confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 441957

göktug sevinçli

angelus
tv8 spor müdürüdür kendisi. pazar günleri selim soydan, bülent tulun ve vedat okyar bireyeleri ile birlikte program yapar. bikaç defa denk eldim konuşmasına ve şu sonuca vardım; bir insan haklı olduğu veya haklı olduğunu düşündüğü haksız konularda ancak bu adam kadar agresifleşebilirmiş, tezini savunurken gözleri ancak bu kadar dönermiş. e güzel kardeşim her konuda bilip bilmeden konuşuyosun, onu anladık. herkesin yaptığı bişey bu. ama yanlışa düştüğün zaman bile "lan burada aslında bi ironi var galiba, dur üstüne üstüne gideyim ben en iyisi" tavrın ne oluyor anlamış değilim. lan beş dakika sus, beş dakika sükunetini koru. ne kaybedersin allasen. bu kadar berserk olma. yakında kameraya, kameramanlara kafa atmandan da korkuyorum ayrıca.

cristiano luçarelli

angelus
kulislerde milli takıma tekrar çağrılacağı yönünde dedikoduların fısıldandığı günlerde kendisine bu konu hakkındaki fikri sorulduğunda "beni hiç ilgilendirmiyor, benim milli takımım livorno" diyebilmiş olan futbolcudur. gerçi sonraki dönemde shakhtar donetsk e transfer olup bizleri üzmüştür ama neticede yine de hastasıyız biz kendisinin. evet.

akp ye kapatma davası

angelus
ilk günlerde hararet ile desteklediğim bir gelişme idi. lakin hararetim geçip de aklıselim bir şekilde, kendi kendime yaptığım fikir teatilerinin neticesinde bir takım gelişmeler oldu şahsım adına. şöyle ki; 1912 seçimlerinde ittihat ve terakki fırkası kavga/gürültü tandanslı bir sistem yardımı ile mecliste mutlak çoğunluğu elde etmiş, demokrasiden zerre nasibini almamış totaliter bir rejimi halka sunmuştur. ta ki 1946 da gerçekleşen ilk çok partili sisteme geçilen seçimlere kadar. demokrasi. çok seslilik. insanlara seçim yapma hakkı verilmesi. özgürlük. tabii ki tek bir kişinin özgürlüğü diğer bireyin özgürlüğüne zarar verme noktası ile sınırlandırılarak özgürlük. iş bu nedenden ötürü bir toplumda özgürlük varsa, demokrasi varsa, insanlara seçim hakkı veriliyorsa, bu seçimlere de saygı duymak en temel kural olmalıdır. nereye kadar? kanunlar ile belirlenmiş bir takım kurallara, hakeza toplumun özgürlüğüne zarar verme noktasına gelene kadar. buradan sonra cezai müeyyidelerin uygulanması gerekir. peki bu cezalar kimi bağlar? seçimlerle iktidar olmuş, ki iktidar da olmayabilir. bir partiyi mi bağlar, yoksa o partinin yaptırımlarından sorumlu bireyi mi? bu noktadan sonra geçmişte yapılan ve demokrasiyi yaralayan parti kapatma gibi yaptırımların bugünde ve gelecekte tekerrür etmemesi, halkın seçimlerine saygı duyulması, ve varsa herhangi bir suç unsuru burada parti olarak akp nin değil, akp nin yaptırımlarından sorumlu olan recep tayyip erdoğan ın ceza alması gerekir. demokrasinin gerekliliği budur. evet.

anne

angelus
ilgili müessese için seçilebilecek güzel isimdir. böyle bir şefkat, böyle bir naiflik duygusu taşır. inceliklidir. misal baba da öyledir. otoriter, sert bir sese sahipmiş gibi gözükse de alt taraflardaki o koruyucu, size sahip çıkan etkisini her zaman üzerinizde hissettiren bir kelimedir. evet.
160 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol