aylık ücretlere ek olarak verilen prim veya ikramiye.
camilerde yarım kubbelerin iki veya üç yanında küçük yarım kubbelerle yapılan oylum eklemleri.
sapın yanlarından çıkan ince kök.
banka müşterisinin kendi hesabından kart aracılığıyla harcama yetkisi verdiği ve kendisiyle birlikte müşterek ve müteselsil borçlu olan kişinin kullandığı kart.
bankacılıkta borç senetlerinin, bankalara ödenmesi için vade tarihinden başlayarak tanınan iki gün, opsiyon.
bir kimsenin asıl işiyle birlikte yürüttüğü ikinci iş.
haftalık zorunlu ders yükünün dışında kalan ders.
yıllık bütçeye sonradan eklenen bütçe.
iki boruyu birbirine eklemekte kullanılan bağlantı parçası, manşon.
cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan değil kelimesi.
anlamlı olarak daha küçük parçaya bölünemeyen, kök durumundaki kelime, basit kelime: ev, gel, ayak gibi.
yapım ekiyle türetilmiş kelime.
yansıma.
kısma ad.
bir bölümü kesilerek kullanılan söz.
ses düşmesi, ses türemesi, kelime türünün değişmesi, üzerindeki ekin görevini kaybetmesi veya anlam kayması dolayısıyla aralarına ek girmeyerek kalıplaşmış iki veya daha çok sözden oluşan kelime.
yalın kelime.
bir yazıda konuyu en açık biçimde yansıtan kelime veya kelime grubu, anahtar sözcük.
bir kelimede bir hecenin öteki hecelerden daha baskılı söylenişi, sözcük vurgusu.
yapı, kavram, görev bakımından aralarındaki benzerliğe göre ayrılmış bulunan kelime türlerinden her biri, sözcük türü: türkçede sekiz kelime türü vardır: isim, sıfat, zamir, zarf, edat, bağlaç, ünlem, fiil.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?