sivas katliamı

bugun uzerinden 12 yil gecmis vahset..turkiye’de seriatci karsi devrim isteyenlerin 37 aydinimizi diri diri yaktigi katliam..orda yananlar ayni zamanda laikligin yilmaz savunuculariydilar.onlar yanarken olaylari izleyen guvenlik gucleri ise olayin ne kadar organize oldugu gostermekteydi.5-6 bin kisi zaten organize olmadan toplanamazdi..yobaz takiminin sivas’in butun tarihini ayaklar altina aldigi olaydir ayni zamanda..artik sivas kongresiyle anilan bir sivas yok ve asla olmayacak..
aslina bakilirsa olayin ic yuzunu kimsenin bilmedigini ve onyargiyla yakalsildigini gordum su an.muhalefet biri degilim dik kafalinin alasida degilim sadece kizdigim sey kulaktan dolma bilgilerle kimi hedef alindigi bilinmeden tavir alinmasi.sivasta okumam dolayisiyla 4 yil orda yasadim.bu olay onlar icin bir yuz karasidir.hic biri bunu hatirlamak istemez.fakat anlata anlata dillerinde tuy bitmistir bu insanlarin,asil konunun baslangici bu olayi birebir yasayan biri olarak tarih hocamizdan dinlemistim.zamaninda tunceliden kalkan 10 otobus dolusu insan sivastaki madimak otelinin onune gelir ve isyana baslar tabi yurdum insani da meraktan oraya toplanmistir.isin aslinin bilmeyen sivaslilar ise sadece ne oldugunu anlamaya calisan vatandaslardir.asil olayi korukleyenler tunceliden gelen 10 otobus dolusu kurttur.yani bu sivas yobazdira denk getirilmesin o sirada sivas degilde ne biliim nigdeye gidecek olsalardi o 37 insanimiz bu tunceli kurtleri orda yapacakti ayni seyi.sivas su an kucuk bir eskisehirdir.abartmadiginiz surece sonuna kadar ozgurlugunuze kimse mudahale etmez.
insanlarin yillardir birbirini parmakla gosterip "o yapti, o yapti!" dedigi olaydir... ne yazik ki tipki butun ovunclerimiz gibi bu kapkara kabusun da sorumlusunu "biz" olarak goruyorum ben. biz yaptik, turkiyenin belki en cok soyleyecek sozu olan adamlarini biz susturduk, bir degil onlarca "can" in kanini ellerimize biz aldik.
ve sen yanmasan ben yanmasam biz yanmasak dediler ve yollarinda yuruduk ve umutlarinda savasip vurulan, ankara sokaklarinda yaziya cikip polisten kursun yiyen de bizdik.
her sorun ciktiginda sorumluluk alma korkusuyla cevrildi parmaklar baskalarina, ve her uzanilan kol yeni bir grup yaratti turkiye’de. biz bir turlu cikip "biz" diyemedik butunlenmek icin. "biz" sozcugu hep "onlar"i disarida birakmak icin kullanildi.
aydinlari yakan bizdik sivasta, otel odalarinda sessiz sitemsiz yanan da bizdik.
zaman zaman su uzerine cikip gorunen van golu canavarinin yapmis oldugu eylemlerden biridir. topluluklari provakasyona getirmede kullanilabilecek araclardan biri din ogesini kullanmaktir.eger provakator gorevini basari ile gerceklestirebilirse eylemin durdurulma ihtimali kalmaz.sivas orneginde oldugu gibi dunyadan haberi olmayan insanlar bir anda eylemin icinde kendilerini bulmus ve hatta bazilari katilmistir. olay alevi sunni catismasimidir yoksa o donemde birilerinin teroru ic kisimlara cekerek daha fazla rant elde etme calismasimidir.madimak otelinde gerceklesen olayda van golu canavarinin diger eylemleri gibi bir kac tane gunah kecisinin adalete teslim edilmesi ile uzeri kapatilarak unutulmaya birakilmis ulkem gerceklerinden biridir.mademki oteldeki insanlari yakmak istiyorsunuz bu eylem gunduz vakti bol miktarda seyirci varken mi yapilir yoksa dunyanin heryerinde oldugu gibi az miktarda eylmeci ile gece yarisindan sonra gizlice mi yapilir.cevabi basit van golu canavari arkasindaki guclere guvendigi icin ulkem insanini salak yerine koyarak cozulmesi hicde zor olmayan senaryolar kullaniyor.geriye kalan ne senaryoyu yeyip hazmetmek , oyleyse hepimize afiyet olsun.
orada bulunmuş ve olayı yaşamış biri olarak #86917 numaralı entrye ithafen söyleyebileceğim şey şudur:olayı başlatan gerek sivas’ta bulunan, gerekse civar illerden gelen örgütlü yobazlardır. (tuncelili kürtler uydurmasına inanmak içinse kusura bakmayın ama oldukça saf ya da cahil olmak gerekir.) olay tamamen planlanmış ve yaşama geçirilmiştir. bir gün öncesinde camilerde bildiriler dağıtılmıştır.ancak olayın bu aşamaya geleceğini herhalde bu yobazlarda baştan tahmin etmemiştir.istemiş ama ummamıştır en azından. o gün öğle namazından çıkan yobazlar önce etkinliklerin yapıldığı kültür merkezine gelip, etkinliklere katılanları protesto ettiler ve kültür merkezine sığınanları taşladılar. güya göstericileri dağıtmak için oraya gelen refah partili belediye başkanı, göstericilere hitaben gazanız mübarek olsun dedi. ancak galeyana gelen gösterciler bununla yetinmedi, dağılmadı ve gittikçe çoğalan bir kitleyle madımak oteline gitti. bu göstericilerin çoğu çoluk çocuk ve çapulcu tipli insanlardı. çoğu bence orada ne için bulunduğunu bile bilmiyordu. kitle psikolojisi diyebileceğimiz bir sebeple oradaydılar. ancak içlerinde ne yaptıklarını bilenler de vardı. olayların başlangıcı planlı, devamı tamamen gelişigüzel gelişen bir süreçti. ama bu gelişmeye katkısı bulunan ve bu olaya seyirci kalan hükümet görevlileri vardı. çoğunluğu çapulcu olan 6-7 bin civarındaki göstericilerin dağıtılması için havaya ateş açılması yeterliydi. ama nedense demokratik kitle örgütlerinin yaptığı mitingleri dağıtmakta pek usta olan güvenlik güçleri,7-8 saat civarında bir sürece yayılan olaylar esnasında, bu 6-7 bin civarındaki çapulcu sürüsünü dağıtamadı. güvenlik güçleri olayları izlemekle yetindi. son ana kadar ne oteldeki ne de otel dışındaki insanlar böylesi insanlık dışı bir sonucu tahmin edemedi. ama yaşandı.herkesin gözleri önünde hem de. büyük bir utançla. bu nedenle bu utancı sivas halkı, tüm türkiye halkından daha fazla duymalıdır. en azından gözlerinin önünde gerçekleşen bu olayı seyrettikleri için, bu vicdan azabını çekmelidirler.
bu yangin yerinde



yaşamak bu yangın yerinde

her gün yeniden ölerek



zalimin elinde tutsak

cahile kurban olarak



yalanla kirli havada

güçlükle soluk alarak



savunmak gerçeği, çoğu kez

yalnızlığını bilerek



korkağı, döneği, suskunu

görüp de öfkeyle dolarak



toplanıyor ölü arkadaşlar

her biri bir yerden gelerek



kiminin boynunda ilmeği

kimi kanını silerek



kucaklıyor beni metin altıok

"aldırma" diyor gülerek



"yaşamak görevdir bu yangın yerinde

yaşamak, insan kalarak"
ataol behramoglu
kul olayım mızrap tutan ellere
katip arzu halim yaz şah’a böyle
gül dikeyim kan dökülen yerlere
katip arzu halim yaz şah’a böyle

güzelim hey
tabibim hey...

sivas ellerinde ömrüm çalınır
kor yürekler bölük bölük bölünür
dost´tan ayrılmışam bağrım delinir.
katip arzu halim yaz şah’a böyle

güzelim hey..
tabibim hey...

bir ismim haydar, biri nesimi
akarsu’yum kesemezler sesimi
hasretime duyurayım yaşımı
katip arzu halim yaz şah’a böyle

güzelim hey...
tabibim hey...
cumhuriyet tarihimizin en karanlik olaylarindan biri.hayata verdigimiz degerin, kimlerin demokrasiden ne anladiginin, cumhuriyetimizi sindiremeyen kesimlerin ne kadar curetli olduklarinin urkutucu bir ornegi. o aci gunlerde rte belediye baskaniydi simdi basbakan. aklim karisiyor kim degisti ne degisti??
islamı götünden anlamış bir topluluk tarafından gerçekleştirildiği gün gibi aşikardır efendim bu kaliamın. adam öldürmek ile islamın hiçbir şekilde bağdaşmayacağını anlayamayanlara ne yazık!
donemin basbakani tansu ciller’in olayin ilk saatlerinde "otelin disindakilere hic bir sey olmamistir" talihsiz aciklamasina neden olan olay.
basbakan yardimcisi erdal inonu ise olay mahalline gitmemistir bile.
madımak otelinde yangın geç de olsa söndü ama kalplerdeki yangın sönmedi.. tam 13 yıl geçti kendini "allah ın askeri" zanneden, allahu ekber sesleriyle 37 cana kıyan yobazların başlattığı yangının üzerinden.. unutulmadılar, unutulmayacaklar..

13 yıl sonra sevgiyle, saygıyla anıyoruz orada hayatını kaybeden tüm aydınlarımızı.. karanlığı getirmeye çalışanlar farkında değiller ki bizler sizin ışığınızla pırıl pırılız hala..
yedi kova su yeterliydi
sivas’taki ateşi söndürmek için
oysa her biri
devlet dairesindeki kovaların
üstünde yazılı
altı harfli bir sözcüktü yangın

g harfi boştur kovaların
ki okununca dolu olanları
ortaya çıkar
madımak oteli’nin merdivenlerinde
kurtulmayı bekleyenler için
verilen karar: yan ın

(bkz: sunay akin)

unutulmadilar,unutulmayacaklar!
13. yılını doldurmasına rağmen suçluların ve yönlendiricileri ile işbirlikçilerinin sokaklarda gezdiği, adeta devletçe ödüllendirildiği katliamın adıdır.maraş ve çorum olayları gibi unutturulmaya çalışılmaktadır ve kısmen de başarılı sonuçlar doğurmuştur; devletimiz işini iyi bilmektedir.ankara’daki katliamın yıldönümü eylemine bile silahlı, tam donanımlı binlerce polis ile devletimiz iştirak etmektedir; gönül isterdi ki suçlular yargılansın, yetkililer de katliamı kınayarak eyleme ve etkinliklere destek versin... ama sivas’ta jandarma eliyle köylerin yolunu dahi şehirdeki eyleme gelmesinler diye kapatan, insanları eylem alanına almayan bir zihniyet nereye kadar gider bir düşünmek gerekmektedir.ama şarıda da söylendiği üzere ’’pir sultanlar ölmez binler yetişir’’ faşizmden akan kanın hesabı sorulur.
yumrukluyorum duvarları,yumrukluyorum kara gecenin bedenini
ellerim kan içinde,nehirler taşmış yanaklarımda
37 can, 37 gül çatlamış susuzluktan sivasın içinde
nasıl uyku tutar gözlerimi
döne döne semaha duranlar tutuştu önce
sonra türküler sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin
yanı başına
sivas sivas yiğitlik midir emanet cana kıymak
yiğitlik midir bir tutam ışığı kör bıçakla güneşten koparıp
karanlığa kuban etmek
söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak
var mıdır kardelen akınında bir avuç inciyi ateşte tutmak
loov
böyle garip düştüğüme bakma, böyle mahsun durduğuma
varsın ateşim suskunlukla beslensin
benimde yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik
senin de dağların var sivas senin de dağların
dağlarında şahanların!


gün tutuşur canım gece tutuşur
yangınlarda tutsak canlar tutuşur

gülüm toprak olur yele karışır
yürür gelir canlar yollar tutuşur

sivas ellerinde sazım tutuşur
söz tutuşur canım türkü tutuşur

teller bizi söyler diller yarışır
özgürlüğü yazan kalem tutuşur

canlar can olurda eller tutuşur
dost evinde canım sevda tutuşur

pir sultanlar ölmez binler yetişir
akar gelir canlar tarih tutuşur


(bkz:grup yorum)
0 /