haluk leventin son albümüne adını veren şarkı.sözleri şöyle:
hatırlamak zor olsa da
babam gitmiş ya bir sabah ben uyurken
onun gibi bir eylüldü sende gittin
babam gibi bu şehirden
inandım kandım sevdim belki
her sevda bir adım yalnızlığa
sen su oldun ben balık sanki
medcezir vakti çektin gittin
ne gece ne gündüz
akşamüstü sevdim seni
ben yine yersiz yurtsuz
beklerim bir gün dönmeni
eylül gelirken bir düş gibi
son baharı sil baştan bilmiyorum
güneş soğuk yağmur kuru daha dün gibi
geri gelmedi gelmez giden biliyorum
inandım kandım sevdim belki
her sevda bir adım yarınlara
hayat bir saklambaç gel bul beni
biter bütün rüyalar uyanınca...
10 sene önce haluk levent ile tanıdıkları rock müziği bugün farklı, kendince aşmış kişilerden dinleyen ve bunu bir meziyet zanneden özenti tiplerin taşak geçtikleri durumdur.onlar ki yollarda bulurum seni diyerek gezinmiştir caddelerde aşıkken,akdeniz akşamları’yı çalıp söylemiştir sahilde otururken,kağızman dinleyerek coşmuşlardır.lakin günü gelmiştir kendileri öyle bir aşmıştır ki olayı,öyle büyük adamlar olmuşlardır ki ciddi bir kitlesi olan ve beğeni toplayan ve kendi çapında rock müzik yapan ve kim ne derse desin türkiye’de bir çok gence rock müziği sevdirmiş,yaptığı türkü coverlarıyla gençlere türkü dinletmeyi becerebilmiş birini horgörebilmişlerdir.haluk levent de en nihayetinde rock müzik yapan bir insandır,tarzı ortadadır.ister headbang yaparsın ister jilet çekersin,istersen açar çükünü kesersin.buna kimse karışamaz,küçük göremez,taşak geçemez.kavramları birbirine sokmadan değerlendirmek lazım.haluk levent’in müziğini rock müziği içinde önemli bir yerde görmeyebilirsin,beğenmeyebilirsin ama bunu severek dinleyen ve konserde havaya girerek kafa sallayan adama da laf edemezsin.bu insanların zevk aldıkları bir alana müdahaledir ki kimsenin açıktan açığa bu tür hakaretlere hakkı yoktur.
düzeltme: şu dakkaya kadar bir haluk konserinde headbang yapmışlığım yoktur,lafım yapanı hor görenedir.bu bir kendini savunma yazısı değildir anlatmak istediğim.
düzeltme: şu dakkaya kadar bir haluk konserinde headbang yapmışlığım yoktur,lafım yapanı hor görenedir.bu bir kendini savunma yazısı değildir anlatmak istediğim.
ibnenin biri gıdıklıyo olabilir.aksi takdirde imamın akıl sağlığı bozulmuş demektir çünkü ortada gülecek bir durum yoktur.
kafada bantlar,erkeklerde de uzun saçlar ve kamyon farı gibi güneş gözlükleri bu gruba dahil olmak için şarttır.diskoda dans ederken hareket aslında fikstir.sağ ve sol kol hafif kırılarak yanlara açılır,bir sağa ve sola doğru kafa oynatılırken müziğin ritmine uyarak her sağa ve sola geçişte kafa iki kere aşağı yukarı sallanır.
seri eksi oy veren ibne olma ihtimali üzerinde duruyorum şu sıralar.en az seri eksi oy veren ibne kadar seri bir bilgiç.4000 küsür oyla en yakın rakibini ikiye katlamış.şaka bir yana kendisi en yapılması gerekenlerden birisini yapıyor.oy verilebilecek türde olan her entryi oyluyor.iyi veya kötü.tanım türü şeyler içermeyen entryler için mutlaka oy vermeli onun gibi.tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.
darıdan,arpadan yapılabilen leziz içecek.
"sen bu halinle de yetersin yavrum" diyen biri çıkana kadar bir çok kişi söyler bu lafı.
"adini gizleyecegim, sen de bilme lavinia..."
(bkz: haspi)
konsere gitmekteki tek amacı konser alanının en kalabalık yerine gidip şerefsizce bayanları taciz etmek olan insan modeli.özellikle bedava halk konserlerinde başgösterir bu tipler.
içinde anne sütünde bulunan maddelerin bulunduğunu iddia ederek satılan ülker ürünü çocuk maması.
(bkz: ülker hero baby)
haluk levent’in akşam üstü albümünden dinlenesi bir parça.sözleri şöyle:
yüzün geçmişten kalan, aşka tarif yazdıran
bir alaturka hüzün, yüzün kıyıma vuran
anne karnı huzuru, çocukluğumun sesi
senden bana şimdi zamanı sızdıran
şımartılmamış aşkın sessizliğe yakın
kimbilir kaç yüzyıldır sarılmamış kolların
sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu
yorulmuşsun hakkını almış yılların
elfida bir belalı başımsın
elfida beni farketme sakın
omzumda iz bırakma yüküm dünyaya yakın
elfida hep aklımda kalacaksın
elfida sen eski bir şarkısın
elfida beni farketme sakın
omzumda iz bırakma yüküm dünyaya yakın
elfida hep aklımda kalacaksın...
yüzün geçmişten kalan, aşka tarif yazdıran
bir alaturka hüzün, yüzün kıyıma vuran
anne karnı huzuru, çocukluğumun sesi
senden bana şimdi zamanı sızdıran
şımartılmamış aşkın sessizliğe yakın
kimbilir kaç yüzyıldır sarılmamış kolların
sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu
yorulmuşsun hakkını almış yılların
elfida bir belalı başımsın
elfida beni farketme sakın
omzumda iz bırakma yüküm dünyaya yakın
elfida hep aklımda kalacaksın
elfida sen eski bir şarkısın
elfida beni farketme sakın
omzumda iz bırakma yüküm dünyaya yakın
elfida hep aklımda kalacaksın...
bir kemal sunal filminde geçiyordu bu laflar.davul eşliğinde söyleniyordu.
angelus tarafından bu ad ile çıkarılmasını beklediğim kitap.
tarkan da harika yorumlamış bunu.şaşırtıcı ama gerçek.
1955 olurdu sanırım.yılların şartlanması var geleceğe dönüş filminden.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?