bilgi sozluk · (2)
seni cok ozledim · (5)
(bkz: aldatamayan erkek )
her bir kö$esi yürüyen bok çuvallarıyla dolu iğrenç bir gezegen..
kurtuluş mu yoksa hapsoluş mu anlayamadım gitti..
aşk gözlerde başlar. görmesen bile aşık olduğun kişiyi gözlerinin içindedir o.. ne kadar özlediğini anlarsın gözlerinin içine bakınca..
"ulan yetmiyor hiç birşey yetmiyor, olmuyor anlaşılmıyor başlamıyor bitmiyor görüyorum görmüyor bilmiyorum biliyor susuyorum duymuyor yürüyorum yoruluyorum bakıyorum bıkıyorum aynı yer ... acaba ölürken olsun dudaklarım tebessüm edebilecek mi göremediklerine, özlediklerine, kavuşamayacaklarına"
karanlık oda
karanlık oda
nedendir bilinmez hep aşkı anlatırken kalpler çizilir. kalbini verir insan, kalbi kırılır. insan kalbiyle mi sever?
ama sağa sola sallanırken kendinizi bir parça jöle kadar halsiz ve çaresiz hissettiğiniz an varlığını hissettiğiniz tek organınızda o oluyor. özleyince yanan, ağlayınca donan, o gülümseyince kuş olup uçan o..
ama sağa sola sallanırken kendinizi bir parça jöle kadar halsiz ve çaresiz hissettiğiniz an varlığını hissettiğiniz tek organınızda o oluyor. özleyince yanan, ağlayınca donan, o gülümseyince kuş olup uçan o..
yetmiyor bazen her şeye sevgi.. ve sevgi ne kadar içtense o kadar can yakıyor..
gerçek ayrılığı, sevip de ayrı kalmak zorunda kalmanın insanı günden güne yiyip bitiren, kendine bile yabancılık çekmesine sebebiyet verebilen, kaldırmak için bir insanın gücünden çok daha fazlası gereken o tuhaf duyguyu yaşamayanlar, ne kadar uğraşsalarda anlayamazlar onu..
"seni çok özledimm"
"seni çok özledimm"
bir de söylemek isteyip de söyleyememek vardır ki..yakar, kavurur insanın içini...
#343806
- merdiveni getir bakim..
sizin içinizde yaşıyorsa sevgilidir, her nefesi acıtıyorsa sizi, bir gülüşü genişletiyorsa içinizi..yoksa sıradan biri..
(bkz: vücut dili)
sebepsiz yere akar bazen.. bir ses duyarsın telefonun diğer ucunda "seni çok özledim". bakmışsın dudakların ıslanmış, tuzlu bir tat.. eğersin kafanı öne, görmesin kimse diye..
sana bunu söylerken gözlerimin yaşarmadığını görürsen bir gün sevgilim, bil ki ölmüşsündür..
duyduğum zaman tüylerimi diken diken yapan, aklıma güzel şeyler, kalbime dayanılmaz acılar, kulağıma cennetten sesler işleyen bir garip söz. evet üç kelime..
sevdiğiniz insandan aynı zamanda nefret de ettiğinizi size farkettirebilecek olan tuhaf bir his.. eğer onun için ölmeyi göze alabilecek kadar çok seviyorsanız, nefretinizde onu öldürmek isteyecek kadar büyük olacaktır.. korkutmasın sizi.
yaşam destek ünitenizin fişi çekilmiş gibi hissetmeye başlarsınız bir noktadan sonra kendinizi, aldığınız her nefes, attığınız her adım acı verir.. günler uzar, takvimler küser size.. içinizde minik bir kuş can çekişir, minik yüreği dayanamaz acılara, kafesinden çıkıp uçmak ister ona doğru, parmaklıklara çarptıkça kanar onun minik kanatları, damla damla akar kanları, içiniz yanar işte, özlersiniz. sadece özlersiniz..
endişelenmeyin geçer..
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?