1033-1109 yılları arasında yaşamış olan ve tanrının varlığına ilişkin ontolojik kanıtıyla tanınan hıristiyan filozof.
"inanmak için, anlamaya çalışıyorum" değil de "anlamak için inanıyorum" tavrının başlatıcısı olan ve inanç-akıl ilişkisi söz konusu olduğunda, akıl karşısında inanç ya da imana, bilgi karşısında da otoriteye öncelik veren hıristiyan düşünür.
anselmus
1033-1109 yılları arasında yaşamıştır. italyalıdır ama 1093’den sonra ingiltere’de canterbury başpiskoposluğu yapmış ve orada ölmüştür.
augustinus’un “anlamak için inanıyorum” önermesini almış, inancı akıl ile temellendirmeye çalışmıştır. anselmus’un bu çabası, skolaztizmin, akıl ile inancı birleştirmeye çalışmasının bir göstergesidir. anselmus, yargıların mutlağı olmalıdır der. örneğin iyi varsa mutlak iyi de olmalıdır. varlık varsa mutlak varlık da olmalıdır. bu düşünce yoluyla tanrı’nın varlığı ispatlanmış olur. anselmus’un, bir başka tanrı kanıtlaması da şöyledir; tanrı en yetkin varlıktır. tanrı’nın varolmadığını düşünürsek, bir yanıyla tanrı eksik kalmış olur. oysa tanrı’nın tanımı en yetkin varlık olduğudur. demek ki tanrı vardır. (bu kanıtlama çok meşhurdur) anselmus, augustinus’un ilk günahın bütün nesiller boyu sürdüğü düşüncesini kabul eder. o’na göre tanrı insanları bu ilk günahtan kurtarmak için insan biçimine girmiş (isa) ve bütün insanları ilk günahtan kurtarmak için çarmıha gerilmiştir. skolastizmin bu ilk döneminde din ve felsefe uzlaştırılmaya çalışılmıştır. dinsel kavramlar, akılla açıklanmaya çalışılmış ve bunun için platon’nun kavram realizmi kullanılmıştır
felsefe.gen.tr
augustinus’un “anlamak için inanıyorum” önermesini almış, inancı akıl ile temellendirmeye çalışmıştır. anselmus’un bu çabası, skolaztizmin, akıl ile inancı birleştirmeye çalışmasının bir göstergesidir. anselmus, yargıların mutlağı olmalıdır der. örneğin iyi varsa mutlak iyi de olmalıdır. varlık varsa mutlak varlık da olmalıdır. bu düşünce yoluyla tanrı’nın varlığı ispatlanmış olur. anselmus’un, bir başka tanrı kanıtlaması da şöyledir; tanrı en yetkin varlıktır. tanrı’nın varolmadığını düşünürsek, bir yanıyla tanrı eksik kalmış olur. oysa tanrı’nın tanımı en yetkin varlık olduğudur. demek ki tanrı vardır. (bu kanıtlama çok meşhurdur) anselmus, augustinus’un ilk günahın bütün nesiller boyu sürdüğü düşüncesini kabul eder. o’na göre tanrı insanları bu ilk günahtan kurtarmak için insan biçimine girmiş (isa) ve bütün insanları ilk günahtan kurtarmak için çarmıha gerilmiştir. skolastizmin bu ilk döneminde din ve felsefe uzlaştırılmaya çalışılmıştır. dinsel kavramlar, akılla açıklanmaya çalışılmış ve bunun için platon’nun kavram realizmi kullanılmıştır
felsefe.gen.tr
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
