tanzanya

otomobil yağı bile koronya pozitif çıkmış... bu nasıl korkunç bir hastalıktır...

tabiki de dalga geçiyorum... ama durum dalga geçilecek kadar ciddi.

https://m.turkiyegazetesi.com.tr/dunya/703008.aspx

Tanzanya Başkanı John Magufuli koronavirüs test kitlerinin ülkesine ithalini onayladı. Ancak sadece Tanzanya otoriteleri tarafından uygulanması yönünde talimat verdi.

Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) güvenmedi ve laboratuvarlara sahte test örnekleri gönderdi. Magufuli'nin talimatıyla yetkililer, insandan olmayan örnekler topladılar. Testlere insan isimleri, yaş ve cinsiyet etiketlendi ve laboratuvara gönderdiler. Testlerden bazılarının sonuçlarına göre; bir keçi, bir meyve pozitif yani “virüs taşıyor” çıktı. Bu gerçeklerin ardından Başkan halka sesleniş konuşması yaptı ve şunları söyledi: Keçilerden örnek aldık, koyunlardan, papavdan (tropical bir meyve) hatta otomobil yağından ve daha bir çok değişik kaynaklardan örnekler aldık ve laboratuvara götürdük. Hatta bütün örnekleri tek tek isimlendirdik. Örneğin, Jack Fruit (tropical bir meyve) den örnek aldığımızda onu Sarah Samuel olarak etiketledik, 45 yasında, bayan, sonuç “kesinleşmemiş” olarak geldi. Papav'dan aldığımız örnek için Elisabeth Ane ismini koyduk. 26 yaşnda bayan olarak etiketlendi, sonuç “pozitif” geldi. İşte burada koronadan söz ediyoruz. Bu demek ki bu meyveden alınan sıvı pozitif, yani koronavirüsü taşıyor. Bir kuş çeşidi olan Kwore'den örnek aldık “pozitif” çıktı. Keçiden örnek aldık ve sonuç “pozitif” geldi. Görüyoruz ki örnekler alıp, bunlar insanlardan geliyor dediğimizde test sonuçları pozitif geliyor yani Covid-19 hastalığı var deniliyor. Bu test kitlerinin ardında kirli bir oyun olduğunu görüyorsunuz. Tanzanyalılara bir tavsiyem var: Endişelenmeyin, panik olmayın. Birbirimizi korkutmayalım. Politikacılar da bunu bir politik gündem olarak kullanmayı durdurmalı.”



ben de korku pornosuna bir katkıda bulunayım madem.. son alınan bilgilere göre virüs yerden zıplayıp makattan da girebiliyormuş.. maske yetmez, buttplug şart. evet gene dalga geçiyorum..

tanzanya devlet başkanına bakıyorum da.. darısı başımıza.. bu sefer dalga geçmiyorum.

yks 2020

Sofradayız ailecek yemek yeniyor. Bir haber, tarihler öne çekildi. Yemin ederim kardeşliğin rengi değişti bembeyaz oldu oğlan. Coronoymış yaş tutmuyomuş demedi ceza yemek uğruna attı kendini dışarı .
Gençlerimizi yakıyosunuz hocaaaam huuu .

ajan provokatör

genellikle polis olurlar. gösterilerde filan göstericilerin arasına karışırlar. amaçları barışçıl gösterileri şiddet olaylarına dönüştürmektir. kan dökülsün isteyen efendilerin maşalarıdırlar. bu tanım itibarıyla da allah'tan korkusu kalmamış, ahlaksız, namussuz, güvenilmez insanlardır.





göstericiler için tuğla bırakmayı bile unutmamışlar efendilerinin piçleri

amerika birleşik devletleri'nde çıkan olaylar

Bu kadar şeyin üst üste gelmesi gerçekten garip. Polis tarafından Öldürülen vatandaş ilk değil. Ama olayların bu denli patlak vermesi, neden daha önce değil de şimdi oldu.

Birilerinin, ciddi şekilde dışarıdan yönlendirdiğini düşündüğüm olaylardır. Ya da tek sebebi, insanların tahammül sınırına ulaşmasıdır... her iki türlü de etkilerini bir kaç hafta içinde göreceğiz.

minnesota

Özellikle Kameralar önünde sergilenen Planlı programlı polis vahşetiyle 2 gündür kaosa sürüklenmeye çalışılan abd eyaleti.

"biraderler" iş başında


edit..

iddia doğruysa "birader" şahsın kimliği belli olmuş. St. Paul emniyetinde çalışan Jacob pedersen adında bir polis memuru... Eski karısı tarafından teşhis edilmiş.




https://globintel.com/usa/jacob-pederson-st-paul-police-bio-wiki-age-ex-wife-idd-as-vandalizer-in-the-autozone

Şu resimdeki arkadaşların herhangi bir yetkiye sahip olduğu bir yerde güvende olamazsınız.

amerika birleşik devletleri

haber bültenlerinde sunucu değil aktör oynatmak zorunda kaldığından bir türlü "muhalif" ses çıkartamayan talihsiz ülke.

örnek bir video, amazon ürün yerleştirmeli:

yazılan içeriği türkçe'ye çeviriyorum merak edenler için: "evinde kalan milyonlarca amerikalı amazon'a güveniyor. amazon, covid-19 sonrasında işçilerini korumak ve paket tesilmatına devam etmek için süreçlerini değiştirdi. şirket hem çalışanlarını sağlıklı ve güvende tutuyor hem de paketleri evinize teslim ediyor. pandemi süresinde maaş ve ek mesai ücretlerine 800 milyon dolar yatırdılar."

izleyip eğlenenler için daha eski bir örneği de burada:

açılın ben yazıcam

tilkinin dönüp dolaşacağı başlık. buradan ne zamanlar ayrılsam, mutlaka basıma bir olay gelir. hayır,hayır olay değil; olaylar silsilesi!
2009 civarı rastgele bir bara girip, asla orada dinleyeceğimizi tahmin edemeyeceğimiz müzisyenlerle karşılaştık. değmeyin keyfimize! bir gitarist vardı ki adam adeta Ritchie Blackmore... agzımın suyu yerinde durur mu, sası halde dinliyordum vs.
velhasıl kelam program bitti, ben gittim. ama hep o adamı aradım. bir daha ne gören var ne bilen. ismi Murat idi tek bildiğim o. facebook o zamanlar kayıp bulma masası gibi tabi. elinde gitar olan ne kadar Murat varsa hepsiyle arkadaş olmuştum. arkadaş listem alabildiğine Murat'tı ama o halen bulunamayanlar listesindeydi. yıllar gecti, sene geldi 2014 e. e tabi o sırada kimler geldi, ama hep bir ukde vardır ya o geçmedi. bir gece hafif çakır keyif hallerde murat arama sevdama tutuldum... veee buldum. Normalde facebook kullanmıyormuş o sırada arkadası onun için yeni açmış. hemen telefon numaramı aldı. 3 saniyede onun olduğunu teyit ettikten sonra 45 dk telefonda konuştuk. tabi ben uçuyorum. azmin sonu ..
ertesi gün beni aradı yine evlenmeyi düşünüyor musun diye? ben de salakça daha küçüğüm ben muamelesi yaptım. ( nasıl paniklediysem)
her neyse günler geçti o turneden döndü, buluştuk. o gün annesi ile bile tanıştım. sonra ayrıldık onun yine konseri vardı, takside beni aradı. ben sana aşık oldum... lütfen kabul et benimle olmayı dedi. adeta şoka girmiştim. ama acayip bir korku almıştı içimi. şaşkındım moruk düşünsene, hayran olduğun ve yıllarca aradığın adamdı bunları söyleyen. Bir müddet uzak durdum, ama görüşmeye devam ettik. yıllık iznimi alıp tatile gideceğim zaman, onların konseri vardı. 5 temmuz jolly joker hiç unutmam. mini valizimle konsere gidip, oradan sabaha karsı yola çıkacaktım. Konser bitti, son bir şeyler içmek için başka mekana gidildi. veda zamanı geldi, ama hiç vedalaşamadık. O gün valizimle Murat'ın evine gittik ve 4 yıl boyunca hep o evde beraber yaşadık. dost olduk, aile olduk, ama en sonunda bir şeyleri olduramadık ve ayrıldık. ne yazık ki sağlık sorunları olmuş zamanla... ve bir gün arkadaşım aradı. Kız nedense telefonda konuşamıyordu. ona birşey oldu sandım. Ama meğerse Murat'ın ölüm haberi için bas sağlığı dilemeye aramış. ne kadar olduğunu bilmiyorum ama uzun bir süre orada kaldığımı biliyorum. Murat ölmüştü, benim saçlarına, ellerine, gülüşüne, sanatına hayran olduğum adam artık yoktu. bir ara yer sarsıldı sanki, sonra kendime geldim bir şekilde... çünkü içeride yatan hasta ve anne ve babama bakmak zorundaydım. Cenazesi memleketinde yapıldıgı için gidemedim. dogrusu, annemi bırakamazdım. Murat'ı 39. yasında toprağa karıştırırken, ölümünün 2. ayında annemi kaybettim. bu acının ise hiç tarifi yok... sağ yanım yokmuş gibi geziniyordum boş gözlerle. annem de vefat ettikten 39 gün sonra dışarıdaydım... yürüyordum ve kendi kendime karar vermiştim. evet murat gitti ,annem gitti, ama babam halen benimle! ona sarılmalıyım... cok güzel olacak dedim. eve dondum. babamın bakıcısı dısarıya birşey almak için cıktı. ben de yanına girdim babamın. ona seslendim duymadı, uyuyordu. ama rengi bir garipti. tekrar seslendim, cevap yok. meğerse ben babamla plan yaparken o da uçmaya hazırlanıyormuş.... ve babam da gitti.

4 ay içinde en sevdiklerimi kaybettim.
bundan sonra çok mu tamım? hayır hep bir eksik var...

devam eder miyim bilmiyorum ama burada kessem iyi olacak. öptüm.


yks 2020

ilk önce virüstür, şudur budur diyerek 25-26 temmuza ertelenen, ancak turizm sektörüne darbe vuracağı için tekrardan eski tarihi, yani 27-28 haziran tarihine geri çekilen sınavdır.

ben dahil bir çok insan, sınavın temmuz sonuna ertelenmesiyle çalışma şeklinde veya farklı konularda değişiklik yapmıştı. ama durduk yere sınav tarihini tekrar erkene çekmek, düpedüz... neyse.

bir kaç sene önce sırf seçim olacak diye, üniversite sınavını erteleyen bir zihniyetten bahsediyoruz. çok da kafaya takmıyorum artık. varsın bitsin sınav. hedefim büyük değil ama hedefi olanları çok büyük sekteye uğratacaklar.

polisin kuryeye hakaret edip tokat atması

olay kadikoy'de geciyor. nedendir bilmiyoruz ama polis kurye arkadasa once hakaret ediyor sonra tokat atiyor. kurye arkadas "senin bana vurman dogru mu?" dedigi zamanda ayni polis "dogru, ben oyle karar verdim o yuzden dogru" seklinde kustahca cevap veriyor. bu kisi devletin vatandasi korumakla gorevli olan polisi. yaninda da yine vatandasi korumakla gorevli olan baska polisler var. devletin uniformasinin ve silahinin gucune guvenerek höt höt yapan bu organizmalar, uzerlerinde uniforma yokken süt dokmus kedi misali bir hayli uysal olurlar zira guvenebilecekleri bir cesaretleri yurekleri olmaz. o yuzden polis olmuslardir zaten. birilerinin himayesinde birilerinin gucunu kullanabilmek adina. polis olamayanlar da sagda solda mafyavari tiplerin yalakaligini yaparlar ki "benim arkamda kim var senin haberin var mi?" seklinde atarlanabilsinler.

seyahat izin belgesi

şehirlerarası seyahat yapabilmek için valiliklerden alınması gereken matbuu evrak.

bu işin nereye gideceğini biliyorsunuz değil mi?



ama pandeğmi, mutazyon, enjeksiyon, filyasyon, ölücaazz, falan felan...

böyle sikerler işte.

ingiliz polisi

dünyadan bihaber zırcahil tayfanın "oonnar silah taşımıyo bi kere tımammııı" şeklindeki yalamalarına mazhar olan toplumsal tepki bastırma örgütü..

silahsız melekler eften püften bir gerekçeyle tutuklamak istedikleri adamın kalçasını kırıyor.


eved.. onlar silah bile taşımıyollar... tıpkı bazı insanların beyin taşımadığı gibi.

david icke

Emektar kompilo teoricisi

Kanalı kapatıldı
https://www.youtube.com/channel/UCAhmDfQ1LfOYECmNNWgXJ7Q

Bu adam yıllarca goble teorisinin envai çeşidini anlattı. Ufolar, uzaylılar, anakinler kunakinler.. İngiltere kraliçesinin kertenkele olduğunu filan.. Aklına gelebilecek ne varsa.. youtube hiçbir şey yapmadı.

Ne zaman ki 5g'yi konuşmaya başladı, kanal gitti. Aklını kullananlar için derslerle dolu bir durumdur.

Çaktın di mi? Kertenkele insanlar hakkında konuşmak serbest, 5g hakkında konuşmak yasak.

into the night

dizi gercekten guzel ama 5. bolumde kimi hatalar farkettim, spoiler butonuna konduruvereyim ben onlari.

oncelikle pilot kafayi yedigi icin kizimiz indirecek ucagi. 220 knottan 180 knot a dusuyor tamam ama o hizla inis yapiyor. yavas yapsin. 180 knotla birak inis yapmayi piste teker koyamazsin, hayirdir sana? o boyutta bir ucakla en babayigit 130 bilemedin 120 knot hizla piste teker koyabilirsin.

yuksekligini, cografyasini bilmedigin bir piste oyle palas pandiras inis yapamazsin. cevredeki daglar tepeler ne yukseklikte, pist kac bin feette, pistin uzunlugu ne, karsidan gelen ruzgar hizi nedir, disaridaki basinc nedir, bunlari bilmeksizin herhangi bir yere inmen ancak peri masallarinda olur.

pistin ils bilgilerini almadin, ils olmaksizin alcalma da yapamazsin inis de yapamazsin oyle bir ucakla. ayrica kizimiz diyor ki "inis belki ama kalkis cok daha zor, onu imkansiz yapamam". oysa asil zor olan inistir, kalkis ve havada gecen surede hicbir cacik yoktur. en onemli ve en ustalik gerektiren sey inistir. kalkista taxi yaparsin, 120 knot a ulastin mi burnu havaya dogru biraz dikersin, 130 / knotta da kalkis hizina ulasirsin. flap acarsin bir yere kadar, bin feete kadar 250 knot u gecmezsin, 10 bin feetten sonra isiklarini kapatir istedigin rotaya yahut hiza ulasirsin. speedi kendin set edersin, gerisini zaten otomatik pilot halleder.

hatalar, hatalar.

film önerileri

suspiria



2018 yapımı korku/gerilim filmi.. 1977 yapımı aynı adlı filmin tekrar çevrilmiş versiyonu.

izlemedim ama size tavsiye ediyorum. izleyin güzelse siz de bana tavsiye edersiniz..

ne pis bi insanım lan ben.

amerika birleşik devletleri

Nüfusu an itibarıyla 328 milyon olan ülke.

Türkiye'nin nüfusu resmi rakamlara göre 82 milyon

Türkiye'de "virüs" nedeniyle ölen insan sayısı 2188..

Amerika'da "virüs" nedeniyle ölenlerin sayısı an itibarıyla 65,000. Bu anormal yüksek bir rakam.

Nüfusa oranladığın zaman 8700 civarı ölüm olması gerekiyordu. Ama bunun neredeyse 9 katı ölüm var.

Türkiye'nin sağlık sistemi ABD'den 9 kat daha iyi diye sevinebilirsiniz. Böyle düşünüyorsanız Hüloooğ diye çığırarak uzaklaşınız, yazının geri kalanı beyninizi yakabilir.

Gerçek durum şu ABD'de yaşlıları takır takır öldürüyorlar.

Hala ölen hasta sayısından başka bir detay verilmemesinin altında yatan en önemli neden de bu. Youtube'da ventilatörlerin yaşlı bedenler için aşırı yüksek basınçta çalıştırılmasından ötürü hastaların akciğerlerinin hasar gördüğüne dair bir iddia var. Ben bunda doğruluk payı olduğunu düşünüyorum.

Hala açıklamıyorlar, bu hastalar kimdir, uygulanan tedavi protokolü nedir, cihazlar nedir, cihaz ayarları nedir, cihazlar FCC uyumlu mu. Yok .. hiçbir şey yok. Seçim sonucu verir gibi veriyorlar rakamları. İli adana açılan sandık ...

Not: FCC uyumlu ne demek bilmek için
https://eksisozluk.com/entry/66659955

Amerika'da yaşlı insanların bakım evinde yaşaması son derece yaygın bir durum. Üstelik bunlardaki bakım kalitesi de genellikle çok iyi.. Tabi normal zamanlar için, bugünkü gibi durumlar için değil.

Buna karşın yaşlılar evi Türkiye'de kültürel ve ekonomik nedenlerle çok yaygın bir uygulama değil.

ABD'de tek bir bakım evinden 50 tane hasta çıkarıyorlar. Hastaneye giderken gayet hareketliler, sağlıkları çok bozuk gibi durmuyor. Ama ne oluyorsa hastanede bir şeyler oluyor bu yaşlılara. Sapır sapır dökülüyorlar. Özellikle New York'ta Kimsenin sokağa çıkmasına izin vermedikleri için yaşlı hastaların yakınları hastaneye gidemiyor. Gitseler bile hastalarıyla görüştürülmüyor.

Kanada örneği.. Yakın sayılır



Öte yandan protestolar yoğunlaşıyor. Michigan için medyadaki orospularımız hemen harekete geçirilmiş.

Eyalet senatosundeki politikacılar silahlı göstericiler nedeniyle çelik yelekle çalışmak zorunda kalmışlar.. lar lar lar...

https://www.independent.co.uk/news/world/americas/michigan-capitol-protests-lockdown-stay-at-home-vote-armed-bulletproof-vest-a9493306.html

Medya fahişeleri böyle bir haber yapıyorsa sırada ne olduğunu biliyorsunuz değil mi?

Ohhhh.. havada mis gibi false flag kokusu var.

Protesto yapan insanların çoğu Militia denen kesim. Genelde gözü açık tiplerdir ama satanis kardeşlerimiz false flag operasyonlarını dört duvar arasında kapalı devre gerçekleştirip medyaya servis ederlerse onların dikkati de bir işe yaramaz. Ondan sonra zaten kan banyosu. Bu "virüs" siksiğinin ilk gününden beri ulaşmak için yanıp tutuştukları şey.