confessions

firambogaz

- Yazar -

  1. toplam entry 10312
  2. takipçi 2
  3. puan 177288

cihan kahveci

firambogaz
adnan kahveci’nin, 5 şubat 1993’te ankara’dan istanbul’a giderken, bolu çaydurt mevkiinde henüz resmi açılışı yapılmayan otobana yanlışlıkla ters yönden girerek yolun sisli ve hafif yağışlı olduğu bir tepe üstünde, karşı yönden gelmekte olan murat demir’in kullandığı mercedes marka otomobil ile çarpıştıği kazadan yaralı olarak kurtulan oğlu.

yeditepe üniversitesi iletişim fakültesi son sınıfta okuyor. her ne kadar ilerde televizyoncu olmak istese de, politikaya da yeşil ışık yakıyor ve "bir fırsat olursa, kendimi mecbur hissedip siyasete atılabilirim" diyor.
tıpkı babası adnan kahveci gibi sürekli projeler hazırlayan cihan kahveci, özellikle reklam, tanıtım ve pazarlama üzerine geliştirdiği projeleri anlatırken heyecanlanıyor. şimdiden bir otomobil firması için reklam projesi hazırlayan ve kahveci’nin bu projesi çok beğenilmiş. cihan, babası adnan kahveci’nin en tipik özelliğini almış, mucitliğini... özel separatörlü çöp kutusu, akıllı mini yazar kasa ve elektronik oy verme makinasinin patentini alan kahveci’nin küçük oğlu cihan, bilgisayarının içine yerleştirdiği fanlar sayesinde bilgisayarın daha hızlı soğumasını sağlayarak işlem hızını arttırmış. bilgisayarı söküp takacak kadar bilgisayar kurdu olan cihan, arkadaşlarının kendisine ’mucit’ dediklerini söylüyor. politikaya girerse babasının birçok projesini gerçekleştirmek için elinden geleni yapacağını belirten kahveci iddialı; "adnan kahveci de, kdv’yi hesaplayan akıllı mini yazar kasa geliştirmiş ve bunun patentini almıştı. o dönem vergi kaçırmayı önleyecek bir sistem getirmeyi planlıyordu.bu kasalar, bir network’e bağlanacaktı. ayrıca dokunmatik seçim makinesi ile ilgili patenti de var. bunlardan rant sağlama amacında değildi. birçok kişiden teklif gelmişti, ama kimseye satmadı projeleri. yoksa paraya para demezdi. babamın projelerini gerçekleştirmeye çalışacağım."

ağabeyi mehmet kahveci’nin psikolojik sorunlarından dolayı çalışmadığını söyleyen cihan kahveci, şunları anlatıyor; "ben zaten babamın kazada öldüğüne değil, bir suikaste kurban gittiğine inanıyorum. suikastin de yurtdışı kaynaklı olduğunu tahmin ediyorum. kitap okudukça, kendimi geliştirdikçe bunun bir suikast olduğuna iyice inandım. babam ters yola girecek bir adam değildi. yerin kulağı vardır, biz yeri dinliyoruz. babam öldüğünde abd’liler bile ’türkiye’nin altın çocuğu öldü’ dediler. bu olay, türkiye’nin önünü kesmek içindi. kahveci, "o dönem kazada biz kusurlu bulunduğumuz için olayda vefat eden karşı tarafın sürücüsü murat demir için yaklaşık 30 milyar lira tazminat ödememiz gerekti. bir apartman dairesi alınabilecek bir paraydı bu. hem ailemizi kaybettik, hem de 30 milyar lira bulmaya çalıştık" diyor ve ekliyor:"bu 30 milyar lira için tansu çiller’den dahi bize teklif geldi. bize ’ben babanızı çok severdim. ne istiyorsanız yollayayım’ diyerek paranın yarısını ödemeyi teklif etti. ama biz kabul etmedik. denizlili işadamları bize çok destek oldu. paranın bir kısmını onlar toparladı." "biz tüm ailemizi bu kazada kaybettik. ancak özal’dan sonra devlet bize sahip çıkmadı" diye konuşan kahveci, sözlerini şöyle sürdürüyor: "hepimiz yalnız büyüdük. teyzemin, fulya bekpınar’ın yanında kaldık. özal ve işın çelebi dışında bizi arayıp soran olmadı. babam öldüğünde, bizim etrafımızda bir sürü insan vardı oysa. bu kişiler bizim adımızı kullanarak zengin oldular. bizim adımıza yardım paraları topladıklarını duyduk. işadamları ve milletvekillerinden iki lüks daire alınacak kadar para toplamışlar. bu paralar kayboldu. oysa bu paraları toplayanlar, iş hayatında bir yerlere geldiler. bizi arayanların sayısı bir elin parmaklarını geçmez. bizim yanımızda olan insanlar, bir anda fos çıktılar. evimize haciz dahi geldi. yalnız yaşamanın üstüne bir de hacizle uğraştık."

kaynak: sabah com tr arşivi

adnan kahveci

firambogaz
zekası ve ürettiği yeni fikirlerle türk siyasi tarihinde önemli bir yeri bulunan adnan kahveci, 1949 yılında trabzon’un sürmene ilçesinde dünyaya geldi. hayatı hep birincilikle geçen kahveci, milliyet gazetesi’nin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. 1966 yılında kabataş lisesi’ni dönem birincisi olarak bitiren kahveci, aynı yıl üniversite sınavlarında da türkiye birincisi oldu. istanbul üniversitesi burs sınavında yine en yüksek puanı alarak birinci olan kahveci, daha sonra abd’de indiana’da purdue üniversitesi’ne girdi. buradan elektrik mühendisi olarak mezun olan kahveci, mezuniyetinin ardından missouri üniversitesi ’nde doktora yaptı. ardından da aynı üniversitede asistan profesör olarak çalıştı.

kahveci, türkiye’ye döndükten sonra boğaziçi üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı. ardından da içişleri bakanlığı teknik danışmanlığında bulundu. 12 eylül döneminde başbakanlık danışmanlığına atandı ve o sıralarda turgut özal’la tanıştı. 1983 yılında anap’ın kurucuları arasında yer alan kahveci, askeri yönetim tarafından veto edildiği için milletvekili olamadı. daha sonra 1987 yılında istanbul’dan milletvekili seçildi ve devlet bakanı oldu. bir süre sonra da maliye bakanlığı görevine getirildi.kızıni ve oğlunu kolej’den alarak normal okullara kaydettirdi.türkiye’de 1 dakikada okuduğu bin 400 kelimeyle en hızlı okuyan kişiydi.

5 şubat 1993 tarihinde eşi ve iki çocuğu ile birlikte 34 ak 162 plakalı toyota marka otomobiliyle ankara’dan istanbul’a giderken bolu gerede yakınlarında trafik kazası geçirdi. adnan kahveci ve eşi füsun kahveci olay anında hayatlarını kaybederken, çocukları cihan kahveci yaralı olarak kurtuldu,aslihan kahveci bitkisel hayata girdi ve 10 gün sonra vefat etti. kamuoyunda dürüstlüğü ile tanınan ve çok sevilen adnan kahveci’nin yeni yapılan otobanda ters yola girerek kaza yapması, çeşitli şüphelerin ortaya atılmasına sebep oldu.

oğlu cihan, babası adnan kahveci’nin en tipik özelliğini almış. özel separatörlü çöp kutusu, akıllı mini yazar kasa ve elektronik oy verme makinesinin patentini alan kahveci’nin küçük oğlu cihan, bilgisayarının içine yerleştirdiği fanlar sayesinde bilgisayarın daha hızlı soğumasını sağlayarak işlem hızını arttırmış. ‘‘arkadaşların sana mucit diyorlar mı?’’ sorusuna, ‘‘evet, tüm arkadaşlarıma bilgisayar konusunda yardım ediyorum. bugüne dek çok arkadaşıma web sayfası düzenledim. bilgisayarımı sökerim takarım. sanal dünyadan çok arkadaşım var chat sayesinde. programlar yazıyorum’’ diye cevap veriyor.

babalarından kalan maaş ve diğer yardımlarla devletten 200’er milyon lira alan kahveci kardeşler teyzeleri fulya bekpınar’ın yanında kalıyorlar. ‘‘amca ve halamız aramıyor. zaten onlardan bir talebimiz yok.’’ diyen kahveciler, babalarının akrabalarıyla görüşmüyorlar.

kazadan sonra ‘‘çocukların sigortası benim’’ diyen turgut özal’ın iki ay sonra vefat etmesinin ardından, özal ailesi ve anap’tan kimsenin kapılarını çalmadığı iki kardeş, ‘‘semra hanım hiç aramadı. karşımızda anap ilçe binası var (gülüyorlar) bir kez bile kapımızı çalmadılar. mesut bey kazadan sonra bize bakacağına dair sözler söylemiş. ama o da aramadı, tabii işi başından aşkın’’ diyorlar.


kimseye kırgın olmadıklarını, bunun böyle olacağını zaten bildiklerini belirten cihan, ‘‘bunun doğal olduğunu düşünüyorum. o zamanlar herkes babamdan menfaat sağlamak için çevresindeydi. şimdi arayanımız soranımız en çok 2-3 kişi. bu ayıp onlara yeter’’ diyor. kardeşler kazadan sonra kendilerini aramaya devam edenlerin sadece devlet bakanı işın çelebi ve politik danışman erhan göksel, bir de istanbul belediyesi eski başkanı bedrettin dalan olduğunu söylüyorlar.


kaynaklar:
kimkimdir gen tr
hürriyetim com tr arşivi



uzak haziran

firambogaz
necati cumalı’nın bir şiiri.

iki dudak arası bir zaman
gözgöze geldikse geçerken
mayıs’la haziran arasında
yağmurlu bir saçak altından
aşktı uçup giden üstümüzden
aşktı değip geçen yanımızdan

uyanıp kış uykularından
şubat’la mart arasında
eylül’le ekim arasında
yaz sularından kıyıya çıkan
iki adım arası bir zaman
gözgöze geldikse geçerken
günlük güneşlik bir kaldırımdan
aşktı uçup giden üstümüzden
aşktı değip geçen yanımızdan

aşktı görmedik bilmedikse
kimbilir hangi eylül bir daha
hangi uzak haziran

yaran fıkralar

firambogaz
genç kız bir denizci ile evlenecektir. annesi evlenmeden önce cinsel konularda cahil kızına bir uyarıda bulunur:
"bak kızım bu denizcilerin tuhaf merakları vardır. bir gün kocan gelip sana bir de öbür türlü deneyelim derse mutlaka hayır de"

kız evlenir, aradan sekiz ay geçer. kocası bir kez bile bir de "öbür türlü deneyelim" dememiştir. kız meraklanır, bir gece sevişirken kocasına kendisi sorar:
-bir de öbür türlü deneyelim mi kocacığım? kocası:
-yaa, öbür türlü deneyelim de bir sürü çocuğumuz olsun di mi?
143 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol