öncelikle efendim, bu ".)"
şimdi cümle içerisinde kullanıyoruz. (evet. işte böyle.)
ne kadar ciddi bir şey yazıyor olursanız olun bir anda her şeyi sıçıp sıvıyor bu parantez içindeki nokta. yazdığınız cümlenin sonundaki göz kırpan, alaycı smiley insanı yazmaktan tiksindiriyor.
sözlük olarak muzdaribiz. yönetim buna bir el atmalı. kesinlikle.
iki şekilde gerçekleşir:
1- gerçekten güzel bir konu aklınıza gelmiştir. "sözlüğe girince bununla ilgili bir başlık açmalıyım" şeklinde düşünürsüz.
2- sevgili sözlük diye başlayıp, hayatınızı, anılarınızı, arkadaşlarınızı, allah ne verdiyse yazarsınız.
1- gerçekten güzel bir konu aklınıza gelmiştir. "sözlüğe girince bununla ilgili bir başlık açmalıyım" şeklinde düşünürsüz.
2- sevgili sözlük diye başlayıp, hayatınızı, anılarınızı, arkadaşlarınızı, allah ne verdiyse yazarsınız.
gün içerisinde aklınızdan geçirme katsayınızla sözlükle kafayı bozmuş olma katsayınız arasından doğru orantı olan cümle.
(evet bunu sözlüğe yazmalıyım. öğlen yemeğinde aklıma geldi)
(evet bunu sözlüğe yazmalıyım. öğlen yemeğinde aklıma geldi)
özellikle bugün itibariyle girdiği duygu yüklü entrylerle dikkat çeken yazar.
zoofillerce de uygulanabilindiği gözlemlenilmiş olan pozisyon.
http://tinyurl.com/yqb5tk
http://tinyurl.com/yqb5tk
birilerinin eleştirdiği, birilerinin savunduğu yazar. buraya kadar tamam ama ben sadece bir tesbitimi paylaşmak istiyorum;
savunan insanların söyledikleri hep, "iyi insandır, hoşsohbettir, arkadaş canlısıdır" gibi sözlerle başlamakta. burası bir sözlük ve biz de sadece nicklerimizden ibaretiz.
falan felan yanee neyse...
edit: kimse kimseyi ne eleştirmek ne de savunmak zorunda, yanlış bunlar, kaka.
savunan insanların söyledikleri hep, "iyi insandır, hoşsohbettir, arkadaş canlısıdır" gibi sözlerle başlamakta. burası bir sözlük ve biz de sadece nicklerimizden ibaretiz.
falan felan yanee neyse...
edit: kimse kimseyi ne eleştirmek ne de savunmak zorunda, yanlış bunlar, kaka.
(bkz: yuh)
fenerbahçe’nin gollerine, galatasaray’ın -ancak- şişe atarak cevap verdiği, maçın sonlarına doğruysa fenerbahçe’nin hırsının, galatasaray’ın da şişelerinin bitmesiyle 2-1 biten maç.
erken edit: bu entrye berbat veren(verecek olan) galatasaraylı eziğin önde gidenidir..
erken edit: bu entrye berbat veren(verecek olan) galatasaraylı eziğin önde gidenidir..
#200
(bkz: kendini bilime adamak)
çok güzel "açıklayan" yazar.
kıskanıyorum çoğu zaman..
edit: ahan da; [#450323]
kıskanıyorum çoğu zaman..
edit: ahan da; [#450323]
(bkz: saw 4)
şimdiye kadar gördüğüm en mantıklı zombi konseptine sahip olan film. zombiler taze insan etiyle besleniyorlar. her daim kana susamış ve ete aç durumdalar. ısırdıkları bir insanı en fazla bir kaç dakika sömürebiliyorlar, çünkü o da öldükten sonra zombi oluyolar ve tekrar diriliyor. yani cesedi bitene kadar yiyemiyorlar. ve ceset kalkıp "taze insan" aramaya başlıyor. bu da zombi populasyonun logaritmik bir şekilde artmasına sebep oluyor. gerçekten muhteşem..
çok kasvetli bir havaya sahip, açık açık değil de içten içten tırstıran bir film. tabi oradaki küçük zombiler bazılarına komik gelebilir ama zombiseverler için ideal bir film. ve filmdeki zombi profili ise alışılagelmişin dışında. bu zombiler ısırmıyorlar, ya da ısırdıkları insanlar da zombi olmuyorlar. kazma kürekle öldürüp allah verdiyse dalıyolar cesete. filmde çok estetik sahneler var.
bu arada kısaca anlatmak gerekirse, genç bir kadın iki kızıyla birlikte bir dağ evine taşınmak zorunda kalır, ve olaylar gelişir..
bu arada kısaca anlatmak gerekirse, genç bir kadın iki kızıyla birlikte bir dağ evine taşınmak zorunda kalır, ve olaylar gelişir..
küresel ısınma’yı ve beraberinde gelecek olan felaketleri çok basite indirgemiş olan film. durup dururken gökten taş yağmaya başlıyor, buzullar eriyor, denizler taşıyor. e be kardeşim bunlar öyle iki günde olacak şey mi? tamam filmdeki efektler gerçekten güzel. fakat filmi rahatsız olmadan izleyebilmek için bildiğim (bilimsel olan) her şeyi unutmak için kendimi çok zorladım. ama olmadı. onun dışındaysa güzel bir aile filmi olmuş..
bir de amerika’nın, sınır kapılarını açması karşılığında meksika’nın borçlarını silmesi olayı var ki evler şenlik..
bir de amerika’nın, sınır kapılarını açması karşılığında meksika’nın borçlarını silmesi olayı var ki evler şenlik..
(bkz: chakushin ari)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?