gitar ile ilgili bir tekniktir. çarpa sesi olarak adlandırılabilir. temel notadan önce çok hızlı ve sert şekilde çalınır.
tek bir yönden gelmeyip kırılma, yansıma ve dağılma ile oluşan ve konuyu her noktasında aynı şiddetle aydınlatan homo ışık.
26 temmuz 1971 tarihli bu yolculuğun ekibi, david scott, alfred worden ve james irwinden oluşuyordu. falcon adlı ay örümceği ile birlikte yüzeye inen ekip, ay taşıtını ilk kez kullanmıştır.
apollo 12 ekibi charles conrad, richard gordon ve alan bean, 14 aralık 1969 tarihinde ay görevi için fırlatılmışlardır. intrepid adlı ay örümceği ile yüzeye inen conrad ve bean ay üzerinde incelemelerde bulunmuştur.
babaların ailelerde kesin otoritesinin olduğu ve toplumun erkek bireylerinin yüksek mevkileri elinde bulundurduğu toplumların sosyolojik düzenine verilen addır.
cinsel hizmet sunarak para kazanan kişidir. seks işçisi terimi zaman zaman fahişelik ile eş anlamlı kullanılsa da akademisyenler "seks işçisi"ni seks endüstrisinde yer alan -striptizciler, porno oyuncuları, telefonla seks çalışanları- insanların bütününü kastedecek şekilde kullanır.
uyuşturucu kaçakçısı ve john gottinin kardeşi.
vincent gotti 1952de new yorkda doğdu.gambino suç ailesinin bir üyesidir.
vincent gotti 1952de new yorkda doğdu.gambino suç ailesinin bir üyesidir.
satın aldığı otobüsü odalara bölerek "mobil genelev" kavramını fuhuş literatürüne sokan kadın satıcısı. bangbustan esinlenip esinlenmediği bilinmeyen kaya, 50 milyar liraya aldığı otobüsünü, 4 odalı, bekleme salonlu ve banyolu "seyyar genelev"e çevirip üzerinde "mutlu insanlar" ve "farkı bizle yaşayın" yazan otobüsü ile kadıköy ile tuzla arasında yolcu gibi aldıkları müşterilerine hizmet verirken ekim 2003te müşteri kılığındaki polislere yakalanmıştı. otobüste yakalandığında "kazandığımız para mazota yetmiyordu" diye şikâyet ederek, yat alıp ‘aşk gemisi’ yapacağını söylemişti. otobüste çalışan kadınlara ‘‘tekstil, sanayi ve ticaret, badana, boya, komple dekor’’ yazılı kartvizitler de bastıran kaya serbest bırakıldıktan sonra bir daha fuhuş yaptırmayacağını belirtmiş ancak 5 ay sonra bu kez aynı işi minibüsle yaparken yakalanmıştı. onlarca kez yakalanan kaya, halen işine devam etmektedir.
new york un beş mafya ailesinden biri olan gambino ailesinin 1986dan 1992ye kadar liderliğini yapan ünlü italyan-amerikan ganster ve mafya babasıdır. bilinen diğer isimleri the dapper don veya the teflon don dır. gerek açık ve sert konuşmalarıyla düzene meydan okuması, gerekse gösterişli hayat tarzı sürmesi ve federal hükümetin kensine karşı açtığı davalardan beraat etmesiyle ün kazandı. "the teflon don" lakabı, brooklyn federal mahkemesinde görülen kendisine karşı açılmış bu davalardan beraat etmesi dolayı basın tarafından yakıştırılmıştır. bu tavırları john gottiyi ölümünden sonra büyük bir efsane haline getirdi.
