bilgi sözlüğü ekşi sözlükten duyarak gelen bir 4. nesil bilgiç. negzel hoşgelmiş.
sanırım benim nickim zozan diye okunuyor. instrument diyen pek az.
mutfakta bir ölçü birimidir.
magazin programında beyaz showdan görüntüler gösterirken arkadaki beyaz show yazısını mozaikleyen gerizekalı bir televizyon kanalı. ulan ekranda beyaz varsa, elinde de upuzun helyum hortumu varsa, bu hortumu şener şenin ağzına sokuyorsa orası beyaz showdur, türkiyenin en gerzeği de bunu bilir. görüntüleri kullanıp yayınlıyorsun, yazıyı mozaikliyorsun.
bağlamanın atası olan enstrumandır. boyut olarak bağlamanın küçüğü olan curayı andırır. sadece çelik ince tellerle kullanılır. bam telleri yoktur. 3 ya da 5 telli olarak kullanılır. bağlamadan çok daha değişik bir akort sistemi ve çalış tekniği vardır.
çok sevdiğim şeker mi şeker cici mi cici bir arkadaştır kendisi. bir an önce iyileşmesini istiyorum. iyi olsun ki sevinelim.
bu çok sevgili, sözlüğümüzün gülü, sözlüğümüzün bidenesi nerobianco kişisi radyoda pinahinin haftanın sonu şarkısını istedi ve ben ibnelik olsun diye çalmadım. o yüzden kendi zoruyla bu entryi yazıyorum. sözlük formatına aykırı böyle şeyler ama bir saat boyuunca sözlükten ve msn den siz dinlemediniz onu. ne yapayım. kusuruma bakmayın. ahanda şarkının sözleri.
cuma günleri valiz hazırlamak gibi.
cuma günleri seninle ilkbahar gibi.
ellerini alıp dokunmamak gibi.
gözlerini görüpte bakmamak gibi.
hiçbir cumartesi günüm bi türlü yetmedi.
asla cumartesi gece sabahla bitmedi.
ben seninim,gece benim,sabah benim
sen beni hiç düşünme ben hep böyleyim.
haftanın sonu bir nakarat gibi.
haftanın sonu hep aynı günleri.
pazar günleri pazartesi alır beni.
pazar günleri elimdeki balık gibi.
gözlerini görürken ağlamak gibi.
kıymetini giderken anlamak gibi.
haftanın sonu bir nakarat gibi.
haftanın sonu hep aynı sözleri.
edit: kendisi aslında beni çok zorlamadı ben isteğini çalamayınca üzüldüm. kendisine değer veremediğimi düşündüm. o sebepten bu entryi yazdım.
cuma günleri valiz hazırlamak gibi.
cuma günleri seninle ilkbahar gibi.
ellerini alıp dokunmamak gibi.
gözlerini görüpte bakmamak gibi.
hiçbir cumartesi günüm bi türlü yetmedi.
asla cumartesi gece sabahla bitmedi.
ben seninim,gece benim,sabah benim
sen beni hiç düşünme ben hep böyleyim.
haftanın sonu bir nakarat gibi.
haftanın sonu hep aynı günleri.
pazar günleri pazartesi alır beni.
pazar günleri elimdeki balık gibi.
gözlerini görürken ağlamak gibi.
kıymetini giderken anlamak gibi.
haftanın sonu bir nakarat gibi.
haftanın sonu hep aynı sözleri.
edit: kendisi aslında beni çok zorlamadı ben isteğini çalamayınca üzüldüm. kendisine değer veremediğimi düşündüm. o sebepten bu entryi yazdım.
(bkz: instrument)
(bkz: ihale)
(bkz: kozun yok mu)
dana yüreği yarım ekmek arası sokak köftecisinde bol soğanlı öyle güzeldir ki. anlamak için yemek lazım.
bazen konuşmak gerekmez. sözü başka yerlerimizi de bırakmalıyız.
- "zaaauuoorrrrttttreeeeyyzzzzpzzzzzzzıııttttt"
- "öküüüzzzz"
ne güzel doyumsuz bir muhabbet.
- "zaaauuoorrrrttttreeeeyyzzzzpzzzzzzzıııttttt"
- "öküüüzzzz"
ne güzel doyumsuz bir muhabbet.
zorlu bir ligdir. yazın ortasında başlayan lig nedeniyle futbolcular zor anlar yaşıyorlar. yazın maçlarda 15 dakikada bir su molası veriliyordu. şimdi de 15 dakikada bir soyunma odasına gidip ufolarla ısınma molası verilecek sanki.
(bkz: ölüm ve dans)
(bkz: sivaslı cindy)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?