun uzun
tek damla gözyaşı dökmeksizin
maria dolores ağlayacaktı
istanbul’u yağmur tutacaktı
bütün bir gün iş arayacaktım
sana bir türkü getirecektim
kulaklarımız çınlayacaktı

emperyal oteli’nin resmini çektim
akşam saçaklarından damlıyordu
kapısında durmanı söylemiştim
yüzün zambaklara benziyordu
cumhuriyet bahçesi’nde insanlar geziyordu
tepebaşı’ndaki küçük yahudiler
asmalımesçit’teki rum kemancı
böyle rüzgarsız kalmışlığımız
bu bizim çektiğimiz sancı
el ele tutuşmuş geziyordu
gazeteler cinayeti yazıyordu
haliç’e bir avuç kan dökülmüştü

emperyal oteli’nde üç gece kaldık
fazlasına paramız yetmiyordu
gözlerin gözlerimden gitmiyordu
dördüncü gece sokakta kaldık
karanlık bir türlü bitmiyordu
sirkeci garı’nda sabahladık
bilen bilmeyen bizi ayıpladı
halbuki kimlere kimlere başvurmadık
hiçbiri yüzümüze bakmıyordu
hiç kimse elimizden tutmuyordu
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun .... kanıma girdin ..... kabulümsün.

düğmeburun

aç insan..müqüe ki$isi e$liğinde evime girer girmez daha tanı$tığımız saniye elinde ekmekler salamlarla mutfağa ko$up "domates nerdeeeğ" diye soran akabinde i$e giri$ip bir ümit usta, bir emine s beder tadında mutfakta ko$u$turup hamarat hamarat sandvic yapan, içildikçe içilesi birey.sevdik kendisini bağrımıza bastık çokça.