(bkz: otoparkin anasini sikmek)
sozleri aynen asagidaki gibi olan bir chris de burgh sarkisi.
ive never seen you looking so lovely as you did tonight
ive never seen you shine so bright
ive never seen so many men ask you if you wanted to dance
they are looking for a little romance
given half a chance
and i have never seen that dress you re wearing
or that highlights in your hair
that catch your eyes
ive been blind
the lady in red is dancing with me
cheek to cheek
there is nobody here
its just you and me
its where i wanna be
but i hardly know this beauty by my side
ill never forget the way you look tonight
ive never seen you looking so gorgeous as you did tonight
ive never seen you shine so bright you were amazing
ive never seen so many people want to be there by your side
and when you turned to me and smiled it took my breath away
and i have never had such a feeling such a feeling
of complete and utter love, as i do tonight
the lady in red is dancing with me
cheek to cheek
theres nobody here
its just you and me
its where i wanna be
but i hardly know this beauty by my side
ill never forget the way you look tonight
i never will forget the way you look tonight
the lady in red
my lady in red
i love you
ive never seen you looking so lovely as you did tonight
ive never seen you shine so bright
ive never seen so many men ask you if you wanted to dance
they are looking for a little romance
given half a chance
and i have never seen that dress you re wearing
or that highlights in your hair
that catch your eyes
ive been blind
the lady in red is dancing with me
cheek to cheek
there is nobody here
its just you and me
its where i wanna be
but i hardly know this beauty by my side
ill never forget the way you look tonight
ive never seen you looking so gorgeous as you did tonight
ive never seen you shine so bright you were amazing
ive never seen so many people want to be there by your side
and when you turned to me and smiled it took my breath away
and i have never had such a feeling such a feeling
of complete and utter love, as i do tonight
the lady in red is dancing with me
cheek to cheek
theres nobody here
its just you and me
its where i wanna be
but i hardly know this beauty by my side
ill never forget the way you look tonight
i never will forget the way you look tonight
the lady in red
my lady in red
i love you
"ne habersin ne turksun
seni goren yollara dokulsun" sozleri ile mor ve otesi adli grubun cambaz sarkisinda bahsedilen cambaz.
seni goren yollara dokulsun" sozleri ile mor ve otesi adli grubun cambaz sarkisinda bahsedilen cambaz.
bir dini olmadigini idda etmesine ragmen hristiyanlik icin diye ayirdiklari butceleri, papaya 2005 temmuz ayinda odeyecekleri belli olmus euro miktari.
tarihteki ezilmisliklerinden dolayi hala sizlayan yerleri.
ab ye girerken saklanmasi gerekenlerden oldukca farkli olmasina ragmen aslinda bizim saklamamiz gerekenlerin daha insani, insanca oldugu dusunulebilir. bu sebeple acilmis basliktir ve altina ilk yazilacak olan madde de sudur;
-bizim hakkimizdaki niyetleri.
-bizim hakkimizdaki niyetleri.
kendi yaptigi pislige kendisi bulasmak, kendi kurdugu tuzaga dusmek ya da sicamamak.
inanilmaz guzel bir ahmet kaya sarkisidir.
aci cekmek ozgurlukse ozguruz ikimizde gibi dizelere ses vermistir.
sevmek diye bir sey vardi, sevmek diye bir sey yokmus..
yalanmis hepsi yalan..
gibi kisimlarina insan hayatinin belli donemlerinde sanirim herkes icin eslik etmek mumkun olmustur. dinlemeyenler de kendi kendisine soylemistir bunu. iste bu sebeple isyan zamanlarinin bagirarak soylenen sarkisidir.
aci cekmek ozgurlukse ozguruz ikimizde gibi dizelere ses vermistir.
sevmek diye bir sey vardi, sevmek diye bir sey yokmus..
yalanmis hepsi yalan..
gibi kisimlarina insan hayatinin belli donemlerinde sanirim herkes icin eslik etmek mumkun olmustur. dinlemeyenler de kendi kendisine soylemistir bunu. iste bu sebeple isyan zamanlarinin bagirarak soylenen sarkisidir.
kendini deli ilan ettigi icin rahat rahat her seyi yapabilen kisinin cumlesidir. nitekim delidir ne yapsa yeridir sozunu kabullenmis bir toplumda kisilerin rahat etmesinin yoludur bu.
bir kisinin kendisine asildigini dusunen ve buna gore havaya giren kisiler icin soylenir. sen iskilli oldugun icin dingildiyorsun yani boyle seyler dusunup soyluyorsun demektir.
iskilli buzuk dingilder sekli de bulunmaktadir literaturde.
dertli, dert ceken kisi demektir.
(bkz: cile)
(bkz: cile)
(bkz: entryleri gormek istiyorum)
simdi boyle bir baslik daha evvelden var oldugundan ve sevgili yazarimiz hic aramaya zahmet etmeden bu basligi acitigindan sunu soylemek istiyorum ki herkes kendi eksiklerini tamamlasin sonra sozlugun orasi eksik burasi cikmiyor diye aglasin. entrylerini gormek istemek herkesin hakki elbette ve tabiki ben de istiyorum ama sozlukte daha acil yapilmasi gereken seyler olduguna inaniyorum; (bkz: aramaya inanmak) gibi.
simdi boyle bir baslik daha evvelden var oldugundan ve sevgili yazarimiz hic aramaya zahmet etmeden bu basligi acitigindan sunu soylemek istiyorum ki herkes kendi eksiklerini tamamlasin sonra sozlugun orasi eksik burasi cikmiyor diye aglasin. entrylerini gormek istemek herkesin hakki elbette ve tabiki ben de istiyorum ama sozlukte daha acil yapilmasi gereken seyler olduguna inaniyorum; (bkz: aramaya inanmak) gibi.
kendi girdigi entrylerin sayisini cok merak eden yazarlar icin soyle bir fasilite mumkun; bir baskasinin nikinin altindaki "kim" tusuna basin ve onun entrylerini gorun ama sizin istediginiz bu olmadigindan yukarida gordugunuz kutucuga kendi nikinizi yazin ve "bak" tusuna basin boylece kendinize ait kac adet entry oldugunu gorun. bu eger uzun geliyorsa sozlukte samimi oldugunuz birine soyleyin o da sizin kim oldugunuzu soylesin.
bir gegirme efekti.
29 ocak 2005 chp kurultayi en yakin zamanda saklanmasi gereken goruntuler idi ama gec kaldik malesef. bundan sonraki kurultaylari basina kapali yaparsak millet vekillerinin birbirinin agzini yuzunu kirmasi goruntulenmez ve yurtdisinda el sikisan, gulumseyen, medeni insanlar gibi gorulup oyle zannedilebiliriz.
hakimin lise yillarindan arkadasi olan ve o gunlere gonderme yapmak isteyen kisinin nostalji olsun diye yaptigi samimiyet salakligi olabilir.
dunyaca unlu tarihcimiz halil inalcik, 26 mayis 1916’da istanbul’da dunyaya geldi. cocuklugu hep savas yillarinda gecen inalcik, 1924 yilinda, ailesiyle birlikte ankara’ya yerlesti ve ilkokulu burada, gazi ilkokulu’nda bitirdi. babasi seyit bey ailesini birakip misir’a yerlestigi icin halil inalcik’i annesi buyuttu. ortaokulda yatili olarak sivas ogretmen okulu’na verilen inalcik, 1932 yilinda ise balikesir necatibey ogretmen okulu’na nakledildi. burada, fizik dalinda nusret kurkcuoglu, edebiyat dalinda ise edebiyat tarihcisi abdulbaki golpinarli gibi unlu hocalardan ders aldi.
1935’de, ogretmen okulundan mezun olduktan sonra, ataturk’un tarih tezini bilimsel temellere dayandirmak icin kurdugu dil tarih cografya fakultesi’ne basladi. inalcik, universite egitimi sirasinda da donemin onemli isimlerinden der aldi. bunlar arasinda fuad koprulu, semsettin gunaltay, muzaffer goker, yusuf hikmet bayur gibi isimleri sayabiliriz.
ortacag tarihi derslerini aldigi koprulu, inalcik uzerinde buyuk bir etki birakti ve meslek yasami boyunca kendisine ornek oldu. inalcik, 1940 yilinda mezun olduktan sonra dil ve tarih cografya fakultesi’nde kaldi ve yakincag tarihi bolumu’nde asistan oldu. bu arada sevkiye hanimla evlendi ve 1948 yilinda gunhan adli cocuklari dunyaya geldi.
“tanzimat ve bulgar meselesi” baslikli doktora tezini iki yil icinde tamamladi ve doktora payesini aldi. inalcik’in istanbul arsiv belgelerinden derleyerek hazirladigi bu calismasi, turk tarih kurumu tarafindan yayimlandi. belgelere dayanarak hazirlanmis bu tez buyuk ilgi uyandirdi. oyle ki o sirada dekan olan enver ziya karal’i bulgar elciliginden bir heyet ziyaret etti ve bu tezin bulgar tarihine yaptigi katkilardan dolayi tebriklerini sundu. bu da, inalcik’in ileride bircoklarinin kabul edecegi tarafsiz ve dogru tarih yazimi konusundaki hassasligina bir ornek olusturdu.
bu tezi icin sunlari soyluyor inalcik:
“arsivlerde 1432 yilina, ii. murat devrine ait bir timar defteri buldum. bu, arsivimizdeki en eski defterdir. onu 1954’te nesrettim. bu arnavutluk’a ait bir defterdi ve arnavutluk tarihine yonelik cok onemli sorunlari cozmemize yardimci oldu. ben eger sohretli bir tarihci olmussam, bunu turk arsivlerine borcluyum. bu arsivler cok muhim ve cok zengindir. sosyal bilimlerle ugrasan turk bilim adamlari bu arsivler sayesinde onemli calismalar yapabilirler ve turkiye’nin sosyal bilimlerdeki basarisi bizi fransa’nin yanina yerlestirir. fakat zaman zaman arsivlerimizin yonetiminde anlasilmaz bir dusunce hakim oluyor. vesikalarin tamamini alamayacagimiz soyleniyor. son olarak, 1989 yilinda defterlerin fotokopilerinin tam olarak cikisi yasaklandi. bugun bunlarin ancak ucte birini alabilirsiniz. eskiden bu kural gecerli olsaydi ben tanzimat ve bulgar meselesi baslikli tezimi ortaya cikaramazdim. bu vesikalarin acikligi sayesinde butun dunya carpitmalardan kurtulmus hakiki tarihimizi ogrenecektir. vaktiyle, koprulu’nun disisleri bakani oldugu zamanlarda tam aciklik vardi. macarlar kendileri ile ilgili defterlerin fotokopilerini aldilar ve macarca’ya tercume ettiler. macarlar bugun kendi kayitlarinda turkler aleyhine olan bolumleri duzeltiyorlar. macar tarihini yalnizca macar vesikalari ile yazarsaniz cok dusmanca sonuclara varirsiniz, ama turk vesikalarini da kullanirsaniz daha dengeli bir tarih ortaya cikar. bunu boyle yapmamak bizi turk tarihinin gerceklerini ogrenmekten alikoyar.”
inalcik, tarihcilik anlayisini fransiz annales ekolu dogrultusunda tanimlar ve calismalarini temelde bu baglamda surdurur. bunun en onemli ornegini 1977 yilinda fernand braudel arastirma merkezi’nde immanuel wallerstein’in duzenledigi uluslararasi bir konferansta sundugu bir bildiride gormek mumkundur. inalcik, bu bildiride annales yonteminin osmanli ekonomik ve sosyal tarihine bakista kokten degisiklikler getirebileceginden nasil yararli olabileceginden soz eder. unesco’nun cikarmayi tasarladigi “dunya tarihi” adli kitapta kendisine gorev verilmesi, onun tarihciligine olan uluslararasi sayginin bir isareti sayilabilir.
inalcik, turk tarihcilerine su ogutlerde bulunuyor:
“turk tarihcilerine bir oneride bulunmak gerekirse diyebilirim ki daima belgelere sadik kalin. eger hakikati ortaya cikarirsaniz bu daima bizim lehimizedir, cunku bugune degin tarihimiz hakkinda yazilanlarin cogu ya yalandir, ya carpitmadir. eger mubalaga yaparsaniz kendinizi kabul ettiremezsiniz, sizi ciddiye almazlar.”
halil inalcik’in iyi bir tarihci olmasindaki en onemli nedenlerden biri de bildigi yabanci dillerdir suphesiz. ingilizce, almanca, fransizca’yi cok iyi okuyabilen inalcik, arapca ve farsca’yi da kullanabiliyor ve bir sozluk yardimiyla okuyabildigi diller arasina italyanca’yi da katabiliyor. bu, kaynaklari arastirmalari icin kullanmamasina ve yabanci dillerde yayin yapmasina olanak sagliyor. inalcik, sayilari yuzleri gecen makale ve kitaplariyla dunya tarihciliginde seckin bir yer yapmistir. basarisinin gostergeleri aldigi odullerin cok uzerinde. bunlar arasinda rockfeller vakfi, turk tanitma vakfi, odtu mustafa parlar vakfi, sedat simavi vakfi, disisleri bakanligi yuksek hizmet, kultur bakanligi sanat ve kultur buyuk odulleri sayilabilir.
inalcik’in basarilarinin bir baska gostergesi de aldigi fahri doktora payeleri. bogazici, uludag, selcuk, atina, kudus ibrani ve bukres universitelerinden doktora payeleri onun basarisinin uluslararasi platformda da takdir edildigini gosterir. inalcik, 1986’da amerikan akademisi’ne, 1993’te british academy’e uye secildi ve boylece uluslararasi alanda seckin bir yer alan ilk tarihcimiz oldu. inalcik, iyi bir arastirmaci olmasinin yaninda yetistirdigi ogrencilerle de turk tarihciligine degerli katkilarda bulunuyor.
“turk tarihciligi gelisiyor. gecmiste iki buyuk ustad var: fuad koprulu, omer lutfu barkan. bu iki usta turk tarihciligine getirdikleriyle bir yon vermistir. bugun tarihimizi onlarin yolunda iyi inceleyebilmek icin, osmanlica’ya hakim olmak, bunun yaninda bati tarihciligini iyi izlemek gerekir. bana, siz butun kariyeriniz boyunca ne yaptiniz diye sorarsaniz sunu soyleyebilirim: butun cabalarim turk tarihciligini modern tarihcilik duzeyine cikarmaktir. benim tarih anlayisim devletlerin tarihini ortaya cikarmaktan ziyade halkin tarihini, halkin gecmiste nasil yasadigini, sosyal hayatini, ekonomisini, gundelik yasantisini ve bunlari belirleyen sartlari ortaya cikarmaktir. bizim tarihciligimiz ise bu konulara yeni yeni ilgi duyuyor.”
inalcik, 1972’de otuz yil ders okuttugu dil ve tarih cografya fakultesi’nden emekli olunca, chicago universitesi tarih bolumune davet edildi. burada on bes ogrenci yetistirdikten sonra 1986 yilinda ikinci kez emekli oldu.
halil inalcik, cok cesitli universitelerde surdurdugu meslek yasantisina 1993 yilindan itibaren bilkent universitesi’nde devam ediyor ve bu universitede lisansustu bir tarih bolumu kurdu.
dort uzmanla birlikte hazirladigi eseri “an economic and social history of ottoman empire” bugun dunya universitelerinde el kitabi haline gelmistir. inalcik bu eserle, osmanli turk tarihinin medeni yuzunu dunyaya tanitmakla ovunuyor.
kaynak:http://www.kimkimdir.gen.tr
1935’de, ogretmen okulundan mezun olduktan sonra, ataturk’un tarih tezini bilimsel temellere dayandirmak icin kurdugu dil tarih cografya fakultesi’ne basladi. inalcik, universite egitimi sirasinda da donemin onemli isimlerinden der aldi. bunlar arasinda fuad koprulu, semsettin gunaltay, muzaffer goker, yusuf hikmet bayur gibi isimleri sayabiliriz.
ortacag tarihi derslerini aldigi koprulu, inalcik uzerinde buyuk bir etki birakti ve meslek yasami boyunca kendisine ornek oldu. inalcik, 1940 yilinda mezun olduktan sonra dil ve tarih cografya fakultesi’nde kaldi ve yakincag tarihi bolumu’nde asistan oldu. bu arada sevkiye hanimla evlendi ve 1948 yilinda gunhan adli cocuklari dunyaya geldi.
“tanzimat ve bulgar meselesi” baslikli doktora tezini iki yil icinde tamamladi ve doktora payesini aldi. inalcik’in istanbul arsiv belgelerinden derleyerek hazirladigi bu calismasi, turk tarih kurumu tarafindan yayimlandi. belgelere dayanarak hazirlanmis bu tez buyuk ilgi uyandirdi. oyle ki o sirada dekan olan enver ziya karal’i bulgar elciliginden bir heyet ziyaret etti ve bu tezin bulgar tarihine yaptigi katkilardan dolayi tebriklerini sundu. bu da, inalcik’in ileride bircoklarinin kabul edecegi tarafsiz ve dogru tarih yazimi konusundaki hassasligina bir ornek olusturdu.
bu tezi icin sunlari soyluyor inalcik:
“arsivlerde 1432 yilina, ii. murat devrine ait bir timar defteri buldum. bu, arsivimizdeki en eski defterdir. onu 1954’te nesrettim. bu arnavutluk’a ait bir defterdi ve arnavutluk tarihine yonelik cok onemli sorunlari cozmemize yardimci oldu. ben eger sohretli bir tarihci olmussam, bunu turk arsivlerine borcluyum. bu arsivler cok muhim ve cok zengindir. sosyal bilimlerle ugrasan turk bilim adamlari bu arsivler sayesinde onemli calismalar yapabilirler ve turkiye’nin sosyal bilimlerdeki basarisi bizi fransa’nin yanina yerlestirir. fakat zaman zaman arsivlerimizin yonetiminde anlasilmaz bir dusunce hakim oluyor. vesikalarin tamamini alamayacagimiz soyleniyor. son olarak, 1989 yilinda defterlerin fotokopilerinin tam olarak cikisi yasaklandi. bugun bunlarin ancak ucte birini alabilirsiniz. eskiden bu kural gecerli olsaydi ben tanzimat ve bulgar meselesi baslikli tezimi ortaya cikaramazdim. bu vesikalarin acikligi sayesinde butun dunya carpitmalardan kurtulmus hakiki tarihimizi ogrenecektir. vaktiyle, koprulu’nun disisleri bakani oldugu zamanlarda tam aciklik vardi. macarlar kendileri ile ilgili defterlerin fotokopilerini aldilar ve macarca’ya tercume ettiler. macarlar bugun kendi kayitlarinda turkler aleyhine olan bolumleri duzeltiyorlar. macar tarihini yalnizca macar vesikalari ile yazarsaniz cok dusmanca sonuclara varirsiniz, ama turk vesikalarini da kullanirsaniz daha dengeli bir tarih ortaya cikar. bunu boyle yapmamak bizi turk tarihinin gerceklerini ogrenmekten alikoyar.”
inalcik, tarihcilik anlayisini fransiz annales ekolu dogrultusunda tanimlar ve calismalarini temelde bu baglamda surdurur. bunun en onemli ornegini 1977 yilinda fernand braudel arastirma merkezi’nde immanuel wallerstein’in duzenledigi uluslararasi bir konferansta sundugu bir bildiride gormek mumkundur. inalcik, bu bildiride annales yonteminin osmanli ekonomik ve sosyal tarihine bakista kokten degisiklikler getirebileceginden nasil yararli olabileceginden soz eder. unesco’nun cikarmayi tasarladigi “dunya tarihi” adli kitapta kendisine gorev verilmesi, onun tarihciligine olan uluslararasi sayginin bir isareti sayilabilir.
inalcik, turk tarihcilerine su ogutlerde bulunuyor:
“turk tarihcilerine bir oneride bulunmak gerekirse diyebilirim ki daima belgelere sadik kalin. eger hakikati ortaya cikarirsaniz bu daima bizim lehimizedir, cunku bugune degin tarihimiz hakkinda yazilanlarin cogu ya yalandir, ya carpitmadir. eger mubalaga yaparsaniz kendinizi kabul ettiremezsiniz, sizi ciddiye almazlar.”
halil inalcik’in iyi bir tarihci olmasindaki en onemli nedenlerden biri de bildigi yabanci dillerdir suphesiz. ingilizce, almanca, fransizca’yi cok iyi okuyabilen inalcik, arapca ve farsca’yi da kullanabiliyor ve bir sozluk yardimiyla okuyabildigi diller arasina italyanca’yi da katabiliyor. bu, kaynaklari arastirmalari icin kullanmamasina ve yabanci dillerde yayin yapmasina olanak sagliyor. inalcik, sayilari yuzleri gecen makale ve kitaplariyla dunya tarihciliginde seckin bir yer yapmistir. basarisinin gostergeleri aldigi odullerin cok uzerinde. bunlar arasinda rockfeller vakfi, turk tanitma vakfi, odtu mustafa parlar vakfi, sedat simavi vakfi, disisleri bakanligi yuksek hizmet, kultur bakanligi sanat ve kultur buyuk odulleri sayilabilir.
inalcik’in basarilarinin bir baska gostergesi de aldigi fahri doktora payeleri. bogazici, uludag, selcuk, atina, kudus ibrani ve bukres universitelerinden doktora payeleri onun basarisinin uluslararasi platformda da takdir edildigini gosterir. inalcik, 1986’da amerikan akademisi’ne, 1993’te british academy’e uye secildi ve boylece uluslararasi alanda seckin bir yer alan ilk tarihcimiz oldu. inalcik, iyi bir arastirmaci olmasinin yaninda yetistirdigi ogrencilerle de turk tarihciligine degerli katkilarda bulunuyor.
“turk tarihciligi gelisiyor. gecmiste iki buyuk ustad var: fuad koprulu, omer lutfu barkan. bu iki usta turk tarihciligine getirdikleriyle bir yon vermistir. bugun tarihimizi onlarin yolunda iyi inceleyebilmek icin, osmanlica’ya hakim olmak, bunun yaninda bati tarihciligini iyi izlemek gerekir. bana, siz butun kariyeriniz boyunca ne yaptiniz diye sorarsaniz sunu soyleyebilirim: butun cabalarim turk tarihciligini modern tarihcilik duzeyine cikarmaktir. benim tarih anlayisim devletlerin tarihini ortaya cikarmaktan ziyade halkin tarihini, halkin gecmiste nasil yasadigini, sosyal hayatini, ekonomisini, gundelik yasantisini ve bunlari belirleyen sartlari ortaya cikarmaktir. bizim tarihciligimiz ise bu konulara yeni yeni ilgi duyuyor.”
inalcik, 1972’de otuz yil ders okuttugu dil ve tarih cografya fakultesi’nden emekli olunca, chicago universitesi tarih bolumune davet edildi. burada on bes ogrenci yetistirdikten sonra 1986 yilinda ikinci kez emekli oldu.
halil inalcik, cok cesitli universitelerde surdurdugu meslek yasantisina 1993 yilindan itibaren bilkent universitesi’nde devam ediyor ve bu universitede lisansustu bir tarih bolumu kurdu.
dort uzmanla birlikte hazirladigi eseri “an economic and social history of ottoman empire” bugun dunya universitelerinde el kitabi haline gelmistir. inalcik bu eserle, osmanli turk tarihinin medeni yuzunu dunyaya tanitmakla ovunuyor.
kaynak:http://www.kimkimdir.gen.tr
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?