confessions

ankakusu

- Yazar -

  1. toplam entry 7682
  2. takipçi 1
  3. puan 129492

azap

ankakusu
turkan sorayin yonettigi ve basrolunu oynadigi film. cocugunun iyilesmesi icin sehre gelmis olan elif her seferinde hayal kirikliklarina ugrar. hayatini kurtardigi zengin genc bir adamin sozunde durmamasi sonucu cocugunu kaybeder. ve genc adama verdigini(organ) alarak canini alir.

atem tutem men seni

ankakusu
turku.

atem tutem men seni,
şekere katem men seni,
akşama baban gelende,
önüne atem men seni.

hop hopun olsun oğlum,
nur topun olsun oğlum,
kınalı kavak dibinde,
toyluğun olsun oğlum.

http://www.bitlis.gov.tr/anasayfa/modules.php?name=siir&op=showcontent&id=14

başındaki yazmayi da sarıya mi boyadin

ankakusu
tokat turkusudur.

ekmek teknesi dizisinde sikca duymak mumkundu bu guzel turkuyu.

sozleri:

başındaki yazmayı da
sarıya mı boyadın
neden sararıp soldun da
sevdaya mı uğradın

tokat’tan mı geliyon da
yar sen almuslu musun
ben sana varacağım da
söyle namuslu musun

içliğimin yakası da
sıra sıra nakış yar
gurban olam boyuna da
o ne biçim bakış yar

yola yolladım seni de
yollar yollasın seni
hızır elinden tutsun da
bana yollasın seni

http://www.turkusokagi.com/sozler.asp?islem=gor&id=131

sad olup gülmedim

ankakusu
neset ertas turkusu.

şad olup gülmedim de eller içinde
soldu benim gülüm güller içinde
bir bahtı karalıyım oy kullar içinde
gitti yarim gurbet elden gelmedi

gurbete gideni de gelmez diyorlar
akar gözyaşları dinmez diyorlar
öksüzler murada ermez diyorlar
işte benim nazlı yarim gelmedi

http://www.mp3haber.com/detay.asp?sarki=sad+olup+gulmedim-neset+ertas

yayla yolları

ankakusu
kiracin seslendirdigi turku.

yayla yollarında yürüyüp gelir,
oy gelin oy gelin oy gelin,
allı şalvarını sürüyüp gelin,
aman aman aman,

ben varmam inekliye yoğurdu sinekliye,
allah nasip eylesin omuzu tüfekliye

yayla yollarında biten naneler,
oy gelin oy gelin oy gelin,
ince belli kız doğurmuş anneler,
aman aman aman,

ben varmam oralıya orada duralıya,
allah nasip eylesin davullu zurnalıya

yayla yollarında menevşe açmış,
oy gelin oy gelin oy gelin,
sevdiğim o güzel dağlara kaçmış,
aman aman aman,

ben varmam inekliye yoğurdu sinekliye,
allah nasip eylesin omuzu tüfekliye

http://www.turkcemuzik.com/viewsong.asp?songdata=21862

ag gelin

ankakusu
turku.

ağ gelin türküsü - kırşehir yöresi

1960’lı yıllardan itibaren ismi bağlama ile birlikte anılan, sadece geniş halk kesimlerinde değil, ciddi musiki çevrelerinde de taktir ve hayranlıkla dinlenen neşet ertaş’ı farklı bir bağlamda değerlendirmek gerekiyor. çünkü o da aslında tam bir yöre sanatçısı, yani mahalli bir sanatçı olmasına rağmen yaygın şöhreti ve söylediği türkülerin popülaritesi ile ülke genelinde tanınan biri olarak diğerlerinden ayrılır.

işte neşet ertaş orta anadolu bozkırlarının tam göbeğinde, “ay dost deyince yeri göğü inleten” gönül delisi bir babanın evladı olarak 1938’de kırtıllar’da dünyaya gelir. hiç çocuk sahibi olamadığı ilk karısı hatice’yi genç yaşında kaybeden muharrem ertaş, ikinci evliliğini kırtıllar köyünden döne ile yapar ve bu evlilikten, necati, neşet, ayşe, nadiye ve muhterem adında beş çocuğu olur. kırtıllar nüfusunun tamamı abdallardan ibaret olan bir aşiret köyüdür. köyün çevrede “abdallar” adıyla anılması da bundan olsa gerek. daha altı yedi yaşlarında iken, kendisini yöre düğünlerinin aranılan sanatçı babası muharrem ertaş’ın sazı önünde oynarken bulan neşet ertaş, hayatını, bir nevi hayat destanı diyebilceğimiz 1960’lı yıllarda yazdığı uzun bir şiirinde şöyle anlatır.

türkü babanin hayat destani şiiri

bin dokuzyüz otuzsekiz cihana
kırtıllar köyünde geldin dediler
babama muharrem, anama döne
dediysen ata’yı bildin dediler


dizinde sızıydı anamın derdi
tokacı saz yaptı elime verdi
yeni bitirmiştim üç ile dördü
baban gibi sazcı oldun dediler


o zaman babamdan öğrendim sazı
engin gönül ile hakk’a niyazı
o yaşımda yaktı bir ahu gözü
mecnun gibi çölde kaldın dediler


zalım kader devranını dönderdi
tuttu bizi ibikli’ye gönderdi
babam saz çalarken bana zil verdi
oynadım meydanda köçek dediler



anam döne ibikli’de ölünce
tam beş tane öksüz yetim kalınca
beşimiz de perişan olunca
babamgile burdan göçek dediler



yürüdü göçümüz tefleğe doğru
bu hali görenin yanıyor bağrı
üç aylık çoçuğun çekilmez kahrı
bunlara bir ana bulun dediler


yozgat’ın kırıksoku köyü’ne vardık
bize ana yok mu diyerek sorduk
adı arzu dediler bir ana bulduk
işte bu anadır buldun dediler



en küçük kardaşı kayıp eyledik
onun için gizli gizli ağladık
üstelik babamı asker eyledik
yine öksüz yetim kaldın dediler


zalım kader tebdilimi şaşırttı
heybe verdi dalımıza devşirtti
yardım etti yerköy’üne göçürttü
biraz da burada kalın dediler


yerköy’den kırıkkale’ye geldik
babam saz çalarken biz çümbüş aldık
kırşehir’e varınca kemanı çaldık
aferin arkadaş çaldın dediler


yarin aşkı ile arttı hep derdim
babamı bir yere dünür gönderdim
başlık çok istemişler haberin aldım
istemiyor yarin seni dediler


kırşehir’de yedi sene kalınca
düğün düzgün hepsi bize gelince
burada herkese yer daralınca
ankara’ya gider yolun dediler


ankara’da (sünnetçi) veysel usta’yı buldum
epeyce eğleştim, evinde kaldım
yüz lirayı verip bir yatak aldım
etti isen böyle buldun dediler


bir ev kiraladım münasip yerde
kaldı kavim kardaş hep kırşehir’de
bu aşk hançerini vurdu derinde
çaresini bulamazsan ölün dediler


yarin aşkı ile döndüm şaşkına
arada içerdim yarin aşkına
canan acımaz mı garip dostuna
buna da içeriye alın dediler

bu hasretlik duygusu türkü babanın sanatına olumlu etki yaparak, memleketin taşına, toprağına, insanına hasret ve özlemle dolu pek çok türkünün doğmasına sebep oldu.

ana vatanımsın, baba yurdumsun
ozanlar diyarı şirin kırşehir
uzak kaldım gurbet elde derdimsin
hasretin bağrımda derin kırşehir.
feleğin yazdığı kara yazıynan
çok yürüdüm bağrımdaki sızıynan
kara kaşlarıynan, kara gözüynen
aşık etti beni birin kırşehir


gerçekten de “gönül” kelimesinin ertaş’ın şahsi lügatinde çok özel bir yeri var. o adeta, tıpkı yunus gibi, hacı bektaş-i veli gibi kendisini”gönüller yapmaya” adamış biri... “gönül”ün geçmediği türküsü yok dense yeri...

şu garip halimden bilen işveli nazlım
gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
tatlı dillim, güler yüzlüm, ey ceylan gözlüm
gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

bir başka türküsünde:

küstürdüm gönlümü güldüremedim
baharım güz oldu yazım kış oldu
gönüle yarini bulduramadım
baharım güz oldu, yazım kış oldu

(kırşehir abdalları sayesinde adı kırşehir’le anılan “ağ gelin türküsü de” dadaloğlu’nundur.)



kaynak : söz- dadaloğlu derleme : neşet ertaş

http://www.sevginehri.net/turkuhikayesi.asp?turku=304

ibrahim bey ve kuran in çiçekleri

ankakusu
fransiz yapimi film.

bu filmi ilk kez hollanda devlet kanalinda seyretmistim lakin dun atvde gormek beni fazlasiyla mutlu etti.

filmde musevi cocuk bir turk bakkal ile arkadaslik kurar. bu turk amca alkol felan almasina ragmen dinine bagli biridir ve kalp gozu aciktir. (nitekim bu dostun tum hirsizliklarini bilmektedir.) bunun disinda bu iki kafadar turkiyeye seyahatte yapar...
gerisini ne yapip edin izleyin ve gorun.

bu dunya sinemasinda nadir gorulen iyi karakterli turk rolunu omer serif oynamaktadir.
212 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol