confessions

melankomik

- Yazar -

  1. toplam entry 9888
  2. takipçi 3
  3. puan 201123

melankomik

melankomik
artık linux kullanmak zorunda olan insandır. lakin mozilla ile sözlük, ketçap ile çikolata gibi bir ikilidir. bir araya geldiklerinde tuhaf şeyler olmaktadır. ara sıra etrafta boş entrylerinin dolaştığı, mesajlara cevap atmadığı, aynı entryleri üçer beşer kez girdiğine dair rivayetler vardır, doğrudur.

ama gelin görün ki sözlük aşkını yenip de şu mozillayı kapatıp gidememekteyiz.

ne zor şartlar altında entry girdiğimi bir ben bilirim bir de linus torvalds bilir.

mağduruz efendim kısaca.

ayrılık acısı

melankomik
esasında, alışkanlıktan kaynaklanan bir duygudur ayrılığın hissettirdiği acı.

bir çeşit alışkanlık..

nasıl bir miligram zehiri insanı öldürebilen karadullar esasında, milimetrik boyuttaki akrabaları gibi sadece örümcek iseler; o da öyle bir alışkanlıktır işte.

ve insanı yaralayabilecek en zehirli örümcektir. onun kokusuna alışmak, gülüşüne alışmak, sesine alışmak, tepkilerine alışmak, yanınızda olmasına alışmak...

hiçbir şeyi "o olmadan yapamam" şeklinde algılamadan yaşamanız dileğiyle bir entrymi daha sonlandırırken büyüklerimin ellerimden küçüklerimin gözlerinden öpüyorum.

ve hatta; sizi üzenin, sizi üzenin, (bkz: ta amına koyayım)


(bkz: entrynin sonuna dogru sacmalamaya baslamak)

yalnızım çünkü sen varsın

melankomik
"sen olduğun için yalnızım", "kendimi yalnız hissetmemin nedeni sensin", "gittin, beni yalnızlığa hapsettin, oysa sen hiç olmasan, ben yalnız olsam bile yalnız olmazdım", "içimdeki sen, kalabalıklar içindeyken bile kendimi yalnız hissetmeme neden oluyor"... gibi milyonlarca anlam çıkarılabilecek olan cümle.

kurmayın lan böyle cümleler..!

ma vie en l air

melankomik
her yıl onlarcası çekilen romantik komedi denen türde bir film uzaktan bakılınca.

ama öyle böyle değil. o kadar samimi, o kadar sıcak.. ekran başından kalktıktan sonra da saatlerce yüzünüzde buruk bir gülümsemeyle dolaşıyorsunuz.

kısaca, eski olaylara takılıp kalmamamız gerektiğini, ne zaman, nerede, neyin, başımıza ne şekilde geleceğini asla tahmin edemeyeceğimizi anlatıyor diyebilir miyim? derim ama filmdeki yüzlerce gülümseten ayrıntıyı atlamış olurum.

aşk acısı çekenlere, çekmiş olanlara, çekmeyi düşünenlere, hayalperestlere, ilaç gibi bir film...

fransız filmlerine olan hayranlığımı bir kat daha artırmış olan filmdir ve ayrıca yazmazsam çatlarım : çok şiriiiiiiiinnnnn!!

sevgili

melankomik
hep yalan olmaz mı sonunda...

el ele, diz dize, verilen sözler, uğruna feragat edilen her şey ayrı ayrı acıtır. en iyisi kazımaya çalışmaktır bazen akıldan. üstüne toprak atmak.

bazısı yapar. hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalışır. bazısı için zaten hiçbir şey olmamıştır. bazısı ise öylesine bağlanmıştır ki sonunu düşünmeden, sakat kalır bir parçası kopunca.

iyi başlamayan, kötü giden bir oyunu kapatıp yeniden kurmaya da benzemez.

hep ertelersin umutlarını, hep kırılır tuttuğun dallar, her seferinde biraz daha taşlaşmış bir kalple hem de.

kaç aşk var yaşanan, bütün sözleri tutulmuş, yalana bulaşmamış, gurur nedir bilmeyen? kaç kişi karşı koyabilmiş aşka?

her kucağa alışınızda elinizi kanatan yavru bir kedi gibi. kim bilir onun da ne korkuları vardır..


135 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol