nakavt ile tek yenilgisini sondan bir önceki karşılaşmasında larry holmes bireyinden almış olan boksördür.
boks hayatı boyunca muhammad ali yi nakavt ile yenebilmiş tek boksördür. tabii o tarihte muhammad ali 38 yaşındadır ve bu maç sondan bir önceki karşılaşmasıdır.
(bkz: muhammad ali)
battığını açıklamış olan sitedir.
"düşmanımın düşmanı dostumdur" mottosu sebebi ile kimi odaklar tarafınca "dost" olarak görülen birisidir. resmi anlamda cumhurbaşkanıdır, devlet adamıdır, vs.dir. lakin benim gözümde ülkesinde vinçlerde adam asan, kadınları toprağa gömüp taşlatan, tarihindeki sayısız ilim adamına, düşünüre bakmadan ülkesini karanlığa götüren bir adamdır. düşünce yapısı ile dünyanın daha uzak noktalarında konuşlanmış olup daha henüz medeniyetle tanışmamış kimi kabile şeflerini andırır. ha anıtkabir i ziyaret etmeyecekmiş, bu da onun eksikliği olsun, ayıbı olsun. zaten atanın huzuruna çıkmak bu ve bu arkadaşın zihniyetindeki bireylere ağır gelir, tartamazlar, kaldıramazlar. bugün bırakın iran cumhurbaşkınını, kendi topraklarımız içerisinde dahi bu huzura çıkmaya gocunan insanlar olduğundan bu eylem pek de şaşırtıcı gelmemiştir ayrıca.
ps: ha bi de dediğine göre iran da eşcinsel yokmuş. şimdi ben bu adama bakıyorum da, neyse. evet.
ps: ha bi de dediğine göre iran da eşcinsel yokmuş. şimdi ben bu adama bakıyorum da, neyse. evet.
hayata dair meseleler isimli bir eserin sahibi olan, gerçek bir kişilik midir yoksa ayrıntı yayınları nın bir cinliği olarak mı doğmuştur henüz idrak edilemeyen bir bireydir. hülasa şu sözlerin de sahibidir ek olarak;
kitaplarla yeni hayatlar kurulmaz; ütopyalar yaşanmaz; toplumsal hareketler doğmaz.
kitaplar cevap vermez, sorusu olanlarla konuşur.. onları soru/cevap yalnızlıklarından kurtarır.
kitaplar kişiyi çoğaltmaz. mahremiyeti artırır.
kitaplarla hayat hissedilmez, anlaşılabilir belki.
kitaplar, kendisiyle, ötekiyle, hayatın seçilmiş bir boyutunda sahiden buluşmak isteyenler ve bunu gerçekleştirmek amacıyla sahiden çaba gösterenler için basit yol göstericileridir.
kitaplar, öteki dünyada ödüllendirilme beklentisine dayanan dinsel ahlakla yetinmeyerek daha insani derinliklerin peşine düşenler için dünya bilgisini edinme ve hayal etme kapasitesini zorlama araçlarıdır.
kitaplar karsi ve yana olmayı seçenler için vardır.
ya da sıkılanlar için basit vakit oldürücüdürler.
kitaplarla yeni hayatlar kurulmaz; ütopyalar yaşanmaz; toplumsal hareketler doğmaz.
kitaplar cevap vermez, sorusu olanlarla konuşur.. onları soru/cevap yalnızlıklarından kurtarır.
kitaplar kişiyi çoğaltmaz. mahremiyeti artırır.
kitaplarla hayat hissedilmez, anlaşılabilir belki.
kitaplar, kendisiyle, ötekiyle, hayatın seçilmiş bir boyutunda sahiden buluşmak isteyenler ve bunu gerçekleştirmek amacıyla sahiden çaba gösterenler için basit yol göstericileridir.
kitaplar, öteki dünyada ödüllendirilme beklentisine dayanan dinsel ahlakla yetinmeyerek daha insani derinliklerin peşine düşenler için dünya bilgisini edinme ve hayal etme kapasitesini zorlama araçlarıdır.
kitaplar karsi ve yana olmayı seçenler için vardır.
ya da sıkılanlar için basit vakit oldürücüdürler.
(bkz: victor mancini)
choke karakteridir kendisi. annesinin tedavi masraflarını karşılayabilmek için lokantalarda son raddeye kadar yemek yiyeyen, daha sonra boğulma taklidi yapıp birisinin kendisini kurtarmasını bekleyen ve kurtaran kişinin kendisine karşı sorumluluk sahibi olduğunu hissettirip yardım etmesini sağlayan, oportunizmin dibine dibine vurmuş bir tür antikahramandır. ayrıca tıp fakültesinden terk, seks bağımlısı bir bireydir.
sinema uyarlaması 2008 eylülünde vizyone girecek olan bir kitaptır aynı zamanda.
çevreye verdiği rahatsızlık nedeni ile ilgili çevreden özür dileme girişiminde bulunan birey, eyleminin orta yerinde sevdiceği ile randevusu olduğunu hatırlayıp, "...nasıl unuttum arkadaş, sikti şimdi toynağımı" şeklindeki düşüncesinden önce "hay amina koyim ya..." tadında bir tepki vererek gerçekleştirdiği hadisedir.
elin buz gibi götün karpuz gibi sözünde bahsi geçen savaşçıdır.
ps: ilker başbuğ paşamı tenzih ederim, entry ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. durduk yerde ordu ile ters düşmeyelim.
ps: ilker başbuğ paşamı tenzih ederim, entry ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. durduk yerde ordu ile ters düşmeyelim.
(bkz: tomorrow)
eski bir hırvat geleneğini yerine getiren kadındır. evlerine kötü şansın musallat olduğunu düşünen hırvat hatunlarının ilgili kötü şansı evlerinden uzaklaştırmak için sevgililerinin penisini kesip dama attıkları, ve böylece kötü şanstan kurtuldukları rivayet edilir. tabii bu ritüelin tamamlanması için konunun muhatabı olan damda bulunan penisi dama atılmasına müteakip takip eden ilk salı gecesinde bir martının gelip yemesi gerekiyormuş, bu nedenle evleri denize yakın yerlerde bulunan hırvat bireyler bu konuda daha bir şanslıdırlar.
uçmak için minimum 2 tanesinin sahibi olmanız gereken organdır. 1 tane olunca olmuyor, sanırım aerodinamik ile alakalı bir durum. evet.
isa nın doğum tarihidir.
taksim meydanında götü kesilecise bir erkektir ibreti alem olması için.
gönül istiyor ki katılalım, 10 km.lik parkuru deli danalar gibi koşalım. lakin edindiğimiz bilgilere göre koşarken yanımızda nike + ipod ve spor kiti olması gerekiyormuş. tamam da arkadaş ben bu 10 km.lik yolu koşarken 80 gb.lik hard diski olan ipod u götüme mi sokup da koşacam onca yolu. kendimi mi taşıyacam yoksa bu devasa cihazı mı? eşek ölüsü gibi ağır zaten, aldığım güne de lanet ediyorum hala. yok mudur bunun bi kolayı, bi oluru. mağduruz. evet.
ali nin soundtrack inde yer alan salif keita eserdir. evet sözleri anlaşılmaz lakin bir şarkı da anlamsız o sözleriyle ancak bu kadar etkili olabilir.
tomorrow,
only tomorrow
sajo jon te i fe,
ousmane ko ka bi fe ka bi
fe koniete ka le te sigi
sajo jon te i fe malienw
ko ko u bi fe ko u bi fe ko ni e te ko ulu te sigi
mogo ma taa folo kanaa
saya ma son nene ma an sayakera nene balidi
tomorrow,
only tomorrow
sajo see you tomorrow (refrain)
sajo jon te i fe fatoumata
ko o ka bi fe ka bi fe kono ete ka le te sigi
sajo jon te i fe bâoumou
ko ka bi fe ka bi fe ko ni ete ka le te sigi
mogomataa folo kanaa say mason nenema an mogo mataa folo kanaa
saya mason nenema an saya kera nenebali ye
tomorrow see you tomorrow,
sajo see you tomorrow.
tomorrow,
only tomorrow
sajo jon te i fe,
ousmane ko ka bi fe ka bi
fe koniete ka le te sigi
sajo jon te i fe malienw
ko ko u bi fe ko u bi fe ko ni e te ko ulu te sigi
mogo ma taa folo kanaa
saya ma son nene ma an sayakera nene balidi
tomorrow,
only tomorrow
sajo see you tomorrow (refrain)
sajo jon te i fe fatoumata
ko o ka bi fe ka bi fe kono ete ka le te sigi
sajo jon te i fe bâoumou
ko ka bi fe ka bi fe ko ni ete ka le te sigi
mogomataa folo kanaa say mason nenema an mogo mataa folo kanaa
saya mason nenema an saya kera nenebali ye
tomorrow see you tomorrow,
sajo see you tomorrow.
tomorrow gibi pek bir leziz eserin de sahibi olan güzel sesli insandır kendisi.
dairenizin bulunduğu apartmana ait zil serisi değiştirilirken, zil butonunun karşısındaki isim hanesine aile reisi olmasından mütevellit babanızın adı değil de evin en büyük oğlunun adı yazıldığı zaman bir kez daha anlaşılan şeydir ölüm.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?