confessions

goetica

- Yazar -

  1. toplam entry 15657
  2. takipçi 3
  3. puan 262743

annemle ilgili şeyler

goetica
didem madak $iiridir..çok can acıtır,çok..

sevgili anneciğim..
binlerce kez açıldım,binlerce kez kapandım yokluğunda ..
kocaman bir dağ lalesi gibi
ve kapkara göbeğini dünyaya fırlatacakmış gibi duran..

$imdi mucizevi bir yerdeyim..
muc’un ucuz evinde
sanki mürekkebi rutubet olan bir kalem..
duvarlara hep senin resmini çiziyor..
dili geçmi$ zamanda birçok resim..
hep gülümsüyorsun..
aklının ortasında mavi bir yıldız varmı$ gibi..
ve o yıldız karanlık bir $ubat ak$amında
durmadan soluyormuş gibi...
hatırlar mısın?

mavi saçlı bir tanrı gibi severdim burdur gölünü..
o göl $imdi içimde kocaman bir anne ölüsü..
vi$ne bahçeleriyle dolu..
ne$eli bir $ehre benzerdi senin sesin...
bazen ölmek istiyorum....
beni yeniden doğurman için..
iri,ek$i bir vi$ne tanesi gibi..

kı$ ba$ında bir ton kömür yığarlardı kapıya..
bazen görülen rüyalar gibi kapkara..
bir ton rüya çıtırdarken..
sen kar yağmadan önce ba$kaydın..
kar yağdıktan sonra bamba$ka...
sanki hep buluğ çağındaydın..
ku$lar zaptederdi sonra her yeri,sabahları..
binlerce kez söylerlerdi,söyleyeceklerini..
bizim hiç anlamayacağımız bir $eyi..

senin $arkıların aç ku$lara buğday saçardı..
kediler yusyuvarlak dururdu karın ortasında..
kar manzaralı bir resmin ortasında durur gibi..
gri kediler sarmı$tı etrafımızı,gri dağlar...
bir tek senin çocuklar üşüyecek rengi saçların vardı..

ben bu eve muc’un ucuz evi diyorum..
yokluğunda böyle oldum..
mucize öldükten sonra,buraya ta$ındım.
ve inan muc bu evi bana ucuza verdi..
ya$asaydın,hayatının ortasına
güller yığan bir adam olsun isterdim babam...
sen bir çocuk romanı annesi ol isterdim.....
ölü mısır tarlaları hı$ırdıyordu
ve kalbimde çıngıraklı yılan sürüleri
diye ba$layan bir çocuk romanında...
$alına sarınırdın,toprağa sarınır gibi..

erken öleceğini biliyordum bana bırakmak için..
bu acımasız ölü anne sesini......

$imdi mucizevi bir yerdeyim..
zaman bir salyangozun vücudunda ya$ıyor burda..
ve çok ağır ilerliyor...
yüzümdeki çillerden ba$ka
isyan eden biri yok hayatımda...

ölen her kadın için bir $iir yazdım..
onları muc’a evin kar$ılığında verdim
çok ucuza...
artık bütün üzgün olu$larımın adı;anne..

siz aşk tan n anlarsıniz bayim

goetica
çok $ey öğrendim geçen üç yıl boyunca..
alt katında uyumayı bir ranzanın
üst katında çocukluğum...
kağıttan gemiler yaptım kalbimden..
ki hiçbiri kar$ıya ula$mazdı..
a$k diyorsunuz..
limanı olanın a$kı olmaz ki bayım!

allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca..
havı dökülmü$ yerlerine yüzümün
büyük bir a$k yamadım..
hayır!
yüzüme nur inmedi,yüzüm nura indi bayım..
gözya$larım bitse tesbih tanelerim vardı...
tesbih tanelerim bitse gözya$larım...
saydım,insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı..
a$k diyorsunuz ya..
ben istemenin allahını bilirim bayım!

çok $ey öğrendim geçen üç yıl boyunca..
balkona yorgun çama$ırlar asmayı..
ki uçlarından çile damlardı..
güne$te nane kurutmayı..
ben acılarımın ba$ını
evcimen tela$larla ok$adım bayım..
bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum..
insan kaybolmayı ister mi?
ben i$te istedim bayım....
uzaklara gittim..
uzaklar sana gelmez,sen uzaklara gidersin..
uzaklar seni ister,bak uzaklar da a$ktan anlar bayım!

süt içtim acım hafiflesin diye..
çikolata yedim bir kö$eye çekilip
zehrimi alsın diye..
sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz
ilahiler öğrendim...
siz zehir nedir bilmezsiniz..
zehir a$kı bilir oysa bayım!

ben i$te miraç gecelerinde
bir peygamberin kanatlarında teselli aradım..
birlikte yere inebileceğim bir dost aradım..
uyuyan ve acılı yüzünde karde$imin
bir $iir aradım..
geçen üç yıl boyunca..
yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım...
ülkem olmayan ülkemi
kaybolu$umu aradım..

bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye dü$ünmü$tüm..

bir ters bir yüz kazaklar ördüm..
haro$a bir hayat bırakmak için..

bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye dü$ünmü$tüm...

kimi gün öylesine yalnızdım..
derdimi annemin fotoğrafına anlattım....


annem..
ki beyaz bir kadındır..
ölüsünü $iirle yıkadım.....
bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım...
öldüğü gece terliklerindeki izleri ok$adım...


çok $ey öğrendim geçen üç yıl boyunca..
acının ortasında acısız olmayı..
kalbim ucu kararmı$ bir tahta ka$ık gibiydi bayım..

kendimin ucunu kenar mahallelere ta$ıdım..
a$k diyorsunuz ya..
i$te orda durun bayım..
islak unutulmu$ bir ta$ bezi gibi kalakaldım
kendimin ucunda..
öyle ıslak..
öyle kötü kokan..
yırtık ve peri$an..

siz a$kı ne bilirsiniz bayım..
a$kı a$k bilir yalnız..

(bkz: didem madak)

iris in ölümü

goetica
bugün kalbimi eski bir plak gibi
öyle çok tersine çevirdim ki..

bazı $arkılar vardır
cızırtılı bir yağmur gününü anlatır..
uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı..
deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır
o zaman bir yavru yengece bakan
insanların $arkısı olurdu o $arkının adı..
ke$ke ismim iris olsaydı..
ke$ke ismim herkese
sarı yağmurluğuyla ko$an hayatı anlatsaydı..

bazı $arkılar vardır..
ellerim kocamanlaşır,tuhafla$ır..
i$te o ellerimle herkese..
çamurlu $iirler uzatsaydım..
hepsi çok kirli olsaydı tanrım!

bazı $arkılar vardır..
kırmızı ak$am sefalarını anlatır..
karanlığın kalbinde yalnız,açmanın acısını
kom$u kadınların basma elbiseli konu$malarını..
geceyi onlar bahçeye taşırdı
ben ne zaman öleceğim tanrım!
sabah olunca mı?
ke$ke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım..
irile$en,gitgide irile$en ağaç gibi
$u odanın ortasında dursam..
saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım!
artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum..

bazı $arkılar vardır..
kanatlarında yağmuru ta$ıyan kelebeği anlatır..
kırmızı bir çakmak gibi ne$eli ölmek olurdu
o $arkının adı..
ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısını..
ke$ke ismim iris olsaydı..
ke$ke ismimin bir anlamı olmasaydı..

herkes çıkarsın kalbini..
o çirkin mücevher sandığından..
ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım!

(bkz: didem madak)

şimdiden bir hatıraşın

goetica
$imdiden bir hatırasın
bulutsa,tozsa,uçarsa
bütün (a$klar) paranteze alınsın..
rüzgar çanısın,rüzgarın diline dolanırsın..
ne bir $arkısın
ne de dillerde nağme adın..
artık bazı $arkılar kadar yarılısın..

günler izmarit diplerinde biriksin
o zaman mutlaka bir trenle gelirsin..
köpüklerdensin,mavisin,sakinsin
istesen suyun tenine biti$irsin
ellerimi bıraktım,artık buna sana yazsın
içimde iki ya$lı balık varsa,
içimde biri pulsuz,iki balık varsa
biri senden,gelirsen ve yok edersen
bunu yazmak istiyorum sana
sonra postalamak istiyorum
pulsuz bir zarfla
hiçbir mektup artık ikna etmiyor beni hayata....

bu kırmızı oyalarla saçlarımda..
beyaz bir tülbent gibi kalırsam..
tenimde, üzemediğim tortularla
gün olur sararırsa sayfalarda
bıraktım ellerimi,sana bunu yazsın
$imdiden bir hatırasın..

kırık kalplerle süslü bir sayfaysan
camsan,saydamsan,beni kırarsan
simlerimle sevi$irim seninle
o süslü sayfaların üzerinde
içimde mutlu iki yıl varsa,
içimde biri simli iki kadın varsa...
sen,gelirsen ve yok edersen
bunu yazmak istiyorum sana..
sonra postalamak istiyorum
simli bir yılba$ı kartıyla
hiçbir mektup artık beni ikna etmiyor hayata..

(bkz: didem madak)

çiçekli şiirler yazmak istiyorum bayım

goetica
ben ne kadar güzel mükemmel vs. desem de aslında yorumsuz bırakılıp sadece okunması gereken bir didem madak $iiridir...


çiçekli $iirler yazmama kızıyorsunuz bayım,bilmiyorsunuz..
darmadağın gölgemi çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum..
karanlıkta oturuyorum..
ı$ıkları yakmıyorum..
çalar saat zembereği bo$alana kadar çalıyor..
acı veren bir sevi$meyi hatırlıyorum..
bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu..
yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum..
bir yağsam pahalıya malolacağım..
ben bir bodrum kat kızıyım bayım..
yalnızlıktan ba$ka imparator tanımaz bodrumum..
bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
fakat korkuyorum...
birazdan da kırk üç numara ayakkabılarınızla
bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız..
bu iyi olmaz bayım!

"gün ak$am oldu" diyorum..
ekmek kırıntıları atıyorum ku$lara..
cam kırıkları yiyorlar..
rüyamda bir kase dolusu suyun içinde
rengarenk yap boz parçacıkları..
anlatmak istiyorum,dinlemiyorsunuz..
hayır sanırım sabahı bekleyemem,bilmiyorum..
insanlar rüyalarını acilen anlatmalı..

ondört ya$ındaydı ruhum bayım..
bir mermer masanın soğukluğunda ya$landı.....
protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz..
gıcırdaya gıcırdaya dola$tım $ehri..
protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar..
o ara içimde çiçeklerden olu$mu$
bir silahsız kuvvet ablukaya alındı..
sinemalarda da "organzm gıcırtıları" oynuyordu..
kaçmaya çalı$tım,olmadı..
bu nedenle çiçekli $iirler yazmayı
ruhum açısından faydalı buluyorum bayım..
neyse i$te..
ben her filmi hatırlarım..
sinemaların hiç bitmeyen gecesine sığındığım çok oldu..
"sofinin tercihi"ni seyrederken çok ağlamı$tım..
öpü$en guramilerle ilgili bir film yapsalar
onu da mutlaka hatırlardım..
insan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu?
hem sonra ben hatırlamaya alı$kınım...
bir "e$ya toplayıcısıyım" bayım..

büyük gemiler yok artık bayım..
büyük yelkenler de..
büyük kağıtlar yakmak istiyor $imdi canım..
i$te az önce bir karabatak daldı suya..
bir süredir de kayıp..
dünyayı yutmu$ olarak çıksa da ortaya..
ölüm çok iri bir sözcük değil bayım..

kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum..
ama siz sobada sucuklu yumurta pi$irip yiyen
yoksul bir a$kın güzelliğini bilir misiniz?

bir gül bir güle derdi ki görse..
yalan söylüyorum...
güller bu sıra hiç konu$muyor bayım....

son

goetica
"bulutları sil pencerenden sevgi devrialemi bu,yeniden doğar her$ey..
"her$ey bitti" dediğin anda bir gül kök salar damarlarında..
her$ey biter bir $ey bitmez.."

yağmurla gelen

goetica
pencereden kafayı çıkarıp izlenilen $ıp $ıp yağan yağmurla beraber gidebilecek en güzel $arkıdır..
eğer evde değil dı$arda yakalandıysanız yağmura küçük su birikintilerinden atlarken bir taraftan da beyninizin içinde uğuldar durur $arkı..

"ha bir damla az ha bir damla fazla git git hiç dü$ünme yağmurlar yağıyor bana.."
401 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol