(bkz: johann vogel)
normal şartlar altında gelip gelmeyeceğimi düşünebilirken,lanet olası bir yaz okulunda devam zorunluluğu olması nedeniyle gelmeyi dahi düşünemeyeceğim zirve.
(bkz: çocuk o kadar yol geldi ayıp oldu şerefsizim)
(bkz: çocuk o kadar yol geldi ayıp oldu şerefsizim)
günün birinde elime alıp okumayı hayal ettiğim gazete.ancak tuzluk faciasını hatırladıkça hayalgücümün sınırlarının ne kadar geniş olduğunu da anlıyorum.
aklımda bir yerlerde bir anda "bilgi gazete" projesinin ışıklarını yaktı bu başlık.olur mu olur bir gün.
orta ağırlıkta,içimi hoş türk sigarası.
biricik aşkım malboraya yaklaşması söz konusu olmasa da,parasız kalındığında kara gün dostudur.
ayrıca nimet arkasından ağlasaydı,hanselle gratelin geçtiği yollarda gözyaşı sel olup akardı.
"seni orospu seni,hanimiş bakıyım" şeklinde olaylar gelişir ve boku çıkar en nihayetinde.
iyi bir playstationcı,aziz dostum güzel insan grafolog’un kuzeni.
meclis hükümdara karşı sorumludur.
çocukluğumda seyrettiğim gerçek bir hacivat karagöz gösterisinden bu karakterden aklımda kalan kocaman bir burnu olduğu.yanlış hatırlamıyorsam külhanbeyliğinden ziyade daha yılışık bir tipti.daha gevezeydi.
(bkz: beberuhi)
internetten de yayın yapan bir ankara radyosu.
ben senin hiç bir şeyinsem,sen tamamı ile benimsin; ben senin her şeyinsem, sen benim hiç bir şeyim değilsin anlamına gelen,anlayana kadar insanın canını çıkaran bir ukde.
parlementer sistemin tüm araç ve yöntemleriyle hakim olduğu rejim.
yıllar sonra bakınca israilin lübnana daldığı yaz,dünya kupasına katılamadığımız yaz diye hatırlayacağım 2006 senesinin yazı.
topun sahibi oyunun kayıtsız şartsız mutlak hakimidir.kendi insiyatifiyle forvet oynama hakkına sahiptir.
mahalle maçı kurallarındandır.mahalle maçlarında en korkulan sakatlanma türü, yani "taşak" diye tabir ettiğimiz genital bölgeye topun sert biçimde isabet etmesi durumu tüm erkeklerin korkulu rüyasıdır.
olay geliştiğinde sakatlanan kişi o acıyı çekmekle meşgulken,gerek takım arkadaşları gerekse rakip oyuncular fair-play çerçevesinde olayın ciddiyetine vakıf olarak arkadaşlarına yardım etmeye çalışırlar.o karede başına aynısının gelebileceğini düşünenlerin suratlarındaki acı ifadeyi yakalamamak işten değildir.
artık geçmiş deneyimlerden midir, "hala çalışıyor mu ulan acaba? bi işettirip kontrol edelim.." mantığından hareketle midir bilinmez,toplumsal bir ödev halini almıştır o bireyi işettirmek.zaten vücüdundaki değişikliklerle kafayı bozmuş genç birey,o an çektiği acıdan çok, "dağıttık ulan takımları, çocuğum olmaz artık benim" kaygısı içindedir.
ne var ki kural bozulamazdır,er kişi işeyerek geleneği gelecek nesillere aktarmak durumundadır.işer ve kurtulur,kuralı bozmamış olmanın verdiği mutluluk ve acının biraz hafiflemesiyle görev alanına geri döner.o artık bir bülent korkmazdır...
olay geliştiğinde sakatlanan kişi o acıyı çekmekle meşgulken,gerek takım arkadaşları gerekse rakip oyuncular fair-play çerçevesinde olayın ciddiyetine vakıf olarak arkadaşlarına yardım etmeye çalışırlar.o karede başına aynısının gelebileceğini düşünenlerin suratlarındaki acı ifadeyi yakalamamak işten değildir.
artık geçmiş deneyimlerden midir, "hala çalışıyor mu ulan acaba? bi işettirip kontrol edelim.." mantığından hareketle midir bilinmez,toplumsal bir ödev halini almıştır o bireyi işettirmek.zaten vücüdundaki değişikliklerle kafayı bozmuş genç birey,o an çektiği acıdan çok, "dağıttık ulan takımları, çocuğum olmaz artık benim" kaygısı içindedir.
ne var ki kural bozulamazdır,er kişi işeyerek geleneği gelecek nesillere aktarmak durumundadır.işer ve kurtulur,kuralı bozmamış olmanın verdiği mutluluk ve acının biraz hafiflemesiyle görev alanına geri döner.o artık bir bülent korkmazdır...
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?