ingilizce güç,kuvvet.cm ile hayatımıza giren bir kelime.
ingilizce dayanıklılık.bir cm terimi.
o esnada,o sırada anlamında ingilizce kelime.
ingilizce erken.
ingilizce argüman.tez,düşünce...
ingilizce cephane.
(bkz: armoury)
ingilizce zırh.
feleğe yakalanmadan usuluyle yapılması gereken aşırma.malum ki abartınca ele patlar.
birinci tekil şahısın ismin i halini almış hali.
ikinci tekil şahısa ismin i hali eklenmiş kelime.
(bkz: roberto carlos)
kendini kaybeder,çöllere vurur,o da ne! kutup ayısı hain hain gülmektedir...
ingilizcede dil.
-dağları delerim,yol açarım senin için ben,ölürüm lan sana..
-e gelsene aşkım madem çok özledim..
-ya maddi kriz içindeyim...
-e gelsene aşkım madem çok özledim..
-ya maddi kriz içindeyim...
ingilizcede bütçe.
ingilizcede ayrılmak,bırakmak.
beynime kan sıçratan soru.alıcı ve satıcının ortaklaşa vergi kaçırarak sağlayacakları ortak faydayı içerir.aslında içeriyormuş gibi gözükür.burada esas kazanan satıcıdır.alıcı 1 ytl daha az ödemek için devleti vergiş kaybına uğratır.yetmezmiş gibi toplumsal faydaya da bıçak vurur.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?