#368729 nolu entrysinde belirttiği üzere büyük 50 küçük 25 kuruş muhabbeti kibar feyzo filminden aklımda kalan bir sahneydi.aynı dakika içinde aynı entryi girmiş olmamız ise müthiş bir şey.o başlığa yazılabilecek o kadar çok şey varken hem de.
27 eylül 2006 liverpool-galatasaray maçının son dakikalarında maçın hakeminin luis garciaya çarpması sonucu aklıma gelen atraksiyon.fena girdiler birbirlerine.ota boka sarı kart çıkaran hakem,bir tane de kendine gösterse iyiydi.
yenildik ama,yine zevk verdi oyunuyla galatasaray.
maça hızlı başladı liverpool.şaşkınlıkla iki gol yedik,ama sonraları hafiften biz de hissttrimeye başladık etkinliğimizi.beraberlik umudumuz var ama,olmasa da ezilmemiş olacağımız için üzülmüyorum.
(ara: isyan)
ayların sultanı.hele bir de kadir gecesi vardır ki,ramazanın en kıymetli gecesidir.
ramazanda çalınan davul bir gelenek bizde.kimilerine göre güzel bir gelenek,kimilerine göre kuru gürültü.
bence kuru bir gürültü değil ama çok da gerekli bir şey değil.sırf gelenek devam etsin diye bir şeyin sürüp gitmesi ne kadar akıl karıdır ki?
özellikle uykusu ağır olanlar hayatları boyunca bir iki kez davul sesine uyanmaktan yakınır,bir halta yaramıyorlar ki der.uykusu hafif olanlarsa davulcular iş olsun diye iş yaptığı için saat ikide üçte geçmesinden mütevellit uykuyu ziyan etmesinden yakınır.
çalar saatin çin’in de olayın bokunu çıkartmasıyla 1 ytl’ye alanılabileceği günümüzde, bir ay içinde 3-4 kez para toplayan ve 2-3 milyon verdiğinizde sanki küfretmişsiniz gibi size bakan ne idüğü belirsiz tiplere ne gerek var ki.gelenek de bir yere kadar...
bu işin sürmesinde şüphesiz belediyelerin elde ettiği rant çok önemli.ihale usuluyle her sene her mahalle için bir davulcu atayıp,elini kaldırmadan para kazanan belediyelerin fırsatçılığı da beni esas sinirlendiren nokta.
ramazan davulculuğu,bir güzellik olmaktan çıkmış artık,ayrıca işlevselliğini de yitirmiştir.davulcunun okuduğu maniyi anlayana madalya takacaklar yakında zaten.bunca sıkıntı arasında bu aktivitenin gereksizliği daha da büyük bir önem kazanıyor bence.
bence kuru bir gürültü değil ama çok da gerekli bir şey değil.sırf gelenek devam etsin diye bir şeyin sürüp gitmesi ne kadar akıl karıdır ki?
özellikle uykusu ağır olanlar hayatları boyunca bir iki kez davul sesine uyanmaktan yakınır,bir halta yaramıyorlar ki der.uykusu hafif olanlarsa davulcular iş olsun diye iş yaptığı için saat ikide üçte geçmesinden mütevellit uykuyu ziyan etmesinden yakınır.
çalar saatin çin’in de olayın bokunu çıkartmasıyla 1 ytl’ye alanılabileceği günümüzde, bir ay içinde 3-4 kez para toplayan ve 2-3 milyon verdiğinizde sanki küfretmişsiniz gibi size bakan ne idüğü belirsiz tiplere ne gerek var ki.gelenek de bir yere kadar...
bu işin sürmesinde şüphesiz belediyelerin elde ettiği rant çok önemli.ihale usuluyle her sene her mahalle için bir davulcu atayıp,elini kaldırmadan para kazanan belediyelerin fırsatçılığı da beni esas sinirlendiren nokta.
ramazan davulculuğu,bir güzellik olmaktan çıkmış artık,ayrıca işlevselliğini de yitirmiştir.davulcunun okuduğu maniyi anlayana madalya takacaklar yakında zaten.bunca sıkıntı arasında bu aktivitenin gereksizliği daha da büyük bir önem kazanıyor bence.
(bkz: pişman mısın)
doktor bey,yaşıyacak mıyım?
(bkz: gene mi pilav)
eski performansını aratan bilgi sözlük karşılama komitesinin karşılamayı unuttuğu bilgiç.ne kadar geç de olsa oş gelmiştir kendileri sözlüğe,şeref vermişlerdir.
bir dersine giremeden emekli olduğunu duydum,üzüldüm.
beraber ismail yk’nın beni beğeneni ben ben beğenmem benim beğendiğim ise beni beğenmez felsefesini enine boyuna her gün tartışıp irdelediğim,niye abi? niye? diye birbirimize sorup durduğumuz,gönül işlerinde neredeyse benden daha bahtsız olan aziz dostum.
(bkz: böyle gelmiş böyle gidecek korkarım vallah)
(bkz: böyle gelmiş böyle gidecek korkarım vallah)
cansu koç da oldukça güzel yorumlamıştır bu parçayı.
(bkz: tespih savaşı)
tuvalete girip işin bittiğinde tuvalet kağıdının kalmadığını görmemek için,böylesine bir acıyı yaşamamak için,dörtlü tuvalet kağıdı rulosu koyma aleti projesi geliştirebilmek ve bununla kıvanç duymaktır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?