çobana konu ile ilgili fikri sorulduğunda; "yahu o kuzu sürüden çıktığında gitti değişik yerlerde otladı, değişti. o nedenle bu tip enteresan çıkışları olabiliyor" diyerek olaya bambaşka bir boyut getirdi. ayrıca kendisine kızmadığı, sürüsünün bu tip progressive üyelere de ihtiyacı olduğunu da ekledi.
herhangi bir koordinat bilgisine gerek duymaksızın, her türlü hava şartlarında hedefini büyük oranda yok eden sivil saldırı aracıdır.
piyasada bulunan halis/mulis türk sabunlarının yerini almasından korkulan sabunlardır. "sabunlarımız araplaştırılıyor" şeklindeki cığlıkları buradan duymaktayım efendim.
5 mart 1933 günü yapılan seçimlerde oyların yüzde 44 ünü alarak iktidar olmuş olan bireydir.
bir tür protesto aracıdır. misal sevmediğiniz bi politikacı olunca bu aparatı alıp ilgili kişinin suratına gömebiliyorsunuz. tabii bunu türkiye sınırları içerisinde yaparsanız o yumurtanının benzerlerini götünüze sokabilirler, yapacağınız bölgeyi iyi seçmeniz gerekmektedir. aman diyim.
youtube un türk telekom u satın alarak son vermelerini beklediğim hadisedir.
süreç içerisinde görülmüştür ki sözlüğün pek de sikinde olmayan bir durumdur.
(bkz: çok yalnızım be sözlük)
(bkz: çok yalnızım be sözlük)
muhterem anneannemin ne ekersen onu biçersin şeklinde yorumladığı felsefedir.
suçludur veya suçsuzdur, bunun muhakemesini yapmdak dahi saçmadır. o yüzden konuyla ilgili bişey söylemek istemiyorum. lakin o gözaltına alınış şekli sanki "bizim karşımızda olanlara olacak olan budur" mesajı verilmek istenmek gibidir. ne ayıp.
edit: yanlış anlamalara sebebiyet vermemekle birlikte girilen bi entryinin açıklamasını da girmek ayrıca bir saçmalıktır nezdimde. lakin ilgili yazarın birkaç yazısını okuyan herkes "neyin karşısında" olduğunu zannediyorum anlayacaktır "örgüte üye olmaksızın örgütün amaçlarını bilerek örgüt adına vazife yüklenmek" gibi bir suçtan gözaltına alındığını. gerçi bir ülkede "biz laik cumhuriyeti yıkmak için geliyoruz" diyenler cumhurbaşkanı olabiliyorsa bu tür tutuklamalar da çok ilginç gelmemeli zannediyorum.
edit: yanlış anlamalara sebebiyet vermemekle birlikte girilen bi entryinin açıklamasını da girmek ayrıca bir saçmalıktır nezdimde. lakin ilgili yazarın birkaç yazısını okuyan herkes "neyin karşısında" olduğunu zannediyorum anlayacaktır "örgüte üye olmaksızın örgütün amaçlarını bilerek örgüt adına vazife yüklenmek" gibi bir suçtan gözaltına alındığını. gerçi bir ülkede "biz laik cumhuriyeti yıkmak için geliyoruz" diyenler cumhurbaşkanı olabiliyorsa bu tür tutuklamalar da çok ilginç gelmemeli zannediyorum.
yeni bir türban sorunu haline getirilmemesi gereken meseledir.
kendi albümlerini kendisine dinleterek tarihin en insanlık dışı işkencelerine maruz bırakılması elzem olan bişeydir.
ön sevişme olduğu sürece bir sorun yoktur. ha olay daha da ileri gidilecekse bilemiyorum ben şimdi.
bırakın bir galatasaraylının, bir insanın bu kadar samimi olabileceği görülmüş şey değildir nezdimde.
istisnasız herkesin sevmek zorunda olduğu izlenimi verilen bir sanatçı kişidir. dünya üzerinde böyle bir payeye sahip başka biri var mıdır merak etmekteyim. ha "merak etmekteyim" derken ilgili entrynin altına "abi eric clapton var misal, onu da herkes seviyor" şeklinde bir cevap arama kaygısı içerisinde değilim. hiçbir zaman da olmadım. sesli düşünüyorum sadece ben. evet.
ingilizce kisaltmayi fransızca okumak ile aynı derecede terbiyesizce bir davranıştır. yakıştıramam bunu asil roma halkına. misal italyanca veya latince olarak okunsa o kadar karşısında durmam bu durumun. ama başka dillerde olunca yakıştıramıyorum ben. evet.
reklam panolarında gördüm kendisini bugün. yeni bir reklamın başrolündeydi zannediyorum. lakin reklamdan ziyade dikkatimi çeken dana öncelikli konu hatunu artık photoshopun dahi kurtaramadığıdır. zannediyorum zorlamanın pek bir faydası yoktur.
(bkz: achilles)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?