1960lı yıllarda resmi olarak dolandırıcıydı.
new yok citynin westchester countysinde; 4 çocuklu bir ailenin ortanca çocuğu olarak doğan frank; new rochelledeki bir katolik okulunda öğretimini sonlandırdı. 1964 yılında ailesi boşandı, ve bunu çok sorunlu bulan frank ailesinden uzaklaştı. bu dönem; babasını gördüğü son dönemdi; ancak annesi ile 7 yıl sonra görüştü.
new york cityde tek başına yaşıyan frank; "big nale" (büyük inleme) olarak anıldı, daha sonra da ismi "big" (büyük) olarak kısaldı. kendisini olgun göstermek için; ehliyetini olduğundan 10 yıl yaşlı olarak göstermek için değiştirdi.
frank abagnalenin yaşamını; 2002deki steven spielbergin filmi catch me if you can ekranlara taşımıştır.
new yok citynin westchester countysinde; 4 çocuklu bir ailenin ortanca çocuğu olarak doğan frank; new rochelledeki bir katolik okulunda öğretimini sonlandırdı. 1964 yılında ailesi boşandı, ve bunu çok sorunlu bulan frank ailesinden uzaklaştı. bu dönem; babasını gördüğü son dönemdi; ancak annesi ile 7 yıl sonra görüştü.
new york cityde tek başına yaşıyan frank; "big nale" (büyük inleme) olarak anıldı, daha sonra da ismi "big" (büyük) olarak kısaldı. kendisini olgun göstermek için; ehliyetini olduğundan 10 yıl yaşlı olarak göstermek için değiştirdi.
frank abagnalenin yaşamını; 2002deki steven spielbergin filmi catch me if you can ekranlara taşımıştır.
kolombiyalı uyuşturucu kaçakçısı.uyuşturucudan elde ettiği kazançla 1989da forbes dergisinde dünyanın en zengin yedinci adamı ilan edildi.
pablo escobar medellin caddelerinde genç bir araba hırsızı olarak suçlarına başladı. mezarlıklardan mezar taşları çaldığı ve antioquianın diğer köylerinde sattığı iddia edilse de bu kanıtlanamamıştır. o bu tür işlerden sonra kokaine gibi uyuşturucu işlerine başladı, 1970ler de muazzam bir uyuşturucu imparatorluğu kurmuş oldu.
1980lerde dev bir uyuşturucu kartelinin sahibiydi. kolombiya yoluyla amerika, porto rico, meksika gibi ülkelerin uyuşturucu organizasyonunu bu kartel sayesinde yaptı. 1993 de girdiği silahlı çatışmada öldürüldü. bunun gibi suçlardan dolayı dünya da en çok aranılan suçlular arasında yer aldı.
pablo escobar medellin caddelerinde genç bir araba hırsızı olarak suçlarına başladı. mezarlıklardan mezar taşları çaldığı ve antioquianın diğer köylerinde sattığı iddia edilse de bu kanıtlanamamıştır. o bu tür işlerden sonra kokaine gibi uyuşturucu işlerine başladı, 1970ler de muazzam bir uyuşturucu imparatorluğu kurmuş oldu.
1980lerde dev bir uyuşturucu kartelinin sahibiydi. kolombiya yoluyla amerika, porto rico, meksika gibi ülkelerin uyuşturucu organizasyonunu bu kartel sayesinde yaptı. 1993 de girdiği silahlı çatışmada öldürüldü. bunun gibi suçlardan dolayı dünya da en çok aranılan suçlular arasında yer aldı.
silah ve uyuşturucu kaçakçısı.
1966-1973 yılları arasında türkiyeye 27 milyon adet mermi ve 70.000 civarında silah sokulması ile ilgili olarak yargılandı ama delil yetersizliğinden beraat etti.(1) uğurlu kısa bir süre sonra bulgaristana yerleşti ve kaçakçılık işlerini bu ülkede yürüttü. 1974 yılında çıkan af yasasıyla bir kısım suçları affedildi.
1974-1979 yılları arasında "yıldırım" kod adı ile mit için çalıştı.(2) bu arada interpol tarafından uyuşturucu kaçakçılığı suçu ile aranıyordu.(3) uğurlunun ismi 1979 yılında şüpheli bir intihar ile ölen kaçakçı ibrahim telemenin iddialarında geçiyordu. milliyet gazetesi başyazarı abdi ipekçi öldürülmeden önce kaçakçılık konuları ile ilgili yazılar yazıyor ve uğurludan bahsediyordu.
1978 yılında hükümet kuran chpnin mhpli gün sazakın yerine gümrük ve tekel bakanı yaptığı tuncay mataracının, uğurludan rüşvet aldığı ve onun istediği kişileri gümrük müdürü yaptığı 12 eylül sonrası ortaya çıktı.(4) bu arada milliyet gazetesini satın almak isteyen kemal derinkökün, uğurlu ile yakın ilişikisi vardı. ipekçi suikastının tetikçisi olarak idama mahkum edilen mehmet ali ağca, cinayetten önce uğurludan yardım gördüğünü söyledi.
uğurlu 1984de mit ve enniyetin beraber yürüttüğü babalar operasyonu sırasında tutuklandı. 1987 yılında tekrar tutuklanan ve 1988de tahliye edlen uğurlu hakkında 1991de istanbul dgmde 36 yıl hapis istem ile bir dava açıldı. 1999da istanbulda yakalandı.
1966-1973 yılları arasında türkiyeye 27 milyon adet mermi ve 70.000 civarında silah sokulması ile ilgili olarak yargılandı ama delil yetersizliğinden beraat etti.(1) uğurlu kısa bir süre sonra bulgaristana yerleşti ve kaçakçılık işlerini bu ülkede yürüttü. 1974 yılında çıkan af yasasıyla bir kısım suçları affedildi.
1974-1979 yılları arasında "yıldırım" kod adı ile mit için çalıştı.(2) bu arada interpol tarafından uyuşturucu kaçakçılığı suçu ile aranıyordu.(3) uğurlunun ismi 1979 yılında şüpheli bir intihar ile ölen kaçakçı ibrahim telemenin iddialarında geçiyordu. milliyet gazetesi başyazarı abdi ipekçi öldürülmeden önce kaçakçılık konuları ile ilgili yazılar yazıyor ve uğurludan bahsediyordu.
1978 yılında hükümet kuran chpnin mhpli gün sazakın yerine gümrük ve tekel bakanı yaptığı tuncay mataracının, uğurludan rüşvet aldığı ve onun istediği kişileri gümrük müdürü yaptığı 12 eylül sonrası ortaya çıktı.(4) bu arada milliyet gazetesini satın almak isteyen kemal derinkökün, uğurlu ile yakın ilişikisi vardı. ipekçi suikastının tetikçisi olarak idama mahkum edilen mehmet ali ağca, cinayetten önce uğurludan yardım gördüğünü söyledi.
uğurlu 1984de mit ve enniyetin beraber yürüttüğü babalar operasyonu sırasında tutuklandı. 1987 yılında tekrar tutuklanan ve 1988de tahliye edlen uğurlu hakkında 1991de istanbul dgmde 36 yıl hapis istem ile bir dava açıldı. 1999da istanbulda yakalandı.
çorumda 1980 mayıs-temmuz aylarında meydana gelen ve 50 kadar alevi ve sol görüşlü yurttaşın ölümü ve yüzlercesinin yaralanmasıyla sonuçlanan olaylar.
transilvanyanın treznea şehrinde 9 eylül 1940da macarların romanyanın kuzey kesimlerini 2. dünya savaşı sırasındaki ilhakı sırasında yaptığı bir katliamdır. bir ortodoks papazını macar ordusu kışkırtmıştır. papazda romen halkını yahudileri öldürmeleri için kışkırtmıştır. halk 6 yahudiyi öldürmüştür.bundan yararlanan macar ordusu 87 romeni öldürmüştür. ayrıca bir lokal bir de ortodoks kilisesi yıkmışlardır. kaçan 200 kişiyi uçuruma kadar kovalamışlardır. çoğu kişi aşağı düşüp ölürken kimisine de ateş açılmıştır.
