confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 441953

recep tayyip erdoğan

angelus
ciddi anlamda sıkıntı vermeye başlamış bir siyasidir kendisi. yok hayır, bunu şahsımın siyasi görüşlerine ters bir adam olduğu için söylemiyorum. zira bunca yıllık hayatımda siyasi görüşlerimde keskin ayrılıklar yaşadığım bireyler gelip geçmiş, hatta siyasi görüşlerini paylaştığımı zannettiğim ve lakin bunda yanıldığımı anladığım bireyler de gelip geçmiş ama bu birey kadar sıkıntı yaratmamıştır hiçbir tanesi. tamam ben de biliyorum siyaset, politika yalan dolan sömürü düzeni ama bazı şeyler de bu kadar kör gözüm parmağına olmamıştır. kendisi ve kabilesi... hayır, kendisi ve kabinesindeki tüm şahıslar iktidar olmayı bir çeşit "sahiplik" müessese zannetmektedir. devamlı olarak "ben haklıyım, ben her şeyi bilirim, ben süperim, hatta superman im vs." söylemleri içerisinde bir siyaset gütmekte, kendinden olmayanı ayırmak için fırsat kolluyor görüntüsüne bürünmektedirler. tamam baştasın, kömür mömür bir şekilde halk desteğini de arkana aldın eyvallah da, arkadaşım geri kalan vatandaş aborijin mi de devamlı bir hedef gösterme çabası, devamlı bir "ayırma" politikasındasın. hayır aborijin olsak bile böyle bir şey yapmaya ne hakkın var anlamış değilim. sen sadece kendi asil! zevatının, sana oy verenin başbakanı mısın, yoksa tüm ülkenin mi bunu da anlamış değilim. seni sevmiyorum, ülkenin başında değil de belediye başkanı olduğun dönemde gerçekleştirdiğin yolsuzluklar sebebiyle hak ettiğin cezayı çekerken görmek istiyorum. ama madem isteklerimizin hükmü yerine gelmiyor en azından adil bir başbakanlık yap. hadi onu yapamıyorsun en azından yapıyormuş gibi yap. evet.

cep telefonu

angelus
insanların sinirlendikleri vakit duvara fırlatmaktan sonsuz bir zevk ve rahatlama sağladıkları iletişim aracıdır. hayır bu cihaz kullanıma sunulmadan önce aynı insanlar ilgili duvara ne fırlatmaktaydı onu merak etmekteyim. sabit hatlı telefonu fırlatmak sanırım aynı zevki vermeyeceği gibi estetik olarak da hoş gözükmektedir. filmlerde tencere/tava fırlatıldığını gördüm ama onu da mutfak sınırları içerisinde yapabilirsiniz, zira olay salonda geçiyorsa bariz bir zaman kaybı olur, o zaman kaybı esnasında sinir de pek ala geçmiş olur. bilmiyorum, bilemiyorum. evet.

ergenekon operasyonu

angelus
zannediyorum bir tek memati nin henüz gözaltına alınmadığı operasyon olmaktadır. hayır malum çetenin tetikçisi olup sağda solda ihtilal ortamını tetikleyecek fiiliyatlarda bulunması konusunda görev almış olması kuvvetle muhtemeldir. rte’nin ve gül’ünün konuya bir an önce el atıp toplumu bu sükun ortamından kaos ortamına süreklemeye çalışacak olan olaylardan kurtarmaları için kendilerine buradan konuyla ilintili olarak, bu entry vasıtası ile seslenmek istiyorum. seslendim de zannederim. evet.

anna

angelus
tarık tufan a ait şöyle güzel bir yazıdır;

biz her şeye, esirgeyen ve bağışlayan, çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan, hep esirgeyen ve hep bağışlayan rabbin adıyla başlayan adamlarız anna.

büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulmamız da bundan.

sanayi devriminde bile, karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir fabrikada hayatta kaldık sırf bu yüzden.

piyasaların hınçla dolu iniş çıkışlarına kalbimiz dayanıyor bir şekilde. kalbimiz derken, ilk gençliğimiz, sakalımız, bir kasetin iki yüzüne de ardarda kaydedip dinlediğimiz şarkımız diyorum aslında.

işte böyle yaşıyoruz ve yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor.

insaf et anna!

gidelim buradan.

senin masumiyetini, bilgelik zamanlarından kalma sırları, dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim.

hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim.

ölelim diyecektim az kalsın. ölmeyelim. hiç ölmeyelim anna.

sarılalım diyecektim az kalsın. içimden böyle şeyler de geçiyor işte. sarılalım, dudakların…

tamam sustum.

gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum. şiir kalsın istersen, sadece otursak. oturmasan da olur benimle, sadece ellerimi tut. ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak. yüzüme bak ama anna, yüzüme bak. gözlerime bak, gözlerimin içine bak.

gözlerim biraz karanlık. içinde cenkler, ayinler, kesik damarlar, kapıları yumruklayışlar, cipralexler, turgutlar, edipler, sezailer, siyahlar, beyazlar, uykusuzluklar, bitmeyen başağrıları, bildirilerin öfkesi, duvarlara uzun dalmışlıklar var.

gözlerim biraz yorgun. içinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler…

bekleyişler anna. köylü çocukların parasız yatılı sonuçları mesela. nişanlısı askerde kızlar, kızı ölüm orucundaki baba, babası tersanede oğul, oğlu şizofren anne.

hepsini sayamam gerçi, utançlarım da var. ama geçecek hepsi, geçecek. şifalı gözlerin her şeyi iyi edecek.

gözlerimin içine bakmaktan korkma anna.

sen adımını attığın andan itibaren hira dinginliğine dönüşecek ortalık.

tanrı bizimle de konuşur belki

hande yener

angelus
uykumun en güzel yerinde işemek için kalktığım, odam ile tuvalet arasındaki kısacık yolu binbir güçlük ile katederken sırf gürültü olsun diye açık bıraktığım tv.de yayınlanan videosunda götüyle araba kullanırken gördüğüm, "lan yanlış mı gördüm acaba" içsöylemi ile bir an inanamadığım, uyku mahmurluğuna bağladığım, lakin gözümü ovuşturup tekrar tv.ye baktığımda malesef yanılmadığımı anlamış bulunduğum, sonra "lan ne diye önemsedin ki durduk yere" şeklinde kendime kızmamı sağlamış olan bireydir kendisi. evet.

bilgi saver

angelus
çok güzel bir çalışmaymış. hatta müziği eşliğinde dans ettim kendimle. ayağıma bastım sonra, sanırım uykusuzluğun vermiş olduğu bir dikkatsizlikti. çok acıdı ayağım. uyumak en lezizi. evet. ohş.

ergenekon operasyonu

angelus
insanların hala daha ihtilal yapmak için ordu içerisinde çete kurmak gibi bir vasıf yüklendiğini düşünen, veya bunu paravan olarak kullanıp ilkel öç alma duygusu ile düzenlenen bir operasyondur. efendim hurşit tolon çetenin 1. adamıymış, tutuklanan gazeteciler ihtilal zemini hazırlamak için gazetelerini kullanacak olan bireylermiş, sinan aygün çetenin kasasıymış, mış/muş. hayır insanların kafalarında bu tip hastalıklı komplo teorileri üretmesine bişey demiyorum da bu teorilerine ilk kendileri inanıyorlar ya, ölümüne! onu anlamakta güçlük çekiyorum ben. üstelik bu durumu sorun da etmiyorum, zira bunu benim yerime muhakkak ki birileri anlıyordur! diye düşünüyorum. evet.
126 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol