yks 2020

ilk önce virüstür, şudur budur diyerek 25-26 temmuza ertelenen, ancak turizm sektörüne darbe vuracağı için tekrardan eski tarihi, yani 27-28 haziran tarihine geri çekilen sınavdır.

ben dahil bir çok insan, sınavın temmuz sonuna ertelenmesiyle çalışma şeklinde veya farklı konularda değişiklik yapmıştı. ama durduk yere sınav tarihini tekrar erkene çekmek, düpedüz... neyse.

bir kaç sene önce sırf seçim olacak diye, üniversite sınavını erteleyen bir zihniyetten bahsediyoruz. çok da kafaya takmıyorum artık. varsın bitsin sınav. hedefim büyük değil ama hedefi olanları çok büyük sekteye uğratacaklar.
Sofradayız ailecek yemek yeniyor. Bir haber, tarihler öne çekildi. Yemin ederim kardeşliğin rengi değişti bembeyaz oldu oğlan. Coronoymış yaş tutmuyomuş demedi ceza yemek uğruna attı kendini dışarı .
Gençlerimizi yakıyosunuz hocaaaam huuu .
Kıçımda patlayan sınavdır. Ek süre verilmesine rağmen 2 saatte türkçeden çıkamadım. Paragraf soruları aman aman uzun değildi belki ama anlam yükü fazlaydı. Deli gibi paragraf denemesi çözenler dışında kalanların, epey zorlandığını düşünüyorum.

Sosyal kolaydı..matematikten de 7 soru yapabildim. Vakit olsaydı temel matematik bilgim olmasına rağmen 5-6 soru daha yapabilirdim belki...
Benim için maratonu sabah 9.30 gibi başlamıştır. Başıma gelen olaylar şöyle:

Yaklaşık 9.30 civarında arabama bindim. Okul 5dk mesafede zaten. Sokağa çıkacağım sırada önümden hayvani hızla bir araba geçti. Yani 110/120 değildi hızı ama ara sokaklarda hele ev bahçeleri çıkışının olduğu yerlerde bu kadar hızlı gidilmemeli. Neyse baktım bu biraz ileride sağa çekti. Ben hâla çıkmadım onu izliyordum derken bir baktım kedim ileride yerde yolun az kenarında yatıyor. Kafamdan aşağı sular seller döküldü. Hafif uzaktan hareket ettiğini görüyordum. İndim arabadan koşa koşa gittim yanına. Bu orospu çocuğu daracık sokakta hem hızlı gidip hem de kedime vurdu. Biraz yavaşlamış heralde, kedinin yanına gittiğimde alt çenesinin çıktığını gördüm. Araba basıp gitmedi ileride bekliyordu. O an öyle bir sinirle doldum ki koşarak arabanın yanına gitmeye çalıştım. Yani kedinin yaşayacağından zaten umudum yok, kim olursa olsun elime geçirseydim o arabadakini öldüresiye dövecektim muhtemelen. Ama tabiki ben amatörlük yapıp sinirimi belli edince adam aynadan görmüş tabi. Direkt bastı kaçtı. O sinirle plakaya da bakmadım.

Saat 9.40 gibi veterineri evinden indirttim.

Saat 9.45 gibi devlet babamızın desteği sayesinde ameliyat ücretlerini karşılayamacağım için daha fazla acı çekmemesi adına kedimin hayatını sonlandırmaya karar verdik.

9.50 gibi oradan çıktım ve son hızla, son saniyede sınava yetiştim.

Böyle bir olay başımdan geçti sözlük. Sokağa çıkma yasağı olduğu için yollar boş...

Sınava gelecek olursak, bu kafayla girdik işte. Edebiyatta sıçtım batırdım ama sosyalden umudum var.