hala çömez olarak gözüküyor,çözebilmiş değilim.daha yönetimden biri el atmadı sanırım.
hoşgelmiştir ayrıca tekrardan.
(bkz: maliyeci)
ingilizcede bulmaca,bilmece.
ingilizce yorgun.
(bkz: tired)
ingilizce ticaret.
ingilizce satmak.
dağılmak,bozulmak,kötü halde olmak anlamında argo kullanım,deyim.
(bkz: şaftı kaymak)
bir makinenin dönme hareketini öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler veya pervane bağlanan demir mil.
satmak,birisini yüzüstü bırakmak anlamında argo kullanım.
(bkz: satış koymak)
satma-satın alma ilişkisiyle doğan durum.
(bkz: for sale)
ingilizce satış.
ingilizce gerçekten.
ingilizcede hep beraber.özellikle hazırlık sınıflarında bazı hocaların dilinden düşmemesiyle kafamalarımızda yer edinmiş bir kelime.all together dedim mi iş biter,arkadan yardır... "he gooooesss to schoolll..."
ingilizcede saat.ancak kol saati ya da duvar saati değil,24 saatlik zaman dilimi anlamında saat.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?