confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 441962

amy winehouse

angelus
bikaç sene daha sabredebilirse 27 yaşında ölüp "lan olm amy de 27 sinde gitti a.k." şeklinde efsane olabilir kendisi. onun dışında yalandır. ingiltere nin başarısız bir gazıdır sadece.

7.4 yetmedi mi diyen türbanlı genç kız modeli

angelus
muhtemelen başındaki türbanın kafasını sıkması sonucu beyninde oluşan baskının etkisi ile vuku bulmuş hadisedir. o türban biraz gevşetilse, efil efil hava alsa, beyine yeterli miktarda oksijen gitse yaptığının ne denli yanlış olduğunun kendisi de farkına varacaktır. ya. evet.

edit: fotoğrafa baktım da hiç de öyle başlıkta iddia edildiği gibi genç kız modeli gibi değilmiş. bariz babaanneymiş.

kitap

angelus
aksesuar olarak da kullanıldığı görülen nesnelerdir. çok zaman denk gelmiştir ki kişi elinde dolaştırdığı kitabın kapak rengini, ki zannediyorum başka da bir şey yapmamaktadır elinde dolaştırmaktan başka taktığı fular, kravat, ne bileyim kolundaki çanta ile aynı renk olmasına özen göstermektedir. bir renk armonisi yaratmaya çalışmakta, ilgili nesnenin kullanım alanını saptırmakta, minik beyinleri kötü etkilemektedir. ne ayıp bir şeydir. ha şimdi denilebilir ki; "ey angelus! el/alemin dedi seni mi gerdi?" yok germedi kutsal roma’nın aziz yurttaşları, naçizane bir tespitimi paylaşmak istedim sizlerle sadece. evet.

bakkal

angelus
gerek ekmek olsun, gerek yumurta olsun ufak çaplı alış/verişlerin yapıldığı, toplam birkaç dakikalık mesainizi harcayabileceğiniz, ve bu sebeple geniş perspektifli bir para hesabı olmadığı için evin en küçük bireyin yollandığı bölgelerdir.

ama marketler öyle değildir. buraya evin annesi, babası, veya herhangi bir büyüğü, olmadı bunlar bi kombine oluşturup o şekilde giderler. zira alış/veriş geniş çaplı olacaktır. zira ödenecek miktar evin küçük çocuğunun bir anda hesaplayamayacağı şekilde olacaktır. kimse bu riske girmek istemez. insan bakkalda yaptığı alış/verişin kat be kat fazlasını burada yapar çünkü. bazen istemeden de olsa yapar. unutkan bireylerin kağıt/kalem, hafızası kuvvetli bireylerin ise hafızalarında oluşturduğu alış/veriş listesinde bulunan maddeleri tek tek almaya başlar, sonra hiç anlamadığı o kısa zaman aralığında anlamsız bir gaza gelip peynir, zeytin, süt, zeytinyağı, pirinç felan alayım derken yaşamının herhangi bir dilimi içerisinde siksen kullanmayacağı ürünleri alırken yakalar kendini. işte tam bu noktada evde "büyük" olarak sıfatlandırılan bireylerin bu alış/veriş macerasındaki önemi ortaya çıkar. zira küçük çocuk o gereksiz materyalleri geri bırakmaktansa satın almayı tercih eder. ama büyükler yapmaz böyle. onlar her şeyi hesaplayarak alırlar, gereksiz şeyler almaz, güvenmek gerekir onlara. evet.

edit: tamam lan tamam gereksiz bi alış/veriş yaptım bugün. annem ceza olsun diye yazdırdı bu entry.

rowan douglas williams

angelus
anglikan toplumun ruhani lideri, canterbury başpiskoposu olan bireydir kendisi. yaptığı açıklamalarla gündemden inmeyen, en son yaptığı konuşmada şeriat yasalarının ingiliz hukuku ile bir arada yürürlüğe konulmasını ve müslümanların bu yasalar ile yargılanmasını önermiştir.
192 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol