jeffrey epstein

geçtiğimiz ağustos ayında, tutulduğu hapishanede intihar eden, zengin olduğu kadar da sapık bir şerefsiz. netflix'te kendisiyle ilgili bir belgesel yayınlandı, 4 bölümlük, kurbanlarından canlı ifadelere yer verilen. en sonunda hapisten ambulansa yüklenirken çekilen bir kare:



cesede neden oksijen verildiğini anlamadım ama. ölmüş işte.

kolonya cumhuriyeti

20 dakika zor sabredebildim. Çok uzun süredir türk filmi izlemiyordum, bugün değişiklik olsun diyerek açma gafletinde bulundum. Ama ilerlete ilerlete izlemek bile kurtaramadı.

Bir anda bağırarak konuşmayı komedi mi zannediyorlar gerçekten ? bir kaç espri var ama onlar da zorlayarak tebessüm ettirdi. Filmde yapmacıklık ileri düzey olmasa, belki yine de sonuna kadar izlenebilir ama her yanından kalitesizlik akıyor. Heralde uzun bir süre daha türk filmi izlemeyeceğim. Bana güzel ders oldu.

virüs maskesi

Kaliforniya İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinden alıntı yapayım aşağıya. Bunların Türkçe muadilleri de vardır ama internet üzerinde bulamadım. Siz bulursanız paylaşın mutlaka.

Temel bir bilgi vereyim; hatırlayanınız olacaktır zaten, standart atmosferdeki oksijen oranı %21'dir.


"Oxygen deficient atmosphere means an atmosphere with an oxygen content below 19.5% by volume."

"oxygen-deficient atmospheres shall be considered IDLH."

"IDLH : Immediately dangerous to life or health."

Özetle; oksijen yüzdesi 19.5'in altında olan çalışma ortamlarını yetersiz oksijen içeren atmosfer olarak sınıflandırıyor, yani Oksijen yüzdesi 1.5 puan düştüğü anda tehlike başlıyor diyor.

https://www.dir.ca.gov/title8/5144.html


Tehlike dediği nedir peki



Dikkat edin Yukarıdaki tablodaki veriler oturur/dinlenir durumdaki insanlar için derlenmiş, Aktif çalışan insanlar için değil.


Oksijen yüzdesi 15-19 aralığında olduğunda

düşünce ve dikkat bozulmaya başlar.
Soluk alış verişi ve nabız artar,
hafif koordinasyon kaybı,
eforlu çalışmada çabuk yorulma
Zihinsel ve fiziksel güçte fark edilmeyen bir azalma



Oksijen yüzdesi 12-15 aralığında olduğunda

Muhakeme kaybı
koordinasyon kaybı
Eforlu çalışmada anormal bitkinlik
Duygusal durumda bozulma



Oksijen yüzdesi 10-12 aralığında olduğunda

koordinasyon ve muhakeme becelerinin büyük ölçüde yitirilmesi
solunum bozulması ve buna bağlı potansiyel kalp hasarı tehlikesi
birkaç dakika içinde bayılma riski
mide bulantısı kusma



Oksijen yüzdesi 10'un altında olduğunda

Olduğu yere yığılma. Baygınlık
Tam bilinç kaybı
Kasılma
Ölüm

https://www.airproducts.com/~/media/Files/PDF/company/safetygram-17.pdf

Bir de genel kural söyleyeyim, geçici rahatsızlıklara neden olan etkilere uzun süreli maruz kaldığınızda kalıcı hasarlar oluşur. Yani geçici etki denen şeylerin çoğu uzun vadede kalıcı hasara dönüşür. Örnek vermek gerekirse; çalıştığı zaman kulağınızı çınlatacak kadar gürültülü bir makineyi uzun süre çalıştırırsanız kulak çınlamasıyla kalmaz sağır olursunuz. iş sağlığı eğitimleri filan almışsanız zaten benzer ifadeleri duymuşsunuzdur. Dolayısıyla yukarıda açıklanan zihinsel fonksiyonlar ve kalp üzerindeki etkiler zamanla kalıcı hasarlara dönüşecektir.


Durum buyken insanlara sağlık adı altında zorla maske taktırmak gibi bir zalimlik nasıl yapılıyor, Televizyona çıkan onca bilimadamından bir tanesi bile bu saçmalığa nasıl itiraz etmiyor anlayamıyorum.

Hepsi mi sözde bilim insanı bunların. Aralarında bir tanesi yok mu papağan gibi ezbere maske takın demeden önce uzun süreli maske kullanımıyla ilgili yapılmış onlarca çalışmaya yüzlerce belgeye baksın. Bu nasıl iştir? Bu nasıl bir şarlatanlıktır? bu nasıl bir ahlaksızlıktır?

yukarıdakilerin ötesinde kendi ağzınızdaki bir diş çürüğünden kendi akciğerinize gönderebileceğiniz bir streptokok enfeksiyonu riski var, bağışıklık sisteminin tamamen iflas etme riski var.. Kalıcı psikolojik bozukluklara yol açma riski var.

kendi ağızlarıyla demedi mi bu insanlar maskeler bir işe yaramaz diye..
(bkz:#1163555)

Daha önce de yazdım, yine yazayım, yazılmamış olmasın, insanlara hele de aktif çalışan insanlara zorla maske taktırmak insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.

dilerim bu saçmalık insanlar ciddi zararlar görmeye başlamadan önce biter.

2020'nin sıradaki saçmalığı

nasa filmcilik ve animasyonculuk a.ş. tarafından yapılan uyarılara bakılırsa göktaşı gibi gözüküyor.

ama tabi tek başına göktaşı yeterince absürd değil.

göktaşı tam trump'un dublörünün kafasına düşse sonra da yerden zıplayıp melanya'nın hamcuğuna filan girse ancak 2020'nin hakkı olan zırvalığı yaşatabilir bize.

yeri gelmişken not düşelim özellikle geceleyin gökyüzünde bir göktaşı düşüşü mevcut teknolojilerle simüle edilebilir. çarpma noktası olduğu iddia edilen yerde bir moab filan patlatılsa ve televizyonlarda gösterilse kimse de aradaki farkı anlayamaz.

snowpiercer

Üçüncü bölüm bugün çıkmış. Belki de dün çıktı tam kontrol edemedim....

Çok uzun süredir haftalık bölüm yayınlayan dizi izlememiştim. Bu dizi de her ne kadar bende kötü izlenim bıraksa da haftalık bölüm gelince merak edip izleyesim geliyor... mesela direkt 10 bölümlük sezon yayınlanmış olsa, büyük ihtimalle sezonu bitiremezdim. Ama haftalık yayınlandığı için izleyeceğim... ben de değişik bir modelim.

pubg mobile

Güncel Oynamadığım için tam bilmiyorum ama son güncellemesiyle oyuna "tapınma" isminde bir mekanik eklenmiş. İşte etraftaki objelerin yanına gelip tapınma hareketini kullandığınızda içinden farklı itemler veriyor falan...

Buraya kadar her şeyi normal. Ama film, bizim twitter saksocularına gelince başlıyor.



Yazanı iyi inceleyelim. Demiş ki "puta tapma" ritüelini oyuna eklediler. Neslimiz elden gideyeahhh.

Birincisi, oyunun yaş sınırlaması 16 yaş ve üzeri. Yani sınırın üzerinde olan biriyse zaten kendi kararlarını, kendisi verebilme hakkına sahip. Ortada beyni yıkanan çocuklar yok. Tabi 16 yaşın altında olup, oynamasına izin veren aileler varsa, firmanın sorunu değil. Adamlar zaten uygun olmadığını belirtmişler.

İkinci olay ise bu şikayetin, mantık dışı olması. Çünkü dizilerde, filmlerde, kitaplarda, dergilerde hatta gazetelerde sürekli maruz kaldığın bilgiler var. Senim beynin o kadar kolay yıkanıyorsa pubg tapınma mekaniğinden önce bu saydıklarımda yıkanmalıydı. Yani pubg mobile burada şikayet edilmesi gereken son şey.

Üçüncü olarak, oyunlarda bu olay zaten yıllardır var. Far cry oynarken kül serpiştirdiğimizde, witcher oynarken büyü yaptığımızda ya da ne bileyim darksouls oynarken bonfire yaktığımızda da bazı kültürlerin, dinlerin ritüellerine ait mekanikler kullanıyoruz. Pubg mobile yapınca mı neslin geleceği köreliyor ?

Yani bahsettikleri konuyla, oyunun mekaniği arasında ufak bile olsa bağ yok. Firma artık içerik getirmekten, yenilik bulamaz hale geldi muhtemelen, farklılık olması adına yeni özellikler denemişler...

Korkmayın yani gençler puta tapmanın ne demek olduğunu biliyor.

Unutmadan bir de şu modeller var. Onu da es geçmeyelim. Bunlar da " puta tapma " varsa " namaz kılma " da olsun diyen tayfadam. Ama yüzde yüz eminim, eğer namaz kılmak gibi bir mekanik gelse, bizim dinimizle dalga geçiyorlar diyerek oyunu silecektir.





Gülmek isteyenler için olay yeri

korona manyaklıkları

koronya işi başladığından beri güleyim mi ağlayayım mı bilemediğim tuhaf hareketler, bir takım şeyler filan.

sarılma aparatı.. müge anlı stayla


bu kadar korkuyorsan sarılma ablacım mecbur değilsin.

bilemiyorum ben dostlar.. sanki gerçeklik boyut değiştirmiş gibi geliyor.. bu komikti salakçaydı ne zaman normal oldu.

amerika birleşik devletleri'nde çıkan olaylar

istedikleri kaosu çıkartabileceklerine inanırlarsa sonuna kadar götürürler ve amerika'da sıkıyönetim ilan edilir. amerika'da sıkıyönetim ilan edildiğinde de teknik olarak olarak dünyanın geri kalanında da sıkıyönetim ilan edilmesinin önünde bir engel kalmaz.

belki bir ihtimal putin ve jinping "hayır. insanların temel hak ve özgürlükleri ellerinden alınamaz" filan deyip bu gidişa..... assdsdfsdfsdf


dalga geçiyorum...

gösteriler erken biterse de bu sefer yine koronya siksiğine dönerler.. ayyy bak göstericilerin salyaları birbirine değdi hastalık şeyoldu filan muhabbetleri yeniden başlar. klasik medya orospuları ve koronyo siksikçisi profesörler ekranları doldurur, akşamları kuru kuru rakam okumalı korku pornosu kaldığı yerden devam eder..

böyle oldu değil mi şimdiye kadar.. birileri çıktı televizyona 500 gişi gorona gaptı, 1000 gişi gaptı, 300 gişi şeyoldu filan dediler ama detaylı bilgi filan verilmedi.. kimdir bunlar, yaşları, sağlık geçmişleri, hangi tedaviler uygulandı filan en ufak bir detay yok.. bunun adı da "bilim" oldu... yersen..

diyeceksin ki hadi amerika'da isyan oldu ondan hastalık şoooldu bizim suçumuz ne peki? bizim suçumuz da "erken normalleşme" olur o durumda.. iblisin aklı o kadar da çalışıyordur herhalde.

özeti: şimdilik dua etmekten başka bir yolumuz yok. başka zaman da yok da .. şimdi hiç yok.