tanımı bruce perens tarafından "debian özgür yazılım yönergesi" nde yapılmış olan sistemdir.
(bkz: open source)
evrimdir.
tanrı tarafından bir çok sapkınlığın düzeltilmesi için lut kavmine gönderilmiş, ve fakat tanrının ironisimidir bilinmez ama insanlığın soyunu devam ettirebilmesi açısından kendi öz kızlarından yardım almak durumunda kalmış olan peygamberdir.
uzun uzun yollardan gelip de anne bireyin yapmış olduğu leziz peynirli börekten kalan son dilimi yemek için mutfağa koşup, dolabın kapağını açıp da ilgili dilimin sizden daha atik davranan başka bir aile üyesi tarafından yendiği anlaşıldığı an oluşan duygudur hayal kırıklığı. böyle dizlerinizde derman kalmaz, yere düşecek gibi olursunuz, dudaklarınız titremeye başlar, "neden" diye sorarsınız, akabinde bikaç damla gözyaşı gelir yerleşir gözlerinize, hüzünlenirsiniz. sonrasında buzdolabının köşesinde duran ve kısa bir zaman aralığında gözgöze geldiğiniz tiramisunun varlığı sizi kendinize getirir, "vay a.k. şansa bak" dersiniz. eski neşenize ve huzurunuza kavuşursunuz aceleyle.
(bkz: syd barrett)
(bkz: kız istemek)
jean christophe grange ın etkisinde kalan, bir miktar özgünleştiği zaman tadından yenmeyecek kıvama gelecek olan yazardır.
zannediyorum iki dilim baklava çalmış olsa hemen yakalanabilir bir birey olurdu kendisi. lakin böyle silahlı baskın gibi basit bir nedenden ötürü emniyet kuvvetleri fazla meşgul olmak, mesai harcamak istemiyorlar. onlar da haklı tabii.
erişim yasağından nasibini almış bir oluşumdur.
canım yurdumda buğday öğütmekten başka bir işe yaramayan aparattır. lakin gerekli ortam hazırlandığında süper bir enerji kaynağıdır da aynı zamanda. lan hiç mi yok bu ülkede şahane rüzgar olan yerler de hiç bunun gücünden faydalanılmaz, paso termik santrallerden yararlanılma yoluna gidilir. sonra da ağlarız yok çevre kirleniyor, yok dünya boka sarıyor diye.
içerisine konulan kahve tanelerini öğütmek için kullanılan aparattır. bi de böyle öğütürken ortaya bi koku çıkar ki aman aman pek bir lezizdir, pek bir hoştur.
(bkz: karabiber değirmeni)
karabiber isimli baharatı öğütmek için kullanılan, içerisine karabiber konmasının akabinde ilgili aparatırın kolunu saat yönünde çevirerek gerekli işlemi yapmanıza olanak veren aparattır.
ramazan ayında oruç tutan bir bireyin bu hadiseyi cümle aleme belli etmek için uyguladığı bir takım samimiyetsiz davranışlarla eş tutabileceğim bir söylemdir. "birey dilinde değil, özünde laik olmalıdır" diyerek de olaya tasavvufi bir yorum katmak isterim, ki kattım da sanırım.
(bkz: empathy)
ikinci kitabı empathy de yayınlanmış olan yazardır.
olasılıksızın ardından yayınlanan ikinci adam fawer eseri. gönül ister ki hakkında şöyle güzel, şöyle şahane, böyle leziz deyip bir iki tane de spoiler verelim ama ibiş ideefixe yüzünde henüz ulaşamadık kendisine. bekliyoruz. ne kötü.
"yaşamınızın kontrolü sizde değil!
öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.
elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.
bu kitabı kapatabilirsiniz.
o sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz.
ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.
ne isterseniz yapabilirsiniz.
ama sorun şurada: ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.
her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o
kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.
ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. ne isterseniz yapın.
sadece isteklerinizin tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı
gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın.
edebiyat, bilim ve felsefe ruhunuza akacak,
okudukça bağlanacak, bağlandıkça okuyacaksınız..."
"yaşamınızın kontrolü sizde değil!
öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.
elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.
bu kitabı kapatabilirsiniz.
o sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz.
ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.
ne isterseniz yapabilirsiniz.
ama sorun şurada: ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.
her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o
kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.
ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. ne isterseniz yapın.
sadece isteklerinizin tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı
gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın.
edebiyat, bilim ve felsefe ruhunuza akacak,
okudukça bağlanacak, bağlandıkça okuyacaksınız..."
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?