14 ağustos 1974te taşkent köyünün erkeklerinin topluca öldürüldüğü katliam.
kozan katliamı veya kozan ermeni olayları 8 mart 1919’da askeri yönetimi devralan fransızlar, ermeni şahitlerin görüşlerini dikkate alarak yöredeki müslümanların arazilerine el koydular.
ermeni gönüllü fedaileri fırsat buldukça türkler’e ait evleri yakıyor, yağmalıyor ve insanları katlediyorlardı. kozan’da bulunan 5 fırında müslüman türkler öldürülüp, yakılmıştır. ilk defa, sabah namazından çıkıp evine gelmekte olan, şu anda havacı general ihsan aygün’ün dedesini aşağı çarşıda öldürüp, aynı yerdeki fırına attılar. annesine tütün almak için çarşıya inen kozanoğlu mustafa, kadirli caddesi’nde bulunan fırında yakılır. büyük cami karşısındaki fırında ise, kozan hükümet konağı’nda görevli tahrirat katibi ali rıza efendi ile mal müdürü hamdi bey öldürülüp yakılmışlardır.
aynı zamanda yukarı çarşıda bulunan fırında da şu an isimlerini tesbit edemediğimiz birçok müslüman türk yakılmıştır. işgal müddetince, öldürülüp kuyuya atılanlar, kurşuna dizilenler ve çeşitli şekilde öldürülen kozanlıların sayısı 200 kişi civarında olduğu, işgal sona erdikten sonra yapılan araştırmalarda tesbit edilmiştir.
ermeni gönüllü fedaileri fırsat buldukça türkler’e ait evleri yakıyor, yağmalıyor ve insanları katlediyorlardı. kozan’da bulunan 5 fırında müslüman türkler öldürülüp, yakılmıştır. ilk defa, sabah namazından çıkıp evine gelmekte olan, şu anda havacı general ihsan aygün’ün dedesini aşağı çarşıda öldürüp, aynı yerdeki fırına attılar. annesine tütün almak için çarşıya inen kozanoğlu mustafa, kadirli caddesi’nde bulunan fırında yakılır. büyük cami karşısındaki fırında ise, kozan hükümet konağı’nda görevli tahrirat katibi ali rıza efendi ile mal müdürü hamdi bey öldürülüp yakılmışlardır.
aynı zamanda yukarı çarşıda bulunan fırında da şu an isimlerini tesbit edemediğimiz birçok müslüman türk yakılmıştır. işgal müddetince, öldürülüp kuyuya atılanlar, kurşuna dizilenler ve çeşitli şekilde öldürülen kozanlıların sayısı 200 kişi civarında olduğu, işgal sona erdikten sonra yapılan araştırmalarda tesbit edilmiştir.
30 temmuz 2006’da israil’in güney lübnan’daki kana köyünde hizbullah üssü diye bombaladığı evden 37’si çocuk, 60 sivilin cesedi çıkarıldığı olaya denir.
bir sivil savunma görevlisinin kucağına aldığı mavi emzikli bebek cesedi fotoğrafı katliamın simgesi oldu. olay dünyada büyük yankı buldu.
ölen çocukların ve bebeklerin bir kısımının adları ve yaşları aşağıdaki gibidir:
ali ahmad hashim, 3 yaşındaydı.
abbas ahmad hashim, 9 aylıktı.
hura’ muhammed kassim şalhub, 12 yaşındaydı.
zehra muhammed kassim şalhub, 2 yaşındaydı.
ibrahim ahmed haşim, 7 yaşındaydı.
cafer mahmud haşim, 10 yaşındaydı.
zaynep muhammed `ali amin şalhub, 6 yaşındaydı.
fatma muhammed haşim, 4 yaşındaydı.
ali ahmed mahmud şalhub, 17 yaşındaydı.
yahya muhammed kasim şalhub, 9 yaşındaydı.
ali muhammad kassim şalhub, 10 yaşındaydı.
yusuf ahmed mahmud şalhub, 6 yaşındaydı.
kasım semih şalhub, 9 yaşındaydı.
hüseyin ahmed haşim, 12 yaşındaydı.
kazım muhammed şalhub, 7 yaşındaydı.
rakiyya mahmud şalhub, 7 yaşındaydı.
rakiyya muhammad haşim ve 20 çocuk/bebek daha.ölen bebeklerden biri 10 günlüktü.başka bir bebeğin ise annesinin kollarında ölmüş fotografı gazetelerde çıktı.
bir sivil savunma görevlisinin kucağına aldığı mavi emzikli bebek cesedi fotoğrafı katliamın simgesi oldu. olay dünyada büyük yankı buldu.
ölen çocukların ve bebeklerin bir kısımının adları ve yaşları aşağıdaki gibidir:
ali ahmad hashim, 3 yaşındaydı.
abbas ahmad hashim, 9 aylıktı.
hura’ muhammed kassim şalhub, 12 yaşındaydı.
zehra muhammed kassim şalhub, 2 yaşındaydı.
ibrahim ahmed haşim, 7 yaşındaydı.
cafer mahmud haşim, 10 yaşındaydı.
zaynep muhammed `ali amin şalhub, 6 yaşındaydı.
fatma muhammed haşim, 4 yaşındaydı.
ali ahmed mahmud şalhub, 17 yaşındaydı.
yahya muhammed kasim şalhub, 9 yaşındaydı.
ali muhammad kassim şalhub, 10 yaşındaydı.
yusuf ahmed mahmud şalhub, 6 yaşındaydı.
kasım semih şalhub, 9 yaşındaydı.
hüseyin ahmed haşim, 12 yaşındaydı.
kazım muhammed şalhub, 7 yaşındaydı.
rakiyya mahmud şalhub, 7 yaşındaydı.
rakiyya muhammad haşim ve 20 çocuk/bebek daha.ölen bebeklerden biri 10 günlüktü.başka bir bebeğin ise annesinin kollarında ölmüş fotografı gazetelerde çıktı.
macar ordusunun romanyanın kuzey kesimlerini ilhak ettiği sırada olan katliamdır.
14 eylül 1940ta macar ordusunun desteği ile muhaliflerin 158 romeni öldürmesi olayıdır.
14 eylül 1940ta macar ordusunun desteği ile muhaliflerin 158 romeni öldürmesi olayıdır.
2 şubat 1982de suriye hükümetinin hama şehrine saldırarak, binlerce kişiyi öldürüdüğü katliam.uluslararası af örgütüne göre ölenlerin sayısı 30,000 arasında olmasına rağmen gerçek rakam bunun çok üstünde ve altında olabilir.suriye hükümeti ölenlerin sayısı hakkında resmi bir açıklama yapmamıştır.
bir alman şehri olan dresdenin 13 şubat ila 15 şubat 1945 arası amerikan hava kuvvetleri ve ingiliz hava kuvvetleri tarafından bombalanması, ikinci dünya savaşı sırasında geçen tartışmalı olaylardan biridir.
13 şubatta başlayan saldırı, 15 şubata kadar devam etti. saldırı sona erdiğinde, dresden tamamen yerle bir olmamıştı. ancak, müttefiklerin kullandığı bombalar arasında fosfor bombası da bulunmaktaydı. bu yüzden, dresden şehri bombalanma sona erdikten sonra günlerce yandı ve tahrip edildi. 28,410 binadan 24,866ı yok oldu. ayrıca, insan zayiatı inanılmazdı. düşük tahminlere göre 35,000, yüksek tahminlere göre ise zayiatlar 135,000i aşıyordu.
13 şubatta başlayan saldırı, 15 şubata kadar devam etti. saldırı sona erdiğinde, dresden tamamen yerle bir olmamıştı. ancak, müttefiklerin kullandığı bombalar arasında fosfor bombası da bulunmaktaydı. bu yüzden, dresden şehri bombalanma sona erdikten sonra günlerce yandı ve tahrip edildi. 28,410 binadan 24,866ı yok oldu. ayrıca, insan zayiatı inanılmazdı. düşük tahminlere göre 35,000, yüksek tahminlere göre ise zayiatlar 135,000i aşıyordu.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?