nevroz ve psikonevroz terimleri eşanlamlıdır. klasik psikiyatride çok oturmuş gibi görünmekle birlikte bu terimler yavaş yavaş bırakılacağı benzemektedir. terim aslında sözcük olarak pek anlam taşımadığı gibi kesin bir tanımını yapmak da güçtür.
temel anlamı: bireyde bunaltı (anksiyete) ya da bunaltıya karşı özel savunma belirtileri ile kendini belli eden, bireyin gerçekle bağlantısının kopmadığı, toplumsal uyumunun genellikle fazla bozulmadığı, psikozlara göre bütün işlevlerde bozukluğun daha hafif olduğu rahatsızlıklar grubudur. nevrotik hastada gerçeği değerlendirme yetisi bozulmaz. yani hasta hastalığını bilir; kendi kafasındaki düşünceleri, korkuları saçma bulur. neyin düşünce, istek, imge, düş ve neyin eylem, ya da dışarda olan bir olay olduğunu ayırdeder.
duyguların boşalım sonucu rahatlama.
organizmanın uyarılmış bir durumudur. bir eksiklik ya da hoş olmayan bir uyaranın etkisi altında dengesi değişmiş olan organizmanın eski durumunu alabilmesi için bir itme, bir canlanmadır. içgüdü ile anlamları yakındır. iç dürtü genel olarak biyolojik gereksinimleri belirleyen itici güç için kullanılır.
salgılarını doğrudan kana boşaltan kanalsız bir bez. içsalgı bezlerinin salgıladığı hormonlar, vücut faaliyetinin önemli kimyasal bütünleştiricileridir.
vücudun sağ ya da sol yarısında istemli hareketin kaybı ve felç anlamına gelir.
huzursuzluk, sinirlilik. karşıdaki kişiyi psikolojik olarak rahatsız eden bir durumdur. her an patlayacak bir bomba gibi karşıdakine rahatsızlık veren bir rahat olmama durumu da denebilir.
her iki beyin yarımküresinin de, merkezi yarığın önünde bulunan bir kısmı.
cinsel ilginin bir beden bölgesiyle sınırlanması ya da belirli bir giyim eşyası gibi cansız bir objeye yönelmesi durumlarını tanımlar.
adrenal medulla tarafından salgılanan ve duygu-heyecan artışında aktif olan hormonlardan biri.
birine veya bir şeye gizlice bakmak.
aşırı coşku, soğuk, korku, üzüntü vb. etkisiyle hareket edemeyecek, bir şey söylemeyecek duruma gelmek, donup kalmak.
çok katı anlamındadır.
(bkz: amy lee)
latince tanrının eli anlamına gelen söz.
latince makinadan çıkan tanrı anlamına gelir.
(bkz: sigmund freud)
"özlerin birleşmesi" anlamına gelir.bazı taoist seks uygulamalarına verilen addır. uygulayıcılar bu cinsel sanatların uygulanmasıyla kişinin iyi bir sağlığa ve sonunda da ölümsüzlüğe ulaşacağına inanırlar.
günümüze kadar gelen ilk taoist cinsellik metinleri mawangduideki gömütlerde bulunmuştur. taoist cinsel sanatlar han hanedanlığı döneminde zirveye ulaşmıştır. m.s. 1000 sonrasında konfüçyen püritenliği güçlendikçe cinsellik bir tabu konusu haline geldi ve bu sanatlar yasaklandı ve literatürde de sansürler yapıldı. metinlerin bazıları sadece japonyada korunabildi.
günümüze kadar gelen ilk taoist cinsellik metinleri mawangduideki gömütlerde bulunmuştur. taoist cinsel sanatlar han hanedanlığı döneminde zirveye ulaşmıştır. m.s. 1000 sonrasında konfüçyen püritenliği güçlendikçe cinsellik bir tabu konusu haline geldi ve bu sanatlar yasaklandı ve literatürde de sansürler yapıldı. metinlerin bazıları sadece japonyada korunabildi.
(bkz: tao)
çince bir terim olan tao veya dao; taoizmin ana ve temel kavramıdır. türkçe "yol" veya "yön" anlamı içermektedir. derleyicisi lao tzu "adını bilmediğim için ona tao diyorum" diyerek açıklamıştır. çin, kore, japonya gibi çoğu dogu halklarının düşünce kök ve temelini oluşturan düşünüş biçimidir tao. üstadlığı üstadlığa götüren bilgi veya üstadlığın üstadlığı olarakta açıklanmaktadır bazı kaynaklarda.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?